Terk Nedeniyle Boşanma

Terk Nedeniyle Boşanma

24-01-2020
Terk Nedeniyle Boşanma

Terk Nediyle Boşanma

Terk nedeniyle boşanma, terk sebebiyle boşanma Türk Medeni Kanununda düzenlenmiştir. Terk nedeniyle boşanma davası özel boşanma sebepleri içerisinde yer almaktadır. Terk nedeniyle boşanma aynı zamanda mutlak boşanma sebeplerindendir. Terk nedeniyle boşanma davasının açılmasını gerektirecek bazı koşullar bulunmaktadır. Terk nedeniyle boşanma davaları mutlak boşanma sebebi olduğundan davacı eş, açmış olduğu davada davalının evi terk ettiğine ilişkin hususları kanıtladığı takdirde evlilik birliğinin taraflar için çekilmez hale gelip gelmediği hususunun araştırılmasına ve ispat edilmesin gerek yoktur. Terk nedeniyle boşanma davasında boşanmaya karar verilebilmesi için eşlerden birinin evi terk etmiş olması, evi terk etmesinde ortak yaşama son verme amacı bulunmalı, eşin evi terk etmesi hukuka aykırı olmalı, davayı açan tarafın eşi davet ettiği konutun hazırlanmış olmalı, aile mahkemesi tarafından ya da noterden ihtar yapılmış olmalı, ihtar samimi bir şekilde yapılmalı, ihtar sonucunda eş geri dönmemelidir. Bu şartların gerçekleşmesi durumunda hakim boşanmaya karar verecektir. 


Şartların açılanmasına gelecek olursak evi terk eden ya da diğer bir ifade ile ortak konutu terk eden eşin ortak konutu terk etme sebebi davacının kusurundan kaynaklanmamalıdır. Eş haklı bir sebep olmadan ortak konutu terk ettiği ve ortak konuta dönmediği durumda ayrılık en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte olduğu sırada eşe çekilen ihtar sonuçsuz kalmış ise terk edilen eş terk sebebiyle boşanma davası açabilir. Burada önemli bir unsur üzerinde durmak gerekmektedir. Eşi ortak konutu terk etmeye zorlayan ya da haklı bir sebep yokken ortak konuta dönmesini engelleyen taraf da terk etmiş sayılmaktadır. Eş haklı bir neden olmadan ortak yaşamı terk etmiş ise karşı tarafın koşulların gerçekleşmesinden sonra terk nedeniyle boşanma davası açma hakkı vardır. Terk nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için eşin evi yani ortak konutu terk etmiş olması şarttır. Aksi durumda ortak konutun terk edilmemesi ancak ayrı yataklarda yatılması ya da ayrı zamanlarda ayrı yerlerde yemek yenilmesi terk unsurunu oluşturmamaktadır. Kanunen aranan unsur fiziken evin terk edilmesidir. Ev terk edilmeden yatağın ya da ev içindeki ortak hayatın terk edilmesi terk nedeniyle boşanmaya konu olmayacaktır. Terk nedeniyle boşanma davası terk edilen eş tarafından açılabilir. Terk eden taraf terk nedeniyle boşanma davası açamayacaktır. Ayrıca eşlerden birisi diğer eşi ortak konutu terk etmeye zorlamış ise bu durumda ortak konutu terke zorlayan eşe karşı terk nedeniyle boşanma davası açılabilecektir. Ayrıca haklı bir sebep yokken eşin ortak konuta dönmesini engelleyen taraf da terk eden konumundadır ve kendisine karşı terk nedeniyle boşanma davası açılabilecektir. Bu yüzden evi terke zorlayan ya da haklı bir sebep olmaksızın eşin ortak konuta dönmesini engelleyen kişi terk nedeniyle boşanma davası açamayacaktır. Bu durumda dava açacak taraf terke zorlanan ya da haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesi engellenen eş olacaktır. 


Terk nedeniyle boşanma davası açılabilmesinin diğer bir koşulu da terk eden eşin amacının ortak yaşama son verme kastıdır. Eş ortak yaşama son vermek amacıyla evi bilerek ve isteyerek terk etmiş ise bu koşul gerçekleşmiş olacaktır. Kişi cezaevinde bulunuyorsa, askere gitmiş ise, öğrenimi nedeniyle başka bir yere gitmesi gerekiyorsa, tayini çıkmış ise, iş yaşantısı nedeniyle ayrı yaşaması gerekiyorsa bu durumlarda ortak hayatı sonlandırma kastı bulunmadığından terk de oluşmamış olacaktır.

                
Terk nedeniyle boşanma davası açılabilmesinin diğer bir koşulu ise terk eden eşin konuta davet edilmesinden önce yani ihtar çekilmeden önce konutun hazırlanmasıdır. Yine konut oturulabilecek şekilde olmalıdır. Sırf konut göstermek maksadıyla yapılan istekler geçersiz olacaktır. Konutun ayarlanmasında kişi samimi olmalıdır. Ayrıca konut eşyayla döşenmiş ve oturulabilecek düzeyde olmalıdır. Nitekim davet edilen konutta yeterli yiyecek ve içecek, yeterli eşya bulunmalıdır. Ayrıca ihtardan önce evi ayarlayan eşin evi terk eden eşle birlikte konutu seçmiş olması gerekir. Terk eden eşe çağrı yapacak eş konutu tek başına seçemez. Seçilen konutun bağımsız mutfağı banyosu tuvaleti olduğu araştırılmalıdır. Aile mahkemesi hakimi bazı durumların aydınlığa kavuşturulması amacıyla evin incelenmesi maksadıyla bilirkişi incelemesi de yaptırabilir. Terk eden eşin davet edildiği konutta anne, baba, kardeşler ya da başka akrabalar bulunmamalı.

Terk nedeniyle boşanma davası açılmadan önce eşin terk eden eşe ortak konuta dönmesi konusunda ihtarda bulunması şarttır. Kanuna göre bu ihtarı aile mahkemesinden isteyebileceği gibi noter vasıtasıyla da gönderebilir. Terk nedeniyle boşanma davasına halk arasında ihtar davası da denilmekte ise de bu ifade yerinde bir ifade değildir. Nitekim ihtar bir dava niteliğinde değildir. Davanın süreci içerisinde ihtar çekmek terk nedeniyle boşanma davası açılmasının koşullarından bir tanesidir. İhtarın içeriğinde açık adres bulunmalıdır. İhtarın tebliğ edileceği eşin açık adresi bulunmalıdır. Yine hangi ortak konuta çağrıldığı ihtarda açık bir şekilde belirtilmelidir. İhtar dilekçesinde konut yazılmamışsa yapılan ihtarın bir önemi kalmayacaktır. İhtarda dönüş süresi de açık bir şekilde belirtilmelidir. İhtarda açık bir şekilde eve dönüş süresi belirtilmemişse ihtar yapılmamış sayılacağından terk nedeniyle boşanma davası reddedilecektir. Eve dönüş süresi kanunen ihtarın tebliğ edildiği tarihten itibaren iki aydır. Kanunda belirtilen bu sürenin kısaltılması yine ihtarın geçersiz olacağı sonucunu doğuracaktır. Yine ihtar çeken eşin ihtara uyulmadığı durumda eşin neyle kaşılabileceğini ihtarda belirtmesi şarttır. İhtarda ihtara uyulmadığı takdirde eşe karşı boşanma davası açılacağına yönelik bilgi bulunması şarttır. Böyle bir uyarıyı taşımayan ihtar da geçersiz olacak ve ne yazık ki dava reddedilecektir. Evi terk eden eş başka bir şehre gitmiş ya da uzak bir yere yerleşmiş ise ihtar çeken eşin yol giderini de karşılaması gerekir. Ancak unutulmamalıdır ki bu yol giderleri eşin uzak mesafelerde bulunması durumunda geçerlidir. Eş uzak mesafelerde bulunmuyor yakın bir mesafede ise yol giderinin karşılanması şart değildir. Ayrıca gönderilen yol giderinin yeterli miktarda olması da gerekmektedir. İhtar çekilebilmesi için terk eden eşin terk ettiği tarihten itibaren dört ay geçmiş olmalıdır. Bu sebeple eşin terk etmesinden itibaren dört ay geçmemişse ya da dördüncü ay içinde ihtar çekilemeyecektir. İhtar terk eden eşe ulaştıktan sonra iki ay beklenmelidir. Bu iki aylık süre tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır. İhtar usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmiş olmalıdır. İhtarın aile mahkemesi tarafından yerine getirilmesi talep edilebileceği gibi noterler vasıtasıyla da talep edilebilir. 

İhtar samimi olmalı samimiyeti gösterir ifadeler yer almalı ve terk edenin dönmesini içeren samimi beyanlarda bulunulmalıdır. 
Terk eden eş ihtar sonrasında konuta dönmez ya da haklı sebep olmaksızın ihtarın sonuç vermesini gerektirecek bir eylemde bulunursa iki sonra ihtar çeken eş tarafından dava açılabilecektir. Böylece terk nedeniyle boşanma davasının açılabileceği süre terk tarihinden itibaren 6 ay sonra olabilecektir. 

Terk nedeniyle boşanma davasında ispat yükü davalı olan yani evi terk eden tarafa aittir. Nitekim davalı eş neden evi terk ettiğini haklı sebeplerinin neler olduğunu ihtara rağmen neden dönmediğini ve bunların haklılık gerekçelerini dile getirmelidir. Aksi durumda boşanmaya karar verilecektir. Önemle belirtmemiz gerekir ki terk nedeniyle boşanma davalarında davalının davayı kabul etmesi herhangi bir sonuç doğurmamaktadır. Bu yüzden davalının kabul yönünde ikrarları bulunmasına karşın mahkemece deliller toplanmalı ve buna göre TMK 164 göre değerlendirilip karar verilmelidir. Terk nedeniyle boşanma davasında ıslah yapılmamış ise başka nedenle boşanma kararı verilemez. Ayrıca terk nedeniyle boşanma davalarında hakim duruma göre ayrılığa da karar verebilir. Terk nedeniyle boşanma davasında ıslah olmadan tarafların anlaşmalı boşanmaları da mümkün değildir. 

Evi Terk Eden Kadının Boşanma Davası Açması

Evi terk eden kadının boşanma davası açmasında aslında ikili bir ayrım vardır. Kadının evi terk etme sebebi evlilik birliği içerisinde kocanın kusurundan kaynaklanmakta ise evi terk eden kadın da boşanma davası açabilir. Ancak burada önemle belirtmek gerekir ki kadın terk nedeniyle boşanma davası açamaz. Kadının açacağı boşanma davası genel boşanma davası olan şiddetli geçimsizlikten dolayı boşanma davası yani evlilik birliğinin sarsılmasından ötürü boşanma davası açabilecek olmasıdır. Çünkü evi terke zorlanan kadın kusurlu olmayıp koca terk nedeniyle boşanma davası açamayacak ancak kadın kocasına karşı şiddetli geçimsizlikten ötürü boşanma davası açabilecektir. 

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ

E. 2019/5550
K. 2019/9240
T. 25.9.2019
TERK NEDENİYLE BOŞANMA ( Davalı Karşı Davacı Kadının İse Evlilik Birliğinin Sarsılması Sebebine Dayanarak Karşı Boşanma Davası Açtığı - Somut Olayda Terk Edilen Davacı Karşı Davalı Erkeğin Değil Davalı Karşı Davacı Kadının Olduğu Çünkü Davalı Karşı Davacı Kadının Ortak Konuttan Davacı Karşı Davalı Erkek Tarafından Gönderildiği Akabinde de Kadının Ailesine Davalı Karşı Davacı Kadını İstemediği Beyan Edildiği/Davacı Karşı Davalı Erkeğin Terk Nedeniyle Boşanma Davası Açma Hakkı Bulunmadığından Erkeğin Terk Sebebine Dayalı Boşanma Davasının Reddi Gerektiği )
ORTAK KONUTU TERK ETME ( Davacı Karşı Davalı Erkeğin Babasının Davalı Karşı Davacı Kadını Hamileyken Kadının Ailesinin Evine Bırakıp Gittiği Davacı Karşı Davalı Erkeğin Kadının Ailesine Kızını İstemiyorum Dediği Doğum Sırasında ve Sonrasında Eşi ve Çocuğu İle İlgilenmediği Gibi Ortak Çocuğu Görmeye Dahi Gelmediği Çocuğun ve Eşinin İhtiyaçlarını Karşılamadığı Anlaşılmakla Diğerini Ortak Konutu Terk Etmeye Zorlayan veya Haklı Bir Sebep Olmaksızın Ortak Konuta Dönmesini Engelleyen Eşin de Terk Etmiş Sayılacağı )
EVLİLİK BİRLİĞİNİN SARSILMASI SEBEBİNE DAYALI BOŞANMA ( Tarafların Fiilen Birlikte Yaşadığı Dönemlerde Davacı Karşı Davalı Erkeğin Eşi İçin "Kız Değil” Şeklinde Aşşağılayıcı Beyanlarda Bulunduğu Birlik Görevlerini İhmal Ettiği Eşini Kendi Babası Vasıtası İle Anne ve Babasının Yanına Gönderdiği Kızını İstemiyorum Dediği Ortak Çocuğu Görmeye Dahi Gelmediği Çocuğun ve Eşinin İhtiyaçlarını Karşılamadığ/Taraflar Arasında Ortak Hayatı Temelinden Sarsacak Derecede ve Birliğin Devamına İmkân Vermeyecek Nitelikte Bir Geçimsizlik Mevcut ve Sabit Olup Olayların Akışı Karşısında Davalı Karşı Davacı Kadın Dava Açmakta Haklı Olduğundan Boşanmaya Karar Verileceği )
ÖZET : 1- Davacı-karşı davalı erkek terk sebebine dayanarak boşanma davası açmış, davalı-karşı davacı kadın ise evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayanarak karşı boşanma davası açmıştır.
Somut olayda da terk edilen, davacı-karşı davalı erkek değil davalı-karşı davacı kadındır. Çünkü davalı-karşı davacı kadın ortak konuttan davacı-karşı davalı erkek tarafından gönderilmiş akabinde de kadının ailesine davalı-karşı davacı kadını istemediği beyan edilmiştir. Davacı-karşı davalı erkeğin terk nedeniyle boşanma davası açma hakkı bulunmamaktadır. Davacı-karşı davalı erkeğin terk sebebine dayalı boşanma davasının reddi gerekmektedir. Bu sebeple, davalı-karşı davacı kadının erkeğin davasının kabulüne yönelik temyiz itirazları yerinde olup, temyiz edilen hükmün bu yönden bozulması gerekir.
2-Davalı-karşı davacı kadının evlilik birliğinin sarsılması sebebine ( TMK m. 166/1 ) dayalı boşanma davasına yönelik karar düzeltme isteminin incelenmesinde;
Mahkemece "Koca terke dayalı dava açtıktan sonra, karşılık dava olarak kadın evlilik birliğinin sarsılmasına dayalı boşanma isteğinde bulunmuştur. Kadının fiili ayrılığın üzerinden uzunca bir süre geçtikten sonra terke dayalı dava dilekçesinin kendisine ulaşması üzerine bu davayı açması dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Davalı-karşı davacı kadının evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma davası açması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup, terke dayalı boşanma davasını sonuçsuz bırakmaya yöneliktir" şeklinde gerekçe ile kadının karşı davasının reddine karar verilmiş ise de, yapılan yargılama ve toplanan delillerden, tarafların fiilen birlikte yaşadığı dönemlerde, davacı-karşı davalı erkeğin eşi için "Kız değil” şeklinde aşşağılayıcı beyanlarda bulunduğu, birlik görevlerini ihmal ettiği, eşini kendi babası vasıtası ile anne ve babasının yanına gönderdiği, kızını istemiyorum dediği, doğum sırasında ve sonrasında eşi ve çocuğu ile ilgilenmediği gibi ortak çocuğu görmeye dahi gelmediği, çocuğun ve eşinin ihtiyaçlarını karşılamadığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davalı-karşı davacı kadın dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davalı karşı davacı kadın tarafından açılan davanın reddi doğru bulunmamıştır.
DAVA : Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; kısmen bozulmasına-kısmen onanmasına dair Dairemizin 18.04.2018 gün ve 2016/16023-2018/5202 Sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü:
KARAR : 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 Sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin ( 1. ) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 Sayılı Kanun'un 26.09.2014 tarihli ve 5236 Sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
1- )Davalı-karşı davacı kadının, erkeğin davasına yönelik karar düzeltme isteminin incelenmesinde;
Davacı-karşı davalı erkek terk sebebine ( TMK m. 164 ) dayanarak boşanma davası açmış, davalı-karşı davacı kadın ise evlilik birliğinin sarsılması sebebine ( TMK m. 166/1 ) dayanarak karşı boşanma davası açmıştır.
Mahkemece "Davalı-karşı davacının evi terk ettiği, usulüne uygun ihtar tebliğine rağmen davalı-karşı davacı kadının haklı bir sebebi olmadığı halde davet edildiği ortak konuta dönmediği, dönmemekte haklı sebebi bulunduğunu kanıtlayamadığı” gerekçesiyle davacı karşı davalı erkeğin davasının kabulüyle tartların TMK 164. maddesi uyarınca boşanmalarına karar verilmiş, davalı-karşı davacı kadının temyizi üzerine Dairemizin 18.04.2018 tarihli ve 2016/16023 esas, 2018/5202 karar sayılı ilamı ile davalı-karşı davacı kadının temyiz itirazlarının reddi ile erkeğin davasının kabulü ve kadının davasının reddine ilişkin hükmün onanmasına, davacı-karşı davalı erkeğin temyiz itirazlarının kabulüyle davası reddedilen davalı-karşı davacı kadın lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gerektiğinden bahisle hükmün münhasıran kadın lehine hüküm altına alınan vekalet ücreti yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı-karşı davalı erkeğin babasının, davalı-karşı davacı kadını hamileyken, kadının ailesinin evine bırakıp gittiği, davacı-karşı davalı erkeğin, kadının ailesine kızını istemiyorum dediği, doğum sırasında ve sonrasında eşi ve çocuğu ile ilgilenmediği gibi ortak çocuğu görmeye dahi gelmediği, çocuğun ve eşinin ihtiyaçlarını karşılamadığı anlaşılmaktadır. "Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır” ( TMK m. 164/1 ). Somut olayda da terk edilen, davacı-karşı davalı erkek değil davalı-karşı davacı kadındır. Çünkü davalı-karşı davacı kadın ortak konuttan davacı-karşı davalı erkek tarafından gönderilmiş akabinde de kadının ailesine davalı-karşı davacı kadını istemediği beyan edilmiştir. Davacı-karşı davalı erkeğin terk nedeniyle boşanma davası açma hakkı bulunmamaktadır. Davacı-karşı davalı erkeğin terk sebebine dayalı boşanma davasının reddi gerekmektedir. Ne var ki, bu husus ilk inceleme sırasında gözden kaçırılmıştır. Bu sebeple, davalı-karşı davacı kadının erkeğin davasının kabulüne yönelik temyiz itirazları yerinde olup, temyiz edilen hükmün bu yönden bozulması gerekirken, yazılı şekilde onanması isabetsiz olup, davalı-karşı davacı kadının, erkeğin davasının kabulüne ilişkin karar düzeltme talebi açıklanan sebeple yerinde görülerek kabulüne karar vermek gerekmiştir.
2- )Davalı-karşı davacı kadının evlilik birliğinin sarsılması sebebine ( TMK m. 166/1 ) dayalı boşanma davasına yönelik karar düzeltme isteminin incelenmesinde;
Mahkemece "Koca terke dayalı dava açtıktan sonra, karşılık dava olarak kadın evlilik birliğinin sarsılmasına dayalı boşanma isteğinde bulunmuştur. Kadının fiili ayrılığın üzerinden uzunca bir süre geçtikten sonra terke dayalı dava dilekçesinin kendisine ulaşması üzerine bu davayı açması dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Davalı-karşı davacı kadının evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma davası açması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup, terke dayalı boşanma davasını sonuçsuz bırakmaya yöneliktir" şeklinde gerekçe ile kadının karşı davasının reddine karar verilmiş ise de, yapılan yargılama ve toplanan delillerden, tarafların fiilen birlikte yaşadığı dönemlerde, davacı-karşı davalı erkeğin eşi için "Kız değil” şeklinde aşşağılayıcı beyanlarda bulunduğu, birlik görevlerini ihmal ettiği, eşini kendi babası vasıtası ile anne ve babasının yanına gönderdiği, kızını istemiyorum dediği, doğum sırasında ve sonrasında eşi ve çocuğu ile ilgilenmediği gibi ortak çocuğu görmeye dahi gelmediği, çocuğun ve eşinin ihtiyaçlarını karşılamadığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davalı-karşı davacı kadın dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya ( TMK m. 166/1 ) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davalı karşı davacı kadın tarafından açılan davanın reddi doğru bulunmamıştır. Ne var ki, bu husus da ilk inceleme sırasında gözden kaçırılmıştır. Bu sebeple, davalı-karşı davacı kadının, reddedilen davasına yönelik temyiz itirazları da yerinde olup, temyiz edilen hükmün bu yönden de bozulması gerekirken, yazılı şekilde onanması isabetsiz olup, davalı-karşı davacı kadının reddedilen davasının ilişkin karar düzeltme talebi açıklanan sebeple yerinde görülerek kabulüne karar vermek gerekmiş, neticeten Dairemiz ilamının onamaya ilişkin bölümünün her iki dava yönünden kaldırılmasına; hükmün erkeğin davasının kabulü ve kadının davasının reddi yönlerinden açıklanan sebeplerle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda gösterilen sebeplerle davalı-karşı davacı kadının karar düzeltme isteğinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440/1-4. maddesi gereğince KABULÜNE, Dairemizin 18.04.2018 tarihli ve 2016/16023 esas, 2018/5202 Sayılı kararının, erkeğin davasının kabulüyle kadının davasının reddinin onanması yönlerinden KALDIRILMASINA, yerel mahkeme kararının, erkeğin davasının kabulüyle kadının davasının reddi yönünden yukarıda ( 1. ) ve ( 2. ) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, kadının fer'i taleplerine yönelik itirazları ile yeniden hüküm kurulması zorunlu hale gelen kadın lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden ilk bozma kararının, bozma nedenine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde karar düzeltme harcının yatırana geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi.

Evi Terk Eden Koca Boşanma Davası Açabilir mi

Evi terk eden koca boşanma davası açabilir mi sorusuna şu şekilde yanıt vermek gerekir. Evi terk eden kocanın boşanma davası açabilmesi için evi terk etme sebebinde kadının az da olsa kusurunun bulunması şarttır. Bu durumda evi terk eden koca boşanma davasını terk nedeniyle boşanma olarak değil şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası olarak açacaktır. Burada önemli olan husus evin terk edilmesinde kadının payının bulunmasıdır. 

Kadının Evi Terk Etmesi Suç mudur

Kadının evi terk etmesi suç değildir. Kadının evi terk etme sebebi kocadan kaynaklanıyor ve kocanın az da olsa bir kusurundan bahsedilebiliyorsa bu durumda kadın evi terk etmesinde bir bahis yoktur. Örneğin sürekli psikolojik hatta bazen fiziksel şiddete uğrayan kadının evi terk etmesi durumunda terke zorlayan taraf erkek olacağından ötürü kadının herhangi bir kusuru olmayacak, erkek kadına karşı terk nedeniyle boşanma davası açsa dahi kadının evi terk etmesinin sebebi kendisi olduğundan ötürü dava aleyhine sonuçlanacaktır. Kadın evi terk etmekte haklı olduğundan dolayı maddi manevi tazminat davası açarak kocadan zararlarının giderilmesini isteyebilecektir. Unutulmamalıdır ki terk nedeniyle boşanma davası evi haksız olarak terk etmiş tarafa karşı evi terk etmeyen tarafça açılan bir boşanma davası türüdür.

Evi Terk Eden Koca Ağır Kusurlu İse

Evi terk eden koca ağır kusurlu ise bu durumda kadın kocaya karşı terk nedeniyle boşanma davası açabilir. Nitekim yukarıda izah ettiğimiz hususlar çerçevesinde terk nedeniyle boşanma davasının açılabilme şartları belirtilmiştir. Bu şartları gerçekleştiren kadın evi terk eden koca ağır kusurlu ise bu durumu ispatlayarak terk nedeniyle boşanma davası açabilecektir. Nitekim terk nedeniyle boşanma davasında kadın eşe karşı eve dön çağrısı da yapacak bu eve dön çağrısına uymayan eşe karşı şartları ve koşulları gerçekleştiğinden bahisle terk nedeniyle boşanma davası açılma durumu mevcut olabilecektir. Kadın evi terk eden koca ağır kusurlu ise illa terk nedeniyle boşanma davası açmak zorunda olmayıp evlilik birliğinin sarsılması yani şiddetli geçimsizlikten ötürü de boşanma davası açabilecektir.

Evi Terk Eden Kadın Tazminat Alabilir mi

Evi terk eden kadın tazminat alabilir mi sorusunun cevabı evi terk etme sebebiyle ilgilidir. Kadının evi terk etme sebebi erkeğin kusurundan kaynaklanmakta ise ve bu durum mahkemede ispatlanmış ise kadın tazminat alabilir. Ancak bunun gerçekleşmesi için bazı şartların mevcudiyeti gerekmektedir. Örneğin kadının evi terk etme sebebi kocanın ağır kusuru diyelim. Kadın evi terk etti ve boşanma davası açmak istiyor. Boşanma davası açarken vermiş olduğu boşanma davası dilekçesininin talep ve sonuç kısmında kocadan maddi ve manevi tazminat talep ettiğini belirtmiş olması birinci önceliğimizdir. İkinci önceliğimiz ise bu durumda kadının evi terk etme sebebinin kocanın kusurundan kaynaklandığının mahkemede ispat edilmesi durumudur. Bu hususlar gerçekleştiğinde evi terk eden kadın tazminat alabilecektir. Ancak yinelemek gerekirse burada kadının açacağı dava terk nedeniyle boşanma davası değil, şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası olacaktır. Çünkü unutulmamalıdır ki terk nedeniyle boşanma davası evi terk etmekte haksız olan tarafa karşı evde kalan eş tarafından açılacak bir davadır. 

Evi Terk Eden Koca Suçlu mu

Evi terk eden koca suçlu mu sorusunda şu hususa dikkat etmek gerekir. Koca evi kadının kusurundan ya da kadının evlilik birliğini çekilmez hale getirmesinden ötürü terk etmiş ise kendisine terk nedeniyle boşanma davası açılmış olsa dahi terk etme sebebi ispatlanamayacağından bu durumun üstesinden gelebilmek kolaydır. Ancak evi terk eden koca evi terk etmekte haksız ve kendi isteği ve arzusu ile bu durumu keyfiyeten ya da kusurundan gerçekleştirmiş ise tabi ki bu durumda evi terk eden koca haksızdır açılacak terk nedeniyle boşanma davasında bu kusuru ortaya çıkartıldığı müddetçe terk nedeniyle boşanmaya karar verilecektir.

Terk Nedeniyle Boşanma Davası Dilekçesi

Terk nedeniyle boşanma davası dilekçesi bakımından en önemli husus bu dilekçenin kusursuzca hazırlanmasından geçmektedir. Kişi açacağı terk nedeniyle boşanma davası dilekçesini uzmanlar vasıtasıyla hatta bir boşanma avukatı vasıtasıyla hazırlaması tavsiye olunur. Boşanma kararına karşı hak kayıplarına uğramamak özellikle evlilik birliği içerisinde elde edilen mal varlıklarının değeri yüksekse profesyonel yardım almak çok sağlıklı olabilecektir. Bu bakımdan terk nedeniyle boşanma davası dilekçesinin hazırlanmasında dikkat edilmesi gereken hususların eklenmesi ile terk nedeniyle boşanma davasından önceki hukuki prosedürlerin yerine getirilmesi gerektiği hususları gözden kaçırılmamalıdır. 

Kategoriler

  • İdare Hukuku

  • Tıp Hukuku

  • Polis, Asker Ve Memur Hukuku

  • Bilişim Hukuku

  • Boşanma Ve Nafaka Hukuku

  • Tazminat Hukuku

  • İş Hukuku

  • Ceza Hukuku

  • Ticaret Hukuku

  • Miras Hukuku

  • Sağlık Turizmi Hukuku

  • Tüketici Hukuku


İlgili Bloglar







DİĞER BLOG YAZILARIMIZ


Kadına Karşı Şiddet
Kadına Karşı Şiddet

Kadına Karşı şiddet Şiddet mağduru ve şiddete uğra...

Devamı
EN İYİ BOŞANMA AVUKATI
EN İYİ BOŞANMA AVUKATI

En iyi boşanma avukatı- Boşanma Hukuku uzmanlık ge...

Devamı
TEDBİR NAFAKASI NEDİR? TEDBİR NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?
TEDBİR NAFAKASI NEDİR? TEDBİR NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?

Tedbir nafakasına hakim re'sen karar vermekte olup...

Devamı
YOKSULLUK NAFAKASI NEDİR? YOKSULLUK NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?
YOKSULLUK NAFAKASI NEDİR? YOKSULLUK NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru ...

Devamı
Mil Hukuk ve Danışmanlık