Nafaka Artırım Davası

Nafaka Artırım Davası

18-07-2020
Nafaka Artırım Davası

Nafaka Artırım Davası

Nafaka artırım davası aile hukukunun konusu içerisine giren bir dava türüdür. Eşler boşandıktan sonra müşterek çocuklar için kararlaştırılmış olan nafaka miktarı bazı durumların gerçekleşmesi ile mevcut ekonomik konjonktür içerisinde düşük kalmış olabilir. İşte bu gibi durumlarda müşterek çocuk ya da çocukların velayeti kendisinde bulunan taraf diğer tarafa karşı nafaka artırım davası açabilir. 

AYRINTILI BİLGİ İÇİN HUKUK BÜROMUZLA İLETİŞİME GEÇEBİLİR VE UZMAN AVUKATLARIMIZLA GÖRÜŞEBİLİRSİNİZ.

Nafaka Artırım Oranı

Nafaka artırım oranı boşanma davalarında aile mahkemesi hakimi tarafından her yıl Tüketici Fiyatları Endeksine uygun olarak artırılma kararı ile artırılmaktadır. Örneğin eşler boşanma davası sırasında müşterek çocuk için iştirak nafakası talep etti diyelim. Bu durumda aile mahkemesi hakimi tarafından kararlaştırılan nafaka miktarı her yıl TÜFE artışı oranında artırılmasına karar verilmiş ise yeni dönemde bu artış oranına göre nafaka miktarı artırılacaktır. 

Nafaka artırımı çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenmektedir.

Bu sebeple açılan nafaka artırım davalarında mahkeme anne ve babanın gelirini araştırır. 

Nafaka artırım oranının belirlenmesinde ya da artırım yapılmasında müşterek çocuğun bakım ve eğitim giderleri belirlenmiş olmalıdır. 

Nafaka artırım davalarında müşterek çocuğun alışmış olduğu yaşam standartları ve şekli dikkate alınmalıdır. 

İştirak Nafaka Artırım Davası

İştirak nafaka artırım davasında ancak koşullar varsa aile mahkemesi hakimi iştirak nafakasını artırabilir. Nafakanın artırılması davasının açılması belirli bir süreye tabi değildir. Belirli bir süre geçmeden nafaka artırım davası açılamaz gibi bir kural mevcut değildir. Tarafların Tespit Edilen Sosyal ve Ekonomik Durumları Güncel Ekonomik Koşullar Nafakanın Niteliği Müşterek Çocuğun Yaşı Eğitim Durumu İhtiyaçları Daha Önce Hükmedilen Nafaka Tarihinden İtibaren Geçen Süre ile Özellikle Tarafların Gelir Durumları ve Hakkaniyet İlkesi Birlikte Değerlendirilmelidir.

NAFAKANIN BELİRLENMESİ ( Mahkemece İştirak Nafakası Miktarı Belirlenirken Tarafların Sosyal ve Ekonomik Durumları Çocuğun Yaşı Eğitimi ve İhtiyaçlarının Göz Önünde Bulundurulması Gerektiği - Hüküm Altına Alına Nafaka Artırım Miktarının Yüksek Olduğu/Davalı İstinaf Talebinin Kabulü ile Kararın Kaldırılmasına Yeniden İştirak Nafakası Takdiri ile Her Yıl ÜFE Oranında Kendiliğinden Arttırılmasına Karar Verilmesi Gerektiği )
TARAFLAR ARASINDAKİ DENGENİN KORUNMASI ( İradın Arttırılması veya Azaltılması İçin Tarafların Mali Durumlarının Değişmesi veya Hakkaniyetin Bunu Zorunlu Kılması Gerektiği - Nafaka Alacaklısı Davacı ve Müşterek Çocukların İhtiyaçlarının Çocuğun Yaşı Eğitim Durumu İhtiyaçları ile Nafaka Yükümlüsünün Gelir Durumunda Nafakanın Takdir Edildiği Tarihe Göre Olağanüstü Bir Değişiklik Olmadığı Takdirde Nafakaların En Azından TÜİK'in Yayınladığı ÜFE Oranında Artırılması Gerektiği )

Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemelere göre iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Bu doğrultuda yerleşen Yargıtay uygulamalarına göre; nafaka alacaklısı davacı ve müşterek çocukların ihtiyaçları, müşterek çocukların yaşları, eğitim durumları, ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; nafakaların en azından TÜİK'in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır.

Yukarıda ifade edilen yasa hükümleri ve açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; tarafların tespit edilen sosyal ve ekonomik durumları, günün ekonomik koşulları, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları, daha önce hükmedilen nafaka tarihinden itibaren geçen süre ile özellikle tarafların gelir durumları ve hakkaniyet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde hüküm altına alına nafaka artırım miktarının yüksek olduğu anlaşıldığından, davalının istinaf talebinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesince verilen kararının tamamının kaldırılmasına, müşterek çocuk için aylık 2.000 TL iştirak nafakası takdiri ile belirlenen nafakanın her yıl ÜFE oranında kendiliğinden arttırılmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ E. 2018/3198 K. 2019/869 T. 10.5.2019

Tarafların Gerçekleşen Sosyal Ekonomik Durumu Paranın Satın Alma Gücü Çocuğun İhtiyaçları ve Hakkaniyet İlkesi Dikkate Alındığında Mahkemece Müşterek Çocuk Yararına Takdir Edilen Nafakanın Yüksek Olduğu/Daha Uygun Miktarda Nafakaya Hükmedilmesi Gerektiği Anlaşıldığından Davalının İstinaf Başvurusunun Kabulüyle Kararın Kaldırıldığı ve Yeniden Hüküm Kurulduğu  T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2. HUKUK DAİRESİ E. 2018/2401 K. 2019/630 T. 3.5.2019

Nafaka Artırım Davasında Davacı

Nafaka artırım davasında davacı- Nafaka artırım talebi müşterek çocuğa fiilen bakan anne veya babanın, velayeti kendisine bırakılmayan tarafa karşı çocuk adına açtığı bir davadır. Ayırt etme gücüne sahip olmayan müşterek çocuk için gereken hallerde nafaka davası kayyım veya vasi tarafından da açılabilmektedir. 

Nafaka Artırım Davasında Davalı

Nafaka artırım davasında davalı müşterek çocuğun velayeti kendisine verilmeyen anne ya da babaya karşı açılır. 

Nafaka Artırım Davası Görevli Mahkeme

Nafaka artırım davası göevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin olmadığı yerlerde aile mahkemesi sıfatı ile görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. 

Nafaka Artırım Davası Yetkili Mahkeme

Nafaka artırım davası yetkili mahkeme nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi, davalının yerleşim yeri ve müşterek çocuğun oturduğu yer mahkemesi yetkilidir. Görüleceği üzere nafaka artırım davasında yetkili mahkeme nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi, davalının yerleşim yeri ve müşterek çocuğun oturduğu yer mahkemesidir.

Nafaka Artırım Davası Kaç Yılda Bir Açılır

Nafaka artırım davası kaç yılda bir açılır sorusunun net bir cevabı yoktur. Nitekim yukarıda da ifade ettiğimiz üzere Tarafların Tespit Edilen Sosyal ve Ekonomik Durumları Güncel Ekonomik Koşullar Nafakanın Niteliği Müşterek Çocuğun Yaşı Eğitim Durumu İhtiyaçları Daha Önce Hükmedilen Nafaka Tarihinden İtibaren Geçen Süre ile Özellikle Tarafların Gelir Durumları ve Hakkaniyet İlkesi Birlikte Değerlendirilmelidir.

Nafaka Artırım Davası Harç

Nafaka artırım davası harç- Nafaka artırım davası harca tabi bir davadır. Nafaka artırım davası ücreti nispi harç olup talep edilen bir yıllık nafaka miktarı üzerinden nispi harcın ikmali gerekmektedi. 2020 yılı için bir örnek verecek olursak aylık artırım miktarı 500 tl olsun diyelim. 500*12= 6000 TL olacak ve 6000 TL üzerinden harç hesaplanacaktır. 6000 TL üzerinden verilecek harç ise ortalama 105 TL olacaktır. 

Nafaka Artırım Davasında Zamanaşımı

Nafaka artırım davasında müşterek çocuk ergin olana kadar her zaman nafaka artırım davası açılabilir. 

Nafaka Artırım Davası Vekalet Ücreti

Nafaka artırım davası vekalet ücreti hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden hesaplanacak nispi vekalet ücretidir. Yukarıda verdiğimiz örnek üzerinden hesaplayacak olursak 6000 TL üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilecektir. Fakat bu miktar AAÜT ikinci kısmının ikinci bölümünde yer alan davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan maktu vekalet ücretinden az olamaz.Yine nafaka artırım davalarında reddedilen kısım için avukatlık ücretine hükmedilemez. Nafaka artırım davalarında ret edilen miktar üzerinden karşı taraf lehine vekalet ücreti verilemez. Nafaka artırım davasının tümden reddedilmesi durumunda ise AAÜT 11 ve 20. maddelerindeki hükme göre vekalet ücreti verilmelidir.

Nafaka Artırım Davasında Avukata Nasıl Vekalet Veririm

Nafaka artırım davasında avukata vekaletname verilmek için öncelikle bilgileri alınır. Boşanma avukatının bilgileri notere verilir. Noter boşanma avukatı adına vekalet çıkartır ve altını vekalet verene imzalatır. Vekalet veren boşanma avukatına vekaletin aslını teslim eder ve başanma avukatı bu vekalet ile birlikte davanın tüm sürecini takip edebilir.

Nafaka Artırım Davası Mahkeme Kararı

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
10. HUKUK DAİRESİ
E. 2017/108
K. 2017/205
T. 1.3.2017

Davacı:
Vekili:
Davalı:
Vekili:

NAFAKANIN ARTIRIMI ( Hakimin İştirak Nafakasını Tayin ve Takdir Ederken Çocuğun Yaşını Cinsiyetini Öğrenim Durumunu Bakım ve Sağlık Durumlarını Kısaca Çocuğun İhtiyaçlarını ve Yine Ana ve Babanın Sosyal ve Ekonomik Durumlarını Ödeme Güçlerini ve Tarafların Bakmakla Yükümlü Oldukları Kişi Sayısını da Göz Önünde Bulunduracağı - Nafakanın Belirlendiği Tarih ile Bu Davanın Açıldığı Tarih Arasında Geçen Süre Nazara Alındığında Takdir Edilen Artırım Miktarının Yerinde Olduğu/Davalı Vekilinin İstinaf Talebinin Reddi Gerektiği )
• HAKİMİN NAFAKAYI TAKDİR VE TAYİNİ ( Çocuğun Yaşını Cinsiyetini Öğrenim Durumunu Bakım ve Sağlık Durumlarını Kısaca Çocuğun İhtiyaçlarını ve Yine Ana ve Babanın Sosyal ve Ekonomik Durumlarını Ödeme Güçlerini ve Tarafların Bakmakla Yükümlü Oldukları Kişi Sayısını da Göz Önünde Bulunduracağı - Nafakanın Belirlendiği Tarih ile Bu Davanın Açıldığı Tarih Arasında Geçen Süre Nazara Alındığında Takdir Edilen Artırım Miktarının Yerinde Olduğu/Davalı Vekilinin İstinaf Talebinin Reddi Gerektiği )
• NAFAKANIN BELİRLENMESİ ( Hakimin İştirak Nafakasını Tayin ve Takdir Ederken Çocuğun Yaşını Cinsiyetini Öğrenim Durumunu Bakım ve Sağlık Durumlarını Kısaca Çocuğun İhtiyaçlarını ve Yine Ana ve Babanın Sosyal ve Ekonomik Durumlarını Ödeme Güçlerini ve Tarafların Bakmakla Yükümlü Oldukları Kişi Sayısını da Göz Önünde Bulunduracağı - Nafakanın Belirlendiği Tarih ile Bu Davanın Açıldığı Tarih Arasında Geçen Süre Nazara Alındığında Takdir Edilen Artırım Miktarının Yerinde Olduğu/Davalı Vekilinin İstinaf Talebinin Reddi Gerektiği )
• HAKKANİYETE UYGUN NAFAKA ( Tarafların Sosyal ve Ekonomik Durumları Nafakanın Niteliği Günün Ekonomik Koşulları Çocuğun Yaşı ve İhtiyaçları Nafakanın Belirlendiği Tarih ile Bu Davanın Açıldığı Tarih Arasında Geçen Süre Nazara Alındığında Takdir Edilen Artırım Miktarının Yerinde Olduğu - Davalı Vekilinin İstinaf Talebinin Reddi Gerektiği )
4721/m.4, 330, 331
ÖZET : Dava, iştirak nafakasının artırımı talebine ilişkindir. Hakim iştirak nafakasının tayin ve takdir ederken çocuğun yaşını, cinsiyetini, öğrenim durumunu, bakım ve sağlık durumlarını, kısaca çocuğun ihtiyaçlarını ve yine ana ve babanın sosyal ve ekonomik durumlarını, ödeme güçlerini ve tarafların bakmakla yükümlü oldukları kişi sayısını da gözönünde bulunduracaktır. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, günün ekonomik koşulları, çocuğun yaşı ve ihtiyaçları, nafakanın belirlendiği tarih ile bu davanın açıldığı tarih arasında geçen süre nazara alındığında, mahkemece takdir edilen artırım miktarı yerinde olduğunda davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

DAVA : Mahalli mahkemece verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup, ön inceleme aşaması tamamlandıktan ve incelemenin duruşma yapılmadan karar verilmesi mümkün bulunan hallerden olduğu anlaşıldıktan sonra duruşmasız olarak yapılan inceleme neticesinde:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

KARAR : İDDİA VE SAVUNMA :

Davacı vekili 07/12/2015 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle, davalı ile Bakırköy 9. Aile Mahkemesinin 2014/440 Esas sayılı dosyası ile 27/06/2014 tarihinde verilen karar ile boşandıklarını, boşanma kararı ile birlikte müşterek çocuk için aylık 250.00 TL iştirak nafakası belirlendiğini, müvekkilinin davalı tarafın boşanma konusunda sıkıntı çıkarmaması ve boşanma davasının uzamaması için 250.00 TL iştirak nafakası ödenmesini gönülsüz olarak kabul ettiğini, sıkıntılı bir süreç atlatıldığını, müşterek çocuğun yaşının ihtiyaçlarının ve masraflarının arttığını, boşanma sırasında okula gitmeyen çocuğun şu an 2.sınıfa gittiğini, sosyal aktivitelerinin bulunduğunu, sağlık sorunlarının olduğunu, müvekkilinin sadece aylık 1.400,00 TL gelirinin bulunduğunu, gelirinin 495.44 TL kısmını kredi taksiti olarak ödediğini, ailesinden yardım aldığını, davalının mali müşavir olduğunu, iyi derecede gelirinin bulunduğunu beyanla aylık 250.00 TL olan iştirak nafakanın aylık 450.00 TL artırılarak 700.00 TL ye çıkarılmasını istemiştir.

Davalı katıldığı oturumda, muhasebeci olarak çalıştığını aylık 5000,00 TL gelirinin olduğunu, yeni bir hayat kurduğunu bir çocuğu olduğunu istenilen bedeli ödeme gücünün bulunmadığını, nafakanın ÜFE oranında artırılmasına bir diyeceğinin olmadığını beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından, müşterek çocuğun boşanma tarihi itibarı ile 6 yaş civarında olduğu, okul masraflarının yaşı büyüdükçe ve yaşadığı il koşulları ile ulaşım, beslenme ve barınma ihtiyaçlarının artacağı, okul ve okul dışı etkinliklere katıldığı anlaşılmakla, karar tarihi itibarı ile hükmedilen nafaka miktarının az kaldığı gerekçesi ile yıllık ÜFE oranları, davalının sunulan delillere göre harcama alışkanlığı dikkate alınmak sureti davanın kısmen kabulüne, müşterek çocuk lehine hükmolunan aylık 250.00 TL iştirak nafakasının 200.00 TL artırılarak aylık 450.00 TL iştirak nafakasının dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere davalıdan alınarak velayeten davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı süresinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle, gelir ve gider durumunun incelenmesine dair deliller açısından gelir beyanının katıldığı son duruşmada sorulduğunu ancak bu süre zarfında evlendiğinin, 2016 yılında bir çocuk sahibi olduğunun, bu durumdan kaynaklanan ciddi bir gider artışının olduğu hususlarına dair beyanının mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, davacının 1.400,00 TL gelir beyan ettiğini, oysa çalıştığı şirkette 9 yıldır çalıştığını, bu kadar düşük maaş almasının gerçeği yansıtmadığını, gelir tespitine yönelik itirazının dikkate alınmayarak davacı tarafından beyan edilen neredeyse asgari ücrete yakın beyanının kabul edildiğini, oysa eğitim seviyesi ve pozisyonuna göre bu maaş ile çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, belirlenen nafakanın hakkaniyete uygun olmadığını, nafakanın ÜFE oranları göz önünde bulundurulmadan verildiğini beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

Dava, iştirak nafakasının artırımı talebine ilişkindir.

TMK'nun 330. maddesi gereğince, nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur.

Hâkim istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.

TMK'nun 331.maddesi gereğince, durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.

Hakim iştirak nafakasının tayin ve takdir ederken çocuğun yaşını, cinsiyetini, öğrenim durumunu, bakım ve sağlık durumlarını, kısaca çocuğun ihtiyaçlarını ve yine ana ve babanın sosyal ve ekonomik durumlarını, ödeme güçlerini ve tarafların bakmakla yükümlü oldukları kişi sayısını da gözönünde bulunduracaktır.

Davada, tarafların Bakırköy 9.Aile Mahkemesinin 2014/440 Esas - 2014/553 Karar sayılı 23/07/2014 tarihinde kesinleşen kararı ile boşandıkları, aynı karar ile müşterek çocuk için aylık 250.00 TL iştirak nafakasının davalıdan alınıp, davacıya verilmesine karar verilmiş olduğu ve bu davanın 07/12/2015 tarihinde açılmış olduğu anlaşılmaktadır.

Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılması için yazılan yazılara istinaden tutulan tutanaklardan davacının bir şirkette planlamacı olarak çalıştığı, aylık 1.400,00 TL civarında geliri olduğu, kira ödemediği, bir dairesinin bulunduğu, üniversite mezunu olduğu, davalının kendi beyanına göre muhasebeci olarak çalıştığı, aylık 5.000,00TL gelirinin bulunduğu, yeniden evlendiği, bir çocuğunun daha olduğu, müşterek çocuğun ise 2008 doğumlu olup, ilköğretimde öğrenci olduğu anlaşılmıştır.

O halde tarafların sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, günün ekonomik koşulları, çocuğun yaşı ve ihtiyaçları, nafakanın belirlendiği tarih ile bu davanın açıldığı tarih arasında geçen süre nazara alındığında, TMK'nın 4.maddesinde vurgulan hakkaniyet ilkesi gereğince mahkemece takdir edilen artırım miktarı yerinde olduğunda davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kabul edilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-Davalının istinaf talebinin REDDİNE,

T.C.
YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ

E. 2004/10809
K. 2004/11186
T. 18.10.2004

Davacı:
Vekili:
Davalı:
Vekili:

NAFAKANIN ARTTIRILMASI TALEBİ ( Davalının Sosyal Ve Ekonomik Durumu İle Çocukların İhtiyaçları Karşılaştırılarak Önceki Nafaka Takdirinin Üzerinden Geçen İki Yıllık Süre De Nazara Alınarak Ülkede Seyreden Enflasyonun Etkileri Gözetilerek Karar Verileceği )
• ÖNCEKİ NAFAKA TAKDİRİ ( Ekonomik Ve Sosyal Şartların Değişmesi Ve Çocukların İhtiyaçlarının Artması Nedeniyle Artırılması Talebi - Taraflar Arasında Kurulan Dengeyi Koruyucu Çocukların İhtiyaçlarını Asgari Ölçüde Karşılayacak Davalının Geliri İle De Orantılı Olacak Şekilde Karar Verileceği )
• HAKKANİYETE UYGUN NAFAKA ( Önceki Nafaka Takdirinde Taraflar Arasında Kurulan Dengeyi Koruyucu Çocukların İhtiyaçlarını Asgari Ölçüde Karşılayacak Davalının Geliri İle De Orantılı Olacak Şekilde Olması Gereği )
4721/m.327,328,329,330,331
ÖZET : Somut olayda, yukarıda belirtilen hükümler gereğince; müşterek çocuklar için önceki davada hükmedilen nafakanın, aradan geçen sürede ekonomik ve sosyal şartların değişmesi ve çocukların ihtiyaçlarının artması nedeniyle artırılması istenilmektedir.

Davalının sosyal ve ekonomik durumu ile çocukların ihtiyaçları karşılaştırılarak, önceki nafaka takdirinin üzerinden geçen iki yıllık süre de nazara alınarak ( ülkede seyreden enflasyonun etkileri gözetilerek ), önceki nafaka takdirinde taraflar arasında kurulan dengeyi koruyucu, çocukların ihtiyaçlarını asgari ölçüde karşılayacak, davalının geliri ile de orantılı olacak şekilde "hakkaniyete" uygun nafakanın artırılmasından ibarettir.

DAVA : Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili dilekçesi ile; Ankara 23.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/765 Esas sayılı dolayısıyla müvekkile ve çocukları için hüküm altına alınan tedbir nafakasının; müvekkili davacı için 50.000.000 liradan 100.000.000 liraya, çocuklar için ayrı ayrı 75.000.000 liradan 175.000.000 liraya çıkartılarak toplam; 450.000.000 lira nafakanın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı davayı kabul etmediğini beyan etmiştir.

Mahkemece, "Tüm dosya değerlendirildiğinde; önceki davada toplam 200.000.000 lira nafakaya karar verildiğini, dosyaya göre; davalının 592.000.000 lira net maaş aldığı, davacı asilin 466.000.000 lira net maaş aldığı, aradan 8 ay geçtikten sonra bu davanın açıldığı, bu davada ise; davacının 598.000.000 lira, davalının 701.000.000 lira maaş aldığı, memur maaşlarındaki artış gözönüne alındığında müşterek çocukların giderlerinin çok fazla artmadığı gibi, gelirlerinde davacının iddiası doğrultusunda nafakanın artırılmasını gerektirecek düzeyde bir artış olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

a )Davacı eşin, tedbir nafakasının artırılması talebine yönelik olarak;

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı öğretmen olup, sürekli ve kendisine yeterli maaşının bulunduğunun anlaşılmasına, ayrıca davalının geliri de nazara alındığında; davacı eşin, nafakanın artırılması yönündeki talebinin reddinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,

b )Müşterek çocuklar yönünden;

Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler anne ve baba tarafından karşılanır ( TMK.nun 327/1. maddesi ).

Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder ( TMK 328/1. maddesi ).

Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerlerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir ( TMK.nun 329/1. maddesi ).

Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de gözönünde bulundurulur ( TMK.nun 330/1. maddesi ).

Durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır ( TMK.nun 331. maddesi ).

Somut olayda, yukarıda belirtilen hükümler gereğince; müşterek çocuklar için önceki davada hükmedilen nafakanın, aradan geçen sürede ekonomik ve sosyal şartların değişmesi ve çocukların ihtiyaçlarının artması nedeniyle artırılması istenilmektedir. Önceki nafaka takdirinin üzerinden yaklaşık iki yıla yakın bir zaman geçmiştir. Bu süreç içerisinde, davalının gelirlerinde önemli bir artış olduğu gibi, çocukların ihtiyaçları da doğal olarak artmıştır. En azından, ödenmekte olan nafakanın enflasyon nedeniyle değerinin düştüğü bir gerçektir.

Mahkemece yapılacak iş; davalının sosyal ve ekonomik durumu ile çocukların ihtiyaçları karşılaştırılarak, önceki nafaka takdirinin üzerinden geçen iki yıllık süre de nazara alınarak ( ülkede seyreden enflasyonun etkileri gözetilerek ), önceki nafaka takdirinde taraflar arasında kurulan dengeyi koruyucu, çocukların ihtiyaçlarını asgari ölçüde karşılayacak, davalının geliri ile de orantılı olacak şekilde "hakkaniyete" uygun nafakanın artırılmasından ibarettir.

SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA

Yargıtay
2. Hukuk Dairesi   
2019/898 E.
2019/8730 K.

DAVACI-DAVALI : ...
VASİ
DAVALI-DAVACI : ...

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı vasisi tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar, nafaka, nafaka artırım davası ve vekalet ücreti yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise boşanma davasının kabulü ve tazminatların miktarı yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 16.09.2019 günü duruşmalı temyiz eden davalı-davacı ... ile vekili Av. ... ve karşı taraf temyiz eden davacı-davalı ... vasisi... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.

3-Boşanma (TMK 166/son) ve nafaka artırımı davasının birleştirilerek yapılan yargılaması sonunda mahkemece verilen ilk karar, taraflarca temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 28.03.2013 tarihli bozma ilamı ile, davacı-davalı erkeğin Türk Medeni Kanunu’nun 166/son maddesine dayalı olarak açtığı boşanma davasının kabulüne karar verilmesi gerektiğinden bahisle davacı-davalı erkek yararına ve davalı-davacı kadının nafakaya ilişkin olarak gelecek yıllar için artış talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir
hüküm kurulmamasından bahisle davalı-davacı kadın yararına bozulmasına, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise onanmasına karar verilmiş, davacı-davalı erkeğin karar düzeltme talebi ise reddedilmiştir. Bu durumda birleşen nafakanın artırımı davasında bozma sebebi sadece gelecek yıllarda artış talebi hakkında bir karar verilmemesi yönünden olup, nafaka miktarı yönünden karar kesinleşmiştir. Kesinleşen yönlere ilişkin yeniden hüküm kurulamaz. Mahkemece bozmadan sonra verilen hükümle kadının birleşen nafakanın artımı davasında, nafaka miktarının artırılması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

4-Davacı-davalı taraf boşanma davasında kendisini vekil ile temsil ettirmiştir. Mahkemece, davacı-davalı erkeğin boşanma davasının kabulüne karar verildiğine göre, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı-davalı taraf lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücreti takdiri gerekirken, bu yönün nazara alınmaması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.), (3.) ve (4.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 2.037 TL vekalet ücretinin Mustafa'dan alınıp duruşmaya gelen Tülin'e verilmesine,
istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.16.09.2019 (Pzt.)

Kategoriler

  • İdare Hukuku

  • Tıp Hukuku

  • Polis, Asker Ve Memur Hukuku

  • Bilişim Hukuku

  • Boşanma Ve Nafaka Hukuku

  • Tazminat Hukuku

  • İş Hukuku

  • Ceza Hukuku

  • Ticaret Hukuku

  • Miras Hukuku

  • Sağlık Turizmi Hukuku

  • Tüketici Hukuku


İlgili Bloglar







DİĞER BLOG YAZILARIMIZ


Kadına Karşı Şiddet
Kadına Karşı Şiddet

Kadına Karşı şiddet Şiddet mağduru ve şiddete uğra...

Devamı
EN İYİ BOŞANMA AVUKATI
EN İYİ BOŞANMA AVUKATI

En iyi boşanma avukatı- Boşanma Hukuku uzmanlık ge...

Devamı
TEDBİR NAFAKASI NEDİR? TEDBİR NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?
TEDBİR NAFAKASI NEDİR? TEDBİR NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?

Tedbir nafakasına hakim re'sen karar vermekte olup...

Devamı
YOKSULLUK NAFAKASI NEDİR? YOKSULLUK NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?
YOKSULLUK NAFAKASI NEDİR? YOKSULLUK NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru ...

Devamı
Mil Hukuk ve Danışmanlık