İdare Hukukunda Tazminat Davaları

İdare Hukukunda Tazminat Davaları

30-09-2019
İdare Hukukunda Tazminat Davaları

İDARE HUKUKUNDA TAZMİNAT DAVALARI

İdare hukukunda tazminat davaları, tam yargı davası, idarenin hizmet kusuru- İdari işlem ve eylemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan ihlal edilenler tarafından açılan davalara tam yargı davası denilmektedir. İdare hukukunda açılan iptal davasına sadece idari işlemler konu olurken, tam yargı davasına idari işlemler, idari eylemler ve idari sözleşmeler konu olabilir. Tam yargı davası iptal davasına göre daha geniş bir yelpazeye sahiptir. Bu sebepten dolayı iptal davaları yalnızca idari işlemlere karşı açılabilir. İptal davasının konusunu sadece ve sadece idari işlemler oluşturur. Yukarıda da belirtmiş olduğumuz gibi tam yargı davalarının konusu daha kapsamlı olup idari işlem ve eylemlere karşı da tam yargı davası açılabilir. İptal davası açılabilmesi için davayı açan kişinin menfaatinin ihlal edilmesi yeterli iken tam yargı davalarında bir kişisel hakkın ihlal edilmesi gerekmektedir. Bu yüzden tam yargı davaları özel niteliktedir. İptal davasının doğurduğu hukuki sonuçtan yalnız davanın tarafı yararlanmaz, iptal edilen kararla ilgili olarak herkes yararlanır. Tam yargı davalarında ise hukuki sonuç sadece davanın taraflarını bağlar. Tam yargı davalarında en çok karşımıza çıkan tam yargı davası çeşidi tazminat davalarıdır. Haksız fiil olarak nitelendirilebilecek bir kısım idari eylemlerden kaynaklı davalar tazminat davalarına örnek olarak verilebilir. Nitekim hukuk büromuzun uzmanlık alanlarından olan tıp hukuku alanında idarenin tazminat sorumluluğu bulunduğu durumlarda idari yargıda tam yargı davası açılarak kişilerin maddi ve manevi tazminat zararları karşılanmaktadır. Tam yargı davalarında idarenin hukuki sorumluluğu altında açılan ve tıp hukukunda çokça karşımıza çıkan Yanlış Tedavi (Doktor Hatası) Nedeniyle Tazminat davası olarak açılacak olan bu davaları, tam yargı davalarınının çeşitlerinden olan tazminat davalarına örnek olarak verilebilir. Subjektif hakları ihlal edilen yani zarar gören kişiler zararının tazmini için tam yargı davası açabilirler. Biraz önce vermiş olduğumuz örnekte de belirttiğimiz gibi zarar maddi olabiliceği gibi manevi de olabilir. İdari tazminat davası

TAM YARGI DAVALARINDA DAVA KONUSU

Tam yargı davalarında dava konusunu idari işlem, idari eylem veya idari sözleşmeler oluşturmaktadır. Ortada tazminatı gerektirecek bir durum yoksa tam yargı davası açılamayacaktır.

İDARİ İŞLEMLERLDEN KAYNAKLANAN TAM YARGI DAVALARI

İdari işlemlerden kaynaklanan tam yargı davaları- Bir idari işlem nedeniyle hakları ihlal edilenler doğrudan doğruya tam yargı davası açabilecekleri gibi iptal davası ve tam yargı davasını birlikte de açabilirler. Yada önce iptal davası açarak ilgili davanın sonuçlanmasından sonra, o davada karar verilmesinden sonra kararın tebliği ile birlikte tam yargı davası açabilirler. İdari işlemlerden dolayı hakkı ihlal edilen kişiler tarafından açılaacak tam yargı davalarında, idari işlemin kesin yürütülebilir bir işlem olması zorunludur. Aksi durumda bu niteliği bulunmayan idari işlemler tam yargı davasının konusunu oluşturamazlar.

İdari Yargılama Usulu Kanununun 12'nci maddesinde tam yargı davasına ilişkin hususlar düzenlenmiş olup kişi;

Doğrudan doğruya zararının karşılanması için tam yargı davası açabilir.

Kişi kendisini zarara uğratan işlemin iptali ile tam yargı davasını birlikte açabilir.

Önce iptal davası açıp işlemin iptalini sağladıktan sonra iptal edilen işlemden kayanklı olan zararın giderilmesi için tam yargı davası açabilir.

Burada dikkat edilmesi gereken süre aşımına ilişkin kanun maddeleridir. Nitekim hangi yolun tercih edileceği hususu kişinin takdirinde olmakla birlikte, tercih edilen yolların takibinin noksansız yapılması hayati önemi haizdir. Zira süre aşımından dolayı davanın usulden reddi gündeme gelebilir ki kişi zararını karşılayamadığı gibi davalı idareye vekalet ücreti de ödemek zorunda kalabilir.

Kişi iptal davası açtıktan sonra idari işlemin iptali kararı verilmeden, dava derdest yani hala görülmekte iken dahi tam yargı davası açabilir. İptal davasının bir üst derece mahkemesinde istinafta ya da temyizde olması kişinin tam yargı davası açmasına engel değildir.

İptal davası sonrasında tam yargı davası açılmamış olması bir daha açılmayacağı anlamına gelmemektedir. Nitekim idari işlemin iptali davası istinaf ve temyiz aşamasında ise bu aşamalardan sonra da tam yargı davası açılabilmektedir. Her aşamanın sonunda tam yargı davası açma süresi tekrar işlemeye başlayacak, kararın kişiye tebliğ edilmesinden itibaren 60 gün içerisinde tam yargı davası açılabilecektir. Kişi bu 60 günlük süre içerisinde tam yargı davası açmamış ancak iptal davasına konu olan husus bir üst derece mahkemesine gönderilmiş ve üst derece mahkemesinin kararı kişiye tebliğ edilmiş ise bu tebliğ ile birlikte dava açma süresi tekrar işlemeye başlayacak ve 60 günlük süre içerisinde dava açılabilinecektir. İdari işlemlere karşı önce iptal davası açıp kararın iptalini sağladıktan sonra tam yargı davası açma durumu diğer durumlara göre daha sağlam temellere dayanmaktadır. Nitekim uğranılan haksızlığın giderilmesi daha kolaylaşır. Böylece kişi tam yargı davasını sağlam bir temele dayandırmış olur. 

İDARİ EYLEMLERDEN DOĞAN TAM YARGI DAVALARI

İdari eylemlerden doğan tam yargı davaları- İdari eylemlerden dolayı hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başkaca suretle öğrendikleri tarihten itibaren 1 yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerekir. Burada dikkat edilmesi gereken husus idari işlemler nedeniyle hakları ihlal edilme durumunda açılacak tam yargı yani tazminat davası ile idari eylemler sonucunda hakları ihlal edilme durumunda açılacak tam yargı davalarının birbirine karıştırılmaması durumudu. Nitekim İdari Yargılama Usulu Kanununun 12'inci maddesinde idari işlemlerden kaynaklanan tam yargı davaları düzenlenmiş 13'üncü maddesinde ise idari eylemlerden doğan tam yargı davaları düzenlenmiştir. 

İdari işlemlerden kaynaklanan zararların giderilmesi için idareye başvuru yapmadan  tam yargı davası açılabilirken idari eylemlerden kaynaklanan tam yargı davalarında önce idareye başvuru yapılması zorunludur. İdari eylemlerden kaynaklanan zararlar için idareye yapılan başvurunun reddedildiği tarihten ya da red kararı gelmemiş ise zımnen ret edildiği sürenin bitimi tarihinden itibaren 60 gün içerisinde dava açmak gerekecektir. Özetle idari eylemlerden haksızlığa uğrayan kişiler tam yargı davası açabilmek için bir ön karara gerek duymaktadırlar. İdari eylemler idari işlemlerin uygulanma aşamalarından farklıdır. İdareye başvurmadan idari eylemden kaynaklı zararın giderilmesi için tam yargı davası açılırsa mahkeme dava dilekçesini idari merci tecavüzü (idare hukukunda ilk inceleme) nedeniyle idari merciye gönderir.

İptal ve Tam Yargı Davasının Birlikte Açılması

İptal ve tam yargı davalarının birlikte açılması hususu İdari Yargılama Usulü kanununda düzenlenmiştir. Kişi önce iptal davası açıp sonrasında tam yargı davası açabileceği gibi iptal davası ile tam yargı davasını da birlikte açabilir. Bu durumda hem idari işlemin iptalini hem de idari işlemin uygulanmsı sebebiyle kişinin mahrum kalmış olduğu parasl hakların faizyle birlikte talep edilebilmesi sağlanmış olacaktır. İdare mahkemesi de vereceği kararda idari işlemin ipatline yönelik olarak karar vermiş ise aynı kararda davacının mahrum kalmış olduğu parasal hakların faiziyle birlikte iadesine de karar verecektir. Verilen kararın davalı idare tarafından 30 gün içinde yerine getirilmesi gerekmektedir.

Tam Yargı Davası Zamanaşımı

Tam yargı davası zamanaşımı- Tam yargı davası açılmadan önce tabi kişi sadece tam yargı davası açacak ortada iptali gereken bir işlem yoksa önce idareye tam yargı davası açmadan önce başvuru yapması gerekir. Bu süre olayın meydana gelmesinden itibaren 1 yıldır. Örneğin idare 01.01.2001 tarihinde yapmış olduğu hukuka aykırı eylem ile kişiye zarar vermiş ise kişi bu zararın meydana geldiği tarih olan 01.01.2001 den itibaren 01.01.2002 yılına kadar idareye bu zararın karşılanması için başvurmak zorundadır. Kişi zararın meydana geldiğini bilmiyor ise öğrendiği tarihten itibaren yazılı başvuruda bulunmak zorunda olup bu süre her halükarda 5 yılı geçemez. Örneğin kişi 01.01.2001 yılında zarara uğramış ancak bu zararın meydana geldiğini bilmiyor ise bu durumda 01.01.2006 yılına kadar bu davasını açabilecektir. Nitekim bu süreler içerisinde öğrenince yine 1 yıl içinde idareye başvurması şarttır. İdare kendisine olumsuz bir yanıt verirse bu olumsuz yanıtın kendisine ulaşmasından itibaren 60 gün içinde tam yargı davasını açmak zorundadır. Aksi durumda süre aşımı nedeniyle davası reddolacaktır. 

Tam Yargı Davası Nerede Açılır

Tam yargı davası nerede açılır- Tam yargı davalarında genel görevli mahkeme idare mahkemeleridir. Kanunumuzda özel düzenlemeler ile açıkça başka yargı yerlerinin görevi içine girmeyen tam yargı davalarında genel görevli mahkeme idare mahkemeleridir. Eğer dava başka mahkemenin görevine giriyor ise tam yargı davasının açıldığı mahkemede görevsizlik kararı verilecek ve dava dosyası görevli mahkemeye gönderilecektir. 

Tam Yargı Davası Dilekçe Örneği

 

... NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ 
SAYIN BAŞKANLIĞI’NA
                                                          

 

DAVACI      :...

VEKİLİ        : ..

DAVALI     : ...          
    
KONU        :
Müvekkil, Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Akademisi Başkanlığının koordinesinde yapılan 2018 yılı birinci dönem ... Sınavını kazanmış ancak ... İl Emniyet Müdürlüğüne atanacakken ... bahisle işlemleri sonlandırılmıştır. Tarafımızca ... İdare Mahkemesinde açılan davada ...E.,...K sayılı karar ile lehimize hüküm kurulmuş, davalı idare tarafından yapılan itiraz da ... Bölge İdare Mahkemesinin ...E., ...K sayılı kararı ile reddedilmiş ve karar kesinleşmiştir. İş bu sebeple müvekkilin işlemlerinin iptal edildiği tarih ...'dan göreve başladığı tarih olan ... tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... TL mahrum kaldığı ve kendisine ödenmeyen parasal hakların iade edilmesine karar verilmesini arz ve talep ederiz.

HARCA ESAS DEĞER    : Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik   ... TL. 

YAZILI BİLDİRİM
TARİHİ                       : ...
AÇIKLAMALAR        :....
          
HUKUKİ DELİLLER    :
İşlem dosyası, bilirkişi incelemesi.

HUKUKİ NEDENLER    : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu

SONUÇ VE İSTEM    : Yukarıda açıklanan ve Sayın Başkanlığınızca re’sen gözetilecek nedenlerle;

Müvekkil, Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Akademisi Başkanlığının koordinesinde yapılan 2018 yılı birinci dönem ... Sınavını kazanmış ancak ... İl Emniyet Müdürlüğüne atanacakken ... bahisle işlemleri sonlandırılmıştır. Tarafımızca ... İdare Mahkemesinde açılan davada ...E.,...K sayılı karar ile lehimize hüküm kurulmuş, davalı idare tarafından yapılan itiraz da ... Bölge İdare Mahkemesinin ...E., ...K sayılı kararı ile reddedilmiş ve karar kesinleşmiştir. İş bu sebeple müvekkilin işlemlerinin iptal edildiği tarih ...'dan göreve başladığı tarih olan ... tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... TL mahrum kaldığı ve kendisine ödenmeyen parasal hakların iade edilmesine karar verilmesini arz ve talep ederiz.

Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı İdare üzerinde bırakılmasına,

KARAR VERİLMESİNİ  arz ve talep ederim. 

İdari Dava Avukatı Hukuki Değerlendirme

İdari dava avukatı- İdare hukukunda davalar idari işlemin iptali ve tam yargı davalarıdır. Tam yargı davası hukuk davalarında gördüğümüz tazminat davalarının idare hukukundaki görünümü olup usul bakımından tereddütsüz bir şekilde 2577 sayılı İYUK a tabidir.İdare hukukunda tazminat davası olan tam yargı davalarında İYUK da yapılan düzenlemeler ile belirsiz alacak davası olarak dava açılabilmekte ve sonradan ıslah ile dava değeri arttırılabilmektedir. Ancak bu durum tabi ki maddi tazminat davaları için geçerli olup tam yargı davası şeklinde açılan manevi tazminat davaları için geçerli değildir. Nitekim manvi tazminatın bölünmezlik ilkesi gereği belirsiz alacak ya da kısmı dava şeklinde açılması mümkün değildir. Bu sebeple idari dava avukatının bu tür manevi tazminat davası niteliğinde açacağı tam yargı davalarında bu durumu gözden kaçırmaması hak mahrumiyetleri açısından son derece önemlidir.

Tam yargı davalarında maddi tazminat davası şartları ile manevi tazminat davası şartlarının iyi tespit edilmesi şarttır.

Kategoriler

  • İdare Hukuku

  • Tıp Hukuku

  • Polis, Asker Ve Memur Hukuku

  • Bilişim Hukuku

  • Boşanma Ve Nafaka Hukuku

  • Tazminat Hukuku

  • İş Hukuku

  • Ceza Hukuku

  • Ticaret Hukuku

  • Miras Hukuku

  • Sağlık Turizmi Hukuku

  • Tüketici Hukuku


İlgili Bloglar







DİĞER BLOG YAZILARIMIZ


Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Cezası Nedir?
Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Cezası Nedir?

Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma cezası TSK Disi...

Devamı
DİSİPLİN CEZALARININ YERİNE GETİRİLME ŞEKİLLERİ NELERDİR?
DİSİPLİN CEZALARININ YERİNE GETİRİLME ŞEKİLLERİ NELERDİR?

Subay yedek subay dahil, astsubaylar, uzman erbaşl...

Devamı
Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Cezaları Nelerdir?
Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Cezaları Nelerdir?

Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Cezaları, 6413 Sa...

Devamı
Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Suç ve Cezaları Nelerdir?
Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Suç ve Cezaları Nelerdir?

Yükseköğretim kurumları öğrencilerine verilecek di...

Devamı
Mil Hukuk ve Danışmanlık