Eşe Baskı Yapmak Boşanma Davası

Eşe Baskı Yapmak Boşanma Davası

14-01-2021
Eşe Baskı Yapmak Boşanma Davası

Eşe Baskı Yapmak Boşanma Davası

Eşe baskı yapmak, eşe baskıcı davranmak nedeniyle açılacak boşanma davaları boşanma ve nafaka hukuku kapsamında "Evlilik birliğinin temelinden sarsılması" (TMK m.166/1) hukuki sebebine dayanmaktadır. Açılacak olan eşe baskıcı davranmak nedeniyle boşanma davasında dayanılan olay ve ileri sürülen vakıaların ispat edilmesi gerekir. HMK'nın ispatın konusu başlıklı 187. maddesi gereğince "İspatın konusunu taraflar arasındaki çekişmeli vakıalar oluşturur. Bu vakıaların ispatı için delil gösterilir. TMK'nın ispat yükü başlıklı 6. maddesi gereğince; "Taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. HMK'nın ispat yükü başlıklı 190. maddesi gereğince ispat yükü; iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Açıklanan mevzuat çerçevesinde; boşanma davasında kusurlu tarafın ispat vasıtalarıyla kusurunun ispatı ve kusuru az olan taraf lehine de talep halinde tazminata hükmedilecektir. Eşe baskı yapmak, eşe baskıcı davranmak boşanma davalarında duygusal şiddetin içerisine girmektedir.

Boşanma Davasında Hakim Neye Dikkat Eder

Boşanma davalarında ne kadar haklı olursak olalım dava sonunda hayal kırıklığına uğrayabiliriz. Olumsuz sonuçlarla karşılaşabiliriz. Bunun yaşanmasının en önemli sebebi hakimin yaşanmış olayların ispatı konusunda ve kusursuz olmuş veya daha az kusurlu olduğumuz konusunda ikna etme zorunluluğumuzdan kaynaklanmaktadır. Aile birliği içerisinde olumsuz olaylar yaşanmış olmasına rağmen dava sonunda taleplerimiz kabul etmiyorsa bu demektir ki ispat konusunda bazı sıkıntılar yaşamışızdır. Boşanma davalarında yaşanan olayları ispatında sıkıntılar yaşanabilmektedir. Çünkü genel olarak aile birliği aile ilişkilerinde dışarıya kapalıyız aile içerisinde yaşanan olumsuz olayların ispatı konusunda mahkemede dinletebilecek tanık bulma konusunda sıkıntılar yaşayabilmekdeyiz. Boşanma davalarında genel olarak tanık deliline dayanmakdayız. Çünkü yaşanan olayların ispatı gerekmektedir. Mahkeme huzurunda mahkemelerin en çok dikkat ettiği nokta ise tanıkların tanıklıklarının görgüye dayalı tanık  olmasıdır. Mahkemeleri sunacak olduğumuz tanık görgüye değil de çevreden duyduklarını veya sizden duyduklarını mahkeme huzurunda gelip anlatacaksa bu tanıklık mahkemede tabii ki dikkate alınacaktır ama karara esas teşkil etmeyecektir. Bu nedenle tanık dinleteceksek dinletmiş olduğumuz tanıkların mutlaka görgüye dayalı tanık olması konusuna dikkat etmeliyiz. Görgüye dayalı tanık derken neyi kast ediyoruz? Görgüye dayalı tanık illaki olayı olduğu anda gören kişi değildir. Örneğin aile birliği içerisinde yapılan kavgaları sesleri duymuş olan komşumuz da mahkemede tanık olarak dinlenebilir. Bu kişinin tanıklığı da yine görgüye dayalı tanık olarak kabul edilecektir.

Eşe Baskıcı Davranmak Yargıtay Kararları

Yargıtay
2. Hukuk Dairesi         2020/2230 E.  ,  2020/3126 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, tazminatlar ile iştirak nafakasının miktarı, vekalet ücretine ilişkin hüküm kurulmaması ve kişisel ilişki yönünden; davalı erkek tarafından ise tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Taraflar arasında görülen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda; ilk derece mahkemesince boşanma davasının kabulüne ve ferilere hükmedilmiştir. Hükme karşı kadın tarafından tazminatlar ile iştirak nafakasının miktarı, vekalet ücreti yönünden hüküm kurulmaması ve kişisel ilişki; erkek tarafından tamamı yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesi, tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir.

İlk derece mahkemesi, davalı erkeğe eşine baskı yaptığı, ekonomik şiddet uyguladığı, sevgisiz ve ilgisiz davrandığı ve sebepsiz kavga çıkararak uzun süre küs kaldığı vakıalarını kusur olarak yükleyerek erkeğin tam kusurlu olduğuna hükmetmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı, kusur belirlemesi yönünden, davalı erkek tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesinde erkeğin eşine baskıcı davranarak ekonomik şiddet uyguladığı vakıası erkeğe kusur olarak yüklemiştir. Bölge adliye mahkemesi davalı erkeğin tam kusurlu olduğuna hükmetmiştir.

Bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesinde davalı erkeğin istinaf talebinin kusur belirlemesine yönelik olarak kısmen kabulü kanaatine varıldığı halde, kararın hüküm kısmında erkeğin istinaf başvurusunun kusur yönünden esastan reddine karar verilmek suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılmıştır. Gerekçe ve hüküm arasında yaratılan bu çelişki tek başına bozma sebebi oluşturduğundan, hükmün münhasıran bu sebeple bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeplerle bölge adliye mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesine hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi.17.06.2020 (Çrş.)

Yargıtay
2. Hukuk Dairesi         2020/4883 E.  ,  2020/5753 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tazminat ile nafaka talepleri yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise tazminatların miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının ise aşağıdaki bentler dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-İlk derece mahkemesince taraflarca karşılıklı olarak açılan evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davasında boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçesiyle her iki davanın kabulüne ve tarafların boşanmalarına karar verilmiş, taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda davalı-karşı davacı erkeğin boşanmayı gerektirir kusurlu bir davranışının kanıtlanamadığı, davacı-karşı davalı kadının tanık anlatımları genel ve soyut nitelikte olup, kadından duyduklarını aktarmaktan ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Kadının ise erkeğe hakaret edip onu aşağıladığı sabittir. Kadın aleyhine isnat edilen ve mahkemece kabul edilen "Kadının ev işleri ile ilgilenmediği" maddi vakıasının da somut ve inandırıcı tanık ifadeleri ile ispat edilemediği görülmektedir. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı kadının tamamen kusurlu kabul edilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, erkeğin doğum kontrolü konusunda kadına baskıda bulunduğu anlaşılmaktadır. Tarafların kusurlu davranışları dikkate alındığında, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bölge adliye mahkemesince yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu kabulü doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

3-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. (TMK m. 175) Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere, Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi koşulları davacı-karşı davalı kadın yararına gerçekleşmiştir. O halde, kadının yoksulluk nafakası talebinin kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen bölge adliye mahkemesi kararının yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın Alpay'a yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 267.80 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran ...'ye geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 16.11.2020 (Pzt.)

Yargıtay
2. Hukuk Dairesi         2019/4307 E.  ,  2019/7726 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi ve tazminat taleplerinin reddi yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi ve aleyhine hükmedilen nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir.

2-Mahkemece, tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden tarafların kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında davalı-karşı davacı erkeğin eşine fiziksel şiddet uyguladığı, bağımsız konut temin etmediği, aile baskısına göz yumduğu ve eşini istemediğini söylediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda davalı-karşı davacı erkeğin davacı-karşı davalı kadına göre ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken tarafların eşit kusurlu olduklarının kabul edilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere; evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı-karşı davalı kadının ağır yada eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4) dikkate alınarak kadın yararına maddi ve manevi tazminata (TMK m. 174/1-2) karar vermek gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde davacı-karşı davalı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

4-Mahkemece verilen ilk hükümde kadın yararına 250 TL tedbir-yoksulluk nafakası ödenmesine hükmedilmiş, bu hüküm kadın tarafından temyiz edilmemiştir. Bozma sonrası verilen ikinci kararda ise; kadın yararına 300 TL. tedbir-yoksulluk nafakası ödenmesine hükmedilmiştir. İlk hükümde kadın yararına hükmedilen nafakalar kadın tarafından temyiz edilmemiş, bu miktar yönünden davalı-karşı davacı erkek yararına usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Bu sebeple bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda usuli kazanılmış hakka aykırı şekilde kadın yararına artırılarak nafakaya hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıdaki 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 26.06.2019 (Çar.)

Kategoriler

  • İdare Hukuku

  • Tıp Hukuku

  • Polis, Asker Ve Memur Hukuku

  • Bilişim Hukuku

  • Boşanma Ve Nafaka Hukuku

  • Tazminat Hukuku

  • İş Hukuku

  • Ceza Hukuku

  • Ticaret Hukuku

  • Miras Hukuku

  • Sağlık Turizmi Hukuku

  • Tüketici Hukuku


İlgili Bloglar







DİĞER BLOG YAZILARIMIZ


Kadına Karşı Şiddet
Kadına Karşı Şiddet

Kadına Karşı şiddet Şiddet mağduru ve şiddete uğra...

Devamı
EN İYİ BOŞANMA AVUKATI
EN İYİ BOŞANMA AVUKATI

En iyi boşanma avukatı- Boşanma Hukuku uzmanlık ge...

Devamı
TEDBİR NAFAKASI NEDİR? TEDBİR NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?
TEDBİR NAFAKASI NEDİR? TEDBİR NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?

Tedbir nafakasına hakim re'sen karar vermekte olup...

Devamı
YOKSULLUK NAFAKASI NEDİR? YOKSULLUK NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?
YOKSULLUK NAFAKASI NEDİR? YOKSULLUK NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru ...

Devamı
Mil Hukuk ve Danışmanlık