Firar Suçu

Firar Suçu

16-03-2020
Firar Suçu

Firar Suçu

Firar Etmek Ne Demek

Askeriyeden firar suçu- Askerden firar suçu- Sırf askeri suçlar kategorisinde yer alan Firar suçu 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun “Askeri Suçlar ve Kabahatler ve Cezalar” başlıklı birinci kısmının “Cürümler ve Cezaları” başlıklı üçüncü babının üçüncü faslında düzenlenmiştir. Askeri Ceza Kanununun 66. maddesinde “Firar” suçu, 67'nci maddesinde “Yabancı Memlekete Firar” suçu, 68'inci maddesinde “Mehil İçi Yakalanmakla Sona Eren Firar” suçu, 69'uncu maddesinde “Düşman Tarafına, Düşman Karşısında ve Mahsur Mevkiden Firar” suçu ve 70`inci maddesinde de “Sözleşerek Firar” suçu düzenlenmiştir. 
Askeri Ceza Kanunun "Firar ve Cezası" başlıklı 66'ıncı maddesinin 1'inci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen Kıt'asından veya görevi icabı bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz olarak altı günden fazla uzaklaşanlar işlemiş oldukları firar suçları doktrinde ve yargı kararlarında "basit firar" olarak nitelendirilmiştir. Görüleceği üzere firar suçunun maddi unsuru failin, askerlik yükümlülüğünden ya da görevinden kurtulmak amacıyla görevli bulunduğu birliğinden izinsiz olarak uzaklaşması olup ve bu durumda firar suçu oluşmaktadır. Firar suçu mazeret kabul etmeyen suçlar arasında sayılmaktadır yani askeri kişi mazereti ne olursa olsun firar oluşturan eylemleri gerçekleştirirse kanunda düzenleme altına alınan suçu işlemiş olur ve cezalandırılması gerekmektedir. 

Firar Suçunda Doğru Bilinen Yanlışlar Nelerdir

Firar suçunu işleyen kişiler ne yazık ki konu hakkında bilgisi olmayan kişilerden bilgi sahibi olmaya çalışmakta ve ne yazık ki yanlış yönlendirilebilmektedir. Firar suçunun cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıdır. Askeri suçlarda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararı verilebilmesi için 6 aydan az ceza almak gerekir ki mahkeme HAGB kararı verebilsin. Görüleceği üzere firar edip sonra da nasıl olsa düşük ceza alıyorum anlayışı yanlış bir anlayıştır. Sebebini şöyle özetleyecek olursak; Firar eden kişinin HAGB alması için yargılamada 6 ay altı hüküm tesis edilmiş olması şarttır. 6 aydan fazla cezaya hükmedilmesi durumunda HAGB kararı verilemeyeceğinden kişi mahkum olmuş olacaktır. Diyelim ki 1 yıl 1 ay mahkum olmuş olan kişi HAGB alamayacağı gibi bundan sonra devlet memuru da olamayacaktır. Nitekim 657 sayılı devlet memurları kanununun 48. maddesinde kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkum olmamak şartı bulunmaktadır. Kişi askeriyeden örneğin uzman erbaşlıktan firar edip memur olmak istiyorsa bir kere 657 sayılı devlet memurları kanununun 48. maddesindeki bu hususu gözden uzak tutmamalıdır. İşte bu yüzden firar suçundan dolayı yargılama oldukça çok önemlidir. Yabana atılmaması gereken bu suçtan ötürü alınacak mahkumiyet kararı ne yazık ki sivil hayattaki yaşantıyı olumsuz yönde etkileyebilecek kapasiteye sahiptlir.

AYRINTILI BİLGİ İÇİN HUKUK BÜROMUZLA İLETİŞİME GEÇEBİLİR VE UZMAN AVUKATLARIMIZLA GÖRÜŞEBİLİRSİNİZ.

Sırf Askeri Suç Nedir?

Sırf askeri suçlar arasında yer alan Firar Suçları Askeri Ceza Kanununda düzenlenmiştir. Sırf askeri suç Askeri Yargıtay tarafından;  tüm unsurları ve cezaları yalnız Askeri Ceza Kanunu`nda yer alan, başka hiçbir ceza kanununda düzenlenmemiş olan ve yalnızca asker kişiler ve diğer askeri şahıslar tarafından işlenebilecekleri kanunlarla kabul edilen, doğrudan doğruya ve özellikle askeri menfaat ve gereklerin korunmasını amaçlayan, bu nedenle unsurlarının tamamı veya bir kısmı Türk Ceza Kanunu`nda yer alsa bile askeri suçlardan askeri itaat ve inkıyadı bozan suçlar olarak tanımlanmıştır. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere sırf askeri suçlar kategorisinde yer alan suçlar ve firar suçu sadece askeri personel tarafından işlenebilmektedir. Bu kapsamda Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde görev yapan devlet memurları ve işçileri bu suçun faili olamayacaktır. 

Firar Suçu Cezası 

Firar suçunun cezası Askeri Ceza Kanunun "Firar ve Cezası" başlıklı 66'ncı maddesinde "Aşağıda yazılı askeri şahıslar bir yıldan üç yıla kadar hapsolunur" denilerek asker kişiler tarafından işlenen firar suçunun cezasının 1 yıl ile 3 yıl arasında olduğu düzenleme altına alınmıştır. Bununla birlikte firar suçunun faili olan asker kişiler hakkında silahlı kuvvetlerden çıkarma, rütbenin geri alınması ve askeri öğrencilik hukukunu kaybettirme gibi hapis cezasının yanı sıra fer`i cezalarının uygulanması mümkün olabilir. Nitekim Askeri Ceza Kanunun "Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezası" başlıklı 30'uncu maddesine göre, "taksirli suçlardan verilen cezalar hariç olmak üzere ölüm, ağır hapis, bir seneden fazla hapis cezası ile hükümlülük halinde subay, astsubay, uzman jandarmalar ve özel kanunlarında bu cezanın uygulanacağı belirtilen asker kişiler hakkında, askeri mahkemeler veya adliye mahkemelerince asıl ceza ile birlikte Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezası da verilir. Bu husus mahkeme hükmünde belirtilmemiş olsa dahi, Silahlı Kuvvetlerden çıkarmayı gerektirir." denilerek firar suçunu işleyen asker kişi hakkında yargılama sonunda gerekli artırım ve indirimler yapıldıktan sonra bir seneden fazla hapis cezasına hükmedilmesi durumunda belirtilen 1 yıldan fazla hükümlülük kararı ile birlikte mahkeme Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma fer'i cezasına hükmetmek zorundadır, mahkemenin bu konuda takdir hakkı bulunmamaktadır. Bu husus mahkeme tarafından hükümde belirtilmemiş dahi olsa failin Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiği kesilecektir. 

Atandığı Birliğe Katılış Yapmamak Firar Suçu Sayılır mı?

Askeri Ceza Kanunun "Vazife ve memuriyetlerine gitmeyenlerin cezaları" başlıklı 65'inci maddesinin birinci fıkrasında; "Tayin olunduğu vazife ve memuriyet emrinin tebliğinden itibaren mazeretsiz hazarda 15 ve seferberlikte 6 gün içinde hareket etmiyen veya yol müddeti hariç olarak hazarda 7, seferde 3 günden fazla bir müddet yolda geçirerek vazife ve memuriyetlerine iltihak etmiyen subaylar, askeri memurlarla astsubaylar üç aya kadar ve seferberlikte üç aydan beş aya kadar hapsolunurlar" hükmü ile belirlenen sürelere içerisinde tayin olunan birliğe katılış yapmamanın cezası firar suçundan farklı olarak ayrıca düzenlenmiştir. Söz konusu hükümden de anlaşılacağı üzere suçun maddi unsuru atanma emrinin tebliğinden itibaren barışta 15 gün, seferde 6 gün içerisinde yeni görev yerine mazeretsiz hareket etmeme veya yol süresi hariç olmak üzere barışta 7 gün, seferde 3 günden fazla yolda geçirerek birliğe katılmamaktır. Suçun oluşabilmesi için diğer unsurlar ise emrin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve geçerli bir mazeretin olmaması gerekmektedir. Vazife ve memuriyete katılmama suçu da firar suçu sırf askeri suçlar içerisinde yer almasına rağmen sadece kanunda yazılan askeri personel tarafından işlenebilmektedir. Bu kapsamda suçun failleri subay, astsubay ya da askeri memur olabilir, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve erler tarafından işlenememektedir. Askeri Ceza Kanunun 65'inci maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen süreler sonunda birliğe katılmak bu suçu oluşturmakla birlikte aynı maddenin 2'nci fıkrasında belirtilen barışta 6, seferde 3 gün içinde atandığı birliğe katılış yapmayanlar hakkında, Askeri Ceza Kanunun Firar suç ve cezasını düzenleyen 66'ncı maddesi hükümlerinin uygulanacağı düzenlenme altına alınmıştır. Kısaca ifade etmek gerekirse; Askeri Ceza Kanunun 65'inci maddesinde belirtilen süreler geçtikten sonra birliğe katılış yapanlar bu madde kapsamında cezalandırılacak, bu sürelerin bitiminden itibaren TSK Personel Kanununun "Göreve atanmada başlama süresi" başlıklı 120'nci maddesinde belirtilen süreler dolmasına rağmen birliğine katılış yapmayan hakkında ise Firar suçundan cezalandırılacaktır. 

İzin Tecavüzü Suçunun Firar Suçundan Farkı Nedir?

İzin Tecavüzü suçu Askeri Ceza Kanunun 66/1-b maddesinde düzenleme altına alınmıştır. Düzenlemeye göre  Kıt'asından veya görevini yapmakta olduğu yerden izin, istirahat veya hava değişimi alarak ayrılanlardan, dönmeye mecbur bulundukları günden itibaren altı gün içerisinde özürsüz olarak gelmeyenler izin tecavüzü suçunu işlemektedirler. Suçun maddi unsuru; failin izin, istirahat veya hava değişimi alarak kıtasından ayrılarak dönmeye mecbur olduğu günden itibaren altı gün içerisinde özürsüz olarak göreve dönmemesidir. Bu suçta fail görev yaptığı kıtasından firar suçunda olduğu izinsiz olarak kaçmamakta aksine kanuni izni, istirahati veya hava değişimi sebebiyle ayrılmakta ve dönmesi gereken altı tam gün içerisinde birliğine dönmemektedir. Firar suçundan diğer bir farkı ise failin kabul edilebilir bir mazereti olmadan belirlenen gün içerisinde dönmemesiyle bu suçun oluşacağıdır. Kabul edilebilir mazeret kanunda düzenlenmemiş olmakla birlikte somut olayın özelliğine göre değerlendirilecek yerleşik yargı kararlarında da belirtildiği üzere askerlik hizmetine tercih edilebilecek derecede önemli, ağır ve kaçınılması mümkün olmayan haller mazeret olarak kabul edilecek ve izin tecavüzü suçu oluşmayacaktır. Askeri Ceza Kanunun 66/1-b maddesinde düzenleme bulan "izin tecavüzü" suçunun firar suçundan diğer bir farkı ise failin dönmesi gereken sürenin bitiminden itibaren altı tam gün içerisinde dönmemesidir. Oysa firar suçunun oluşması için yedi tam günün dolması gerekmektedir. 

Firar Suçunun Faili Kimler Olabilir?

Firar Suçu önceden bahsettiğimiz üzere sırf askeri suçlar arasında yer alıp sadece asker kişiler tarafıdan işlenmektedir. Bu sebeple suçun faili bakımından özgü suç niteliğinde olup sadece asker kişiler suçun faili olabilecektir. Burada önemli noktalardan birisi de asker kişinin tanımı ve asker sıfatının kazanılmasıdır. Asker kişi sıfatı, askerlik hizmetine salahiyetli olmak, askerliğe mutlak surette veyahut şartlı olarak elverişli olmak, yaş itibariyle askerlik çağına girmiş olmak ve askerliğe çağırılan doğumlular içinde bulunmak şeklindeki olumlu şartlar ile askerliğe engel olan sebeplerin olmaması ve askerlik çağının geçmemiş olması şeklindeki olumsuz şartların bir arada bulunması durumunda kazanılmaktadır. Yargı kararlarında da görüleceği üzere henüz asker kişi sıfatını kazanamayan (askeri liselerde eğitim gören askeri öğrenciler) ya da askerliğe elverişli olmayan kişiler bu suçun faili olamamaktadır. Nitekim Askeri Yargıtayın önceki tarihli kararlarında; "Suç tarihinde askerliğe elverişsiz olduğu saptanan faillerin asker kişi olarak kabul edilmelerinin mümkün olmaması nedeniyle, kıt'alarından veya görevleri gereği bulunmak zorunda oldukları yerlerden izinsiz olarak uzaklaşmaları nedeniyle firar suçundan dolayı cezalandırılamayacaklarını, bu kişiler yönünden firar suçunun işlenemez suç olduğu" şeklinde düzenleme ile kişinin asker kişi sayılıp sayılmacağının tespit edilerek karar verilmesi gerekliliğini ifade etmiştir. Bu sebeple firar suçu yukarıda da belirttiğimiz üzere sadece asker kişi sıfatına haiz kişilerce işlenebilmektedir. İfade edilen yerleşik yargı kararları doğrultusunda Asker kişilerden subaylar, astsubaylar, sözleşmeli subay ve astsubaylar, uzman erbaşlar, sözleşmeli erbaş ve erler, erbaş ve erler ile askeri hizmette bulundukları sürece yedek askerlerin tamamı firar suçunu işleyebilirler ve suçun faili olabilirler. 

Firar Suçunun Maddi Unsuru Nedir?

Mülga 1111 sayılı Askerlik Kanununun 12'inci maddesinde firar "askere girdikten sonra izin almaksızın savuşanlar" olarak tanımlanmaktaydı. 25/6/2019 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe giren 7179 sayılı Askeralma Kanunun "Tanımlar" başlıklı 3'üncü maddesinde ise; Firar: "Kıtasından veya görevi icabı bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz olarak altı günden fazla uzaklaşma" olarak tanımlanmıştır. 7179 sayılı Askeralma Kanunu yürürlüğe girmeden önce askere girdikten sonra izin almaksızın savuşanlar olarak yapılan tanım yeni kanunla değişerek "kıtasından veya görevi icabı bulunmak zorunlu olduğu yerden" ifadesiyle daha geniş kapsamlı ve sınırları belirlenerek düzenlenmiştir. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere Firar suçu, failin askerlik vazifesinden kurtulmak kastı ile kıtasından veya görevi icabı bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz ayrılmakla oluşmaktadır. Bu sebeple firar suçunun maddi unsuru; daha öncede ifade ettiğimiz üzere asker kişi sıfatına sahip olan faili askeri hizmete bağlayan bir bağın varlığı, Silahlı Kuvvetler ile olan bu bağın fail tarafından kesilmesi ve kanunda yazılı süre içerisinde failin geri gelmemesidir. 

Faili askeri hizmete bağlayan bağ; kıt'aya katılması ve kıt'a siciline kayıt edilmesi gerekmekte kıt'a siciline kayıt olmayan asker kişinin kıt'asından veya görevi gereği bulunduğu yerden kaçması firar olarak kabul edilmemektedir. 

Failin izinsiz olarak ayrılması; İç Hizmet Kanununun 12'nci maddesinde görevin yapılması için taktik ve idari birlikleri kapsayan ve bir kumanda altında toplanan teşkiller olarak tanımlanan kıt'asından izinsiz olarak ayrılmasıdır. Bu sebeple görev yaptığı birlikten izin alarak ayrılan asker kişi bu suçun faili olamayacaktır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken asker kişinin ne zaman izinli sayılacağıdır. Nitekim Askeri Yargıtay kararlarında asker kişilerin birliklerinden amirlerince hazırlanıp imzalanan ve bu şekilde resmiyet kazanan izin belgesinin kendilerine verilmesiyle izinli sayılacakları hüküm altına alındığından asker kişinin izin talebinde bulunması sonrasında izin verildiğini şifaen duyarak izin belgesini almadan birliğinden ayrılması ya da izin belgesi hazırlanmış olupta belge kendisine verilmeden birliğinden ayrılması durumlarında izinsiz olarak ayrılma eylemi oluşacağından kanunda belirlenen sürelerin geçirilmesi durumunda firar suçu oluşacaktır.  

Failin Görevi Gereği Bulunmak Zorunda Olduğu Yerden İzinsiz Olarak Uzaklaşması; asker kişinin görevi gereği bulunmak zorunda olduğu yer, kıt'ası dışında bağlı bulunduğu askeri kurumlar, askeri okullar, askeri eğitim birlikleri, askerlik şubesi gibi yerlerdir. Uzaklaşma, asker kişinin hizmetten kaçma niyeti aranmaksızın kasten kendisini görevi gereği bulunmak zorunda olduğu askeri kurumundaki askeri amirin nüfuzu altından uzak bulundurmasıdır. 
Failin Kanuni Süreler İçinde Dönmemesi; Sırf askeri suçlar arasında yer alan ve sadece askeri kişi sıfatı bulunanlar tarafından işlenebilen firar suçu oluşabilmesi için failin kanunda belirtilen süreler içerisinde geri gelmemesi gerekir. Öncelikli olarak firar suçunun oluşabilmesi için asker kişinin izinsiz olarak en az bir tam günden fazla süreyle kıt'asından ya da görevi gereği bulunması zorunluğu olduğu yerden uzaklaşması, ayrılması gerekmektedir. Fail eğer izinsiz olarak uzaklaşır ancak bir tam gün dolmadan geri dönerse firar suçu oluşmamakla birlikte disiplin kanunu açısından disiplin cezası karşı karşıya kalabilecektir. Askeri Ceza Kanunun Firar suçu ve cezasını düzenleyen 66'ncı maddesinin 1'incim fıkrasının a bendine göre firar suçu oluşabilmesi için failin 6 tam günden fazla firarda kalmış olması gerekmektedir. Kanunun lafzından ve yargı kararları ile doktrinden de anlaşılacağı üzere firar suçu için 6 tam günden fazla denilerek asıl ifade edilmek istenen 7 tam gün firar etmiş olmaktır. Nitekim 2016 yılı itibariyle kapatılan Askeri Yargıtay'ın ve sonrasında adli yargı mercilerince bakılan verilen istikrar kazanmış kararlarda da firar suçunun oluşabilmesi için failin firarda geçirdiği sürenin en az 7 tam gün ve yukarısı olması gerekliliği vurgulanmaktadır. Bu kapsamda eğer fail kıt'asından veya görevi gereği bulunmak zorunda olduğu yerden firar ettikten sonra 6+1 tam gün dolmadan kendiliğinden gelerek birliğine teslim olur katılışını yaparsa, eylemi firar suçunu oluşturmamakta TSK Disiplin Kanunu kapsamında disiplinsizlik oluşturur. Eğer fail kendiliğinden gelerek değilde herhangi bir şekilde yakalanırsa bu durumda da Askeri Ceza Kanunun 68'inci maddesinde düzenlenen "Mehil içerisinde yakalanmakla sona eren" firar suçundan cezalandırılır. Her iki maddenin düzenlemesinden de görüleceği üzere failin kıt'asından ya da görevi gereği bulunması zorunluğu olduğu yerden izinsiz olarak ayrılarak kanununda belirtilen 7 tam gün içerisinde kendiliğinden dönmesi ile yakalanması arasında farklılık bulunmaktadır. 

Firar Suçunun Manevi Unsur Nedir?

Sırf Askeri Suçlar içerisinde yer alan Firar suçu kasten işlenen bir suç olmakla birlikte taksirle işlenmesi mümkün değildir. Kast kavramı Askeri Ceza Kanunu dahilinde Türk Ceza Kanunundaki tanımından farklılık içermemekte özel bir düzenleme yapılmamaktadır. Firar suçunun oluşması için suçun kanunda belirtilen maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşmiş olması gerektiğinden firar eden asker kişinin bu suçu kasten işlemiş yani bilerek ve isteyerek vazifeden kurtulmak amacıyla kıt'asından, bağlı olduğu kurumdan veya görevi gereği bulunmak zorunda olduğu yerden uzaklaşmış olması gerekmektedir. Firar suçunda fiilin esası vazifeden kurtulma kastıyla hareket etmektir. Eğer asker kişinin eylemi askerlik hizmetinden uzak kalma niteliğinde değilse, eyleminde firar kastı olmayacağı için eylemi suç oluşturmaz. Nitekim Askeri Yargıtay Genel Kurulunun konu ile ilgili kararında; “Askerlik hizmet ve vazifesinden kaçmayıp emir hilafına esas kıt'ası olan Yahşiyan Depo Müdürlüğüne giden sanığın hareketinde firar kastı yoktur” şeklinde karara vararark firar suçunun oluşmadığı yönünde hüküm tesis etmiştir. Üzerinde durulması gereken diğer bir nokta ise; firar suçlarında mazeret kabul edilmeyeceğidir, nitekim annesinin hastalığı sebebiyle izin verilmediğinden bahisle firar eden sanığın annesinin hastalığının sorulmasına lüzum görülmeden hakkında karar verilmesinde, başka bir davada tanık dinlenmeden karar verilmesinde, hukuka aykırılık bulunmamıştır. 

Firar Suçunda Cezayı Ağırlatıcı Nedenler Nelerdir?

Asker Kişi sıfatına sahip kişiler tarafından işlenen firar suçunun cezaları suçu işleyen kişilerin eylemlerine, kastına, firar süresiyle ve kendiliğinden gelmiş olması veya yakalanmış olması gibi durumlara göre değişiklik göstermektedir. Kanuni düzenlemelerden de görüleceği Firar suçunu işleyen asker kişilerin eylemleri her durumda aynı derecede ve aynı şekilde sınıflandırılamamakta somut olayın koşullarına göre değişmektedir. Bu kapsamda Askeri Ceza Kanunun 66 maddesinini 2'nci fıkrasında; Suçlu, silah, mühimmat ve bunların teçhizat veya nakil vasıtalarından ve hayvanlardan birini veya ordu hizmetine tahsis edilen herhangi bir şeyi beraberinde götürmüş ise, Suçlu hizmet yaparken kaçmış ise ve Suçlu mükerrir ise firar suçundan dolayı fail hakkında hükmedilecek cezanın alt sınırının 2 yıldan az olmayacağı düzenlenmiştir. 

Firar Suçunda Cezayı Hafifletici Nedenler Nelerdir?

Ceza hukukunda olduğu gibi Askeri ceza hukukukunda da failin fiilinden ihtiyarı olarak vazgeçmesi ve gönüllü vazgeçmesi durumları firar suçunun hafifletici nedenleri arasında sayılmış ve Askeri Ceza Kanunun 73'üncü maddesinde hüküm altına alınmıştır. Söz konusu düzenlemeye göre firar eden asker kişi kaçtığından altı hafta, seferberlikte bir hafta içinde kendiliğinden geri gelirse, cezası yarısına kadar indirilebilmektedir. Kanundaki düzenlemede yarısına kadar indirmenin oranının tayini mahkemenin takdirine göre yarısına kadar indirebileceği gibi üçte bir, beşte bir, dörtte bir oranında da indirebilmektedir. İlgili maddenin ilk cümlesindeki yarısına kadar indirilir düzenlemesi ise indirimin oranın üst sınırını belirtlemektedir. 

Firar Suçu Şikayete Tabi midir?

Askeri Ceza Kanunun “Askeri Suçlarda Şikayet ve İzin” başlıklı 48'inci maddesinin 1'inci fıkrasının (A) bendi uyarınca askeri suçların takibi şikayete bağlı olmayıp şikayet süresinin geçmesi veya şikayetten vazgeçme sebebi ile ceza ve davanın düşmesi de söz konusu değildir.

Firar Suçunda Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?

Firar suçunda dava zamanaşımı, firar suçu mütemadi suç olduğu için, suçun sona erdiği andan itibaren işlemeye başlar. Firar suçunun cezasının üst sınırı 3 yıl olduğu için, firar suçunda temadinin sona erdiği andan itibaren 8 yıl geçmesiyle dava zamanaşımı süresi tamamlanır. Ceza zamanaşımı ise; firar suçundan alınan mahkumiyetin üzerinden 10 yıl geçmesiyle tamamlanır. 

Firar Suçunda Yetkili Mahkeme Neresidir?

Firar suçu Askeri Mahkemeler kapatılması sonrasında Asliye Ceza Mahkemesinde görülmektedir. Davaya bakmak yetkisi, firar suçunun işlendiği yer mahkemesine aittir. Firar suçunun işlendiği yer belli değilse, firar eden şüpheli veya sanığın yakalandığı yer, yakalanmamışsa yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Sırf Askeri Suçlar arasında yer alan firar suçunun yargılanmasında suçun maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, somut olayda nitelikli halinin varlığının değerlendirmesi uzmanlık gerektiren özel bir alan olduğundan dolayı bu davalarda tecrübeli ve bilgili askeri ceza hukuku avukatı ya da askeri ceza avukatı ile askeri avukat aracılığıyla takip edilmesi asker kişinin, firardan dolayı yargılanan sanığın yarına olacaktır. 

Kategoriler

  • İdare Hukuku

  • Askeri Ceza Hukuku

  • Tıp Hukuku

  • Polis, Asker Ve Memur Hukuku

  • Bilişim Hukuku

  • Boşanma Ve Nafaka Hukuku

  • Tazminat Hukuku

  • İş Hukuku

  • Ceza Hukuku

  • Ticaret Hukuku

  • Miras Hukuku

  • Sağlık Turizmi Hukuku

  • Tüketici Hukuku


İlgili Bloglar







DİĞER BLOG YAZILARIMIZ


Mala Zarar Verme Suçu
Mala Zarar Verme Suçu

Mala zarar verme suçu suç faili açısından herhangi...

Devamı
Şantaj Suçu ve Cezası (TCK 107)
Şantaj Suçu ve Cezası (TCK 107)

Şantaj Suçunun düzenlendiği 107 maddenin birinci v...

Devamı
Hakaret Davası
Hakaret Davası

Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi ...

Devamı
TRAFİK GÜVENLİĞİNİ TEHLİKEYE SOKMA SUÇU (TCK M.179-180)
TRAFİK GÜVENLİĞİNİ TEHLİKEYE SOKMA SUÇU (TCK M.179-180)

Şikayet, Uzlaşma ve Zamanaşımı, Trafik Güvenliğini...

Devamı
Mil Hukuk ve Danışmanlık