İdare Hukukunda İstinaf Başvurusu ve Karar

İdare Hukukunda İstinaf Başvurusu ve Karar

30-09-2019
İdare Hukukunda İstinaf Başvurusu ve Karar

İdare Hukukunda İstinaf Başvurusu ve Karar

İdare Mahkemesi red kararına istinaf başvurusu-İdare hukuku kendine has kuralları olan ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununa göre usül kurallarının düzenlendiği kamu hukukunun alt dalıdır. Özel hukuk kuralları Medeni Usul Kanununa tabi olarak kendine yer bulmuşken İdare hukuku İdari Yargılama Usulü Kanunu ile düzenlenmiştir. 

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrasına göre Bölge İdare Mahkemesi yaptığı hukuki inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesinin Kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunu reddedecek, eğer kararda maddi hata bulunuyorsa bu durumda da maddi hataların düzeltilmesi ile yetinerek yine İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekeçesiyle başvurucunun başvurusunu reddedecektir.

2577 Sayılı kanunun 45. maddesinin 4. fıkrasına göre İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar hukuka aykırı ise bu durumda Bölge İdare Mahkemesi baş vuruyu kabul edip İlk Derece Mahkemesinin kararını ortadan kaldırıp işin esası hakkında yeni bir karar verecektir. Burada önemli olan nokta istinaf kanun yoluna başvuran baş vurucunun yani davacı ya da davalının, dilekçelerinde belirtikleri hususları ve talepleri talep sonucuna uygun bir dille yazılması işlemidir. Zira kişi tüm dilekçesindeki hususları belirtmesine karşın talep sonucunda bu isteklerinden bahsetmemiş ise bu durumda mahkeme istenmeyen taleplerin yerine getirilmesine re'sen karar veremeyecek ve kişi hak mahrumiyetine uğrayacaktır. Örneğin kararın hukuka aykırı olduğu düşüncesi ile istinaf kanun yoluna başvuran kişi ilk derece mahkemesinin kararının ortadan kaldırılması ile esas hakkında lehe olan yeni bir karar verilmesini talep etmelidir. 

Görüldüğü üzere istinaf yargısı ile temyiz incelemesi birbirinden farklı makamlardır. Nitekim temyiz incelemesine tabi tutulan bir kararda temyiz mercii olan Danıştay yeni bir karar vermeyip kararın hukuka aykırı olması gerekçesiyle kararı bozacak ve yeniden değerlendirilmesi maksadıyla kararın ilke derece mahkemesine gönderilmesiyle yetinecektir. Ancak isitnaf incelemesinde Bölge İdare Mahkemesi kararın hukuka aykırı olması durumunda ilk derece mahkemesi kararını ortadan kaldıracak ve kendisi işin esasını inceleyip yeni bir hüküm tesis edecektir. 

Kararın tesisi sırasında, yani istinaf aşamasında işin esası hakkında yeni bir inceleme yapılırken bilirkişi incelemesi veya keşif gibi hukuki yollara başvurulabilinir. Bu durumlarda mahkeme, istinabe yoluyla bu incelemelerin başka bir mahkeme tarafından yerine getirilmesini isteyebilir. İstinabe olunan mahkemenin kendisinden talep edilen işlemleri öncelikli ve ivedilikle yerine getirmesi zorunludur.

İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz.  İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. İstinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir. 

Ancak önemle belirtmek gerekir ki; Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme- ilk incelemeye ilişkin bilgi almak için lütfen tıklayınız-  üzerine verilen kararlara karşı (ki ilk inceleme İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesinde düzenlenmiş olup İdare Mahkemesi açılan davayı 14. maddeye aykırı bulursa 15. maddeye göre karar verir) yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir.

Görüleceği üzere ilk derece mahkemesi davayı 14. maddeye göre ilk inceleme usulüne aykırılıktan ötürü reddetmiş ise Bölge İdare Mahkemesi kararı esastan inceleyemeyecek, istinaf başvurusunu kabul ederek ilk derece mahkemesi kararını kaldıracak ve dosyayı esas hakkında karar vermeden ilk derece mahkemesine iade edecektir ve Bölge İdare Mahkemesinin bu kararı kesin olacaktır. 

Bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:

a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları.

b) Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar.
c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları.
d) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları.
e) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları.
f) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar.
g) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar.
h) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar.
ı) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar.
i) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar.
j) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar.
k) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar.
l) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar.
m) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar.

İdarİ Yargıda İstinaf Dilekçesi

İdari yargıda istinaf dilekçesi kararı veren idare mahkemesine verilir ve Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesi talep edilir. İdare mahkemesi dosyayı inceledikten sonra Bölge İdare Mahkemesine istinaf dilekçesini yollar. İdari yargıda istinaf dilekçesi içerisinde ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın özeti de yer almalıdır. talep sonuç kısmında ise kararın kaldırılması ve esas hakkındas yeni bir karar verilmesi istenir. İdari yargıda idare mahkemesinin vermiş olduğu kararın istinaf incelemesine tabi tutulması için Bölge İdare Mahkemesine başvuru yolu olağan kanun yollarındandır. Kişi bu kanun yolunu tüketmeden Anayasa Mahkemesinde bireysel başvuru yapamayacaktır. Bu yüzden ilk derece mahkemesinin kararına itiraz edecek kişi bunu süresi içerisinde bölge idare mahkemesine vereceği istinaf dilekçesi ile yerine getirmelidir. 

İdari Yargıda İstinaf Süresi

İdari yargıda istinaf süresi- Kişi açmış olduğu idari davanın reddolmasından sonra yukarıda kısaca izah ettiğimiz üzere hazırlayacağı istinaf dilekçesini ilk derece mahkemesine vermelidir. Ancak tabi ki bunun bir süresi bulunmaktadır. İlk derece mahkemesinin kararı kişiye tebliğ edildiği günü takip eden günden itibaren 30 gün içinde istinaf dilekçesinin verilmesi şarttır. Aksi durum süresinde yapılmayan istinaf başvurusunun reddine sebep olacak ve hak kaybına yol açacaktır. Bu süre iş günü süresi olmayıp tatil günleri de süreye dahildir. Sürenin son günü tatil gününe denk gelirse tatilin bittiği ilk iş gününün mesai saatleri sonuna kadar istinaf başvurusunun yapılması gerekir. İstinaf başvuru süresinin son günü adli tatil gününe denk gelmiş ise bu durumda adli tatilin bittiği günden itibaren 7 gün içinde isitnaf başvurusu yapılabilecektir. Kanun adli tatilin bitiminden itibaren 7 gün daha ek süre vermiş olup kişi istinaf başvurusunu bu 7 gün içinde yapabilir. Ancak unutulmamalıdır ki kanunun aradığı süre 30 gün olup bu süreye tatillerde dahil ve iş günü süresi değildir.

Bölge İdare Mahkemesi Karar Süresi

Bölge idare mahkemesi karar süresi- İlk derece mahkemesinde davasını kaybeden kişiler dosyalarını bölge idare mahkemesine gönderip istinaf kanun yoluna başvurduklarında dosylar bölge idare mahkemesi tararından incelenmeye başlayacak ve bu da belirli bir süre alacaktır. Kanunda bölge idare mahkemesinin ne kadar süre içerisinde karar vermesi gerektiğine ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlkte ortlalama olarak 5- 6 ay kadar asgari bir süresi bulunduğu söylenebilir. Azami durum ise dosyada yaplacak tahkikata göre somut durumla mukayese edildiğinde artacak ve uzayabilecektir. İstinaf aşamasında önemli olan sürenin ne kadar olacağı değil istinafa başvuran tarafın savunmalarını gerekçeli bir şekilde yapmış olmasıdır. Nitekim savunma gerekçeli ve kuvvetli olduğunda inceleme sırası gelen dosya hakkında daha kısa sürede karar verilebilecektir.

Kategoriler

  • İdare Hukuku

  • Tıp Hukuku

  • Polis, Asker Ve Memur Hukuku

  • Bilişim Hukuku

  • Boşanma Ve Nafaka Hukuku

  • Tazminat Hukuku

  • İş Hukuku

  • Ceza Hukuku

  • Ticaret Hukuku

  • Miras Hukuku

  • Sağlık Turizmi Hukuku

  • Tüketici Hukuku


İlgili Bloglar







DİĞER BLOG YAZILARIMIZ


Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Cezası Nedir?
Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Cezası Nedir?

Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma cezası TSK Disi...

Devamı
DİSİPLİN CEZALARININ YERİNE GETİRİLME ŞEKİLLERİ NELERDİR?
DİSİPLİN CEZALARININ YERİNE GETİRİLME ŞEKİLLERİ NELERDİR?

Subay yedek subay dahil, astsubaylar, uzman erbaşl...

Devamı
Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Cezaları Nelerdir?
Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Cezaları Nelerdir?

Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Cezaları, 6413 Sa...

Devamı
Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Suç ve Cezaları Nelerdir?
Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Suç ve Cezaları Nelerdir?

Yükseköğretim kurumları öğrencilerine verilecek di...

Devamı
Mil Hukuk ve Danışmanlık