Hukuki Muhakeme Nedir?

Hukuki Muhakeme Nedir?

27-01-2020
Hukuki Muhakeme Nedir?

Hukuki Muhakeme Nedir

Muhakemeyi genel olarak tanımlayacak olursak, bir hukuki uyuşmazlığın yargısal çözümünde, bu çözüme katılan organlar ve süjeler tarafından yapılan işlemlerin bütünüdür. Muhakeme hukuku ise, muhakemeyi oluşturan işlemleri düzenleyen hukuk normlarının bütününü ifade eder. Her muhakeme hukuku, bir maddi hukuk dalının gerçekleşmesini sağlar ve genel bir kavram olmakla birlikte kamu hukukuna aittir. Medeni muhakeme hukuku, özel hukuk ilişkilerindeki uyuşmazlıkların nasıl çözümleneceğini düzenler ve taraf iradesinin geçerli olduğu bir daldır, talebe bağlıdır. Ceza muhakemesi hukuku ise cezai uyuşmazlıkları konu edinir ve belli istisnalar hariç olmak üzere taraf iradesinin geçerli olmadığı bir daldır. Bu nedenle açılan her ceza davası (şahsi dava yeni yasaya alınmadığından) kamu davası adını alır. Muhakeme, bir anlamda yargı yetkisinin paylaşımını ifade eder. Ceza muhakemesi suçlu, şüpheli ve masum ayrımı yapmaksızın herkese uygulanabilen birtakım katı normlar içerir. Bir ceza muhakemesi normunun masum kişilere uygulanma olasılığı oldukça yüksektir ve bu nedenle ceza muhakemesi kanununa “masumların kanunu”, ceza kanununa ise “suçluların kanunu” denir. Zira ceza muhakemesi sonucunda ancak ve ancak kişinin suçlu olduğu tespit edildiği nispette ceza kanunu uygulama alanı bulur.
Muhakeme sürecinde maddi hukuka dayanılır. Ceza muhakemesi de maddi ceza hukukuna dayanmaktadır. Ceza hukuku ile ceza muhakemesi hukuku birbirinden ayrı disiplinlerdir ancak birbiriyle çok sıkı ilişkisi olan iki kamu hukuku dalıdır. Ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku, tarihî gelişimlerine bakıldığında ayrım açısından çok geç ve yavaş bir gelişim göstermiştir. Uzun süre iki hukuk dalı bir bütün oluşturacak şekilde birbirleriyle karıştırılmıştır. Ceza muhakemesi hukuku, bir fiilin suç olup olmadığı ve eğer suç ise suç isnat edilen kişinin suçlu olup olmadığının araştırılmasının yargılama organı tarafından muhakeme kurallarına göre tespit edilmesi sürecinin izlenmesi anlayışının yerleşmesiyle birlikte ceza hukukundan ayrılmıştır. Zira ceza hukuku hangi fiillerin suç sayılacağı ve suç sayılabilmesi için hangi şartların bir arada bulunması gerektiği hususlarıyla ilgili olarak kabul edilen normlar bütünüdür. Ceza muhakemesi hukuku ise devlet organlarından yargılama organının, ceza normunun ihlal edilip edilmediği, ihlal edildiyse hangi cezanın verilmesi gerektiğini araştırmaya yönelik faaliyetlerinin biçimini, zamanını, türünü düzenleyen normları ifade eder. Ceza muhakemesi hukuku; iddia, savunma ve yargılama görevlerinden oluşan ve muhakeme adı verilen faaliyetlerin kolektif olarak yapılmasını düzenler. Ceza normuyla muhakeme normunun ulaşmak istedikleri amaçları farklı olduğundan, ikisinin ayırt edilmesi gerekir. İki normun birbirinden ayrılmasında kodifiye edilmiş olan ceza kanunu ile ceza muhakemesi kanunu yol gösterici olur. Bir norm CMK’da ise muhakeme normu; TCK’da ise maddi ceza normudur. Ancak yapılan bu ayrımı her zaman doğru sonuca götürmeyebilir. Örneğin: TCK’da yer alan bir hüküm, yabancı ülkede işlenen suçların faillerinin Türkiye’de yargılanabilmesi için Türkiye’de bulunmaları koşulunu aramaktadır. Bu husus her ne kadar TCK’da düzenlenmiş olsa dahi, ceza normu olmaktan çıkmış ve muhakeme normu hâlini almıştır. Muhakeme normu ile maddi ceza normunu ayıran, bu normların amacının farklı olmasıdır. Eğer bir norm suç nevilerini belirtiyorsa veya failin cezai sorumluluğunun, kusur sorumluluğunun ne olacağını öngörüyorsa maddi ceza normudur. Eğer bir norm devletin cezalandırma yetkisinin ne zaman dolduğunu, ne zaman değiştiğini, ne zaman sona erdiğini genel ve özel şartlarını belirterek açıklıyorsa, muhakeme normudur. Muhakeme bir şüpheyle ortaya çıkar. Örneğin: Şikayet, ihbar yahut re’sen araştırma sonucu edinilen bir bilgi. Savcı bir suç işlendiğine ilişkin haberdar olduğu anda soruşturma evresi başlar. Savcının emrinde kolluk araştırması yapılır ve adli kolluk bu evrede savcıya bağlıdır. Eğer sadece hakimin verebileceği bir karar var ise sulh ceza hakimi yetkilidir. Dolayısıyla soruşturma evresinde savcı, savcıya bağlı olan kolluk ve sulh hakimliği yer alır. Suç ihbarı, şikayeti veya doğrudan doğruya kolluğun görevini yerine getirmesi sonucu suç işlendiğine ilişkin haber alındıktan sonra soruşturma evresi izlenir. Savcı, araştırmasını temel bir soruya cevap arayarak gerçekleştirir: Kamu davası açmayı gerektirecek suç şüphesinin bulunup bulunmadığı. Buna cevap bulmak için ise iki temel sorunun cevaplanması gerekir: Suç sayılan bir fiil işlendiği yönünde yeterli şüphenin olup olmadığı ve eğer delillere dayanan yeterli bir şüphe görülürse, bu suçun şüpheli sayılan kişi tarafından işlenip işlenmediğine ilişkin yeterli bir şüphenin olup olmadığı. Bu araştırma esnasında hukuk normları dışına çıkılamaz. Eğer suç sayılan bir fiilin varlığı ve bu fiilin şüpheli sayılan kişi tarafından işlendiğine ilişkin yeterli şüphe görülürse iddianame hazırlanır. Soruşturma safhası sonunda savcı her iki soruya da olumsuz cevap alırsa kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verir. Kovuşturmaya yer olmadığı kararı sonucunda muhakeme sona ermiş olur. Eğer savcı iddianame hazırlamışsa ve bunu yetkili mahkemeye vermişse ara muhakeme başlar. İddianame kabul edildiği anda kamu davası açılmış olur. Kamu davası açıldığı anda kovuşturma evresi de başlamış olur. Kovuşturma evresi eski yasada hüküm verildiği anda bitmekteydi ancak yeni yasa, kovuşturma evresinin olağan kanun yollarının tükendiği anda bittiğini kabul etmektedir. Buna göre, CMK md. 253’te sayılan nihai karar denilen beraat, mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı kararı, davanın reddi, davanın düşmesi kararları verildiği anda hüküm tesis edilmiş olur ancak kovuşturma evresi henüz sona ermez. Kovuşturma evresi hâlen devam ettiği müddetçe infaza geçilmesi mümkün değildir. İnfaz ancak kovuşturma bittiği anda gerçekleştirilebilir ve karar veren mahkemenin gözetiminde infaz süreci gerçekleştirilir ve infaz savcılığınca yürütülür. Kovuşturma evresi de kendi içerisinde ara muhakemenin konusu olan iddianamenin kabulü ve duruşma hazırlığı, duruşma evresi ve son karar evresi olmak üzere üçe ayrılır. İddianamenin kabulünde hakimlik yetkilidir ve mahkeme ara muhakeme evresine geçilmesi bakımından yetkili değildir. Duruşma evresi tam yargılamanın olduğu ve iddia, savunma ve yargılama makamının bir arada yer alması gereken evredir. Bu üç makamdan birinin yokluğu muhakemeyi sakatlar. Son karar evresi, duruşmayı gerçekleştiren mahkemede görevli hakimler tarafından gerçekleştirilir. Belli kurallara göre duruşmalardan çıkan sonuçlar değerlendirilerek kişinin mahkumiyetine, beraatine yahut başkaca hususlara karar verilen aşamadır. Soruşturma evresinde yargılama yoktur. Yargılama, kovuşturma evresiyle başlar. Soruşturma süresince savcının suça ve suçluya ilişkin şüphelerinin giderilmesi söz konusudur. Bu şüphenin kuvvetlendirilmesi veya ortadan kaldırılması için bir hakimlik makamı kararına ihtiyaç olursa (tutuklama, arama, yakalama gibi), henüz suçlu olup olmadığı belli olmayan kişiye yapılan hukuki müeyyideler hakkında hakim tarafından karar verilmelidir. Savcının talebi olmadan sulh hakimliği re’sen tutuklama yahut yakalama gibi kararlar veremez. Zira soruşturma evresinde verilen karar her ne olursa olsun, kişinin bu suçu işleyip işlemediğine ilişkin herhangi bir yargılama henüz başlamamıştır ve yetkili hâla savcıdır.

Kategoriler

  • İdare Hukuku

  • Tıp Hukuku

  • Polis, Asker Ve Memur Hukuku

  • Bilişim Hukuku

  • Boşanma Ve Nafaka Hukuku

  • Tazminat Hukuku

  • İş Hukuku

  • Ceza Hukuku

  • Ticaret Hukuku

  • Miras Hukuku

  • Sağlık Turizmi Hukuku

  • Tüketici Hukuku


İlgili Bloglar







DİĞER BLOG YAZILARIMIZ


Mala Zarar Verme Suçu
Mala Zarar Verme Suçu

Mala zarar verme suçu suç faili açısından herhangi...

Devamı
Şantaj Suçu ve Cezası (TCK 107)
Şantaj Suçu ve Cezası (TCK 107)

Şantaj Suçunun düzenlendiği 107 maddenin birinci v...

Devamı
Hakaret Davası
Hakaret Davası

Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi ...

Devamı
TRAFİK GÜVENLİĞİNİ TEHLİKEYE SOKMA SUÇU (TCK M.179-180)
TRAFİK GÜVENLİĞİNİ TEHLİKEYE SOKMA SUÇU (TCK M.179-180)

Şikayet, Uzlaşma ve Zamanaşımı, Trafik Güvenliğini...

Devamı
Mil Hukuk ve Danışmanlık