Aile Hekimi İhtar Puanı İptal Davası

Aile Hekimi İhtar Puanı İptal Davası

09-06-2020
Aile Hekimi İhtar Puanı İptal Davası

Aile Hekimliği İhtar Puanına İtiraz

Aile hekimliği ihtar puanına itiraz aile hekimlerinin hukuki statüsü gereği idari yargının görev alanına girmektedir. Nitekim aile hekimliği kamu görevi olup aile hekimlerine verilen cezalara karşı idare mahkemesinde iptal davası açılabilecektir. Aile hekimliği sözleşme ve uygulama yönetmeliği ek 2 de yer alan fiilleri işleyen aile hekimlerine ihtar ceza puanı verilecek ve bu ihtar ceza puanlarına karşı idari yargıda iptal davası açılabilecektir. Aile hekimlerinin hukuki statüsü ve ihtar ceza puanları hakkında ayrıntılı bilgi için aile hekimlerinin hukuki statüsü başlıklı makalemizi okumanızı tavsiye ederiz.

Aile Hekimliği İhtar Puanına İtiraz Davası Zamanaşımı

Aile hekimliği ihtar puanına itaraz davasında dava ihtar puanının aile hekimine tebliğinden itibaren 60 gün içinde açılmalıdır. Nitekim aile hekimliği ihtar puanı işlemi bir idari işlemdir ve idari işlemlere karşı açılacak davalarda dava süre aşımı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 60 gündür. Dava 60 gün içinde açılmaz ise ihtar puanı kesinleşir ve bir daha idari yargıda iptal davası açılamaz.

Aile Hekimliği İhtar Puanına İtiraz Davası Nerede Açılır

Aile hekimliği ihtar puanına itaraz davası ihtar puanının verildiği yer mahkemesinde açılacaktır. Nitekim ihtar puanı Eskişehir Valiliği tarafından verilmiş ise bu durumda dava Eskişehir idare mahkemesinde açılacaktır. Zira yetkili mahkeme idari işlemi yapan yardeki idare mahkemesi olacaktır.

Aile Hekimliği İhtar Puanına İtiraz Davasında Görevli Mahkeme

Aile hekimliği ihtar puanına itaraz davasında görevli mahkeme idari işlemin iptali davasına bakmakla kanun gereği görevlendirilmiş mahkeme olan idare mahkemesi olacaktır. Zira idare mahkemesi 2577 sayılı idari yargılama usulü kanununa göre idari işlemin iptali davalarında görevli mahkeme olup dava idare mahkemesinde açılacaktır. Nitekim aile hekimliği ihtar puanına ilişkin işlem bir idari işlem olup idari işlemin iptali idare mahkemelerinde açılır.

Aile Hekimliği İhtar Puanına İtiraz Davasında Duruşma Olur mu

Aile hekimliği ihtar puanına itaraz davası idari işleme karşı idare mahkemesinde açılan bir davadır ve bu tür davalarda duruşma yapılması ihtiyaridir. Anlaşılacağı üzere talep yoksa duruşma da düzenlenmeyecektir. Taraflar duruşma yapılmasını istiyor iseler mahkemeden talep etmelidirler. Mahkeme talep olmadan duruşma düzenleyemez. Talep varsa artık duruşma düzenlemek zorunda olup mahkemenin bu durumda takdir yetkisi bulunmamaktadır.

Aile Hekimliği İhtar Puanına İtiraz Davasında Yürütme Durdurma Talep Edilir mi

Aile hekimliği ihtar puanına itaraz davasında yürütme durdurma da talep edilebilir. Yürütme durdurma ayrı bir dava değildir ve sadece idari işlemin iptali davalarında talep edilir. İhtar puanına itiraz davası idari işleme karşı açılan bir dava olduğundan mütevellit davada yürütme durdurma da talep edilebilir. Ancak yürütme durdurma talep eden davacının yürütme durdurma harcını da yatırması şarttır.  

Aile Hekimliği İhtar Puanına İtiraz Davasında Harç ve Masraflar

Aile hekimliği ihtar puanına itaraz davasında davacının dava açtığı esnada harç ve masrafları da mahkeme veznesine yatırması şarttır. Harç ve masraflar yatırılmamış ise mahkeme davacıya 30 gün süre verir. Bu süre içinde tamamlanmayan harç ve masraflar varsa bu durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.

Aile Hekimi İhtar Puanı Mahkeme Kararı

ANKARA 11. İDARE MAHKEMESİ

ESAS  NO  : 2019/...
KARAR NO    : 2020/...

DAVACI    : ...
 
VEKİLİ    : AV....

DAVALI    :  ANKARA VALİLİĞİ
 
VEKİLİ    : Av...

DAVANIN ÖZETİ    : Ankara  İli, ...  Aile Sağlığı  Merkezi'nde Aile  Hekimi olarak görev yapan davacı tarafından, ... tarihinde yapılan denetimde görev  yerinde  olmadığından bahisle, Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği Ek-2 Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puan Cetveline göre 10 (on) İhtar Puanı ile tecziyesine ilişkin olarak tesis edilen Ankara Valiliğinin ... tarih ve ...sayılı  işleminin;  üyesi  olduğu  sendikanın  almış  olduğu karar doğrultusunda işe gitmediği, Anayasa ve yasalarda Devlet memurunun Sendikaya üye olmasını engelleyen hiçbir düzenleme bulunmadığı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları kapsamında fiilinin sendikal  ve  demokratik  hakların  kullanılması niteliğinde olduğu, nöbete gitmeme eyleminin sendikal faaliyet kapsamında gerçekleştirilmiş olması nedeniyle herhangi bir  ceza  yaptırımı  uygulanamayacağı,  ayrıca  tesis edilen işlemin  usul kurallarına ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek  iptali istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Sağlık hizmetinin  aksatılmadan  yürütülebilmesi  ve  yetersiz  olan  hekim kaynağının en verimli ve etkin şekilde kullanılabilmesini teminen aile hekimlerine ve aile sağlığı elemanlarına 657 sayılı Kanunun ek 33 üncü maddesinde belirtilen yerlerde nöbet görevi verilebilmesine imkan sağlandığı, söz konusu sendikal eylem kararlarının  vatandaşın  temel  haklardan olan sağlık hakkını engellediği, kamu hizmetini sekteye uğrattığı, usule uygun yürütülen soruşturma sonucu fiilin sübut bulması üzerine valilik oluru ile söz konusu cezanın tesis edildiği ve hukuka uygun olduğu  belirtilerek davanın reddi  gerektiği savunulmaktadır. ...

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 51. maddesinde; "Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek  için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma  ve  üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir. Hiç kimse bir  sendikaya  üye  olmaya  ya  da  üyelikten ayrılmaya zorlanamaz." hükmüne yer verilmiş olup, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 22. maddesinde:   "Devlet   memurları,   Anayasada  ve   özel   kanununda   belirtilen   hükümler uyarınca sendikalar ve üst kuruluşlar kurabilir ve bunlara üye olabilirler" hükmüne, 90.maddesinin son fıkrasında; "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası  ile  Anayasa  Mahkemesine  başvurulamaz.  Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi  nedeniyle  çıkabilecek  uyuşmazlıklarda  milletlerarası andlaşma  hükümleri esas  alınır." hükmüne yer verilmiştir.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin dernek kurma ve toplantı özgürlüğünün düzenlendiği 11.maddesinde; herkesin asayişi bozmayan toplantılar yapmak, dernek kurmak, ayrıca çıkarlarını korumak için başkalarıyla birlikte sendikalar kurmak ve sendikalara  katılmak  haklarına  sahip olduğu, bu hakların kullanılmasının, demokratik toplumda zorunlu tedbirler  niteliğinde  olarak,  ulusal güvenliğin, kamu emniyetinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının  hak  ve özgürlüklerinin  korunması  amaçlarıyla ve ancak yasayla sınırlandırılabileceği, bu maddenin, bu hakların kullanılmasında silahlı kuvvetler, kolluk mensupları veya devletin idare mekanizmasında görevli olanlar hakkında meşru sınırlamalar konmasına engel olmadığı  kuralına yer verilmiştir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 15.09.2009 tarihli, Kaya ve Seyhan-Türkiye kararında (application no. 30946/04); Eğitim-Sen  üyesi  öğretmenlere,  11.12.2003  tarihinde  KESK’in çağrısına uyarak, parlamentoda tartışılmakta olan kamu yönetimi kanun tasarısını protesto  etmek üzere düzenlenen bir günlük ulusal eyleme katılmaları nedeniyle 11.12.2003 tarihinde göreve gelmedikleri için uyarma cezası verilmesinin, her ne kadar bu ceza çok küçük olsa da, sendika üyelerinin çıkarlarını korumak için meşru grev ya da eylem günlerine katılmaktan vazgeçirecek bir nitelik taşıdığı, öğretmenlere verilen disiplin  cezasının  "acil bir  sosyal  ihtiyaca"  tekâbül etmediği ve bu nedenle "demokratik bir toplumda gerekli" olmadığı sonucuna varmış,  ve  davada, başvuranların AİHS’nin 11.maddesi anlamında gösteri yapma özgürlüğünü etkili  bir  şekilde kullanma  haklarının  orantısız  olarak  çiğnendiği gerekçesiyle  Avrupa  İnsan  Hakları Sözleşmesinin 11. maddesinin ihlal  edildiğine karar vermiştir.
5258 Sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 5.maddesinde; "...Aile  hekimliği  hizmetleri ücretsizdir; acil haller hariç, haftada kırk saatten az olmamak kaydı ile Bakanlıkça belirlenen  kıstaslar çerçevesinde ilgili aile hekiminin talebi ve o yerin sağlık idaresince onaylanan çalışma saatleri içinde yerine getirilir. (Ek cümle: 10/9/2014-6552/117 md.)  Türkiye  Halk  Sağlığı Kurumunca belirlenen aile sağlığı merkezlerinde çalışma saatleri dışında, aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları ile gerektiğinde Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşları personeline nöbet görevi verilebilir. ..." hükmüne, 6.maddesinde; "Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları, mevzuat ve sözleşme hükümlerine uygunluk ile diğer konularda Bakanlık, ilgili mülkî idare ve sağlık idaresinin denetimine tâbidir. Aile hekimi ve aile sağlığı  çalışanları,  görevleriyle  ilgili  ya  da  görevleri başında işledikleri veya kendilerine karşı işlenen suçlarda Devlet memurları gibi kabul edilir. Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanları, 3628 sayılı Mal Bildiriminde  Bulunulması,  Rüşvet  ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu gereğince mal  bildiriminde  bulunmakla  yükümlüdür"  hükmüne yer verilmiştir.
Aile Hekimliği Ödeme Ve Sözleşme Yönetmeliğinin 14.maddesinin birinci fıkrasında; Ek (2)’de yer alan fiilleri işleyen sözleşmeli aile hekimlerine ve aile sağlığı elemanlarına ilgili vali yardımcısı tarafından, tespitin Bakanlık veya Türkiye Halk Sağlığı Kurumu tarafından yapılması hâlinde ise Türkiye Halk Sağlığı Kurumunca, ihtar puanı gerektiren fiilin kişiye tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde alınan savunmalar uygun görülmediği takdirde fiillerine karşılık gelen ihtar puanları uygulanmak  suretiyle doğrudan yazılı  ihtar  yapılacağı,  Türkiye  Halk  Sağlığı  Kurumunca yapılan ihtarların, işlem yapılmak üzere ilgili valiliğe bildirileceği,  ikinci  fıkrasında;  ilgili  aile hekimi ve aile sağlığı elemanının, vali yardımcısının verdiği ihtara karşı, tebliğ tarihinden itibaren  yedi gün içinde valiye, Türkiye Halk Sağlığı Kurumunun verdiği ihtarlara karşı ise Bakanlık Müsteşarına itirazda bulunabileceği, itiraz mercilerinin otuz gün içinde itirazı inceleyerek karara bağlayacağı ve kararı ilgilisine yazılı olarak bildireceği, üçüncü fıkrasında; bir sözleşme dönemi içinde, verilen ihtar puanlarının iki yüz puana ulaşması hâlinde sözleşmenin vali tarafından sona erdirileceği düzenlemesine, Ek 2 sayılı aile hekimliği uygulamasında uygulanacak ihtar puanı cetvelinin 6 nolu bölümünde de: "İzinsiz işe gelmemek (işe gelmediği her gün için)" fililin  yaptırımının 10 ihtar puanı  olduğu düzenlemesine  yer verilmiştir

Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, ...Aile Sağlığı Merkezinde aile hekimi olarak görev yaptığı, ...tarihinde gerçekleştirilen denetimde mesaide olmadığının  anlaşılması üzerine bu duruma ilişkin aynı tarihli tutanak düzenlendiği, ardından davacı hakkında inceleme başlatıldığı, yapılan inceleme nedeniyle izinsiz işe gelmemek eylemi nedeniyle 10 ihtar puanı ile cezalandırılması yönünde  teklif  getirildiği,  akabinde  davacının  savunmasının  istenildiği ve savunmasının alınmasının ardından ...tarihli karar ile 10 ihtar puanı ile  cezalandırılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği, davacı  tarafından yapılan  itirazın  ...tarih ve ...sayılı Valilik işlemiyle reddedilerek aynı cezanın verilmesine karar verilmesi üzerine bu işlemin iptali  istemiyle bakılmakta olan  davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Örgütlenme özgürlüğünün, Anayasa Mahkemesi kararlarında da belirtildiği gibi, bireylerin kendi çıkarlarını korumak için kendilerini temsil eden kollektif  bir  yapı  meydana  getirecek  bir  araya gelme özgürlüğünü ifade  ettiği,  demokrasilerde  vatandaşların  bir  araya  gelerek  ortak amaçları izleyebileceği örgütlerin varlığının, sağlıklı bir toplumun önemli bir göstergesi olduğu, demokrasilerde böyle bir oluşumun, devlet tarafından saygı gösterilmesi  ve  korunması  gereken temel haklara sahip olduğu, istihdam alanında kendi üyelerinin çıkarlarının korunmasını amaçlayan örgütler olan sendikaların, bireylerin kendi çıkarlarını korumak için kolektif oluşumlar meydana getirerek bir araya gelebilme özgürlüğü olan örgütlenme özgürlüğünün çok önemli bir yönünü oluşturdukları, yine örgütlenme  özgürlüğünün,  bireylere  topluluk  halinde siyasal,  kültürel,  sosyal ve ekonomik amaçlarının gerçekleştirme olanağı sağladığı gibi, sendika hakkının da çalışanların, bireysel ve bu ortak çıkarlarını korumak amacıyla bir araya gelerek örgütlenme serbestisini gerektirmekte ve niteliğiyle bağımsız bir hak değil, örgütlenme özgürlüğünün özel bir şekli olarak görülmektedir.

Anayasamızın 51. ve 54. maddelerinde düzenlenen sendikal hak ve özgürlüklerin, benzer güvenceler getiren başta Örgütlenme Özgürlüğü Sözleşmesi ile Örgütlenme  ve  Toplu  Pazarlık  Hakkı Sözleşmesi olmak üzere ilgili Uluslararası Çalışma Örgütü Sözleşmeleri ve Avrupa Sosyal  Şartı ile tamamlanmakta olduğu, yine Anayasanın 51. maddesinin, Devlet için hem negatif hem de pozitif yükümlülükler getirdiği, bununla birlikte,  Devletin  pozitif  ve  negatif  yükümlülükleri arasında kesin ayrımlar yapmanın her zaman mümkün olmadığı, Devletin ister pozitif isterse de negatif yükümlülüğü söz konusu olsun bireyin ve bir bütün olarak toplumun  çatışan  çıkarları  arasında adil bir denge  kurulması gerekmektedir.

Sınırlanabilir bir hak olan sendika hakkının, Anayasada yer alan temel hak ve özgürlüklerin sınırlanması rejimine tabi olduğu ve Anayasanın 51. maddesinde sendika hakkına yönelik sınırlama nedenlerine yer verildiği, ancak, bu özgürlüklere yönelik sınırlamaların da bir sınırının olması gerektiğinde kuşku bulunmadığı, temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasında Anayasanın 13. maddesindeki  ölçütlerin gözönünde bulundurulması  da bir zorunludur.
Yukarıda yapılan değerlendirmeler ışığında, olayda sendikal hakkının ihlal edilip edilmediğinin  değerlendirilmesine  gelince;  kamu görevlilerinin ortak  ekonomik,  sosyal  ve mesleki hak ve çıkarlarının korunması ve geliştirilmesi için oluşturdukları sendikalar tarafından, ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve çıkarlarının ve bu kapsamda özlük ve parasal haklarının, çalışma  koşullarının korunması, iyileştirilmesi, geliştirilmesi, bu konulara dikkat çekilmesi ve kamuoyu oluşturulmasının sağlanması amacıyla aldıkları kararlar uyarınca kamu  görevlilerinin  toplantı,  gösteri ve iş bırakma eylemlerine katılmalarında demokratik bir toplumda herhangi bir sakınca bulunmadığı; anılan eylemlerin  AİHS'nin 11. maddesi kapsamında korunması  gerektiği  açıktır.

... davacının da, üyesi olduğu ... Sendikası tarafından alınan karara iştirak etmek üzere sendikal faaliyet kapsamında Aile Sağlığı Merkezine gitmeyerek sendikal faaliyete katıldığı anlaşıldığından, bu eyleminin izinsiz işe gelmemek fiili kapsamında değerlendirilemeyeceği ve sendikal faaliyet kapsamında bir fiil olarak kabulü gerektiğinden, davacının 10 ihtar puanı ile tecziye edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin İPTALİNE,

Aile Hekimine İhtar Verme Yetkisinin Zamanaşımına Uğraması

T.C.
İZMİR BÖLGE İDARE MAHKEMESİ
6. İDARİ DAVA DAİRESİ
E. 2017/917
K. 2017/963
T. 20.6.2017

Davacı:

Vekili:

Davalı:

Vekili:

• İDARİ İŞLEMİN İPTALİ DAVASI ( Sözleşmeli Aile Sağlığı Elemanının Nöbetini Tutmaması Üzerine Başlatılan İnceleme Sonucu 5 İhtar Puanı Cezası ile Tecziyesi Hakkında - Yönetmelik Uyarınca İki Ay İçinde İşlem Başlatılmaması Sebebiyle İhtar Verme Yetkisinin Zamanaşımına Uğradığının Anlaşıldığı/İşlemin İptaline Dair Kararın İsabetli Bulunduğu )
• İHTAR VERME YETKİSİNİN ZAMANAŞIMINA UĞRAMASI ( Davacının Nöbet Görevine Gitmediğinin Kuruma Yapılan Ziyarette Tespit Edilmesi Üzerine Yaklaşık 5 Ay Sonra Başlatılan Soruşturma Sonucunda Davacının Cezalandırılmasına Dair İşlem Tesis Edildiği - 2 Aylık Sürenin Geçirilmiş Olduğunun Tabii Olduğu Gerekçesiyle İşlemin İptalinin İsabetli Olduğu )
• AİLE HEKİMİNİN GÖREV YERİNDE BULUNMAMASI ( Cezalandırmaya Sebep Olan Eylemin İdarece Öğrenildiği Tarihten İtibaren İki Ay İçinde İşlem Başlatılmaması Sebebiyle İhtar Verme Yetkisinin Zamanaşımına Uğradığının Tespit Edildiği - İhtar Puanı Cezası ile Tecziyesine Dair İşlemin Hukuka Aykırı Olduğu/Aile Hekimliği Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ile Sözleşme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik )
2577/m.2
ÖZET : Dava, sözleşmeli aile sağlığı elemanı ( Aile Hekimi ) olarak görev yapan davacının nöbetini tutmaması üzerine başlatılan inceleme sonucu "5 ihtar puanı cezası" ile tecziyesine dair işlemin iptali istemine ilişkindir.

Davacının, üyesi bulunduğu sendikanın iş bırakma kararına istinaden nöbet görevine iştirak edemediğini bildirdiği ve davacının nöbet görevine gelmeme sebebinin davalı idarece kesin olarak öğrenildiği tarih nazara alındığında; eylemin tespit edilmesi üzerine yaklaşık 5 ay sonra başlatılan soruşturma sonucunda tesis edilen işlemde, Yönetmelik'te belirtilen iki ay içinde işlem başlatılmaması sebebiyle ihtar verme yetkisi zamanaşımına uğradığından, hukuka uyarlık görülmediği anlaşılmış, işlemin iptaline dair karar isabetli bulunmuştur.

İstemin Özeti : İzmir İli, ... İlçesi, 8 numaralı ... Aile Sağlığı Merkezi'nde sözleşmeli aile sağlığı elemanı ( Aile Hekimi ) olarak görev yapan davacının, 14.02.2015 tarihli Cumartesi nöbetini tutmaması üzerine başlatılan inceleme sonucu "5 ihtar puanı cezası" ile tecziyesine dair İzmir Vali Yardımcısı tarafından tesis edilen 13.01.2016 tarih ve 3585 Sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; davaya konu olayda; dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davalı idare tarafından 26.02.2015 tarihli yazıyla davacıdan 14.02.2015 Cumartesi günü nöbet yerinde olmadığının kuruma yapılan ziyarette tespit edildiği, nöbet yerinde bulunmama nedeninin sorulduğu, davacı tarafından 11.03.2015 tarihinde bu yazıya cevaben "üyesi bulunduğum sendikanın iş bırakma kararına istinaden nöbet görevine iştirak edemedim" şeklinde cevap verildiği, davacının nöbet görevine gelmeme sebebinin davalı idarece en geç 11.03.2015 tarihinde kayda giren davacıya ait cevap dilekçesiyle kesin olarak öğrenildiği, buna istinaden 07.07.2015 tarihinde davalı idare tarafından konunun incelenmesi için incelemeci görevlendirildiği ve 28.08.2015 tarihli inceleme raporunun idareye sunulması üzerine davacının yazılı savunması da alınarak davaya konu 13.01.2016 tarih ve 3585 Sayılı işlemin tesis edildiğinin görüldüğü, bu durumda, davacının 14.02.2015 tarihinde nöbet görevine gitmediğinin yine aynı kuruma yapılan ziyarette tespit edilmesi ( idarece öğrenilmesi ) üzerine yaklaşık 5 ay sonra ( 07.07.2015 tarihinde ) başlatılan soruşturma sonucunda davacının 5 İhtar Puanı Cezası ile cezalandırılmasına dair 13.01.2016 tarih ve 3585 Sayılı işlemde Aile Hekimliği Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ile Sözleşme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 14. maddesinin 6. fıkrasında belirtilen iki ay içinde işlem başlatılmaması sebebiyle ihtar verme yetkisi zamanaşımına uğradığından hukuka uyarlık görülmediği, ayrıca, davacının 14.02.2015 tarihinde nöbet görevine gitmediğinin 11.03.2015 tarihinde kayda giren davacıya ait dilekçeyle öğrenildiği kabul edilse dahi ilgili Yönetmelik'te belirtilen 2 aylık zamanaşımı süresinin geçirilmiş olduğunun tabiiolduğu gerekçesiyle davaya konu işlemin iptali yolunda İzmir 5. İdare Mahkemesi'nce verilen 08/12/2016 tarihli, E: 2016/206, K: 2016/1300 Sayılı kararın; mevzuatta belirlenen usul ve esaslara dayalı ve tamamen hukuka uygun olarak tesis edilen davaya konu işlemde yetki, şekil, sebep ve maksat unsurları bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Hükmü veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelenerek gereği görüşüldü:

KARAR : 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir.

Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.

Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." kuralına yer verilmiş; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde Bölge İdare Mahkemelerinin kararlarının tebliğini izleyen 30 gün içerisinde Danıştayda temyiz edilebileceği öngörüldükten sonra temyize tabi kararlarının hangileri olduğu sayma yoluyla sınırlanarak belirlenmiş, "temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında, "a ) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b ) Hukuka aykırı karar verilmesi, c ) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" kaldırma nedenleri olarak sayılmıştır.

Dosyadaki belgeler ile başvuru dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle; İzmir 5. İdare Mahkemesi'nce verilen 08/12/2016 tarih, E: 2016/206, K: 2016/1300 Sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun REDDİNE

Aile Hekimi İhtar Puanının İptali Kararı

T.C.
İSTANBUL BÖLGE İDARE MAHKEMESİ
3. İDARİ DAVA DAİRESİ
E. 2017/886
K. 2017/1223
T. 19.6.2017

• İDARİ İŞLEMİN İPTALİ İSTEMİ ( Davanın Yedek Nöbetçi Olduğu Halde Görev Yerinde Bulunmadığından Bahisle Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 14. Maddesi Uyarınca "5 İhtar Puanı" Cezasına Dair İşlemin İptali İstemine İlişkin Olduğu )

• İHTAR PUANI ( Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 14. Maddesi Uyarınca İhtar Puanı Gerektiren Fiilin Kişiye Tebliği Tarihinden İtibaren Yedi Gün İçinde Alınan Savunmalar Uygun Görülmediği Takdirde Fiillerine Karşılık Gelen İhtar Puanları Uygulanmak Suretiyle Doğrudan Yazılı İhtar Yapılacağı - Davacıya Verilen 5 İhtar Puanı Cezasına Dair İşlemin İptalinin İstendiği/Yerel Mahkemece Dava Konusu İşlemin İptalinin İsabetli Olduğu )
Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği/m.14

ÖZET : Dava, yedek nöbetçi olduğu halde görev yerinde bulunmadığından bahisle Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 14. maddesi uyarınca "5 ihtar puanı" cezasına dair işlemin iptali istemine ilişkindir.

Yerel mahkemece dava konusu işlem iptal edilmiş olup, karar hukuka uygun bulunduğundan davalı idarenin istinaf başvurusu reddedilmiştir.

İSTEMİN ÖZETİ : İstanbul İli, Büyükçekmece Toplum Sağlığı Merkezine bağlı Merkez Aile Sağlığı Merkezi Aile Hekimliği Biriminde Aile Hekimi olarak görev yapan davacının, 07.03.2015 tarihinde yedek nöbetçi olduğu halde görev yerinde bulunmadığından bahisle Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 14. maddesi uyarınca "5 ihtar puanı" cezası ile tecziyesine dair 13.11.2015 tarih ve 64207614/020/54119 Sayılı işlem ile 04.04.2015 tarihinde yedek nöbetçi olduğu halde görev yerinde bulunmadığından bahisle Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 14. maddesi uyarınca "5 ihtar puanı" cezasına dair 13.11.2015 tarih ve 64207614/020/54123 Sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; davaya konu işlemin iptaline dair İstanbul 8. İdare Mahkemesi'nce verilen 10/03/2017 tarih ve E:2016/755, K:2017/606 Sayılı karara karşı davalı idare tarafından; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu iddialarıyla istinaf yoluna başvurulmaktadır.

SAVUNMANIN ÖZETİ: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR : Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdare Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:

2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 Sayılı Kanun'un 19. maddesiyle değişik 45. maddesinin 3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.” hükmü yer almaktadır.

SONUÇ : Dava dosyasının incelenmesi sonucunda, istinaf başvurusuna konu mahkeme kararı hukuka uygun bulunduğundan ve başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden istinaf başvurusunun reddine, istinaf yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına ve bu safhada tahsil edilen yargılama giderlerinden kullanılmayan kısmın ilgilisine iadesine kesin olarak, 19.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE İDARE MAHKEMESİ
3. İDARİ DAVA DAİRESİ
E. 2017/886
K. 2017/1223
T. 19.6.2017

Davacı:
Vekili:
Davalı:
Vekili:

İDARİ İŞLEMİN İPTALİ İSTEMİ ( Davanın Yedek Nöbetçi Olduğu Halde Görev Yerinde Bulunmadığından Bahisle Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 14. Maddesi Uyarınca "5 İhtar Puanı" Cezasına Dair İşlemin İptali İstemine İlişkin Olduğu )
İHTAR PUANI ( Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 14. Maddesi Uyarınca İhtar Puanı Gerektiren Fiilin Kişiye Tebliği Tarihinden İtibaren Yedi Gün İçinde Alınan Savunmalar Uygun Görülmediği Takdirde Fiillerine Karşılık Gelen İhtar Puanları Uygulanmak Suretiyle Doğrudan Yazılı İhtar Yapılacağı - Davacıya Verilen 5 İhtar Puanı Cezasına Dair İşlemin İptalinin İstendiği/Yerel Mahkemece Dava Konusu İşlemin İptalinin İsabetli Olduğu )
Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği/m.14

ÖZET : Dava, yedek nöbetçi olduğu halde görev yerinde bulunmadığından bahisle Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 14. maddesi uyarınca "5 ihtar puanı" cezasına dair işlemin iptali istemine ilişkindir.

Yerel mahkemece dava konusu işlem iptal edilmiş olup, karar hukuka uygun bulunduğundan davalı idarenin istinaf başvurusu reddedilmiştir.

İSTEMİN ÖZETİ : İstanbul İli, ... Hekimliği Biriminde Aile Hekimi olarak görev yapan davacının, 07.03.2015 tarihinde yedek nöbetçi olduğu halde görev yerinde bulunmadığından bahisle Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 14. maddesi uyarınca "5 ihtar puanı" cezası ile tecziyesine dair 13.11.2015 tarih ve 64207614/020/54119 Sayılı işlem ile 04.04.2015 tarihinde yedek nöbetçi olduğu halde görev yerinde bulunmadığından bahisle Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 14. maddesi uyarınca "5 ihtar puanı" cezasına dair 13.11.2015 tarih ve 64207614/020/54123 Sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; davaya konu işlemin iptaline dair İstanbul 8. İdare Mahkemesi'nce verilen 10/03/2017 tarih ve E:2016/755, K:2017/606 Sayılı karara karşı davalı idare tarafından; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu iddialarıyla istinaf yoluna başvurulmaktadır.

SAVUNMANIN ÖZETİ: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR : Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdare Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:

2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 Sayılı Kanun'un 19. maddesiyle değişik 45. maddesinin 3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.” hükmü yer almaktadır.

SONUÇ : Dava dosyasının incelenmesi sonucunda, istinaf başvurusuna konu mahkeme kararı hukuka uygun bulunduğundan ve başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden istinaf başvurusunun reddine, istinaf yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına ve bu safhada tahsil edilen yargılama giderlerinden kullanılmayan kısmın ilgilisine iadesine kesin olarak, 19.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.
DANIŞTAY
2. DAİRE
E. 2019/1697
K. 2019/5915
T. 6.11.2019

Davacı:
Vekili:
Davalı:
Vekili:

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava Konusu İstem : Dava; … Toplum Sağlığı Merkezine Bağlı … Aile Sağlığı Merkezinde Aile Hekimi olarak görev yapan davacının, Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puan Cetveli'nde yer alan "İş arkadaşları ve hizmet alanlara hakarette bulunmak ya da bunları tehdit etmek" fiilini işlediğinden bahisle 20 ihtar puanı cezası ile tecziyesine ilişkin 08/11/2013 günlü, 33791 Sayılı işlem ile bu işleme yapılan itirazın reddine dair … günlü, … esas ve … karar sayılı İl İdare Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: … İdare Mahkemesince Danıştay İkinci Dairesinin 18/04/2018 günlü, E:2017/3577, K:2018/2657 Sayılı bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararla, 15/02/2013 günü meydana geldiği iddia edilen "İş arkadaşları ve hizmet alanlara hakarette bulunmak ya da tehdit etmek" olayıyla ilgili … Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Bürosu'nun "Soruşturma izni verilmesi" konulu … günlü, Sor. No:… sayılı yazısının 12/04/2013 tarihinde İl Sağlık Müdürlüğü kayıtlarına girdiği ve bu tarihte davalı idarenin olaydan haberdar olduğu, 16/05/2013 tarihi itibarıyla incelemenin başlatıldığı ve 15/07/2013 tarihinde tamamlandığı, inceleme raporunda getirilen teklife istinaden davacının 08/11/2013 günlü, 33791 Sayılı işlemle (20) yirmi ihtar puanı ile cezalandırıldığı, böylece Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 14. maddesi, 6. fıkrasında öngörülen, "fiilin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren gerekli işlemlerin en geç altı ay içinde sonuçlandırılması"na ilişkin zamanaşımı süresinin geçirilmiş olduğu, ilgili mevzuatta öngörülen (6) altı aylık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra davacıya verilen ihtar puanı cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:

Davalı idare tarafından, uyuşmazlıkta ceza verme zamanaşımının bulunmadığı, Aile Hekimliği Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ile Sözleşme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin Ek (2) sayılı İhtar Puanı Cetvelinde yer alan "İş arkadaşları ve hizmet alanlara hakarette bulunmak ya da bunları tehdit etmek" maddesi uyarınca 20 ihtar puanı ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.

DAVACININ CEVABI: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İkinci Dairesi'nce, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

KARAR : HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Davalı idare harçtan muaf olmalarına rağmen Mahkeme kararında aleyhlerine harca hükmedildiğini ve kararın bu yönden de bozulmasını istemekte ise de; davada haksız çıkması nedeniyle yükletilen yargılama giderleri içinde yer alan harç tutarının davalı idare tarafından karşı tarafa ödenmesi davalı idarenin mahkeme kararı ile harç mükellefi haline getirildiği anlamını taşımayacak olup, yargılama giderleri içinde yer alan harçlar, davalı idareden harç mükellefi olduğu için değil, davada haksız çıktığı ve yargılama giderlerini haklı çıkan tarafa ödemeye mahkum olduğu için alınacağından; kararın, davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine ilişkin kısmının da bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmamaktadır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;

1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,

2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın yukarıda yer alan açıklama eklenmek suretiyle ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,

4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

5. 2577 Sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Aile Hekimliği Sözleşme Feshi

Danıştay 5. Daire Başkanlığı    
2016/246 E. 

Temyiz İsteminde Bulunan ve
Yürütmenin Durdurulmasını İsteyen (Davalı) :
Vekili :

Karşı Taraf (Davacı) :
Vekili :

İsteğin Özeti : Antalya Konyaaltı 033 Nolu Aile Hekimliği biriminde Aile Hekimi olan davacının, bir sözleşme dönemi içinde, verilen ihtar puanlarının yüz puana ulaştığı gerekçesiyle aile hekimliği sözleşmesinin feshedilerek bir yıl süre ile aile hekimi olamamasına ilişkin Antalya Halk Sağlığı Müdürlüğü'nün 08.06.2015 tarih ve 2162 sayılı işleminin iptali yolunda Antalya 3. İdare Mahkemesince verilen 24/11/2015 günlü, E:2015/978; K:2015/1536 sayılı kararın; temyizen incelenerek bozulması ve yürütülmesinin durdurulması istenilmektedir.

Danıştay Tetkik Hâkimi : Bekir Şimşek
Düşüncesi : İdare Mahkemesi kararının yürütülmesinin durdurulması yolundaki istemin reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince işin gereği düşünüldü:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususlar, Antalya 3. İdare Mahkemesince verilen 24/11/2015 günlü, E:2015/978; K:2015/1536 sayılı kararın; yürütülmesinin durdurulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, yürütmenin durdurulması isteminin reddine, 03/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İdari Dava Avukatı Hukuki Değerlendirme

İdari dava avukatı- aile hekimliği ihtar puanına itiraz için ihtar puanının tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde idari yargıda ihtar puanı iptal davası açılması şarttır. Aksi durumda ihtar ceza puanı kesinleşir ve aile hekiminin ihtar ceza puanı toplam 200 puandan düşürülür. Bunun önüne geçilmesi için gerekçeli savunmalar ile birlikte yapılacak idare mahkemesi başvurusu ile bu durum ortadan kaldırılmaktadır. İdare hukuku uzmanlık gerektiren bir alan olduğundan bahisle davanın açılması esnasında ve yönetilmesinde sürelere dikkat edilmesi ile gerekçelerin belirtilmesine özen gösterilmesi şarttır. 

Kategoriler

  • İdare Hukuku

  • Tıp Hukuku

  • Polis, Asker Ve Memur Hukuku

  • Bilişim Hukuku

  • Boşanma Ve Nafaka Hukuku

  • Tazminat Hukuku

  • İş Hukuku

  • Ceza Hukuku

  • Ticaret Hukuku

  • Miras Hukuku

  • Sağlık Turizmi Hukuku

  • Tüketici Hukuku


İlgili Bloglar







DİĞER BLOG YAZILARIMIZ


Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Cezası Nedir?
Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Cezası Nedir?

Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma cezası TSK Disi...

Devamı
DİSİPLİN CEZALARININ YERİNE GETİRİLME ŞEKİLLERİ NELERDİR?
DİSİPLİN CEZALARININ YERİNE GETİRİLME ŞEKİLLERİ NELERDİR?

Subay yedek subay dahil, astsubaylar, uzman erbaşl...

Devamı
Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Cezaları Nelerdir?
Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Cezaları Nelerdir?

Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Cezaları, 6413 Sa...

Devamı
Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Suç ve Cezaları Nelerdir?
Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Suç ve Cezaları Nelerdir?

Yükseköğretim kurumları öğrencilerine verilecek di...

Devamı
Mil Hukuk ve Danışmanlık