Yıkım Kararının İptali 

Yıkım Kararının İptali 

Yıkım Kararının İptali 

Yıkım Kararının İptali

İdare Hukuku/ Anayasamızın 35. maddesine göre herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Mülkiyet hakkı ancak ve ancak kamu yararı amacıyla ve sadece kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kişi tarafından kullanılması kamunun, toplumun zararına olamaz. Belediyeler tarafından verilen yıkım kararları kişinin mülkiyet hakkına yapılan müdahale olduğundan ve anayasa gereği bu müdahalenin kanun ile sınırlandırılabileceği düzenlendiğinden bu müdahalenin idare hukuku unsurlarına uygun olması şarttır. Nitekim Belediye tarafından verilen yıkım kararları yetki unsuru, şekil unsuru, amaç unsuru ve konu unsuru bakımından hukuka uygun olmalıdır. Aksi durumda ilgili yıkım kararı kanuna aykırı olacak ve idare mahkemesinde açılacak iptal davası ile birlikte hukuk aleminden kaldırılabilecektir. 

Belediyenin Yıkım Kararı Nasıl Durdurulur?

Belediyelerin yıkım kararları yasalara uygun olmalı, 3194 sayılı İmar Kanununda geçen kuralları barındırmalıdır. Aksi durum kişinin mülkiyet hakkının ihalaline sebebiyet vereceğinden idare mahkemelerinde açılacak dava ile sonlandırılması gerekecektir. 3194 sayılı İmar Kanununa göre ruhsat alınmadan yapıya başlanmışsa veya ruhsat ve eklerine yahut ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda yapı projesine ve ilgili yasaya aykırı yapı yapıldığı görevli idarece tespiti yapıldığında veyahut aykırılıktan herhangi bir şekilde haberdar olunduğunda ilgili belediye ya da valilik tarafından o sıradaki yapının durumu tespit edilir. Sonraki aşamada ise belediye ya da valilik tarafından inşaat mühürlenir ve inşaatın devamına müsaade edilmez. İnşaatın imar kanunlarına aykırı olduğuna dair düzenlenen bilgi, tapu kayıtlarındaki beyanlar hanesine kaydedilir. Bu beyan inşaatı durduran belediye veyahut valilik tarafından tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı olmak şartı ile iletilir. 

İnşaatın durdurulması ile bir yapı tatil zaptı hazırlanır. Yapı tatil zaptının inşaat yerine asılması ile inşaatı gerçekleştiren inşaat sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Yapı tatil zaptının ilgilisine tebliğ edildiğini gösteren bir örneği muhtara bırakılır diğer bir örneği ise Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir. 

İşte bu durumda inşaat veya yapı sahibi bu tarihten başlamak üzere en fazla bir ay içinde inşaatı ruhsata uygun duruma getirmek ya da ruhsat alarak belediye ya da valilikten mührün kaldırılmasını talep etmelidir. 

Ruhsata aykırı olduğu tespit edilen inşaatta tespit edilen ve bu yüzden de mühürlenen bu aykırılığın ortadan kaldırıldığı ya da ruhsatın alındığı ve inşaatın ruhsata uygun olduğu yapılacak araştırma sonrasında tespit edilirse, mühür valilik ya da belediye yetkilileri tarafından kaldırılır ve yapının devamına karar verilir.

Belediyenin Yıkım Kararı Vermesi

Yapı sahibi ya da inşaat sahibi tarafından bir ay içinde ilgili aksaklıkların aykırılıkların giderilememesi durumunda ruhsat iptal edilir ve ruhsata aykırı yahut ruhsatsız yapımına devam edilen gayrimenkul belediye encümeni yahut il idare kurulu kararı gereği belediye tarafından ya da valilikçe yıktırılır. Yıktırılan binanın yıkımı için yapılan harcamaların bedeli ise yapı sahibinden alınır. Yapı tatil tutanağının, zaptının düzenlendiği andan itibaren bir ay içinde inşaatın sahibi tarafından ilgili inşaatın ruhsata uygun duruma dönüştürülmediğinin yahut ruhsatın hiç alınmadığının ilgili idare tarafından tespit edilmesine karşın iki ay içinde hakkında yıkım kararı alınmayan inşaatlar ile hakkında yıkım kararı alınmış olmasına karşın altı ay içinde idare tarafından yıkımı yapılmayan inşaatlar, yıkım masrafları döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yıkılabilir yahut yıktırılabilir. 

Yukarıda bahsetmiş olduğumuz husus gereği yapı sahibi bir ay içinde ilgili inşaatta tespit edilen aykırılığı giderebilir. Ancak idare, inşaattaki aykırılığın giderilemez bir aykırılık oduğunu tespit ederse ruhsat bir aylık süre beklenmeden iptal edilebilir ve yıkım kararı derhal verilebilir.

Yıkım Öncesi Yapı Tatil Tutatnağının Düzenlenmesi ve Usulü

Danıştay kararına göre yapı tatil zaptında bulunması gereken hususlar belirtilmiş olup bunlar;

Yapı tatil zaptında ruhsata uygun hale getirilebilecek nitelikteki yapıların yapı sahibine bildirilmesi ile yapıya ilişkin aksaklıkların ve aykırılıkların ne kadar zamanda düzeltilmesi gerektiği, eksik hususların nelerden ibaret olduğu şeklindeki hususların açık bir şekilde belirtilmesi gerekir. Anlaşılacağı üzere inşaattaki kanuna aykırı hususların belirgin bir şekilde yapı sahibine iletilmesi şarttır.

Yapı tatil zaptı inşaata asılmalı ve bir örneği muhtara bırakılmalı bir diğer örneği ise Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne sevk edilmelidir. Yapı tatil zaptının ilgili yapı sahibine imzalatılması şart değildir. Buradaki tebligatın şekli aynen kanunda yazılı şekilde olup ayrıca tebligat kanununa göre yapı sahibine tebligat yapılması gerekmemektedir.

Aykırılıkların ortadan kaldırılması için duruma göre süre verileceği gibi süre verilmesini gerektirmeyecek durumlarda idare süre de vermeyip direkt olarak yıkım kararı da alabilir. En fazla bir aylık bir süre verilmesi gerekmektedir. 

Verilen süre içinde aykırılık giderilmez ise ilgili birimler tarafından yıkım kararı verilebilecektir.

Belediyenin Yıkım Kararına Karşı Dava Açılabilir mi?

Belediyenin yıkım kararına karşı dava açılabilmesi mümkündür. Yıkım kararı idarenin almış olduğu bir karar olup 2577 sayılı yasaya göre idari bir işlem niteliğindedir ve idari işlemler yargı denetimine tabidir. Bir idari işlemin yetki, şekil, konu, sebep ve amaç unsurları bakımından hukuka uygun olup olmadığını denetleyecek merci idare mahkemeleri olup kişiler Anayasal mülkiyet haklarının ihlalinin ortadan kaldırılması için süresi içinde iptal davası açabileceklerdir. Yapı sahipleri yıkım kararından itibaren kararın geri alınması için idareye de başvuru yapabilecekleri gibi direkt olarak dava da açabilirler. Zira 2577 sayılı kanuna göre  yapı sahipleri tarafından idari dava açılmadan önce, yıkım kararının kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, 60 gün içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracaktır. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılacak ve yapı malikleri idare mahkemesinde idari işlemin iptali davası açabileceklerdir. Önemli bir konuda sürelerin hesaplanmasına ilişkindir. Unutulmamalıdır ki isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de dava açılmasının hesabında hesaba katılır.

Yıkım Kararının İptali İçin İdareye Yapılan Başvuru Cevapsız Bırakılırsa Ne Olur?

Yapı sahibi yıkım kararının ortadan kaldırılması ve geri alınması için idareye yazılı olarak dilekçe ile başvuru yapabilir. Otuz gün içinde yapılan itiraza bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Buna idare hukukunda zımnen ret denilir. Yapı sahipleri otuz günün bittiği tarihten itibaren 60 gün içinde, idare mahkemelerine dava açabilirler. Otuz günlük süre içinde ilgili idare tarafından - ki ilgili idare itiraz edilen idaredir- verilen cevap kesin değilse yapı sahibi bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu durumda dava açma süresi işlemeyecektir. Ancak bu durumda bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren 4 ayı geçemeyecektir. 

Yıkım Kararının İptali Davasında Avukat Tutmak Zorunlu mu?

Ülkemizde ceza davalarındaki zorunlu müdafiilik müessesesi haricinde davaların avukat ile takip ettirilmesi zorunlu değildir. Ancak her davada olduğu gibi yıkım kararının iptali davasında da uzmanlık gerektiren hususlar bulunmakta olup işi ehline teslim edilmesi şarttır. Bundan mütevellittir ki yıkım kararının iptali davasının alanında uzman idare hukuku avukatı ile takibi tavsiye olunur. Konu hakkında detaylı bilgi edinmek için hukuk büromuzla irtibata geçebilirsiniz.

Yıkım Kararının İptali Davasında İlk İnceleme

Yıkım kararının verilmesinden sonra idare mahkemesinde iptal davası açılması ile mahkeme ilk incelemede bulunur ve verilen dilekçeyi sırasıyla;

a) Görev ve yetki,
b) İdari merci tecavüzü,
c) Ehliyet,
d) İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı,
e) Süre aşımı,
f) Husumet,

yönlerinden inceler. İlk incelemeyi yapan hakimler, bu noktalardan kanuna aykırılık görmezler veya daire veya mahkeme tarafından ilk inceleme raporu yerinde görülmezse, tebligat işlemi yapılır ve dava görülmeye başlanır.

Yıkım Kararının İptali Davasında Zamanaşımı 

Yıkım kararının iptali davası yukarıda da değindiğimiz üzere idari işlemin iptali davası olup 2577 sayılı yasaya tabidir. Bu yasada düzenleme altına alınan usul bakımından idari işlemin iptali davası açma süresi 60 gündür. Bu süreler yıkım kararı verilmesinden itibaren 60 gündür. Tatil günleri sürelere dahildir. Şu kadarki, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, süre tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzayacaktır. İdari yargıda süreler zamanaşımı olmayıp hak düşürücüdür. Bu da demek oluyor ki sürerlerin geçmiş olup olmadığı mahkeme tarafından kendiliğinden incelenmektedir. Davalı idarenin bu konuda herhangi bir zamanaşımı def'inde bulunması şart değildir. Bu def'i de bulunmasa dahi mahkeme süreden dolayı davayı kendiliğinden reddedebilir. Bundan ötürüdür ki sürelerin takibi ve hesaplanması önem arz eder. 

Yıkım Kararının İptali Davası Nerede Açılır?

Yıkım kararının iptali davasında davanın açılacağı idare mahkemesi İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idari
davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir. 

Yıkım Kararının İptali Danıştay Kararları

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/9588
Karar No : 2020/9900

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- … Tekstil Ticaret Sanayi Ltd. Şti.
2- …
VEKİLLERİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … İli, … İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … parsel sayılı taşınmazda ruhsata aykırı imalatlar yapıldığından bahisle, 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yıkımına ilişkin alınan 09/04/2015 tarih ve 243 sayılı … Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; davaya konu yapıyla ilgili olarak 3194 İmar Kanunun 32. maddesi uyarınca ruhsat harici kısımların yıktırılmasına ilişkin 09/04/2015 tarih 243 sayılı … Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle açılan davada, dosyadaki belgelerden, yapı tatil tutanağı ile tespit edilen hususların ruhsat ve projesine aykırı olduğunun sabit olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Dava konusu yere ilişkin olarak verilen para cezasının iptali istemiyle açılan … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyası ile görülmekte olan davada 23/11/2016 tarihinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, bu dosyada verilecek kararın yıkım kararının iptali için açılan bu davanın karar sonucuna etkili olabileceği, ayrıca bu dava için keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, eksik inceleme ile karar verildiği ileri sürülmektedir. ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY : … İli, … İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … parsel sayılı taşınmazda ruhsata aykırı imalatlar yapıldığından bahisle, 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yıkımına ilişkin 09/04/2015 tarih ve 243 sayılı … Belediye Encümeni kararı alınmıştır.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonucunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir. Ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir." kuralı yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen hükmün değerlendirilmesinden; ruhsat alınmadan veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılan yapıların tespitine ilişkin olarak düzenlenecek yapı tatil tutanağında, aykırılıkların ölçüleri ile birlikte somut ve ayrıntılı olarak belirtilerek yapının o anki durumunun tespit edilmesi, ruhsatsız veya ruhsata aykırı inşaatın mühürlenerek durdurulması ve yapı tatil tutanağının yapı yerine asılmak suretiyle yapı sahibine tebliğ edilmesi, tebligatın bir nüshasının muhtara bırakılması gerekmektedir. Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapının mühürlenerek inşaatın durdurulmasından itibaren, yapı sahibine ruhsat almak veya yapısını ruhsata uygun hale getirmek için bir ayı geçmemek koşulu ile süre verilmesi durumunda bu sürenin; herhangi bir süre verilmemesi halinde ise tespit tarihinden itibaren bir aylık sürenin sonunda, ruhsat alınmayan veya ruhsatına uygun hale getirilmeyen yapılara ilişkin 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi uyarınca yıkım kararı alınabileceği açıktır.

Bu düzenlemeye göre, ruhsatsız ya da ruhsat ve eklerine aykırı yapı hakkında kanunda öngörülen yaptırımların uygulanabilmesi için, ihtilaf konusu imalatın ilgili fen elemanları tarafından açık ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde saptanarak usule uygun şekilde düzenlenecek bir tutanağa bağlanması, ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapılar için yıkım kararı verilebilmesi için idarece usulüne uygun olarak yapı tatil tutanağının düzenlenmesi ve bu tutanakta ruhsata aykırılıkların somut ve ayrıntılı olarak belirtilmesi gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden; … İli, … İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … parsel sayılı taşınmazda ruhsat ve eki projeye aykırı uygulamalar yapıldığının … tarihli, … sayılı yapı tatil tutanağı ile tespit edilmesi üzerine 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca anılan imalatın yıkımına ilişkin … Belediye Encümeninin 09/04/2015 tarihli, 243 sayılı kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, 06/03/2015 günlü yapı tatil tutanağı incelendiğinde, ruhsat eki mimari projeye aykırı olarak 5J aksındaki kolonun iptal edildiği, T aksındaki bodrum kat BA perdenin yapılmadığı, bodrum katta T aksı ve A aksı yönünde bahçe mesafeleri içinde büyüme yapıldığı tespitlerine yer verildiği, üstten ve kesitten çizilen krokilerde projesine aykırı yapılan kısımların çizimle de gösterildiği ve anılan aykırılıkların metrajına yer verildiği, ruhsata aykırılığın somut ve ayrıntılı olarak saptandığı, yapıda bulunan aykırılıkların hali hazırdaki durumunun ayrıntılı bir şekilde tespit edildiği anlaşılmaktadır.

Mahkeme kararında dosyanın incelenmesinden kısmında, davaya konu yapıyla ilgili olarak 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca davalı idarece alınan 09/04/2015 tarih 243 sayılı Encümen kararına ilişkin işlemin iptalinin istendiği, dosyadaki belgelerden, yapı tatil tutanağı ile tespit edilen hususların ruhsat ve projesine aykırı olduğu sabit bulunduğundan idarece tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği belirtilmiş ardından davaya konu yıkım işlemi ve dayanağı yapı tatil tutanağına ilişkin herhangi bir hukuki değerlendirme yapılmaksızın hüküm fıkrasına yer verildiği görülmüştür.
Bu durumda; İdare Mahkemesince; öncelikle söz konusu işlem hakkında hukuki değerlendirme yapılmak ve yapı tatil tutanağı ile tespit edilen hususların binanın projesine uygun olup olmadığının incelenmesi suretiyle uyuşmazlığın çözülmesi gerekirken, belirtilen durum gözönüne alınmaksızın tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz istemlerinin kabulüne,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/15128
Karar No : 2021/9148

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı

VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN ÖZETİ : Samsun ili, Atakum ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … sayılı parselde yer alan binanın, … ve … numaralı bağımsız bölümlerinin arasındaki duvarın ruhsata aykırı şekilde kaldırıldığından bahisle; davacının 3194 sayılı Kanunun 42. maddesi uyarınca para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Atakum Belediye Encümeninin … gün ve … sayılı kararı ile ruhsata aykırılığın 30 gün içinde düzeltilmesinin, aksi halde aynı Kanunun 32. maddesine göre yıkım kararı verileceğinin bildirilmesine ilişkin Atakum Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğünün … günlü, … sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Ondördüncü Dairesinin 21/06/2017 tarih ve E:2014/1436, K:2017/4267 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak, dava konusu işlemin iptali yolunda ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 30/06/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.