İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatının İptali

İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatının İptali

03-08-2020
İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatının İptali

İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatının İptali

İşyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline gelmeden önce işyeri açma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin açıklamalarda bulunmak gerekmektedir. Nitekim işyeri açma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin yönetmelik bulunmakta olup bu yönetmeliğin amacı işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının verilmesinde uygulanacak esas ve usulleri düzenlemek olarak belirtilmiştir. 

İşyerlerinde Aranacak Genel Şartlar

İşyeri açma ve çalışma ruhsatı verilen işyerleri aşağıda belirtilen şartları taşımak zorundadır;

İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili olarak mevzuatta öngörülen tedbirlerin alınmış olması,

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamına giren gayrimenkullerin, tapu kütüğünde mesken olarak gösterilen bağımsız bölümlerinde sinema, tiyatro, kahvehane, gazino, pavyon, bar, kulüp, dans salonu ve benzeri eğlence ve toplantı yerleri; fırın, lokanta, pastane, süthane gibi gıda ve beslenme yerleri; imalathane, boyahane, basımevi, dükkan, galeri ve çarşı gibi işyerlerinin açılması hususunda kat maliklerinin oy birliği ile karar alması,

Tapuda iş yeri olarak görünen yerlerde, umuma açık istirahat ve eğlence yeri açılması durumunda yönetim planında aksine bir hüküm yoksa, kat maliklerinin oy çokluğu ile aldığı kararın bulunması,

Özel yapı şeklini gerektiren sinema, tiyatro, düğün salonu, otel, hamam, sauna; ekmek fırını ile akaryakıt, sıvılaştırılmış petrol gazı, sıvılaştırılmış doğal gaz ve sıkıştırılmış doğal gaz istasyonu için yapı kullanma izin belgesinin alınmış olması,

Umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinde genel asayiş ve güvenlik yönünden yetkili kolluk kuvvetinin görüşünün alınmış olması,

Umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinin, patlayıcı, parlayıcı, yanıcı ve benzeri tehlikeli maddeler üretilen, satılan, kullanılan, depolanan yerler ile gaz dolum tesislerine mevzuatın öngördüğü uzaklıkta bulunması,

Madencilik faaliyetleri sırasında patlayıcı madde kullanılan yerlerde 27/11/1973 tarihli ve 7/7551 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Parlayıcı, Patlayıcı, Tehlikeli ve Zararlı Maddelerle Çalışılan İşyerlerinde ve İşlerde Alınacak Tedbirler Hakkında Tüzük, 14/8/1987 tarihli ve 87/12028 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Tekel Dışı Bırakılan Patlayıcı Maddelerle Av Malzemesi ve Benzerlerinin Üretimi, İthali, Taşınması, Saklanması, Depolanması, Satışı, Kullanılması, Yok Edilmesi, Denetlenmesi Usul ve Esaslarına İlişkin Tüzük ve 26/12/2003 tarihli ve 25328 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Patlayıcı Ortamların Tehlikelerinden Çalışanların Korunması Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun tedbirlerin alınması,

Karayolu kenarındaki işyerleri için karayolu trafik güvenliğinin sağlanmış olması,

Umuma açık istirahat ve eğlence yerleri; patlayıcı, parlayıcı ve yanıcı maddelerin üretildiği, satıldığı ve depolandığı işyerleri;  otuz kişiden fazla çalışanın bulunduğu her türlü işyerleri, ana giriş kapıları dışında cadde ve sokağa doğrudan bağlantısı olmayan ve birden fazla işyerinin bir arada bulunduğu iş hanı, çarşı ve benzeri işyerlerinde yangına karşı gerekli önlemlerinin alındığını gösteren itfaiye raporunun alınması, diğer işyerlerinde ise yangına karşı gerekli tedbirlerin alınmış olması,

Umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinden meyhane, bar, kahvehane, kıraathane, elektronik oyun merkezi, internet salonu ile açıkta alkollü içki satılan işyerlerinin okul, yurt, mabet bina ve tesislerine mevzuatın öngördüğü uzaklıkta bulunması,(1)

Sınaî, tıbbî ve radyoaktif atık üreten işyerlerinde bu atıkların toplanması, taşınması, depolanması, işlenmesi ve bertarafı konusunda gerekli tedbirlerin ve izinlerin alınmış olması,

Engellilerin işyerine giriş ve çıkışları için gereken kolaylaştırıcı tedbirlerin alınmış olması,

Yabancı uyrukluların işyeri açması ve çalıştırması konusunda, yabancılarla ilgili mevzuat hükümlerine uyulması.

Ekmek fırınlarının bu amaca tahsisli ayrık nizamda müstakil binalarda açılmış olması (Ancak, alışveriş merkezleri içinde bulunan 1000 m2 ve üstü alana sahip hipermarket, süpermarket, grossmarket ve megamarket gibi adlarla açılan işyerleri bünyesinde yer alan fırınlarda ayrık nizamda müstakil bina şartı aranmaz.)

Yanıcı ve parlayıcı madde kategorisindeki sıvıların depolanması amacıyla kullanılan tesis ve düzeneklerde, işyeri açma ve çalışma ruhsatında kayıtlı hacimden fazla ve başka kategoriden sıvı depolanmaması, bu tesis ve düzeneklerde gerçekleştirilecek tadilatların ruhsata işlenmeden faaliyete geçirilmemesi.

Sıvılaştırılmış petrol gazı tüp dağıtım merkezleri ve perakende satış yerleri ile bunların varsa tüp depolamak için kullandığı yerlerde işyerlerine giren ve çıkanların tespiti amacıyla gerekli kamera kayıt sisteminin kurulması (Bu sistem aracılığıyla elde edilen kayıtlar otuz gün süre ile saklanır ve kayıtlar yetkili makamlar haricindeki kişi ve kuruluşlara verilemez.).

Yetkili idareler, işyeri açma ve çalışma ruhsatının verilmesinden sonra yapacakları denetimlerde bu hususların yerine getirilip getirilmediğini kontrol eder.

Turizm işletme belgeli tesisler,  işletme belgesinin düzenlenmesine esas hususlarla ilgili olarak sadece Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından denetlenir. Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ile turizm alan ve merkezlerinde Çevresel Etki Değerlendirmesi olumlu kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi gerekli değildir kararı verilen ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında yer alan yatırımlar için işyeri açma ve çalışma ruhsatı, yetkili idareler tarafından başka bir işleme gerek kalmaksızın onbeş gün içinde verilir.

Umuma açık istirahat ve eğlence yerleri için bu hususlar işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmeden önce yerinde kontrol edilir.

Fabrika, şantiye, nakliye filosu ve benzeri işletmelerin ticari amaç dışında kendi faaliyetlerinin gerekli kıldığı yanıcı ve parlayıcı madde kategorisindeki sıvıların depolanması veya kendi araçlarına yakıt ikmali yapılması amacıyla kullanılan düzenekler, özel mevzuatındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu Yönetmelik ekindeki depolama hacimleri esas alınarak gayrisıhhi müessese olarak ruhsatlandırılır.

Birden fazla işyerinin bir arada bulunduğu iş hanı, çarşı ve benzeri işyerlerinde yangına karşı gerekli önlemlerin alındığını gösteren itfaiye raporu bu binaların yönetimi tarafından alınır ve yapıda değişiklik olmadığı sürece buralardaki işyerleri için ayrıca münferit itfaiye raporu aranmaz. Yangın tedbirlerini etkileyecek şekilde yapıda değişiklik yapılması durumunda yalnızca yapısında değişiklik yapılan işyerinin sahibinden münferit itfaiye raporu istenir.

Unutulmamalıdır ki yetkili idarelerden usulüne uygun olarak işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan işyeri açılamaz ve çalıştırılamaz. İşyerlerine yönetmeliklerde belirtilen yetkili idareler dışında diğer kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili meslek kuruluşları tarafından özel mevzuatına göre verilen izinler ile tescil ve benzeri işlemler kanun ve yönetmelik hükümlerine göre ruhsat alma mükellefiyetini ortadan kaldırmaz. İşyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan açılan işyerleri yetkili idareler tarafından kapatılır.

İşletmecinin Değişmesi ve İşyerinin Nakli

İşyerinin devri ve işyerinin nakli- Ruhsatta belirtilen faaliyet konusu ve adresin değişmemesi kaydıyla işyerinin devredilmesi halinde, devralan kişinin başvurusu üzerine dosyadaki bilgi ve belgeler esas alınmak suretiyle yeni işletmeci adına tekrar ruhsat düzenlenir. Ancak devredilmek istenen iş yerinin fiziki durumu ile ruhsat dosyasındaki bilgi ve belgelerin faaliyet konusuyla ilgili işyeri açma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin yönetmelik kapsamında karşılanması gereken mevzuat hükümlerine aykırı olması halinde, söz konusu aykırılıkların giderilmesi için en fazla altı aylık süre verilir. Verilen süre içinde tespit edilen aykırılıklar giderilmediği durumlarda devir işlemi yapılamaz.

Belediye İşyeri Ruhsat Vermezse

Belediye, işyeri açma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin yönetmelikte geçen hususların tamamlanmasına ve hükümlere uygun olmasına karşın ruhsat vermezse bu işleme karşı süresinde idare mahkemesinde dava açılır. Belediye açılan davada ruhsat verilmeme gerekçesini açıkladığında gerekçeli savunmalar ile bu sebebin ortadan kalktığı ya da kanun veya işyeri açma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin yönetmeliğe aykırı olduğu gerekçesiyle mahkemeye durum izah edilerek ruhsat vermeme işleminin iptali sağlanarak hukuka aykırı karar ortadan kaldırılmış olacaktır.

İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatının İptali Davası Kime Karşı Açılır

İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatının İptali davasında ruhsat vermeyen belediyeye karşı yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle belediyeye karşı dava açılacaktır. İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatının İptali davasında davlı belediye olacak ve dava belediye tüzel kişiliğine karşı açılacaktır.

İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatının İptali Davasında Hangi Mahkemede Dava Açılır

İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatının İptali davası idari bir işlem olan ruhsat vermeme işlemine karşı açıldığından ve idari işlemin iptali davalarında görevli mahkeme idare mahkemesi olduğundan mütevellit dava idare mahkemesinde açılacaktır.

İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatının İptali Davası Nerede Açılır

İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatının İptali davası ruhsat vermeyen belediyenin bulunduğu yer idare mahkemesi olacaktır. Anlaşılacağı üzere dava Belediyenin bulunduğu yer Nöbetçi idare mahkemesinde açılacaktır.

İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatının İptali Davasında Harç ve Masraflar

İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatının İptali davasında harç ve masrafların da yatırılması şarttır. Davanın açılması sırasına harç ve masraflar yatırılmaz ise mahkeme davacıya çıkartacağı tebligat ile verilen süre içerisinde harç ve masrafların tamamlanmasını ister. Süre içerisinde harç ve masraflar yatırılmaz ise dava reddolur. Unutulmamalıdır ki mahkemeye yatırılan harç ve masraflar davanın kazanılmasından sonra davalı idareden geri alınacaktır.

İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatının İptali Davasında Duruşma Nasıl Yapılır

İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatının İptali davasında duruşma yapılaması tarafların talebine bağlıdır. Nİtekim idare mahkemesinde duruşma ihtiyaridir ve talep olmadan yapılmaz. Mahkeme talep olmadan kendiliğinden duruşma yapmaz. Duruşma talep edilirse mahkeme bu talebi yerine getirmek zorunda ve duruşma yapmak zorundadır. Duruşma talep eden tarafın duruşma için duruşma harcını da yatırması gerekir. Davanın kazanılmasından sonra duruşma için yatırılan harçlar da karşı taraftan alınabilecektir.

İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatının İptali Davasında Yürütme Durdurma İstenir mi

İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatının İptali davasında yürütme durdurma da talep edilebilir. Nitekim yürütme durdurma sadece iptal davalarında talep edilebilen bir koruma yöntemidir. Kendiliğinden sadece yürütme durdurma talep edilemez. İptal davası ile talep edilir. Yürütme durdurma talebinde yürütme durdurma harcının da yatırılması şarttır. Yürütmenin durdurulması talebi reddedilirse yine harçların yatırılması ile bölge idare mahkemesine red kararının tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz yapılabilecektir. Bölge idare mahkemesinin yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararı kesindir. 

İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatının İptali Davasında Zamanaşımı

İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatının İptali davasında dava açma süresi ruhsatın iptali ya da ruhsat vermeme işleminin tebliğinden itibaren 60 gündür. 60 günün geçirilmesi süre aşımından dolayı davanın reddolmasına sebebiyet verecektir.

İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatının İptali Davasında Avukata Nasıl Vekalet Verilir

İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatının İptali davasında idari dava avukatı ile anlaşıldıktan sonra idari dava avukatının bilgileri ile birlikte notere gidilir ve idari dava avukatının bilgileri verilerek avukata genel dava vekaletnamesi çıkartılır. Genel dava vekaletnamesi vekalet verecek kişi tarafından imzalandıktan sonra noter tarafından imzalanıp mühürlenir ve kişiye teslim edlilir. Vekalet veren kişi vekaletin aslını idari dava avukatına teslim eder ve idari dava avukatı davanın tüm sürecini başından sonuna kadar takip edebilecektir.

İşyeri Ruhsatları İle İlgili Danıştay Kararları

T.C.
ANKARA BÖLGE İDARE MAHKEMESİ
9. İDARİ DAVA DAİRESİ
E. 2017/406
K. 2017/571
T. 21.6.2017

Davacı:
Vekili:
Davalı: 

Vekili:

İŞYERİ AÇMA VE ÇALIŞMA RUHSATININ İPTALİ ( Tebliğ Edilen Yazının İmara Aykırılıkları Gösteren Herhangi Bir Tespiti İçermediği Gibi Aykırılıkları Tespit Eden ve Usulüne Uygun Şekilde Davacıya Tebliğ Edilen Bir Tespitin Olmadığı - Dava Dosyasındaki Bilgi ve Belgelerden Davaya Konu İşyerinde İmara Aykırı Şekilde Yapıldığı İleri Sürülen Değişiklikler Hakkında Usulüne Uygun Bir Tespit Yapılmadan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatının İptal Edilmesinde Mevzuata Uygunluk Görülmeyeceği )
İMARA AYKIRI ŞEKİLDE YAPILDIĞI İLERİ SÜRÜLEN DEĞİŞİKLİKLER HAKKINDA USULÜNE UYGUN BİR TESPİT YAPILMADAN İŞYERİ AÇMA VE ÇALIŞMA RUHSATININ İPTAL EDİLMESİ ( Mevzuata Uygunluk Görülmediği )
3572/m.4
ÖZET : İşyeri açma ruhsatının iptali işleminin iptali istemiyle açılan davada; davalı idarece tespit zaptının davaya konu işyerinde bulunan kişiye 27.5.2016 tarihinde tebliğ edildiği ileri sürülmekte ise de, tebliğ edilen 23.5.2016 gün ve 2972 Sayılı yazının imara aykırılıkları gösteren herhangi bir tespiti içermediği gibi aykırılıkları tespit eden ve usulüne uygun şekilde davacıya tebliğ edilen bir tespitin olmadığı bu durumda, dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden, davaya konu işyerinde, imara aykırı şekilde yapıldığı ileri sürülen değişiklikler hakkında usulüne uygun bir tespit yapılmadan işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesinde mevzuata uygunluk görülmediğinden ruhsat iptaline dayalı olarak işyerinin faaliyetten men edilmesine dair davaya konu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davaya konu işlemin iptaline dair karar yerinde görülmüştür.

İSTEMİN ÖZETİ : Davacı tarafından, 19/04/2000 tarih ve 778 Sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı ile işletilmekte olan işyerine ait ruhsatın 09.08.2016 tarih ve 4891 Sayılı Başkanlık Olur'u ile iptal edildiğinden bahisle faaliyetten men edilmesine dair 11/08/2016 tarih ve 2016/4273.27 Sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; davalı idarece tespit zaptının davaya konu işyerinde bulunan kişiye 27.5.2016 tarihinde tebliğ edildiği ileri sürülmekte ise de, tebliğ edilen 23.5.2016 gün ve 2972 Sayılı yazının imara aykırılıkları gösteren herhangi bir tespiti içermediği gibi aykırılıkları tespit eden ve usulüne uygun şekilde davacıya tebliğ edilen bir tespitin olmadığı bu durumda, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile yukarda açıklanan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, davaya konu işyerinde, imara aykırı şekilde yapıldığı ileri sürülen değişiklikler hakkında usulüne uygun bir tespit yapılmadan işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesinde mevzuata uygunluk görülmediğinden ruhsat iptaline dayalı olarak işyerinin faaliyetten men edilmesine dair davaya konu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davaya konu işlemin iptaline dair olarak Ankara 12. İdare Mahkemesi'nce verilen 30/11/2016 gün ve E: 2016/3377, K: 2016/4354 Sayılı kararın, söz konusu davada davacıya gerekli tespit zaptının tebliği yapıldığı, İmara aykırılıklarının giderilmesi sonucu işyeri açma ve çalışma ruhsatı verildiği kapalı alan oluşturulması hususlarının İmar durumuna aykırılık teşkil etmesi sebebiyle yasallaşmasının mümkün olmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.

Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi'nce 2577 Sayılı Kanun'un değişik 45. maddesi uyarınca dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:

KARAR : Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle, gerekçesi yukarda anılan Ankara 12. İdare Mahkemesi'nce verilen 30/11/2016 gün ve E: 2016/3377, K: 2016/4354 Sayılı kararı, aynı gerekçe ve sebeplerle Mahkememizce de uygun görülmüş olup, istinaf istemine dair dilekçede ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın kaldırılmasını sağlayacak durumda bulunmadığından

SONUÇ : İstinaf isteminin reddine,

Akaryakıt İstasyonu Ruhsatının İptali

T.C.
DANIŞTAY
13. DAİRE
E. 2014/3471
K. 2020/91
T. 9.1.2020

Davacı:
Vekili:
Davalı: 
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili:

İSTEMİN KONUSU : Ankara 10. İdare Mahkemesi'nin 22/04/2014 tarih ve E:2013/173, K:2014/456 Sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: İstasyonlu bayilik lisansının Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 17. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca sona erdirilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Petrol Piyasası Dairesi Başkanlığı'nın 09/01/2013 tarih ve 846 Sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Ankara 10. İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile arasındaki kira sözleşmesine istinaden "Diyarbakır ili, Yenişehir ilçesi, Köşkler Mahallesi, 580 ada, 1 Sayılı parsel" adresinde akaryakıt istasyonu işleten davacı tarafından, 26/01/1989 tarih ve 58 Sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin (25/12/2012 tarih ve 6749 Sayılı yazı ile bildirilen) 04/12/2012 tarih ve 3071 Sayılı encümen kararının iptali istemiyle açılan davada Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi'nin 10/04/2014 tarih ve E:2013/141, K:2014/505 Sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, diğer taraftan mülkiyeti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na ait uyuşmazlığa konu parsel üzerinde davacı tarafından işletilmekte olan akaryakıt istasyonunun 2013 yılında uygulamaya konulacak olan Yıldız Parkı Peyzaj Projesi kapsamında ve imar planına göre yolda kaldığından bahisle 01/01/2013 tarihine kadar tahliyesine yönelik 28/11/2012 tarih ve 639 Sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada da Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi'nin 10/04/2014 tarih ve E:2013/184, K:2014/504 Sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği görülmekte olup, sonuç olarak dava konusu olayda mevzuatta öngörülen süreler içerisinde işyeri açma ve çalışma ruhsatının davalı idareye sunulamadığı açık olduğundan davacıya verilen bayilik lisansının ilgili mevzuat hükümleri uyarınca sona erdirilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, idari yargının zayıf durumda olan bireyi, idarenin işlem ve eylemleri karşısında korumak amacıyla ortaya çıktığı, 1985 yılından itibaren Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'ne ait olan taşınmazın kiralandığı, 1996 yılına kadar kira sözleşmeleri yapılarak, 1996 yılından sonra ise her yıl Belediye Meclis kararı doğrultusunda yeni sözleşme yapılmaksızın kira ilişkisinin sürdürüldüğü, istasyonun işletilmesi için 26/01/1989 tarih ve 58 Sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatının alındığı, istasyonun tahliyesine karşı açılan davalarda henüz kesinleşmiş bir karar olmamasına rağmen ruhsatın iptal edilmesi ve akabinde bayilik lisansının iptal edilmesinin Anayasal hakların ihlâli niteliğinde olduğu ve Türk Medeni Kanunu'ndaki iyi niyet kuralı ile bağdaşmadığı, istasyonun bulunduğu taşınmazın önünden bölgenin trafiğine uygun yol geçiyor olmasına rağmen nazım imar planı kapsamında taşınmazın yol olarak planlanmasının hukuka aykırı olduğu, işlem tesis edilmeden önce ön araştırma ve soruşturma yapılmadığı, işlem nedeniyle maddi ve manevi zarara uğranıldığı, kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

KARAR : İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :

Davacı tarafından, 12/03/2005 tarih ve BAY/454-513/03823 Sayılı bayilik lisansı ile "Diyarbakır ili, Yenişehir ilçesi, Köşkler Mahallesi, 580 ada ve 1 parsel sayılı" taşınmaz üzerinde kurulu bulunan akaryakıt istasyonu 26/01/1989 tarih ve 58 Sayılı işyeri açma ruhsatı ile işletilmektedir.

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın 27/12/2012 tarih ve 79750 Sayılı yazısıyla, davacının işyeri açma ve çalışma ruhsatının 04/12/2012 tarih ve 3071 Sayılı Encümen kararı ile iptal edildiği Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na bildirilmiştir.

Davalı idare tarafından söz konusu tesis için geçerli bir işyeri açma ve çalışma ruhsatının mevzuatta öngörülen süreler içerisinde kuruma ibraz edilmemesi hâlinde lisansın sona erdirileceğinin bildirilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 30. maddesiyle başlığı "Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun" olarak değiştirilen 4628 Sayılı Kanun'un 5. maddesinin 7. fıkrasının (u) bendinde, uygun bulduğu konularda Başkanlığı görevlendirmek ya da yetkilendirmek, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) yetkileri arasında sayılmış; 5/B maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, Petrol Piyasası Kanunu hükümlerini uygulamanın; (b) bendinde ise Petrol Piyasası Kanunu hükümlerine, çıkarılan yönetmelik hükümlerine, Kurul tarafından onaylanan tarife ve yönetmeliklere, lisans hüküm ve şartlarına ve Kurul kararlarına aykırı davranıldığı durumlarda, idarî para cezası vermenin ve lisansları iptal etmenin Kurul'un görevlerinden olduğu belirtilmiş; 5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının 27. bendinde, lisansın, 5015 Sayılı Kanun'a göre gerçek ve tüzel kişilere piyasada faaliyet gösterebilmeleri için Kurul tarafından izin verildiğini gösteren belgeyi ifade edeceği kurala bağlanmış; 3. maddesinin ikinci fıkrasında, "Lisans taleplerine ilişkin değerlendirmeler 3. madde hükümleri ve Kurumca belirlenecek diğer unsurlar çerçevesinde tamamlanarak en geç altmış gün içinde karara bağlanır ve ilgiliye tebliğ edilir. Reddedilen taleplerin gerekçesi bildirilir." kuralına; üçüncü fıkrasında ise, "Bu Kanuna göre; lisansların verilmesi, güncelleştirilmesi, geçici olarak durdurulması veya iptaline ilişkin işlemler Kurumca yapılır." kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

5015 Sayılı Kanun'da lisans tanımı yapılırken lisansın, gerçek ve tüzel kişilerin anılan piyasalarda faaliyet gösterebilmeleri için Kurul tarafından izin verildiğini gösteren belgeyi ifade edeceği belirtilmiş olup, petrol piyasasına ilişkin lisans başvurularının Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na yapılacağı, lisansların verilmesine veya iptaline ilişkin işlemlerin Kurum'ca yapılacağı düzenlemesi bulunmaktadır. 5015 Sayılı Kanun hükümlerini uygulamak ve Kanun'da sayılan durumlarda lisanları iptal etmek ise, 4628 Sayılı Kanun'un 5/B maddesi uyarınca Kurul'un görevidir.

Bu itibarla, davacıya ait istasyonlu bayilik lisansının, yapılan inceleme sonucunda sona erdirilmesi gerektiğinin tespit edilmesi hâlinde, dosyanın Kurul'a sunulması ve davacı şirketin lisansının sona erdirilip erdirilmeyeceğinin Kurul tarafından değerlendirilmesi gerekirken, istasyonlu bayilik lisansının Daire Başkanlığı tarafından sona erdirilmesine ilişkin işlemde yetki unsuru yönünden hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;

Akaryakıt İstasyonuna Verilen İdari Para Cezasının İptali

T.C.
DANIŞTAY
13. DAİRE
E. 2019/528
K. 2019/2515
T. 10.9.2019

Davacı:
Vekili:
Davalı:
Vekili:

İSTEMİN KONUSU : Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi'nin 13/12/2018 tarih ve E:2018/2448, K:2018/1839 Sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı şirkete ait olan ve "Küçükdöllük Köyü Merkez/Edirne" adresinde faaliyet gösteren akaryakıt istasyonunda 17/03/2016 tarihinde yapılan denetimde, vaziyet planında yer almayan tank bulundurulduğunun tespit edildiğinden bahisle 5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 3. maddesinin 8. fıkrasına ve Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 11. maddesinin (e) bendine aykırılık nedeniyle 5015 Sayılı Kanun'un 19. maddesinin 7. fıkrası gereğince 84.575,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin 15/06/2017 tarih ve 7131-28 Sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Ankara 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 19/09/2018 tarih ve E:2017/2517, K:2018/1812 Sayılı kararda; dava konusu işlemin dayanağı olan 17/03/2016 tarihli tespit tutanağı ile vaziyet planında 4 adet onaylı tank olmasına rağmen istasyon içerisinde 6 adet tankın gömülü vaziyette olduğunun tespit edildiği dikkate alındığında, davacı tarafından vaziyet planına uyulmayarak mevzuata aykırı hareket edildiği açık ise de; davalı idare tarafından idari para cezasının hangi nedenle üst sınırdan verildiğinin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulmadığı, ayrıca bu konuda herhangi bir açıklama da getirilmediği anlaşıldığından, herhangi bir kriter gözetmeksizin salt takdir yetkisinden hareketle Kanun'da öngörülen üst sınırdan idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi'nce; 5015 Sayılı Kanun kapsamında belirlenmiş olan fiillerin ihlâli hâlinde uygulanacak olan idari para cezalarının miktarının ve/veya aralığının tespitinde, 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesinde yer alan düzenleme de göz önünde bulundurulmak suretiyle, fiilin ağırlığı, failin kastı, kusuru ve ekonomik durumu gibi etkenlerin, hem idarenin takdir hakkının hukuksal gerekçesi, hem de yargısal denetimde hükme dayanak oluşturacak temel ve kaçınılmaz ölçütler olacağı; idari para cezaları için 5015 Sayılı Kanun'un 19/7. maddesinde nispî miktar olarak tespit edilmiş olan aralığın, belirtilen ölçütler esas alınarak doldurulacağı, fiilin ağırlığı, failin kastı, kusuru gibi ağırlaştırıcı nedenlerin varlığı hâlinde alt sınırdan uzaklaşılarak üst sınıra yaklaşılacağı, hafifleştirici nedenlerin ise bu aralığı üst sınırdan alt sınıra doğru daraltacağı; dava konusu olayda, bayilik lisansı sahibi davacı şirketin, akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde, vaziyet planında olmayan 2 adet yakıt tankı bulundurduğu ve bu suretle ilgili mevzuat ile belirlenen usul ve esaslara uymadığı, bu durumda, sabit olduğu anlaşılan eylemin ağırlığı ve yürütülen faaliyetin niteliği dikkate alındığında Kanunda öngörülen üst sınırdan idari para cezası uygulanması yönünde idarece takdir yetkisinin kullanılmış olmasında hukuka, adalete, hâkkaniyete ve ölçülülük ilkesine aykırılık, dava konusu işlemin iptaline dair aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet görülmediği gerekçesiyle, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, üst sınırdan idari para cezası verilmesinin hakkâniyete aykırı olduğu, vaziyet planında olmadığı belirtilen 2 adet tankın otomasyon sistemine kayıtlı olduğu, bu tanklara hiç yakıt konulmadığı, tankların kayıt dışı olduğundan söz edilemeyeceği, ayrıca vaziyet planında bulunmayan tankların betonla kapatılarak otomasyon sisteminden kaldırıldığı, davalı idarenin takdir yetkisini ölçülülük ilkesine aykırı şekilde kullandığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma dilekçesi verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

KARAR : İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :

Bayilik lisansı kapsamında faaliyet gösteren davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde vaziyet planında olmayan 2 adet akaryakıt tankı bulundurulduğunun tespit edildiğinden bahisle, 5015 Sayılı Kanun'un 3. maddesinin 8. fıkrasına ve Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 11. maddesinin (e) bendine aykırılık nedeniyle Kanun'un 19. maddesinin 7. fıkrası uyarınca davacı şirket hakkında 84.575,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin işlemin tesis edilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun, "Lisansların tâbi olacağı usul ve esaslar" başlıklı 3. maddesinin 8. fıkrasında, "Lisans, üzerinde kayıtlı faaliyeti yapmak üzere hak sahibi kılınan gerçek veya tüzel kişi adına verilir. Lisans belgesinde, faaliyet niteliğinin yanı sıra faaliyetin gerektirdiği tesisin türü ve coğrafi konumu, teknoloji ve miktarlar ile ilgili bilgiler de yer alır."; 10. fıkrasında, "Lisansta yer alan hususlarda değişiklik yapılmasını gerektirecek faaliyetler, Kurumca onaylanıp lisansa işlenmedikçe yapılamaz."; 19. maddesinin 7. fıkrasında, "Yukarıda belirtilenlerin dışında kalan ancak bu Kanunun getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurumca bin beş yüz Türk Lirasından yetmiş bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir." kuralına yer verilmiştir.

Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 11. maddesinde, lisanslarda asgari olarak yer alması gerekenler belirlenmiş, (e) bendinde, varsa, tesisin türü, coğrafi konumu, teknoloji ve miktarlara ilişkin bilgiler bu kapsamda sayılmıştır.

5326 Sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. maddesinde, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde; diğer genel hükümlerinin ise, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı kurala bağlanmış; 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinde, "İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar. Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur..." kuralına yer verilmiştir.

7164 Sayılı Maden Kanunu İle Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 33. maddesiyle, 5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinde değişiklik yapılmış, anılan maddenin ikinci fıkrası, "Lisans sahibi kişiler hakkında bu Kanuna, ikincil mevzuata veya lisans hükümlerine, Kurul kararlarına aykırı davranılması hâlinde; Kurul tarafından belirlenen niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiiller için ilgilisine Kurum veya Kurumca yetkilendirilen kuruluşlar tarafından, otuz gün içerisinde aykırılığın giderilmesi, aksi halde hakkında geçici durdurma yapılabileceği ihtar edilir." şeklini almıştır.

5015 Sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer verilen kural kapsamında, 14/03/2019 tarih ve 8487-3 Sayılı Kurul kararı ile, niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiiller belirlenmiş, "Otomasyon sistemine bağlı ancak vaziyet planında veya İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatında bulunmayan tank/pompa bulunması" bu fiiller arasında sayılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

İdari işlemlerin yargısal denetimi, kural olarak, işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan hukuki düzenlemelere göre yapılır. Ancak idari yaptırım uygulanmasına yönelik işlemin dayanağı olan kuralın yürürlükten kaldırılması veya işlemin tesisinden sonra idari yaptırım uygulanan kişilerin lehine sonuç doğuracak nitelikte düzenleme yapılması hâlinde yeni hukukî durumun dikkate alınması gerekmektedir.

Kanunların zaman bakımından uygulanmasına yönelik ilkelere göre, kanunda çerçevesi çizilmiş olmak ve kanuna aykırı olmamak şartıyla kabahat oluşturan fiillerin düzenleyici idari işlemlerle belirlenmesinin, sonraki tarihli düzenlemelerle bu fiillerin kabahat olmaktan çıkartılmasının, kabahat niteliğindeki fiillere yönelik cezaların hafifletilmesinin veya cezaların uygulanma koşullarının değiştirilmesinin lehe düzenleme kapsamında değerlendirilmesi gerektiği; buna karşılık, idari yaptırımın türü, süresi ve miktarının doğrudan düzenleyici idari işlemlerle belirlenmesinin mümkün olmadığı, kanunla düzenlenmesi gerektiği anlaşılmakta olup, 5015 Sayılı Kanun'da anılan düzenlemelerin aksine bir hüküm yer almadığından, gerek düzenleyici gerekse bireysel idari işlemler bakımından Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun idarî yaptırımlara yönelik işlemlerinde anılan Kanun'un genel hükümlerinin dikkate alınması gerektiği açıktır. Bu açıdan Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun düzenleme yetkisi, 5015 Sayılı Kanun'un belirlediği çerçeve ve kanunların zaman bakımından uygulanmasına yönelik kural ve ilkelerle sınırlandırılmış bulunmaktadır.

Bakılan uyuşmazlıkta, bayilik lisansı sahibi davacı şirketin işletmekte olduğu akaryakıt istasyonunda vaziyet planında olmayan 2 adet akaryakıt tankı bulundurulduğundan bahisle, 5015 Sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca idari para cezası verilmiş olmakla birlikte; 7164 Sayılı Kanun'un 33. maddesiyle, 5015 Sayılı Kanun'un 20. maddesinde değişiklik yapılarak, lisans sahibi kişiler hakkında 5015 Sayılı Kanuna, ikincil mevzuata veya lisans hükümlerine yahut Kurul kararlarına aykırı davranılması hâlinde, Kurul tarafından belirlenen niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiiller için ilgilisine, Kurum veya Kurumca yetkilendirilen kuruluşlar tarafından, otuz gün içerisinde aykırılığın giderilmesi gerektiğinin, aykırılığın giderilmemesi hâlinde faaliyetin geçici olarak durdurulabileceğinin ihtar edileceği, verilen ihtar süresi sonunda mevzuata aykırı durumun devam ettirilmesi hâlinde piyasa faaliyetinin altmış gün süre ile geçici olarak durdurulacağı, geçici durdurma süresi sonunda da tespit edilen aykırılıkların giderilmemesi hâlinde faaliyetin durdurulmasına devam edilerek soruşturma başlatılacağı ve gerekli idari yaptırımların uygulanacağına yönelik olarak önceki düzenlemelerden farklı mahiyette usul ve esaslar belirlendiği; 5015 Sayılı Kanun'un 20. maddesine istinaden Kurul tarafından alınan 14/03/2019 tarih ve 8487-3 Sayılı kararla, niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiiller için ihtar yapıldıktan sonra sonucuna göre gerekirse idari soruşturma başlatılarak yaptırımlar uygulanacağına yönelik kural kapsamında, "Otomasyon sistemine bağlı ancak vaziyet planında veya İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatında bulunmayan tank/pompa bulunması" fiilinin, niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiiller arasında sayıldığı anlaşılmaktadır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri idari yaptırımların hukuki rejimine yönelik ilkeler çerçevesinde incelendiğinde, bayilik lisansı kapsamında faaliyet gösteren davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde vaziyet planında olmayan 2 adet akaryakıt tankı bulundurulması nedeniyle 5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 3. maddesinin 8. fıkrasına ve Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 11. maddesinin (e) bendine aykırı hareket edildiğinden bahisle aynı Kanun'un 19. maddesinin 7. fıkrası uyarınca davacı şirkete idari para cezası verilmiş ise de, anılan Kanun'da sonradan yapılan değişikliklere uyum sağlamak üzere 14/03/2019 tarih ve 8487-3 Sayılı Kurul kararının alındığı ve bahse konu kararda otomasyon sistemine bağlı, ancak vaziyet planında bulunmayan tank bulunması fiilinin 5015 Sayılı Kanun'un 20. maddesinde belirtilen niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiiller arasında sayıldığı ve anılan düzenlemenin davacı şirketin lehine olduğu görülmektedir.

Bu durumda, her ne kadar bayilik lisansı kapsamında faaliyette bulunan davacı şirkete, akaryakıt istasyonunda vaziyet planında bulunmayan akaryakıt tankı bulundurulduğundan bahisle idari para cezası verilmiş ise de, istasyonda bulunan tankların hepsinin otomasyon sistemine bağlı olduğu anlaşıldığından, yukarıda belirtilen 5015 Sayılı Kanun'da yapılan değişikliklere uyum sağlamak üzere alınan düzenleyici Kurul kararı ile, söz konusu fiilin niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiiller arasında sayıldığı dikkate alındığında, davacı şirketin, lehe düzenlemeyle getirilen ihtar kapsamında değerlendirilmesi gereken fiiline yönelik olarak idari para cezası uygulanmasına ilişkin Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüyle anılan kararın kaldırılmasına ve davanın reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet görülmemiştir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;

Kategoriler

  • İdare Hukuku

  • Tıp Hukuku

  • Polis, Asker Ve Memur Hukuku

  • Bilişim Hukuku

  • Boşanma Ve Nafaka Hukuku

  • Tazminat Hukuku

  • İş Hukuku

  • Ceza Hukuku

  • Ticaret Hukuku

  • Miras Hukuku

  • Sağlık Turizmi Hukuku

  • Tüketici Hukuku


İlgili Bloglar







DİĞER BLOG YAZILARIMIZ


Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Cezası Nedir?
Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Cezası Nedir?

Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma cezası TSK Disi...

Devamı
DİSİPLİN CEZALARININ YERİNE GETİRİLME ŞEKİLLERİ NELERDİR?
DİSİPLİN CEZALARININ YERİNE GETİRİLME ŞEKİLLERİ NELERDİR?

Subay yedek subay dahil, astsubaylar, uzman erbaşl...

Devamı
Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Cezaları Nelerdir?
Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Cezaları Nelerdir?

Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Cezaları, 6413 Sa...

Devamı
Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Suç ve Cezaları Nelerdir?
Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Suç ve Cezaları Nelerdir?

Yükseköğretim kurumları öğrencilerine verilecek di...

Devamı
Mil Hukuk ve Danışmanlık