Sözleşmeli Personel Sözleşme Feshi İptal Davaları

Sözleşmeli Personel Sözleşme Feshi İptal Davaları

07-10-2021
Sözleşmeli Personel Sözleşme Feshi İptal Davaları

Sözleşmeli Personel Sözleşme Feshi İptal Davaları

İdare hukuku geniş çaplı bir hukuk dalıdır ve kamuda çalışan sözleşmeli personelin sözleşme feshi durumunda da idare mahkemelerinde iptal davası açılma durumu ortaya çıkacaktır. Sözleşmesi feshedilen personel sözleşme feshedilme gerekçesinin hukuki tabiri ile işlem sebebinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle fesih iptal davası açabilecektir. Nitekim Anayasal çalışma hakkının ihlali söz konusudur ve bu hakkı elinden alınan sözleşmeli personel sözleşme feshi iptal davasını açabilecektir.

Sözleşme Feshi İptal Davası Zamanaşımı 

Sözleşme feshi iptal davası sözleşmenin feshedilmesinden itibaren 60 gün içinde açılması gereken bir davadır. Sözleşme feshi iptal davasında sözleşmesi feshedilen kişi 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açmalıdır ki aksi durumda 60 gün sonra dava açılması durumunda dava süre aşımından dolayı reddolacaktır.

Sözleşmeli Personel Sözleşme Feshi İptal Davasında Davalı

Sözleşme feshi iptal davasında kişinin çalışmış olduğu kamu kurumu daha doğru bir ifade ile sözleşme fesih işlemini gerçekleştiren kamu kurumu davalı olarak gösterilebilecektir. Örneğin jandarma uzman çavuş olarak Jandarma Genel Komutanlığında sözleşmeli olarak çalışan bir personelin sözleşmesi feshedilmişse davalı olarak İçişleri Bakanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığı gösterilebilecek, Belediye çalışanı olan bir kişinin sözleşmesinin feshedilmesi durumunda ise ilgili belediye davalı olarak gösterilecektir. Ya da Aile hekimi olan bir kişinin aile hekimliği sözleşmesinin feshi durumunda da aile hekimi tarafından sözleşme feshi iptal davası görev yapılan yerdeki Valiliğe karşı açılacaktır. Sözleşmeli öğretim görevlisi tarafından açılacak sözleşme feshi iptal davası üniversite rektörlüğüne karşı açılacaktır.

Sözleşmeli Personel Sözleşme Feshi İptal Davası Örnekleri

T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/14474
Karar No : 2021/414

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; İstanbul ili, … ilçesi, … Nolu Aile Sağlığı Merkezinde aile hekimi olarak görev yapan davacı tarafından, Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 7. maddesini ihlal edildiği gerekçesiyle hizmet sözleşmesinin aynı Yönetmelik'in 13/1-C bendine istineden feshedilmesine dair … günlü, … sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan ilçe sağlık müdürlüğü ekiplerince düzenlenen tutanakta davacının, denetim yapılan tıp merkezinde acil serviste hastaya formalı şekilde müdahalede bulunduğunun tespit edildiğinin belirtildiği, davacının ise anılan tıp merkezinde çalıştığına dair iddiayı, tıp merkezinin doktor arkadaşına ait olması sebebiyle sık sık geldiği bir yer olduğunu belirterek kabul etmediği, davacının fiilen orda çalıştığına, tıbbi işlem ve müdahalelerde bulunduğuna dair tanık, çalışan ifadesi, görsel kayıt v.s başvurulmadığı ve bu tespiti ortaya koyacak her türlü şüpheden uzak başkaca somut bir delil ve tespitin bulunmadığı, bir tıbbi müdahale söz konusuysa bunun ayni veya nakdi bir kazanç karşılığı halinde yürütüldüğüne dair veri bulunmadığının görüldüğü; kişi hakkında idari yaptırım uygulanabilmesi için yaptırıma konu fiilin, somut bilgi ve belge ile aksine ihtimal verilmeyecek şekilde ispatlanarak sübuta erdirilmesi ve bunun üzerine yaptırım uygulanması gerektiğinden, eksik incelemeye dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; bakılan davada, denetim sırasında tutulan tutanakta sadece sağlık müdürlüğü görevlilerin imzası olduğu, bu tutanağın da başka delillerle desteklenmediği, hiç tanık ifadesi olmadığı, örnek olarak hastane yetkili veya çalışanlarının ve muayene edilen hastaların ifadelerinin alınmadığı, dolayısıyla yetersiz, soyut ve ceza vermeye yetecek bir araştırma, soruşturma yapılmadan davacının sözleşmesinin feshi yolundaki dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; … Tıp Merkezine 09/08/2018 tarihinde yapılan olağandışı denetimde … No'lu Aile Sağlığı Merkezinde görevli …'nin formalı bir şekilde acil odasında hastaya müdahale ettiği, fizik tedavi rehabilitasyon kısmında tedavi masalarının üzerinde damar yolu açılmış hastaların bulunduğu ile ilgili fotoğraf çıktıları ve denetim tutanağında bahsi geçen iddialara istinaden görevlendirilen muhakkik tarafından yapılan disiplin soruşturması neticesinde; …'nin … Özel Tıp Merkezinin Acil Polikliniğinde hastaya müdahale ederken denetim ekibi tarafından mahallinde tespit edilerek, ilgili kurumda çalıştığının anlaşılmış olduğu, davacının Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin "Kazanç getirici başka iş yapma yasağı" başlıklı 7. maddesi hükmüne aykırı davranması nedeniyle aynı Yönetmeliğin 13. maddesi gereğince sözleşmesinin feshedilmesi gerektiğinin mütalaa olunduğu, soruşturma raporunun muameleye konulması neticesinde savunması istenilen davacının, 13/03/2019 günlü yazı ekindeki savunması kabule şayan görülmeyerek Valilik tarafından … günlü, … sayılı Olur ile sözleşmesinin feshedildiği, fesih işleminin hukuka ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının açıklama eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı bağlı olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Öte yandan; dava dosyasının incelenmesinden; dava konusu olayı incelemek üzere usulüne uygun bir biçimde muhakkik görevlendirildiği, muhakkik tarafından fiil tarihinde denetime tabi tutulan özel tıp merkezinden sağlık hizmeti alan hastaların konu ile ilgili ifadelerine başvurulmak üzere defaaten arandıkları, bir kısım hastaya ulaşılamazken, iki hastanın da kendilerini muayene eden hekimi hatırlamadıklarını beyan ettikleri anlaşılmaktadır.

Şu halde Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm kısmında yer alan "... Hastaların ifadelerinin alınmadığı" yönündeki belirlemede hukuki isabet bulunmamakta ise de gerekçenin diğer kısmında hukuka aykırılık bulunmaması karşısında, bu husus Mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi, ... İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın yukarıda yapılan açıklamanın eklenmesi suretiyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine 03/03/2021 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2016/9731
Karar No : 2020/5520

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) Diyarbakır Müdürlüğünde kadro karşılığı sözleşmeli personel olarak görev yapan davacının, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Personel Yönetmeliği'nin 99. maddesinin 1. fıkrasının (n) bendi uyarınca, Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezası ile cezalandırılmasına ve aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca, bu cezanın "Brüt sözleşme ücretinden 1/4 oranında kesinti yapılmak" suretiyle uygulanmasına ilişkin TRT Genel Müdürlüğü Disiplin Kurulunun … günlü ve … sayılı kararının iptali ile yapılan kesintinin iadesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacının çalıştığı birimde sorumlu şube müdür yardımcısı olan amiri hakkında, kendisine psikolojik baskı uyguladığı yönündeki iddialarının, amir hakkında açılan soruşturma kapsamında sübuta ermediği yönünde kanaat belirtilmiş ise de, soruşturma kapsamında ismi geçen iki personelin daha amir hakkında benzer ifadelere yer verdiği, dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden davacının sistematik psikolojik tacize uğradığı yönünde kuvvetli emareler bulunduğu, şikayetine konu olan eylemler ile ilgili olarak kesin bir delil ortaya konulamamakla birlikte, psikolojik baskı altında amiri tarafından gerçekleştirildiği ileri sürülen eylemlere yönelik şikayet hakkının kullanılmasının, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Personel Yönetmeliğinin 99. maddesinin 1. fıkrasının (n) bendinde ifade edilen "uydurma şikayet ve ihbar" olarak kabul edilmesine ve buna bağlı olarak davacının anılan mevzuat hükmü gerekçe gösterilerek disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline, tazminat isteminin kabulü ile davacının brüt sözleşme ücretinden yapılan 1/4 oranındaki kesintinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı hakkında yürütülen idari soruşturma kapsamında alınan ifadeler ile dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığı açık olup, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) Diyarbakır Müdürlüğünde kadro karşılığı sözleşmeli personel olarak görev yapmakta iken, şube müdür yardımcısı olan amirinin personel arasında ayrımcılık yaptığı, kendisine psikolojik baskı uyguladığı, kötü bir uslüp kullandığı ve kendisini sözlü olarak tehdit ettiği yönündeki 06/02/2013 tarihli dilekçesi ile şikayette bulunmuştur.
Davacının şikayeti üzerine, 18/02/2013 tarihli makam olur'u ile, şube müdür yardımcısı olan amir hakkında idari soruşturma başlatılmıştır.

Yapılan soruşturma sonucu düzenlenen 12/12/2013 tarihli soruşturma raporunda; şube müdür yardımcısı amir hakkında, şikayetçi iddialarını doğrular nitelikte kesin bir kanaate varılamadığı belirtilmiş, öte yandan, davacı hakkında, Sözleşmeli Statüde İstihdam Edilen Personel Sözleşmesinin Eki Disiplin ve Görevden Uzaklaştırma Hükümlerinin Sözleşmenin Feshi Cezasını gerektiren 3. maddesi 1. fıkrasının (b-7) bendi kapsamında, ''kurum personeli hakkında uydurma şikayet ve ihbarda bulunmak'' hükmü uyarınca sözleşmenin feshi cezası ile cezalandırılması yönünde teklifte bulunulmuş, bu teklif doğrultusunda davacının, TRT Genel Müdürlüğü Disiplin Kurulunun … günlü ve … sayılı kararı ile, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Personel Yönetmeliği'nin 99. maddesinin 1. fıkrasının (n) bendi uyarınca, Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezası ile cezalandırılmasına ve aynı maddenin 2. fıkrası hükmü uyarınca bu cezanın "Brüt sözleşme ücretinden 1/4 oranında kesinti yapılmak" suretiyle uygulanmasına karar verilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 129 maddesinin ikinci fıkrasında, "memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez." hükmüne yer verilerek, savunma alınmadan kamu görevlilerine disiplin cezası verilemeyeceği anayasal olarak güvence altına alınmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 130. maddesinde ise, "Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır." hükmüne yer verilmiştir.

Anayasa Mahkemesinin 14/07/1998 tarih ve 1997/41, 1998/47 sayılı kararında, herkesin kendisine yönelik isnadın nedeninden ve niteliğinden en kısa zamanda, anladığı bir dille ve ayrıntılı olarak haberdar edilmek hakkına sahip olduğu; olayı, isnadın nedenini ve hukukî niteliğini bilmeyen kişinin kendisini yeterince savunamayacağının açık olduğu, bu hususun, savunma hakkının temelini oluşturduğu belirtilmek suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "savunma hakkı"na ilişkin 6. maddesi de dikkate alınarak savunma hakkının niteliği ve önemi vurgulanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme de sahiptirler.

Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.

Disiplin suçu teşkil eden fiillerle ilgili olarak soruşturma yapılması zorunlu olduğu gibi, soruşturmanın belirli usuller çerçevesinde yapılması da isnada maruz kalanların hukuki güvencesidir. Bu itibarla, disiplin cezası vermeye yetkili mercilerce kamu görevlilerinin disiplin suçu sayılacak eylemlerinin işlenildiğinin öğrenilmesi halinde, bir muhakkik tayin edilerek disiplin soruşturması açılması, muhakkik tarafından soruşturulanın lehine ve aleyhine olan tüm bilgi ve belgeler toplanmak ve bilgi sahibi olanların ifadeleri ile ilgilinin ne ile suçlandığı açıkça belirtilerek savunması alınmak suretiyle yasal süresi içerisinde soruşturmanın tamamlanması, yürütülen soruşturma sonucunda, adli, idari ve disiplin yönünden soruşturulan hakkında muhakkikin kanaat ve teklifinin de yer aldığı soruşturma raporunun hazırlanarak raporun disiplin cezası vermeye yetkili amire veya kurula sunulması ve bunun üzerine yetkili amir ve kurullarca soruşturma dosyası incelenerek karar verilmesi hukuki güvenlik ilkesinin gereğidir.

Olayda, yukarıda yer verilen disiplin ilkeleri doğrultusunda, şube müdür yardımcısı amir hakkında, şikayet konusu iddialara ilişkin olarak verilen18/02/2013 tarihli makam Olur'unun ardından başlatılan idari soruşturma sürecinde, amir hakkındaki şikayet konusu hususların doğru olduğu yönünde kesin bir kanaate varılamadığı, öte yandan aynı soruşturma kapsamında davacı hakkında disiplin cezası tesisi yönünde teklif getirilmiş ve ardından dava konusu işlem tesis edilmiştir.
Bu durumda, dava konusu edilen işlemde davacının işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına dayanak alınan "kurum personeli hakkında uydurma şikayet ve ihbarda bulunmak" eylemi yönünden ayrıca bir soruşturma yapılmadığı anlaşılmakta olup, soruşturma aşamasında saptanan bu fiil yönünden yeni bir soruşturma oluru alınarak davacı lehine ve aleyhine olan tüm deliller araştırılmadan tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönünde verilen İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanun'un (geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/1253
Karar No : 2021/333

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı - …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …'yü temsilen … Emekçileri Sendikası
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosunda sözleşmeli sanatçı olarak görev yapan davacının, 2017 yılında hizmet sözleşmesinin yenilenmeyerek ilişiğinin kesilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı yazıyla bildirilen 16/01/2017 tarihli davalı idare işleminin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük, emeklilik ve sosyal haklarının iade edilerek, maddi kayıplarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının 01/09/2016 - 31/12/2016 tarihleri arasında geçerli olan hizmet sözleşmesinin 31/12/2016 tarihinde sona erdiği ve yeni bir sözleşme imzalanmadığı, davacının, 01/01/2017 tarihinden itibaren işe gitmeyerek 2017 yılı için sözleşme imzalamaya gelmeyeceğini sözlü olarak iletmesi üzerine dava konusu işlemle ilişiğinin kesildiği; aynı birimde çalışan ve sözleşme imzalamaya gelen kırkın üzerindeki personelin sözleşmelerinin yenilendiği hususu dikkate alındığında, davacının sözleşme imzalamaya gelmediği kanaatine varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davalı idare tarafından, davacının 2017 yılı sözleşmesinin yenilenmemesine neden olarak, davacının sözleşme imzalamayacağını sözlü olarak bildirdiği gösterilmiş ise de; dosyada, bu hususu ispata yarayacak herhangi bir bilgi ya da belge bulunmadığı gibi, davacının sözleşme için çağrıldığına ya da sözleşmeye imzalamaya gelmediğine yönelik herhangi bir tutanak ve benzeri bir belge düzenlenmediği, davacı ile imzalanan sözleşmenin 8. maddesine istinaden, sözleşme yenilenecekler için sözleşmede belirtilen usul ve şekilde 10 gün süreli ilan yoluna gidilmediği de dikkate alındığında, anılan iddiaya hukuken itibar edilmesi mümkün olmadığından, davacının sözleşmesinin yenilenmeyerek ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ve yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının iyi niyetli olmadığı, sözleşmeyi yenileme iradesinin bulunmadığı, fiilen işe gelmeyerek bu yöndeki iradesini yansıttığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 02/02/2021 tarihinde, kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/2017
Karar No : 2021/347

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Büyükşehir Belediye Başkanlığı - …
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): …'i temsilen … Emekçileri Sendikası
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosunda sözleşmeli sanatçı olarak görev yapan davacının, 2017 yılında hizmet sözleşmesinin yenilenmeyerek ilişiğinin kesilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı yazıyla bildirilen 16/01/2017 tarihli davalı idare işleminin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük, emeklilik ve sosyal haklarının iade edilerek, maddi kayıplarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı ile davacı arasında imzalanan sözleşmenin süresinin dolması üzerine kendiliğinden sona erdiği, sözleşmenin yenilenmesi için taraflar arasında yeni bir sözleşme akdedilmesi gerektiği, aynı birimde çalışan ve sözleşme imzalamaya gelen kırkın üzerindeki personelin sözleşmelerinin yenilendiği hususu dikkate alındığında, davacının sözleşme imzalamaya gelmediği kanaatine varıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davalı idare tarafından, davacının 2017 yılı sözleşmesinin yenilenmemesine neden olarak, davacının sözleşme imzalamayacağını sözlü olarak bildirdiği gösterilmiş ise de; dosyada, bu hususu ispata yarayacak herhangi bir bilgi ya da belge bulunmadığı gibi, davacının sözleşme için çağrıldığına ya da sözleşmeye imzalamaya gelmediğine yönelik herhangi bir tutanak ve benzeri bir belge düzenlenmediği, davacı ile imzalanan sözleşmenin 8. maddesine istinaden, sözleşme yenilenecekler için sözleşmede belirtilen usul ve şekilde 10 gün süreli ilan yoluna gidilmediği de dikkate alındığında, anılan iddiaya hukuken itibar edilmesi mümkün olmadığından, davacının sözleşmesinin yenilenmeyerek ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ve yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının iyi niyetli olmadığı, sözleşmeyi yenileme iradesinin bulunmadığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Süresinde savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 02/02/2021 tarihinde, kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/2017
Karar No : 2021/347

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Büyükşehir Belediye Başkanlığı - …
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): …'i temsilen … Emekçileri Sendikası
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosunda sözleşmeli sanatçı olarak görev yapan davacının, 2017 yılında hizmet sözleşmesinin yenilenmeyerek ilişiğinin kesilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı yazıyla bildirilen 16/01/2017 tarihli davalı idare işleminin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük, emeklilik ve sosyal haklarının iade edilerek, maddi kayıplarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı ile davacı arasında imzalanan sözleşmenin süresinin dolması üzerine kendiliğinden sona erdiği, sözleşmenin yenilenmesi için taraflar arasında yeni bir sözleşme akdedilmesi gerektiği, aynı birimde çalışan ve sözleşme imzalamaya gelen kırkın üzerindeki personelin sözleşmelerinin yenilendiği hususu dikkate alındığında, davacının sözleşme imzalamaya gelmediği kanaatine varıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davalı idare tarafından, davacının 2017 yılı sözleşmesinin yenilenmemesine neden olarak, davacının sözleşme imzalamayacağını sözlü olarak bildirdiği gösterilmiş ise de; dosyada, bu hususu ispata yarayacak herhangi bir bilgi ya da belge bulunmadığı gibi, davacının sözleşme için çağrıldığına ya da sözleşmeye imzalamaya gelmediğine yönelik herhangi bir tutanak ve benzeri bir belge düzenlenmediği, davacı ile imzalanan sözleşmenin 8. maddesine istinaden, sözleşme yenilenecekler için sözleşmede belirtilen usul ve şekilde 10 gün süreli ilan yoluna gidilmediği de dikkate alındığında, anılan iddiaya hukuken itibar edilmesi mümkün olmadığından, davacının sözleşmesinin yenilenmeyerek ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ve yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının iyi niyetli olmadığı, sözleşmeyi yenileme iradesinin bulunmadığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Süresinde savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 02/02/2021 tarihinde, kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/1001
Karar No : 2021/405

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …'ı temsilen … Sendikası
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Kaymakamlığı - …
2- … Belediye Başkanlığı - …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dava; Diyarbakır İli, Çınar İlçe Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca sözleşmeli ''Eğitmen'' olarak görev yapan davacıyla 2017 yılı için yeni hizmet sözleşmesi yapılmamasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük, emeklilik ve sosyal haklarının iadesine ve maddi kayıplarının tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davalı idarenin yüklendiği kamu hizmetini yürütmekte personel alımı noktasında kamu kaynaklarının israfına da yol açmadan kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda hareket edip etmediğinin öncelikli önem arzettiği, 30/05/2017 tarihli ara kararla, davalı idare bünyesinde sözleşmeli eğitmen olarak görev yapan personel sayısının bildirilerek kadro ihtiyaç durumunu ortaya koyan bilgi ve belgelerin onaylı ve okunaklı bir örneğinin gönderilmesinin istenildiği, davalı idarenin 20/06/2017 tarihli cevabi yazısında, belediyede çalışan eğitmen bulunmadığının bildirildiği, dolayısıyla belediye bünyesinde eğitmen ihtiyacı olup da bunu bir başka kadrolu veya kadro karşılığı sözleşmeli personel atamak suretiyle giderme gibi bir yola da yönelmediği, bu durumda; mutlak olarak ihtiyaç duyulmayan, götürü bedelle hizmet alımı yöntemiyle birilerine de gördürülebilecek nitelikteki davacıya gördürülen iş için, idarenin personelle sözleşme yapma ve davacıyı istihdam etme konusunda yargı kararı ile zorlanamayacağı, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; sözleşmesinin yenilenmemesi işlemini haklı kılacak somut bir sebebin dava dosyasına sunulmadığı, objektiflikten uzak ve keyfi davranıldığı, yargı mercilerince, aynı durumda olan kişiler tarafından açılan davalarda dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlem hakkında, hukuken kabul edilebilir somut gerekçelerin ve görevinde başarısız ya da hizmetinde yetersiz olduğuna ilişkin bir bilgi veya belgenin dava dosyasına sunulmadığı dikkate alındığında, davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemde kamu yararına, hizmet gereklerine ve hukuka uyarlık bulunmadığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Çınar Belediyesinde 15/02/2015 - 31/12/2016 tarihleri arasında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca sözleşmeli ''Eğitmen'' olarak görev yapan davacının, 2017 yılı hizmet sözleşmesinin yenilenmesinin, 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 27. ve Geçici 1. maddelerinin verdiği yetkiye istinaden Çınar Kaymakamlığı Olağanüstü Hal İlçe Bürosu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile uygun görülmemesi üzerine, davacının sözleşmesinin yenilenmeyeceğinin bildirilmesine ilişkin Çınar Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük, emeklilik ve sosyal haklarının iadesine ve maddi kayıplarının tazminine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesinin 3. fıkrasında, “Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir. Sözleşmeli personel eliyle yürütülen hizmetlere ilişkin boş kadrolara ayrıca atama yapılamaz. Bu personelin, yürütecekleri hizmetler için ihdas edilmiş kadro ünvanının gerektirdiği nitelikleri taşımaları şarttır. ...... Bu fıkra hükümlerine göre çalıştırılacak personel için İçişleri Bakanlığı unvanlar itibarıyla sınırlama getirebilir.”; 5. fıkrasında ise, “…Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4’üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır” hükümleri yer almaktadır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4.maddesinde de, kamu hizmetlerinin memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği kurala bağlandıktan sonra, maddenin 4/B bendinde, “ Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir”, şeklinde tanımlanmış ve “…sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usulleri Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir...” düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca, sözleşmeli personel çalıştırma, personelin sözleşmesini yenilememe konusunda belediyelerin takdir yetkisinin bulunduğu, idarenin bu konuda yargı kararı ile zorlanamayacağı, diğer bir ifadeyle idari işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği açık olmakla birlikte, idarelerin bu takdir yetkisinin de mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve takdire dayanan işlemlerin sebep ve maksat yönünden yargı denetimine tabi bulunduğu hususları idare hukukunun bilinen ilkelerindedir.

Davalı idarelerce; sözleşmeli personelin hizmet sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda idarenin takdir hakkı bulunduğu, davacının hizmet sözleşmesinin, 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun verdiği yetkiye istinaden, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesi ile milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen terör örgütleriyle iltisaklı olduğu değerlendirildiğinden dolayı yenilenmediği savunulmakta ise de; Çınar Belediye Başkanlığı tarafından sunulan ve Dairemizin 2020/1083 dava dosyasında bulunan 08/11/2019 tarihli yazıda, 15/09/2017 tarihinde iki adet eğitmen istihdam edildiğinin belirtildiği, ayrıca, ... İdare Mahkemesinin … ve 30/05/2017 tarihli, … Bölge İdare Mahkemesinin 28/06/2018 tarihli ara kararları ile davacının sözleşmesinin yenilenmemesini haklı kılacak hukuken kabul edilebilir somut gerekçelerin sunulmasının istenilmesine rağmen bu yönde herhangi bir bilgi ve belge gönderilmediği gibi davacının, milli güvenliğe tehdit oluşturan terör örgütleri ile iltisakı olduğu yönündeki tespitin de dava dosyasına sunulmadığı dikkate alındığında, davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemde kamu yararına, hizmet gereklerine ve hukuka uyarlık görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,

Kategoriler

  • İdare Hukuku

  • Askeri Ceza Hukuku

  • Tıp Hukuku

  • Polis, Asker Ve Memur Hukuku

  • Bilişim Hukuku

  • Boşanma Ve Nafaka Hukuku

  • Tazminat Hukuku

  • İş Hukuku

  • Ceza Hukuku

  • Ticaret Hukuku

  • Miras Hukuku

  • Sağlık Turizmi Hukuku

  • Tüketici Hukuku


İlgili Bloglar







DİĞER BLOG YAZILARIMIZ


Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Cezası Nedir?
Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Cezası Nedir?

Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma cezası TSK Disi...

Devamı
DİSİPLİN CEZALARININ YERİNE GETİRİLME ŞEKİLLERİ NELERDİR?
DİSİPLİN CEZALARININ YERİNE GETİRİLME ŞEKİLLERİ NELERDİR?

Subay yedek subay dahil, astsubaylar, uzman erbaşl...

Devamı
Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Cezaları Nelerdir?
Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Cezaları Nelerdir?

Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Cezaları, 6413 Sa...

Devamı
Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Suç ve Cezaları Nelerdir?
Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Suç ve Cezaları Nelerdir?

Yükseköğretim kurumları öğrencilerine verilecek di...

Devamı
Mil Hukuk ve Danışmanlık