Kazancına Göre Az Harcama Yaparak Eşe Ekonomik Şiddet Uygulamak

Kazancına Göre Az Harcama Yaparak Eşe Ekonomik Şiddet Uygulamak

31-01-2021
Kazancına Göre Az Harcama Yaparak Eşe Ekonomik Şiddet Uygulamak

Kazancına Göre Az Harcama Yapmak Boşanma Davası

Kazancına göre az harcama yaparak eşe ekonomik şiddet uygulamak boşanma ve nafaka hukuku bakımından ele alınır ve evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını gösteren hususlardan bir tanesidir. Kazancına göre az harcama yapan, cimri ve pinti davranarak giderler konusunda sorun yaşatan eş boşanma davasında kusurlu sayılacaktır. Bu kusurlu davranışı diğer eşin varsa kusurundan daha fazla bulunursa bu durumda talep de varsa maddi-manevi tazminata da hükmedilecektir. 

Kazancına Göre Az Harcama Yapan Eşe Boşanma Davası Ne Zaman Açılır

Eşlerden birisi için evlilik birliğinin çekilmez hale gelmesi ile diğer eş artık bu durumu dava sebebi olarak göstererek boşanma davası açabilecektir. Boşanma davasında taraflar boşanma sebeplerini tam olarak göstermek  ve bunu ispat etmek mecburiyeti içerisindedirler. Boşanma davası açan eşin bu durumu tanıklar ya da başka vasıtalar ile ispat etmesi davayı kazanmasına ve boşanma kararı verilmesine sebep olacaktır. Aksi durum davanın reddine sebep olabileceği gibi boşanma davasına karar verilse dahi tazminat taleplerinin reddini gerektirebilecektir. Bunda dolayı boşanma davalarının alanında uzman bir boşanma davası avukatı vasıtasıyla açılması önemle tavsiye olunmaktadır.

Kazancına Göre Az Harcama Yapmak Boşanma Kararı

Yargıtay
2. Hukuk Dairesi        
2020/2620 E. 
2020/5632 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası, reddedilen tazminat ve nafaka talepleri yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri, yoksulluk nafakası miktarı, velayet ve kişisel ilişki yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 11.11.2020 günü duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Av. ... ve karşı taraf temyiz eden davacı-karşı davalı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2- Evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak taraflarca karşılıklı açılan boşanma davalarının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, karşılıklı hakaret ettikleri ve birbirlerine incitici sözler söyledikleri gerekçesiyle eşit kusurlu kabul edilerek her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Hüküme karşı davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, kadın yararına hükmolunan yoksulluk nafakası, reddedilen tazminat ve nafaka talepleri yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri, yoksulluk nafakası miktarı, velayet ve kişisel ilişki yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince tarafların ilk derece mahkemesince tespit edilen kusurlu davranışları yanında, erkeğin cimri ve pinti olduğu, kazancına göre az harcama yaparak eşine ekonomik şiddet uyguladığı, ancak tarafların boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda yine de eşit kusurlu oldukları belirtilerek kusura ilişkin gerekçenin düzeltilmesine karar verilmiştir.

Yapılan yargılama ve toplanan delillerden bölge adliye mahkemesince tarafların kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında, erkeğin eşine sürekli fiziksel şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebep olan olaylarda; erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

3- Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere; evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda erkek ağır kusurlu olup, erkeğe yüklenen bu kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil etmektedir. Kadın boşanma sonucu eşin maddi desteğinden yoksun kalacaktır. O halde, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4) dikkate alınarak kadın yararına maddi ve manevi tazminata (TMK m. 174/1-2) karar vermek gerekirken, yanılgılı kusur belirlemesinin, sonucu olarak yazılı şekilde maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle bölge adliye mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 2540 TL. vekalet ücretinin Mehmet'ten alınıp Nurgül'e verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden Mehmet'e yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 267.80 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran Nurgül'e geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi.11.11.2020 (Çar.)

Yargıtay
2. Hukuk Dairesi     
2020/2230 E. 
2020/3126 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, tazminatlar ile iştirak nafakasının miktarı, vekalet ücretine ilişkin hüküm kurulmaması ve kişisel ilişki yönünden; davalı erkek tarafından ise tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Taraflar arasında görülen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda; ilk derece mahkemesince boşanma davasının kabulüne ve ferilere hükmedilmiştir. Hükme karşı kadın tarafından tazminatlar ile iştirak nafakasının miktarı, vekalet ücreti yönünden hüküm kurulmaması ve kişisel ilişki; erkek tarafından tamamı yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesi, tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir.

İlk derece mahkemesi, davalı erkeğe eşine baskı yaptığı, ekonomik şiddet uyguladığı, sevgisiz ve ilgisiz davrandığı ve sebepsiz kavga çıkararak uzun süre küs kaldığı vakıalarını kusur olarak yükleyerek erkeğin tam kusurlu olduğuna hükmetmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı, kusur belirlemesi yönünden, davalı erkek tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesinde erkeğin eşine baskıcı davranarak ekonomik şiddet uyguladığı vakıası erkeğe kusur olarak yüklemiştir. Bölge adliye mahkemesi davalı erkeğin tam kusurlu olduğuna hükmetmiştir.

Bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesinde davalı erkeğin istinaf talebinin kusur belirlemesine yönelik olarak kısmen kabulü kanaatine varıldığı halde, kararın hüküm kısmında erkeğin istinaf başvurusunun kusur yönünden esastan reddine karar verilmek suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılmıştır. Gerekçe ve hüküm arasında yaratılan bu çelişki tek başına bozma sebebi oluşturduğundan, hükmün münhasıran bu sebeple bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeplerle bölge adliye mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesine hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi.17.06.2020 (Çrş.)

Kategoriler

  • İdare Hukuku

  • Tıp Hukuku

  • Polis, Asker Ve Memur Hukuku

  • Bilişim Hukuku

  • Boşanma Ve Nafaka Hukuku

  • Tazminat Hukuku

  • İş Hukuku

  • Ceza Hukuku

  • Ticaret Hukuku

  • Miras Hukuku

  • Sağlık Turizmi Hukuku

  • Tüketici Hukuku


İlgili Bloglar







DİĞER BLOG YAZILARIMIZ


Kadına Karşı Şiddet
Kadına Karşı Şiddet

Kadına Karşı şiddet Şiddet mağduru ve şiddete uğra...

Devamı
EN İYİ BOŞANMA AVUKATI
EN İYİ BOŞANMA AVUKATI

En iyi boşanma avukatı- Boşanma Hukuku uzmanlık ge...

Devamı
TEDBİR NAFAKASI NEDİR? TEDBİR NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?
TEDBİR NAFAKASI NEDİR? TEDBİR NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?

Tedbir nafakasına hakim re'sen karar vermekte olup...

Devamı
YOKSULLUK NAFAKASI NEDİR? YOKSULLUK NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?
YOKSULLUK NAFAKASI NEDİR? YOKSULLUK NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru ...

Devamı
Mil Hukuk ve Danışmanlık