Çekişmeli Boşanmada Kusur

Çekişmeli Boşanmada Kusur

10-09-2020
Çekişmeli Boşanmada Kusur

Çekişmeli Boşanmada Kusur

Çekişmeli boşanmada kusur- boşanma ve nafaka hukuku kapsamında bilindiği üzere evlilik birliği içinde eşlerin yerine getirmekle yükümlü oldukları bazı sorumlulukları vardır. TMK m.185 hükmünde de belirtildiği üzere eşler birlikte yaşamak, birbirlerine sadık olmak ve yardımcı olmak zorundadırlar. Bunların yanı sıra eşler evlilik birliğinin mutluluğunu gözetmek, evlilik birliğinin giderlerine katılmak ve evlilik birliği içinde gerek birbirlerine gerekse çocuklara özen göstermek zorundadırlar. Kanunun eşlere yüklemiş olduğu bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, bir diğer ifadeyle ihlal edilmesi, evlilik birliği içinde "kusur" olarak nitelendirilmektedir. Kusur boşanma davasının hem seyri hem de sonuçları bakımından oldukça önemlidir. Mahkeme kusur tespiti yapmadan boşanmaya, tazminata ve nafakaya hükmedememektedir.

Boşanmada Kusur Tespiti

Boşanmada kusur tespiti ilgili mahkemeye(Aile Mahkemesi)sunulan bilgi ve belgeler ışığında yapılmaktadır. Dolayısıyla bu noktada tarafların kusur ispatı için gerekli olan bilgi ve belgeleri açık ve en doğru şekilde mahkemeye sunmaları gerekmektedir. Hakim bu bilgi ve belgeler doğrultusunda eşlerin kusur durumlarına kanaat getirecek ve dava, tarafların kusur durumlarına göre şekillenecektir. Bir diğer ifadeyle, kusur tespiti davayı görmekte olan hakim tarafından yapılacaktır. Hakimin tespiti, kusursuz, az kusurlu, eşit kusurlu veya daha fazla kusurlu şeklinde bir tespitten ibaret olacaktır. Yapılan kusur tespiti sonucunda boşanmaya karar verilirse, boşanmanın mali sonuçları olan nafaka ve tazminat talepleri de eşlerin kusur durumlarına göre belirlenecektir. Örneğin, boşanma sebeplerinde kusuru olmayan veya kusurlu olsa dahi diğer eşe nazaran daha az kusurlu olan eş maddi ve manevi tazminat talep edebilecektir. Yargıtay'ın da boşanma davası, tazminat ve nafaka gibi hükümler için kusur araştırması yapılmasının önemini vurguladığı birçok kararı bulunmaktadır. Şöyle ki; 
‘’Somut olayda, yerel mahkeme kararında, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu belirtilmiş ise de, tarafların kusurları somut olarak belirtilmemiş, kusur değerlendirmesine esas alınan vakıalar gerekçede gösterilmemiştir. O halde yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, mahkemece kusura ilişkin bir tespit yapılmadan yeterli gerekçeden yoksun ve denetime elverişli olmayacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.‘’ Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2018/3222 K.2019/2070 T.04.03.2019 

Boşanmada Kusur Sayılan Haller

Boşanmda kusur sayılan haller aşağıda örnekleme yoluyla verilmiştir. Bu kusurlar çoğaltılabileceği gibi somut olayın özelliğine göre de değişkenlik gösterecektir.

  • -Alkol veya uyuşturucu madde altında olan eşin diğerine ettiği hakaret,
  • -Eşlerin sadakatsiz davranışlarının güven sarsıcı boyutta olduğuna mahkemece kanaat getirilmesi,
  • -Şiddete yönelik eylemler ve öldürme tehditinde bulunulması,
  • -Eşlerden birinin diğerine karşı vücut bütünlüğünü veya ruhsal yapısını bozucu davranışlarda bulunması veya bulunma tehlikesi taşıyan davranışları,
  • -Onur kırıcı davranış olarak nitelendirilen, eşlerden birinin diğerine karşı hakaret etmesi, ona karşı küçük düşürücü hareketlerde bulunması,
  • -Evlilik birliği içindeki eşlerin özen yükümlülüğüne aykırı davranışlar sergilemesi gibi haller kusur kabul edilmektedir.

Kusur sayılan haller için kanun sınırlı sayıda bir sıralama yapmamıştır. Kusur sayılan haller tarafların mahkemeye sundukları boşanma sebebine dayanak oluşturan bilgi ve belgeler sonucu mahkemece belirlenecektir. Dolayısıyla yukarıda sayılan haller 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerinin evlilik birliği için öngördüğü kanuni düzenlemeler ve Yargıtay kararları doğrultusunda kusur kabul edilmektedir. 

Boşanmada Ağır Kusur Nedir

Boşanmada ağır kusur evlilik birliğini oldukça etkileyen kusurlu davranışlardır. Hangi davranışların ağır kusurlu kabul edildiği yine Yargıtay kararları doğrultusunda belirlenmektedir. Burada önemli olan ağır kusuru olan eşin durumunun ne olacağıdır. Boşanma davasında ağır kusuru bulunan eşin açtığı boşanma davası reddedilir. Yapılan kusur tespiti sonucu ağır kusurlu bulunan eş nafaka alamaz; bu eş lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilemez. 

Boşanma Davasında Kusurun Önemi

Boşanma davasında kusurlu davranışların ispatı ve bu hususların dilekçelerde dile getirilmesi talep edilen sonuçların gerçekleşmesi için gerekli olan hususlardandır. Biraz daha açacak olursak diyelim ki boşanma davası ile birlikte maddi tazminat ve manevi tazminat da istendi. Bu durumda tazminat taleplerinin kabul edilebilmesi için karşı tarafın kusurunun ispatlanması şarttır. Kusur ispatı olmadan tazminatlara hükmedilmesi ise bozma sebebi olacaktır. Yine eşlerin birbirlerinden talep ettikleri yoksulluk nafakası için de kusur araştırması yapılması ve lehine nafakaya hükmedilecek eşin kusurunun diğer eşe göre daha az olması gerekecektir.

Tam Kusurlu Eş Boşanma Davası Açamaz

Tam kusurlu eşin boşanma davası açması hukukumuz tarafından kabul edilmemektedir. Nitekim kimse kendi kusurundan hak elde edemeyecektir. Boşanma davası açan eşin kusurlu olması boşanma davasının açılması için bir engel değilse de tamamen kusurlu olan eşin boşanma davası açamayacağı bir gerçektir. Bu bakımdan hakkın kötüye kullanılmasının önüne geçilmiş olunmaktadır.

Boşanma Davası Yargıtay Kararları

Yargıtay

2. Hukuk Dairesi  

2019/6392 E.  

2020/1066 K.

Davacı:

Vekili:

Davalı:

Vekili:
“Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, velayet düzenlemesi, aleyhine hükmedilen nafakalar ve tazminatlar ile reddedilen manevi tazminat talebi yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi ve tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kadının tüm, davacı-davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Davacı-davalı erkek tarafından Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. madddesi uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak açılan boşanma davası ile davalı kadın tarafından açılan Türk Medeni Kanunu’nun 197. maddesi uyarınca nafaka ve tedbiren velayet düzenlemesi yapılması talebini içeren davaların birleştirilerek yapılan yargılaması sonucunda, davalı-davacı kadının daha fazla kusurlu olduğu belirtilerek, davacı erkeğin boşanma davasının kabulüne, davalı-davacı kadının birleşen nafaka ve velayet davalarının kısmen kabulüne, tarafların Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. madddesi uyarınca boşanmalarına, tarafların ortak çocuklarından ... ve Yusuf'un velayetlerinin anneye verilmesine, çocuklar için aylık 300’er Türk lirası iştirak nafakasına, ortak çocuk Fadime’nin velayetinin ise davalı babaya verilmesine, davalı-davacı kadın için aylık 230 Türk lirası tedbir nafakasına, davalı-davacı kadının yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, davacı-davalı erkek yararına 3.000 TL manevi tazminat verilmesine karar verilmiş, hüküm taraflarca istinaf edilmiştir.

Bölge adliye mahkemesince, davacı-davalı erkeğin manevi anlamda bağımsız konut temin etmediği, kadının kardeşlerinin müşterek eve gelmesini istemediği, davacı-davalının annesinin davalı-davacının misafirlerine kötü davrandığı ve davacı-davalının babasının davalı-davacının anneannesini evden kovduğu, davalı davacı kadının ise müşterek konutta bulunan ev eşyalarına zarar verdiği, davacı-davalıya hakaret ve küfür ettiği, davacının ailesini tehdit ettiği, davacı ve ailesine lanet okuyup beddua ettiği, gerçekleşen olaylarda erkeğin ağır kusurlu olduğu belirtilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurmak suretiyle, davacı erkeğin boşanma davasının kabulüne, davalı-davacı kadının birleşen nafaka ve velayet davalarının kısmen kabulüne, tarafların Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. madddesi uyarınca boşanmalarına, tarafların ortak çocukları ..., Fadime ve Yusufun velayetlerinin anneye verilmesine, çocuklar için aylık 300'er Türk lirası iştirak nafakasına, davalı-davacı kadın için aylık 350 Türk lirası tedbir, aylık 350 Türk lirası yoksulluk nafakasına, davalı-davacı kadın lehine 18.000 TL maddi, 14.000 TL manevi tazminata, davacı-davalı erkeğin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir Hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden bölge adliye mahkemesince tarafların kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında, davalı-davacı kadının, eşinin ailesini istemediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı kadının ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu davacı-davalı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

3-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. (TMK m. 175) Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi koşulları davalı-davacı kadın yararına gerçekleşmemiştir. O halde, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

4-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davalı-davacı kadın ağır kusurludur, ağır kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata karar verilemez. Davalı-davacı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/1-2 oluşmamıştır. O halde davalı-davacı kadının maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddine karar vermek gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

5-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere; evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı-davalı erkeğin ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların, erkeğin kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmıştır. O halde mahkemece, tarafların, sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4, TBK m. 50. 51) dikkate alınarak davacı-davalı erkek yararına uygun miktarda manevi (TMK 174/2) tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.”

Yargıtay
2. Hukuk Dairesi

2019/6994 E.

2019/11051 K.

Davacı:

Vekili:

Davalı:

Vekili:
“Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ile ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalı-karşı davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m. 175). Bu düzenlemeye göre boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu eş lehine yoksulluk nafakasına hükmedilemez. Mahkemece boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı-karşı davalı kadın ağır kusurlu kabul edilerek boşanmaya karar verildiğine göre, kadın yararına TMK 175. madde koşulları oluşmamıştır. Bu husus gözetilmeden davacı-karşı davalı kadın ağır kusurlu olup kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.”

Kategoriler

  • İdare Hukuku

  • Askeri Ceza Hukuku

  • Tıp Hukuku

  • Polis, Asker Ve Memur Hukuku

  • Bilişim Hukuku

  • Boşanma Ve Nafaka Hukuku

  • Tazminat Hukuku

  • İş Hukuku

  • Ceza Hukuku

  • Ticaret Hukuku

  • Miras Hukuku

  • Sağlık Turizmi Hukuku

  • Tüketici Hukuku


İlgili Bloglar







DİĞER BLOG YAZILARIMIZ


Kadına Karşı Şiddet
Kadına Karşı Şiddet

Kadına Karşı şiddet Şiddet mağduru ve şiddete uğra...

Devamı
EN İYİ BOŞANMA AVUKATI
EN İYİ BOŞANMA AVUKATI

En iyi boşanma avukatı- Boşanma Hukuku uzmanlık ge...

Devamı
TEDBİR NAFAKASI NEDİR? TEDBİR NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?
TEDBİR NAFAKASI NEDİR? TEDBİR NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?

Tedbir nafakasına hakim re'sen karar vermekte olup...

Devamı
YOKSULLUK NAFAKASI NEDİR? YOKSULLUK NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?
YOKSULLUK NAFAKASI NEDİR? YOKSULLUK NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru ...

Devamı
Mil Hukuk ve Danışmanlık