Eve Bakmamak Evle İlgilenmemek Boşanma Sebebidir

Eve Bakmamak Evle İlgilenmemek Boşanma Sebebidir

08-01-2021
Eve Bakmamak Evle İlgilenmemek Boşanma Sebebidir

Eve Bakmamak Evle İlgilenmemek Boşanma Sebebidir

Eve bakmamak evle ilgilenmemek boşanma sebebi olup boşanma ve nafaka hukuku kapsamında TMK 174. maddesine istinaden talep edildiği takdirde ve karşı tarafın bu kusurunun daha fazla olması koşuluyla maddi ve manevi tazminata da hükmedilecektir. Eşlerin evlerine bakmaması, evleri ile ilgilenmemesi, evin giderlerini karşılamaması ekonomik şiddettir. Bu durum erkeğin evine bakmaması veya kadının evine bakmaması, evin ihtiyaçlarının karşılanmaması şeklinde ortaya çıkabilir. Evlilik birliğine erkek de kadın da katkıda bulunmak üzerlerine düşen vazifeleri yapmakla yükümlüdür. Sadece erkekten ya da sadece kadından bu katkıyı beklemek evlilik anlayışına terstir. 

Eve Bakmamak Evle İlgilenmemek Evin İhtiyaçlarını Karşılamamak Yargıtay Kararları

YARGITAY

2. HUKUK DAİRESİ

Esas Numarası: 2020/819

Karar Numarası: 2020/2055

Karar Tarihi: 10.03.2020

TANIK BEYANLARININ DUYUMDAN AKTARIM OLMASI SEBEBİ İLE KUSUR BELİRLEMESİNE ESAS ALINAMAYACAĞI Erkeğin Eşini Kovduğu - Ona Küfür Ettiği - Güven Sarsıcı Davranışlarının Olduğu - Evin İhtiyaçlarını Karşılamadığı - Kadının İse; Eşine Küfür Ettiği - Eşini Yaralamaya Teşebbüs Ettiği - Güven Sarsıcı Davranışlarının Bulunduğu - Tarafların Eşit Kusurlu Olduğunun Kabulü İle Davanın Kabulüne Karar Verildiği - Erkeğe Kusur Olarak Yüklenen Eşine Hakaret ve Evden Kovma Tehdit Vakıasına İlişkin Dinlenen Tanıkların Beyanları Duyumdan Aktarım Olup, Kusur Belirlemesine Esas Alınma Olanağının Bulunmadığı - Mahkemece Belirlenen Tarafların Diğer Kusurlu Davranışlarına Göre Boşanmaya Sebebiyet Veren Vakıalarda Kadının Ağır, Erkeğin Az Kusurlu Olduğunun Kabulü Gerektiği

Özeti: Mahkemece davacı erkeğin eşini kovduğu, ona küfür ettiği, güven sarsıcı davranışlarının olduğu ve evin ihtiyaçlarını karşılamadığı, davalı kadının ise; eşine küfür ettiği, eşini yaralamaya teşebbüs ettiği, ve güven sarsıcı davranışlarının bulunduğu belirtilerek tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden mahkemece davacı erkeğe kusur olarak yüklenen eşine hakaret ve evden kovma tehdit vakıasına ilişkin dinlenen tanıkların beyanları duyumdan aktarım olup, kusur belirlemesine esas alınma olanağı bulunmamaktadır. Bu durumda, mahkemece belirlenen tarafların diğer kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davalı kadının ağır, davacı erkeğin az kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken hatalı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduğunun kabul edilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen nafakalar, velayet, kişisel ilişki ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2- Mahkemece davacı erkeğin eşini kovduğu, ona küfür ettiği, güven sarsıcı davranışlarının olduğu ve evin ihtiyaçlarını karşılamadığı, davalı kadının ise; eşine küfür ettiği, eşini yaralamaya teşebbüs ettiği, ve güven sarsıcı davranışlarının bulunduğu belirtilerek tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden mahkemece davacı erkeğe kusur olarak yüklenen eşine hakaret ve evden kovma tehdit vakıasına ilişkin dinlenen tanıkların beyanları duyumdan aktarım olup, kusur belirlemesine esas alınma olanağı bulunmamaktadır. Bu durumda, mahkemece belirlenen tarafların diğer kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davalı kadının ağır, davacı erkeğin az kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken hatalı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduğunun kabul edilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere ağır kusurlu kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

4-Mahkemece verilen ilk hüküm davacı erkek tarafından; kusur belirlemesi, kadın yararına hükmolunan nafakalar, velayet ve kişisel ilişki yönünden, davalı kadın tarafından ise hükmün tamamına yönelik temyiz edilmiş ancak davalı kadın boşanma hükmüne yönelik temyizinden feragat etmiştir. Dairemizin 03.04.2018 tarihli ilamı ile, eksik inceleme nedeniyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilanıma uyulmuş, uyulan bozma ilamı doğrultusunda bozulan hususlara ilişkin yeniden karar verilmiş ise de usulen kesinleşen boşanma hükmü ve davacı erkek yararına hükmolunan vekalet ücreti konusunda da karar verilmiştir. Hükmün bu yönleri bozma öncesi temyizin kapsamı dışında bırakılarak kesinleşmiştir. Bozma kapsamı dışında kalan ve kesinleşen yönlere ilişkin yeniden hüküm kurulamaz. Mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın boşanma ve erkek lehine yeniden vekalet ücreti takdir edilmesi yönlerinden yeniden hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 10.03.2020 (Salı)

YARGITAY

2. HUKUK DAİRESİ

Esas Numarası: 2016/9081

Karar Numarası: 2017/15133

Karar Tarihi: 21.12.2017

EVLİLİK BİRLİĞİNİN SARSILMASI SEBEBİNE DAYALI OLARAK BOŞANMA İSTEMİ Erkeğin Eşi Davalıyı İstemediği ve Eve Uğramadığı - Eş ve Çocuğunun İhtiyaçlarını da Gidermediği, Bu Durumun Günlerce Sürdüğü - Erkeğin Eve Uğramayarak ve Eşiyle İlgilenmeyerek Eşini Evi Terke ve Boşanmaya Zorladığı - Davalının Komşularının Yardımı İle Geçinir Hale Geldiği - Davacı Erkeğin Tamamen Kusurlu Olduğu - Davalı Kadın Yararına Uygun Miktarda Maddi ve Manevi Tazminat Takdiri Gerektiği

Özeti: Taraflardan davacı erkek tarafından, evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayalı olarak açıldığı ve dava, "erkeğin eşi davalıyı istemediği ve eve uğramadığı gibi eş ve çocuğunun ihtiyaçlarını da gidermediği, bu durumun günlerce sürdüğü, erkeğin eve uğramayarak ve eşiyle ilgilenmeyerek eşini evi terke ve boşanmaya zorladığı, hatta davalının komşularının yardımı ile geçinir hale geldiği" gerekçesiyle reddine karar verildiği, fiili ayrılık döneminde tarafların biraraya gelmedikleri, kesinleşen bu kusurlu davranışlara göre boşanmaya sebep olan olaylarda davacı erkeğin tamamen kusurlu olduğunun anlaşılmıştır. Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Daha uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdiri gerekir.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden; davalı kadın tarafından ise tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle fiili ayrılığa esas ilk boşanma davası; taraflardan davacı erkek tarafından, Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayalı olarak açıldığı ve dava, "erkeğin eşi davalıyı istemediği ve eve uğramadığı gibi eş ve çocuğunun ihtiyaçlarını da gidermediği, bu durumun günlerce sürdüğü, erkeğin eve uğramayarak ve eşiyle ilgilenmeyerek eşini evi terke ve boşanmaya zorladığı, hatta davalının komşularının yardımı ile geçinir hale geldiği" gerekçesiyle reddine karar verildiği, fiili ayrılık döneminde tarafların biraraya gelmedikleri, kesinleşen bu kusurlu davranışlara göre boşanmaya sebep olan olaylarda davacı erkeğin tamamen kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davacı erkeğin tüm, davalı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davacıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 136.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

istek halinde temyiz peşin harcının yatıran davalıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 21.12.2017(Prş.)

YARGITAY

2. HUKUK DAİRESİ

Esas Numarası: 2016/8931

Karar Numarası: 2017/14903

Karar Tarihi: 19.12.2017

BOŞANMA SEBEBİYLE MANEVİ TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİNİN ŞARTLARI Boşanma Sebebiyle Manevi Tazminata Hükmedilebilmesi İçin Boşanmaya Sebep Olan Olayların Tazminat Talep Eden Tarafın Kişilik Haklarım Zedelemiş Olması Zorunludur - Boşanmaya Sebep Olan Olaylar Bu Nitelikte Değilse Manevi Tazminata Hükmedilemez – Erkeğin, Eşi ve Çocukları İle İlgilenmediği Gibi Onların İhtiyaçlarını Karşılamadığı, Evin İhtiyaçlarına Katkıda Bulunmadığı - Erkeğe Kusur Olarak Yüklenen Bu Eylemleri Kadının Kişilik Haklarına Saldırı Niteliğinde Değildir - Manevi Tazminata Hükmedilmesi Hatalıdır

Özeti: Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için boşanmaya sebep olan olayların tazminat talep eden tarafın kişilik haklarım zedelemiş olması zorunludur. Boşanmaya sebep olan olaylar bu nitelikte değilse manevi tazminata hükmedilemez. Dosya kapsamından ve tanık ifadelerinden davalı erkeğin, eşi ve çocukları ile ilgilenmediği gibi onların ihtiyaçlarını karşılamadığı, kendisine ait marketini yüklü bir miktara devrettiği, bu parayı ailesi için harcamadığı, evin ihtiyaçlarına katkıda bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı erkeğin başkaca kusurlu davranışı kanıtlanamamıştır. Erkeğe kusur olarak yüklenen bu eylemleri kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde değildir. Bu husus nazara alınmadan davacı kadın yararına manevi tazminata hükmedilmesi hatalıdır.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle ortak çocuk Musa’nın 04.01.1999 doğumlu olup inceleme sırasında ergin olduğunun anlaşılmasına göre davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için boşanmaya sebep olan olayların tazminat talep eden tarafın kişilik haklarım zedelemiş olması zorunludur (TMK m. 174/2). Boşanmaya sebep olan olaylar bu nitelikte değilse manevi tazminata hükmedilemez. Dosya kapsamından ve tanık ifadelerinden davalı erkeğin, eşi ve çocukları ile ilgilenmediği gibi onların ihtiyaçlarını karşılamadığı, kendisine ait marketini yüklü bir miktara devrettiği, bu parayı ailesi için harcamadığı, evin ihtiyaçlarına katkıda bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı erkeğin başkaca kusurlu davranışı kanıtlanamamıştır. Erkeğe kusur olarak yüklenen bu eylemleri kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde değildir. Bu husus nazara alınmadan davacı kadın yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru bulunmamıştır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 19.12.2017 (Sa.) 

Kategoriler

  • İdare Hukuku

  • Tıp Hukuku

  • Polis, Asker Ve Memur Hukuku

  • Bilişim Hukuku

  • Boşanma Ve Nafaka Hukuku

  • Tazminat Hukuku

  • İş Hukuku

  • Ceza Hukuku

  • Ticaret Hukuku

  • Miras Hukuku

  • Sağlık Turizmi Hukuku

  • Tüketici Hukuku


İlgili Bloglar







DİĞER BLOG YAZILARIMIZ


Kadına Karşı Şiddet
Kadına Karşı Şiddet

Kadına Karşı şiddet Şiddet mağduru ve şiddete uğra...

Devamı
EN İYİ BOŞANMA AVUKATI
EN İYİ BOŞANMA AVUKATI

En iyi boşanma avukatı- Boşanma Hukuku uzmanlık ge...

Devamı
TEDBİR NAFAKASI NEDİR? TEDBİR NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?
TEDBİR NAFAKASI NEDİR? TEDBİR NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?

Tedbir nafakasına hakim re'sen karar vermekte olup...

Devamı
YOKSULLUK NAFAKASI NEDİR? YOKSULLUK NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?
YOKSULLUK NAFAKASI NEDİR? YOKSULLUK NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru ...

Devamı
Mil Hukuk ve Danışmanlık