Belediye Encümen Kararına İtiraz Nasıl Yapılır?

Belediye Encümen Kararına İtiraz Nasıl Yapılır?

Belediye Encümen Kararına İtiraz Nasıl Yapılır?

Belediye Encümen Kararına İtiraz

İdare Hukuku/ Öncelikle belediye encümeni; 03 Temmuz 2005 tarihli 5393 sayılı Belediye Kanunun 1’inci maddesinde kanunun kapsamı “belediyenin kuruluşunu, organlarını, yönetimini, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usûl ve esaslarını düzenlemektir” olarak belirlenmiş ve “belediye” Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan, idarî ve malî özerkliğe sahip kamu tüzel kişisi olarak tanımlanmış, belediyenin organları ise 3’üncü maddede Belediye meclisi, belediye encümeni ve belediye başkanı olarak belirlenmiştir. Konumuz gereği belediye encümeni belediyenin yönetim organı statüsünde yer alıp tanımı, görev ve sorumlulukları, encümen toplantısı ile üyelere verilecek ödenekler aynı kanunun 33 ila 36’ıncı maddeleri arasında düzenlenmiştir. 

Belediye Encümeninin Görev ve Yetkileri Nelerdir?

  • Stratejik plân ve yıllık çalışma programı ile bütçe ve kesin hesabı inceleyip belediye meclisine görüş bildirmek. 
  • Yıllık çalışma programına alınan işlerle ilgili kamulaştırma kararlarını almak ve uygulamak. 
  • Öngörülmeyen giderler ödeneğinin harcama yerlerini belirlemek. 
  • Bütçede fonksiyonel sınıflandırmanın ikinci düzeyleri arasında aktarma yapmak. 
  • Kanunlarda öngörülen cezaları vermek. 
  • Vergi, resim ve harçlar dışında kalan dava konusu olan belediye uyuşmazlıklarının anlaşma ile tasfiyesine karar vermek. 
  • Taşınmaz mal satımına, trampasına ve tahsisine ilişkin meclis kararlarını uygulamak; süresi üç yılı geçmemek üzere kiralanmasına karar vermek. 
  • Umuma açık yerlerin açılış ve kapanış saatlerini belirlemek. 
  • Diğer kanunlarda belediye encümenine verilen görevleri yerine getirmek.” Olarak 8 başlık altında toplayabiliriz. Görüleceği üzere belediyelerde görev ve yetkileri oldukça geniş olan belediye encümeninin kararlarına karşı itiraz ve yargı yollarına başvurulmasında usul ve esaslar başvurucular açısından büyük önem taşımaktadır. Belediyelerin yerine getirdikleri görevlerin idari işlem ve idari eylem niteliği taşıdığı tartışmasız bir husus olup idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı kanun yoluna başvuru yolunun açık olduğu da dikkate alındığında konunun önemi daha da açığa çıkacaktır.    

Belediye Encümen Kararına İtiraz Nereye Yapılır?

Belediye Encümeninin görev ve yetkilerinin sayıldığı Belediye Kanunun 34’üncü maddesinde de belirtildiği üzere Belediye Encümeninin, idari makam sıfatıyla, kamu gücü kullanılarak ve kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla tek taraflı olarak irade kullanılması yoluyla verdiği kararlar idari işlem niteliğindedir. Belediye encümeni öncesinde de dile getirdiğimiz üzere belediye meclisine görüş bildirme yetkisine haiz olması ve kanunda yer alan cezaları verme yetkisini elinde bulundurması sebebiyle hem danışma hem de belediyenin yürütme organı olduğunu göstermekte olup vermiş olduğu görüşler ve aldığı kararlar açısından önemli bir konuma sahiptir.  Özellikle kanunlarda öngörülen cezaları verme ve uygulanması sağlaması açısından vatandaşlar açısından hukuki sonuçlar doğuran belediye encümeni kararlarına karşı itiraz ve iptal yoluna başvurmak mümkündür. İdari işlemlere karşı itiraz yolu İdari Yargılama Usulü Kanununun, 11’inci maddesinde hakkında idari davaya konu olabilecek işlem ya da eylem yapılan ilgilinin, işlemi yapan makamın üstüne yoksa aynı makama yapılabilecek ihtiyari başvuru yolunu düzenlemekte olup idari dava açma süresi içerisinde bu başvurunun yapılabileceği düzenlenmiştir. İlgili tarafından yapılan başvuru işlemeye başlayan idari dava açma süresini durdurmakta olup idari davalarda dava zamanaşımı süresi açısından bu başvuru büyük önem taşımaktadır. İlgilinin başvurusu üzerine idare, kararı inceleyerek 30 gün içerisinde olumlu ya da olumsuz karar verebileceği gibi hiç bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılacaktır. Nitekim İdarenin yapılan başvurulara yazılı olarak cevap verme zorunluluğu karşısında, çeşitli gerekçelerle, idarenin sessiz kalmasına hukuki bir sonuç bağlanmış ve zımni ret kurumu getirilmiştir. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlamakta ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılmaktadır. Yukarıda da değindiğimiz üzere Belediye Encümeni kararına karşı yapılacak itiraz, ihtiyari itiraz olarak nitelendirilmekte olup dava açılması için önşart ya da koşul değildir. İlgilinin itiraz başvurusu yapmasının hukuki sonuçları açısından dava açma süresini durdurmuş olması ve başvurunun olumlu sonuçlanması durumunda uyuşmazlığın daha kısa sürede çözülmesi ilgililer açısından olumlu sonuçlar doğurmaktadır. 

Belediye Encümen Kararına İtiraz Süresi Ne Kadardır?

Belediye Encümen Kararlarına karşı itiraz süresi kararının ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren başlamakta olup dava açma süresi olan 60 gün içerisinde bu itirazın yapılması gerekmektedir. İtiraz süresi dava açma süresini durdurmakta olup dava açma süresinin kaçırılmaması açısından büyük önemi haiz olduğundan hak mahrumiyetine sebep olmaması açısından takibinin doğru yapılması gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki itiraz üzerine idarenin cevap verme süresi 30 gündür. Bu süre geçmesine karşın herhangi bir cevap verilmemişse talep zımnen reddedilmiş sayılacak ve dava açma süresi başlamış olacaktır. Tavsiyemiz dava sürecinin başından itibaren alanında uzman idare hukuku avukatından destek almanız yönündedir. Zira hak mahrumiyetinin geri dönüşünün olması özellikle idare hukukunda pek mümkün değildir.

Belediye Encümen Kararına Karşı İptal Davası Nasıl Açılır?

Belediye Encümen kararlarına karşı itiraz yoluna başvurulmadan direkt olarak kanun yoluna başvurulabileceği gibi itiraz sonucunda kararın olumsuz olması ya da zımnen reddedilmesi üzerine dava açma süresi içerisinde kanun yoluna başvurulacağını öncesinde de izah etmiştik. Bilindiği üzere kişilerin, devlete güven duymaları, maddi ve manevi varlıklarını korkusuzca geliştirebilmeleri, temel hak ve özgürlüklerden yararlanabilmeleri ancak hukuk güvenliği ve üstünlüğünün sağlandığı bir hukuk düzeninde gerçekleşebilir. Hukuk güvenliği ve hukukun üstünlüğünün sağlanabilmesi için ise devletin her türlü işlem ve eyleminin yargı denetimine açık olması gerekmekte olup Anayasa’nın 125. maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinde ‘İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.’ denilmek suretiyle bu husus anayasal güvenceye kavuşturulmuştur. Belediye Encümen kararlarının da kişiler hakkında hukuki sonuçlar doğuran kesin ve yürütülebilir idari işlem niteliğinde olması sebebiyle idari davaya konu edileceği hususunda duraksama bulunmamaktadır. Bu nedenle idari işlem olan Belediye Encümen kararının ilgiliye tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde, eğer kararın tebliğinden sonra karara karşı itiraz edilmişse itiraz üzerine verilen olumsuz kararın tebliğinden itibaren 60 günlük süreden kalan süre içerisinde ya da zımnen reddedilmişse bu sürenin devamında dava açma süresi göz önüne alınarak iptal davası açılabilecektir. İptal Davası, idari işlemlerin yetki, sebep, şekil, konu ve amaç yönlerinden biri ile hukuka aykırı olmaları nedeniyle menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan bir idari dava türü olup idari işlemlerin geçmişe etkili olarak ortadan kaldırılması için açılan idari davalardır. 

Belediye Encümen Kararının Yürütmesinin Durdurulması Mümkün mü?

2577 sayılı İdari Yargılama usulü Kanunu'nun 27.maddesinin 2.fıkrasında; "İdari mahkemeler idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilecekleri" hükme bağlanmış bulunmakta olup Belediye Encümeni kararının uygulanması ilgili açısından telafisi güç ve imkansız zararların doğmasına sebebiyet verecekse iptal davası ile birlikte işlemin yürütmesinin durdurulması da talep edilir. Talep ilk derece mahkemesi tarafından incelenerek idari işlemin uygulanmasını esas hakkında karar verilinceye kadar durduracaktır. Söz konusu karar ile ilgilinin ileride telafisi zor veya imkansız zararların önüne geçecek hem ilgili hem de idare açısından muhtemel zararların önüne geçecektir. 

Belediye Encümen Kararı İptal Davasında Dava Nerede Açılmalıdır?

Görev, bir davanın konusu itibariyle hangi mahkeme tarafından görüleceğinin belirlenmesine; yetki ise, bir davanın coğrafi bakımdan hangi yerdeki mahkeme tarafından görüleceğinin belirlenmesine ilişkindir. Bu kapsamda Belediye Encümen kararları idari işlem olması sebebiyle görevli mahkemeler İdari Yargı mercileri olacaktır. Yetkili mahkeme ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 32’inci maddesinde belirtildiği üzere İYUK veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Genel yetki kuralı bu olmakla beraber verilen karar bir taşınmaza ilişkin ise yani örneğin belediye encümeninin verdiği taşınmazın yıkım kararına yönelik ise yetkili mahkeme özel yetki sebebiyle taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesi olacaktır. 

Belediye Encümen Kararlarına Karşı Dava Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?

Belediye Encümen kararlarına karşı iptali davası yukarıda da değindiğimiz üzere Belediye Encümen Kararının idari işlem olması sebebiyle iptal davasına konu olmakla birlikte 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununa kapsamında 60 güne tabidir. Bu süre kararın tebliğinden itibaren başlamakla birlikte tatil günleri sürelere dahildir. Sürelerin takibi idari yargı mercilerine başvuruda usuli açıdan büyük önemi haiz olup dava açma süresinin kaçırılması ilk inceleme sonucunda davanın reddine yönelik sonuçlar doğurabilecek olup hak düşürücüdür. Hukuki niteliği gereği hak düşürücü süre olması sebebiyle  sürerlerin geçmiş olup olmadığı mahkeme tarafından kendiliğinden incelenmektedir. 

Belediye Encümen Kararları İptali Davasında Avukat Tutmak Zorunlu mudur?

Özel düzenlemeler hariç olmak üzere idari ya da adli yargı yerlerinde açılacak davaların avukat ile takip ettirilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak her davada olduğu gibi Belediye Encümen kararlarının iptali davasında da uzmanlık gerektiren hususlar bulunmakta olup idari yargının kendine özgü usül hükümleri sebebiyle hak mahrumiyetlerine uğramamak açısından hukuki destek alınması tavsiye olunur. Konu hakkında detaylı bilgi edinmek için hukuk büromuzla irtibata geçebilirsiniz.

Belediye Encümen Kararları İptali Örnek Mahkeme Kararları 

3194 sayılı Yasının 42. maddesi uyarınca tek bir yapı için yalnızca bir para cezası verilmesi gerekirken her bir parsel yönünden ayrı ayrı para cezası verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında. … 

DANIŞTAY 6. DAİRE, 
E. 2004/4776, K. 2006/659, 
T. 20.2.2006 

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince 

Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: 

KARAR : Dava, İstanbul, Tuzla İlçesi, ... Mahallesi, 1 pafta, 223 sayılı parselde bulunan ruhsatsız yapının 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yıkımı ile 42. maddeye göre 35.000.000.000.-lira para cezası verilmesine ilişkin 15.4.2002 günlü, 282 sayılı belediye encümeni kararının iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen raporun dosyada yer alan bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu parseli de kapsayan 187, 6071, 6072, 6073, 6074, 199, 202, 203, 222, 223, 225 ve 226 sayılı parseller üzerinde çelik konstrüksiyon olan beton panel+demir doğrama duvarlarla çevrilmiş üstü ondüle çatı örtüsüyle kaplı yaklaşık 7000 m2 alanlı endüstri yapısı olduğu, yapının bir kısmının dava konusu işlemde belirtilen parsel üzerine oturduğu, tesislerin gerek niteliği gerekse ekonomik değeri itibariyle geçici nitelikte olmadığı, yapının İstanbul İmar Yönetmeliği'nin 6.35 maddesinde tanımlanan şantiye binası kapsamına girmediği gibi Yönetmeliğin 6.34 maddesinde belirtilen müştemilat niteliği de taşımadığı, ruhsata tabi olmayan yapılar içerisinde yer almadığı, imar planında ayrıldığı fonksiyon itibariyle ruhsata bağlanma olanağının bulunmadığı, tesis edilen işlemin yıkıma ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmediği; dava konusu işlemin para cezasına ilişkin bölümüne gelince, anılan parseller üzerine yapılmış yaklaşık 7000 m2 alanı kapsayan tek bir yapının olması karşısında 3194 sayılı Yasanın 42. maddesi uyarınca tek bir yapı için yalnızca bir para cezası verilmesi gerekirken her bir parsel yönünden ayrı ayrı para cezası verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın yıkıma ilişkin kısmının reddine, dava konusu işlemin para cezası yönünden iptaline karar verilmiş; bu karar taraflarca temyiz edilmiştir. 

SONUÇ : Dava konusu işlemin para cezasına yönelik kısmının iptali, davanın yıkıma ilişkin kısmının reddi yolundaki temyize konu İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 20.11.2003 günlü, E:2002/768, K:2003/1505 sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, bozma istemi yerinde görülmeyerek anılan mahkeme kararının onanmasına, fazla yatırılan 15,30'ar YTL harcın temyiz isteminde bulunanlara iadesine, dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine 20.2.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.