Eşin Giyimine Karışmak Boşanma Davası

Eşin Giyimine Karışmak Boşanma Davası

11-10-2020
Eşin Giyimine Karışmak Boşanma Davası

Eşin Giyimine Karışmak Boşanma Davası

Eşin giyimine karışmak boşanma ve nafaka hukuku kapsamında boşanma davası olarak karşımıza çıkabilmektedir. Aslında eşler her ne kadar evlilik birliğinin devamı süresince birbirlerine karşı sadakat yükümlüsü olsalar da bu yükümlülük eşin diğer eşe karşı baskı kurmasını, onun özgürce ve hür iradesiyle sosyal hayatta yer almasını engelleyecek nitelikte değildir. Eşler evlilik birliği içerisinde birey olarak toplumdaki yerlerini korumaya devam etmeli, eşin baskıcı tavırlarıyla karşı karşıya kalmamalıdır. Evlilik özgürlüğün kısıtlanması anlamına gelmemeli, eşler birbirlerini küçük düşürücü tavırlardan ve davranışlardan uzak durmalıdır.

Eşler birbirlerine karşı baskıcı tutumlar sergileyerek ne yazık ki duygusal şiddet, fiziksel şiddet, cinsel şiddet, ekonomik şiddet, görüntüye dayalı şiddet ve sosyal şiddet uygulayabilmektedirler. Eşin giyimine müdahale etmek, eşin giyimine karışmak da sosyal şiddete birer örnektir. Zira eşin sosyal hayatına müdahale ederek giyim kuşamına oldukça fazla müdahalede bulunmak boşanma sebebi olabilecek niteliktedir. Eşin giyimine müdahale etmek diğer eş için evlilik birliğinin devamını sağlayamayacak seviyeye ulaşmış, psikolojisini bozacak seviyeye gelmiş ise bu durumda giyim ve kuşamına karışılan eş diğer eşe karşı çekişmeli boşanma davası açabilecek, açtığı davada eşin giyimine karışma davranışını ispat ederek bu durumun evlilik birliğini temelden sarsarak çekilmez hale getirdiğini ifade edecektir. 

Eşinin giyim tarzına karışmak, eşin giyimine karışmak evlilik birliğinin çekilmez bir hal almasına yol açan eş bu davranışları nedeniyle evlilik birliğinin sonlanmasında diğer eşe karşı daha fazla kusurlu bulunur ve boşanma davasında diğer eş maddi veya manevi tazminat talep ederse eşinin giyim tarzına karışan, eşin giyimine karışan eş aleyhine tazminata hükmedilebilecektir. Nitekim bu tazminatın gerekçesi 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 174. maddesinde yer almaktadır. 174. madde haricinde sosyal şiddete dayalı olarak maddi ve manevi tazminat talep edilmiş ise bu durumda bu talep harca esas değer niteliğinde olacak ve talep eden eş bu harçları tamamlamak zorunda kalacaktır. Zira boşanmanın fer'isi yani sonuçları arasında talep edilen ve 174. maddeye bağlanan maddi ve manevi tazminat talepleri harca tabi değildir.

Eşin Giyimine Karışmak Yargıtay Kararları

Yargıtay
2. Hukuk Dairesi     
2020/1135 E.
2020/2210 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından tümü yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; kadının tam kusurlu olduğu kabul edilmek suretiyle davacı erkeğin davasının kabulü ile TMK 166/1. maddesi uyarınca tarafların boşanmalarına ve fer'ilerine karar verilmiş, ilk derece mahkemesince verilen bu karara karşı davalı kadın tarafından tamamı yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf incelemesini yapan bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; “ilk derece mahkemesince toplanan delillerden kadına yüklenen "eşinin giyim tarzına karışmak, gideceği toplantılara ve görüşeceği kişilere müdahalelerde bulunarak sosyal şiddet uyguladığı" vakıasına açıkça ve usulune uygun olarak davacı erkek tarafından dayanılmamıştır. Dava dilekçesinde davacı erkek, kadının baskın karakterde olduğu, sürekli kavgacı tavırlar sergilediği, eşine hakaret ettiği ve evden kovduğu, evi, çocukları ve eşi ile ilgilenmediği gerekçesi ile evlilik birliğinin çekilmez bir hal aldığını ileri sürmüş, başka bir vakıaya da dayanmamıştır. Mahkemece, usulüne uygun şekilde ileri sürülmeyen ve çekişmeli olarak belirlenmeyen (HMK m. 137,140/3,187) vakıa esas alınarak karar verilemez (HMK m. 141). Bu itibarla dayanılmayan bir vakıanın tanık beyanlarında geçtiğinden bahisle davalıya kusur olarak yüklenmesine imkan bulunmamaktadır” gerekçesi ile davanın reddi gerekirken kabulü hatalı bulunarak davalı kadının istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, erkeğin davasının reddine karar verilmiş, bölge adliye mahkemesince verilen bu karar davacı erkek tarafından temyiz edilmiştir.

İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi başlıklı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 141. maddesi “(1) Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia ve savunmalarını genişletebilir veya değiştirebilirler.

Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. (2) İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır," şeklindedir. Anılan maddenin gerekçesinde belirtildiği üzere; tarafların karşılıklı dilekçelerini verdikleri aşamada, herhangi bir sınırlamaya bağlı olmadan uyuşmazlığın genel çerçevesi içinde iddia ve savunmalarını değiştirebilecekleri kabul edilmiştir. Şüphesiz bu imkan, sadece cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi için söz konusudur, ikişer dilekçeden sonra, hangi ad altında olursa olsun verilecek dilekçeler, sınırlama ve yasak kapsamında kabul edilmelidir. Ön inceleme aşamasında ancak karşı tarafın açık muvafakati (veya ön inceleme duruşmasına taraflardan birisinin mazeretsiz gelmemesi) durumunda iddia veya savunmaların genişletilmesi yahut değiştirilmesi kabul edilmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 20.04.2016 tarih, 2014/2-695 esas ve 2016/522 karar sayılı ilamı).

Somut olayda; davacı erkeğin dava dilekçesinde “baskın bir karakter olarak sürekli kendi dediklerini dikte etmeye çalıştığı” vakıası belirtildiği gibi davalı kadın usulüne uygun şekilde tebliğ edilen ön inceleme duruşmasına da mazeretsiz katılmamış, erkek bu ön inceleme duruşmasında ise “çocuklarla ve evle ilgilenmediği” vakaılarına dayanmıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında ilk derece mahkemesince belirlenen eşinin giyim tarzına, gideceği toplantılara ve görüşeceği kişilere müdahalelerde bulunarak sosyal şiddet uyguladığı" evi, çocukları ve eşi ile ilgilenmediği” vakıaları hükme esas alınabileceğinden, ilgili bölge adliye mahkemesince davacı erkeğin davasının reddine karar verilesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 16.03.2020 (Pzt.)

Yargıtay
2. Hukuk Dairesi    
2014/13462 E.
2015/5863 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri 3. Aile Mahkemesi
TARİHİ : 11/03/2014
ESAS-KARAR NO : 2013/334-2014/238


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından manevi tazminat ile nafaka taleplerinin reddi, maddi tazminat ile iştirak nafakasının miktarı yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise, karşı boşanma davasının reddi, kusur belirlemesi, velayet, kadın yararına verilen maddi tazminat ve iştirak nafakasının miktarı yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 30.03.2015 günü duruşmalı temyiz eden davacı-davalı P. K. vekili Av. A. T. U. ve karşı taraf temyiz eden davalı-davacı A.. K.. vekili Av. C.. E.. geldiler. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı-karşı davalı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK.md.174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

.../...

3-Toplanan delillerden davalı-karşı davacı erkeğin eşine ve çocuğuna ilgisiz davrandığı, birlik görevlerini yerine getirmediği, uzun süre eşiyle küs kaldığı, sosyal hayatını engellemeye yönelik baskı yaparak duygusal ve sosyal şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır. Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedebilmek için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya diğer tarafa göre daha az kusurlu olması yanında; boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarını zedelemiş olması da gereklidir (TMK.md. 174/2). Yukarıda belirtildiği gibi davalı-karşı davacı erkek eşin belirlenen kusurları davacı-karşı davalı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. Bu durumda, Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi koşulları kadın yararına gerçekleşmiştir. Öyleyse, davacı-karşı davalı kadının manevi tazminat isteğinin kabulü gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün, yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyizine konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 1.100.00 TL vekalet ücretinin Ahmet'ten alınıp Pınar'a verilmesine, aşağıda yazılı harcın Ahmet'e yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 123.60 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatıran Pınar'a geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.30.03.2015(Pzt.)

Yargıtay

2. Hukuk Dairesi         

2019/6449 E.  

2019/12856 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVACI-DAVALI : ...
DAVALI-DAVACI : ...
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi ve aleyhine hükmedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı-karşı davalı erkeğe kusur olarak yüklenen “Kadına kapanması için baskı yaptığı ve normal olmayan yoldan cinsel ilişki talep ettiği” vakıalarının ispatlanmadığı ancak, mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre yine de davacı-karşı davalı erkeğin, davalı-karşı davacı kadına göre daha ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, davacı- karşı davalı erkeğin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 218.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 26.12.2019 (Per.)

Kategoriler

  • İdare Hukuku

  • Tıp Hukuku

  • Polis, Asker Ve Memur Hukuku

  • Bilişim Hukuku

  • Boşanma Ve Nafaka Hukuku

  • Tazminat Hukuku

  • İş Hukuku

  • Ceza Hukuku

  • Ticaret Hukuku

  • Miras Hukuku

  • Sağlık Turizmi Hukuku

  • Tüketici Hukuku


İlgili Bloglar







DİĞER BLOG YAZILARIMIZ


Kadına Karşı Şiddet
Kadına Karşı Şiddet

Kadına Karşı şiddet Şiddet mağduru ve şiddete uğra...

Devamı
EN İYİ BOŞANMA AVUKATI
EN İYİ BOŞANMA AVUKATI

En iyi boşanma avukatı- Boşanma Hukuku uzmanlık ge...

Devamı
TEDBİR NAFAKASI NEDİR? TEDBİR NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?
TEDBİR NAFAKASI NEDİR? TEDBİR NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?

Tedbir nafakasına hakim re'sen karar vermekte olup...

Devamı
YOKSULLUK NAFAKASI NEDİR? YOKSULLUK NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?
YOKSULLUK NAFAKASI NEDİR? YOKSULLUK NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru ...

Devamı
Mil Hukuk ve Danışmanlık