Çekişmeli Boşanma Davası Nedir?

Çekişmeli Boşanma Davası Nedir?

09-04-2020
Çekişmeli Boşanma Davası Nedir?

Çekişmeli Boşanma Davası Nedir?

Çekişmeli boşanma davası eşlerin birbirleri ile boşanma konusunda mutabakata eremedikleri ve Türk Medeni Kanununda yer alan 166/3 maddesindeki hususlarda anlaşamadıklarından dolayı anlaşmalı olmayan ve Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre çekişmeli davaların usul ve esaslarına tabi olan boşanmaya verilen isimdir.


Aslında anlaşmalı boşanma davası haricindeki tüm boşanma türleri örneğin aldatma (zina) sebebiyle boşanma, terk nedeniyle boşanma, pek kötü davranış nedeniyle boşanma, şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma ve sair boşanma türlerinin hepsi çekişmeli boşanma usul ve esaslarına tabidir. Taraflar yani karı ve koca boşanmanın çocuklara ilişkin hususu, malvarlığına ilişkin hususu, nafaka ve tazminatlara ilişkin hususlarında anlaşamamışlarsa ve boşanma konusunda hala kararlı iseler Türkiye Cumhuriyeti Aile Mahkemelerinde açacakları çekişmeli boşanma davası ile boşanabileceklerdir.  Anlaşılacağı üzere çekişmeli boşanma kavramı üst yani çatı bir kavramdır. 
Boşanma; geçerli olarak ve kanunlara uymak kaydı ile usul ve esaslara riayet ederek kurulmuş bir evliliğin eşlerin kanundaki sebepler ile koşulları dayanak göstererek mahkemede bunları ispat etmek suretiyle hâkimin hükmü ile sonlandırılmasına verilen isimdir.

Çekişmeli Dava Hakkında Kısa Bilgi

Çekişmeli dava hakkında bilgi- İlgililer arasında uyuşmazlık olmayan hâller, ilgililerin, ileri sürülebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı hâller, hâkimin resen harekete geçtiği hâller ÇEKİŞMESİZ yargı işleridir. Çekişmesiz yargı işlerinde, niteliğine uygun düştüğü ölçüde, basit yargılama usulü uygulanır. Çekişmesiz yargı işlerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça resen araştırma ilkesi geçerlidir. Mahkemeler dışındaki resmî makamlara bırakılan çekişmesiz yargı işlerinde uygulanacak usul, ilgili özel kanunlarında belirtilen hükümlere tabidir. Görüleceği üzere çekişmesiz yargıda uygulanan usul ve esaslar çekişmeli yargıda uygulanmayacak ve çekişmeli yargıda tam tersi düzenlemelere itibar edilecektir.

Çekişmeli Boşanma Davası Ücreti

Çekişmeli boşanma davası ücreti ne kadar ya da boşanmak için ne kadar para lazım sorularının cevabı tanık sayısı, dosya eğer bilirkişiye gidecek ise yani müşterek çocuk için bir sosyal inceleme raporu SİR aldırılacaksa bu durumda verilecek ücret, harç ve diğer gider avansı (posta masrafı, pul masrafı, dosya masrafı ve sair) delil avansı gibi unsurlardan ötürü değişkenlik gösterebilmektedir. Ancak bir ÖRNEK vermek gerekirse 2020 yılı için çekişmeli boşanma davası ücreti; Başvuru Harcı: 54.4 TL, Dosya Gideri: 0.6 TL, Peşin Harç: 54.4 TL, Tebligat Gideri: 140 TL, Bilirkişi Ücreti: 290 TL, Keşif Gideri: 0 TL, Tanık Gideri: 68 TL (iki tanık), Diğer İş Ve İşlemler: 70 TL olmak üzere toplamda 677,40 TL dir.

Çekişmeli Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Çekişmeli boşanma davası boşanmak isteyen eş tarafından açılmalıdır. Boşanmak isteyen eş boşanmak istemiş olduğu durumları bir dilekçe ile hazırlar. Dilekçenin başlık kısmı yani hangi mahkemeye iletileceği hususu açık bir şekilde belirtilir. Boşanma davası aile mahkemesine açılacağından başlık kısmında örneğin İstanbul da açılacak ise İstanbul Nöbetçi Aile Mahkemesine başlığı mevcut olmalıdır. Sonra kişi boşanma sebeplerinin hepsini baştan sona kadar sıralayacak ve her biri tek bir maddeden ibaret olacak. Tanık deliline dayanacaksa tanık delili de hukuki deliller kısmında yazacak. Dava dilekçesinde;

  • Mahkemenin adı.
  • Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri.
  • Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası.
  • Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri.
  • Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri.
  • Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri.
  • İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği.
  • Dayanılan hukuki sebepler.
  • Açık bir şekilde talep sonucu.
  • Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası bulunmalıdır.

Eğer dilekçede mahkemenin adı, davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri, davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri, İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği ile dayanılan hukuki sebeplerin haricindeki hususların eksik olması hâlinde, hakim çekişmeli boşanma davası açan tarafa eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verecektir.  Bu süre içinde eksikliğin çekişmeli boşanma davası açan kişi tarafından tamamlanmaması halinde dava açılmamış sayılacaktır.
Çekişmeli boşanma davası açan taraf yukarıdaki hususlar itibari ile hazırlayacağı dilekçeyi verdikten sonra mahkeme, çekişmeli boşanma davası dilekçesi ile birlikte hazırlamış olduğu tensip zaptını davalı tarafa gönderir ve iki hafta içerisinde bu dilekçeye cevap vermesi gerektiği, varsa delillerini de sunması istenir. (Tensip zaptı önemlidir çünkü yargılamanın nasıl sürdürüleceği mahkemeye yatırılan avanslar ile harç ve masraflarda eksik olup olmadığı, ön inceleme için duruşma günü tertiplenmişse duruşma günü yer alır) Davalı taraf dilekçeye cevap verirse bunu yine boşanma davasının açıldığı mahkemeye iletmek zorundadır. Mahkeme gelen cevap dilekçesini çekişmeli boşanma davası açan tarafa tebliğ eder ve yine iki haftalık bir süre verir. Bu süre içerisinde çekişmeli boşanma davası açan taraf cevaba cevap dilekçesi düzenler ve bunu yine davanın açıldığı mahkemeye gönderir. Mahkeme en son bu dilekçeyi davalıya tebliğ eder ve davalı almış olduğu cevaba cevap dilekçesine yönelik olarak ikinci cevap dilekçesi düzenler ve bunu mahkemeye gönderdikten sonra artık dilekçeler teatisi dediğimiz 4 dilekçelik süre tamamlanmış olur. Mahkeme bundan sonra ön inceleme için vermiş olduğu günde tarafları duruşmaya çağırır. 

Çekişmeli Boşanma Davasında İlk Duruşma Nasıl Olur?

Çekişmeli boşanma davasında ilk duruşmaya ön inceleme duruşması denir. Ön inceleme dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra yapılır. Ön inceleme duruşmasında tanık dinlenmez. Aile Mahkemesi hakimi ön incelemede; dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar, çekişmeli boşanma davası açan taraf ile davalı tarafı sulhe ve arabuluculuğa teşvik eder, anlaşma olmazsa bunu tutanağa geçirir. Unutulmamalıdır ki ön inceleme duruşması tüm davanın yol haritasıdır ve dava buna göre devam eder. Ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez ve tahkikat için duruşma günü verilemez. Bu yüzden ön incelemenin tamamlanması şarttır. Hakim, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir ancak gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda çekişmeli boşanma davası açan davacı ve davalıyı ön inceleme duruşmasında dinleyebilir. Aile Mahkemesi, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden ve yukarıdaki maddelerde belirtilen incelemeyi tamamladıktan sonra, ön inceleme( çekişmeli boşanma davasında ilk duruşma) için bir duruşma günü tespit ederek taraflara bildirir. 
Çekişmeli boşanma davasında ilk duruşmada taraflara dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları için iki haftalık kesin süre verilir. Bu hususların verilen kesin süre içinde tam olarak yerine getirilmemesi hâlinde aile mahkemesi hakimi tarafından o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilecektir. Çekişmeli boşanmada ilk duruşma tamamlandıktan sonra aile mahkemesi hakimi tahkikata başlamadan önce, hak düşürücü süreler ile zamanaşımı hakkındaki itiraz ve def’ileri inceleyerek karara bağlar. Çekişmeli boşanmada ilk duruşma tamamlandıktan sonra aile mahkemesi hakimi duruşma tutanağı düzenleyerek tekrar bir duruşma günü verir. Düzenlenen ön inceleme duruşma tutanağında bir sonraki celsede tanık dinlenecek ise taraflara tanıklarını ve adreslerini bildirmeleri için süre verileceği gibi belirlenen günde tanıkları hazır etmeleri bildirilir. Çekişmeli boşanma davasında ilk duruşma ve sonuçları yukarıda da izah ettiğimiz üzere takibi yapılması gereken bir durum olup tarafların bu konularda son derece dikkatli olması şarttır.

Çekişmeli Boşanmada Davalı Duruşmaya Gelmezse Ne Olur?

Çekişmeli boşanma davasında ilk duruşma önemlidir çünkü duruşmaya sadece taraflardan birinin gelmesi ve yargılamaya devam etmek istemesi durumunda, gelmeyen taraf eğer mahkeme tarafından kabul edilecek geçerli bir mazereti yoksa yapılan işlemlere itiraz edemez ve diğer taraf, onun muvafakati olmadan iddia ve savunmasını genişletebilir. Çünkü taraflar ön inceleme aşamasında sadece karşı tarafın muvafakati ile iddia ve savunmalarını genişletebilecekken ön inceleme duruşmasından sonra sadece ve sadece duruşmalara geçerli bir mazereti olmadan gelmeyen tarafın izni olmadan veya sonradan vereceği ıslah dilekçesi ile genişletebilir.

Çekişmeli Boşanma Davasında Hakim Neler Sorar?

Çekişmeli boşanma davasında hakim neler sorar- çekişmeli boşanma davasında hakim mevcut durumu aydınlatmak ve kusur durumu yönünden araştırma yapmasını gerektirecek tazminat talebi varsa kusur araştırmasını sonuca vardırmak için soru sorabilir. Hakim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Tanığa soru sorulmadan önce hakkında tanıklık yapacağı olayla ilgili olarak, hakim tarafından kendisine bilgi verilir ve tanıklık edeceği konulara ilişkin bildiklerini söylemesi istenir. Hakim, tanık sözünü bitirdikten sonra, ifade ettiği hususların açıklanması veya tamamlanması amacıyla başka sorular da sorabilir. Örneğin boşanmaya ilişkin hususlarda dinlenmesine sebebiyet veren durumları görüp görmediği yani görgü tanığı olup olmadığı, tarafları kaç yıldır tanıdığı, hakaret ve sair kişilik haklarına bir saldırı olmuş ise buna görgü ya da işitsel tanıklığı olup olmadığı, kavga gürültü duyup duymadığı ve sair hususlarda sorular sorabilir. Çekişmeli boşanma davasına katılmamak davanın süreci bakımından olumsuz sonuçlara gebedir.

Çekişmeli Boşanma Davası Ne Kadar Sürer

Çekişmeli boşanma davası ne kadar sürer sorusunun net bir yanıtını bulmak zordur. Çünkü her olay kendi sübjektif yapısı içerisinde değerlendirilir ve bir çekişmeli boşanma davası 8 ay sürerken bir diğeri 2 yılda bitmeyebilir. İlk derece mahkemelerinde açılan çekişmeli boşanma davaları büyük şehirlerde aile mahkemelerinin yoğunluğu da hesaba katarak ortalama 1- 1,5 yıl sürmektedir. Buna itiraz ile üst derece mahkemesindeki süreler de eklenince süre uzamaktadır. Ancak boşanma davası açmış olan taraflara tavsiye edilecek olunursa önemli olan davanın süresi değil gerçekten de sonucudur. Nitekim dava 3 yıl da sürse eğer hak kaybı varsa bu durumda tarafların gözleri süreyi değil kaybetmiş oldukları velayetini alamadıkları çocukları ve maddi manevi zararları olmaktadır. Bundan dolayı açılan boşanma davalarının alanında uzman boşanma avukatı vasıtasıyla takibi tavsiye olunmaktadır.

Çekişmeli Boşanma Sebepleri

Çekişmeli boşanma sebepleri farklı sebepler olabileceği gibi eşin aldatması, hakaret, cinsel isteksizlikler ve psikolojik ve cinsel şiddet, fiziksel şiddet, sosyal şiddet, duygusal şiddet, ekonomik şiddet, görsel şiddet, zina, haysiyetsiz hayat sürme, akıl hastalığı, terk etme gibi birçok farklı unsur olabilir. Eşler açısından evlilik birliğinin sürdürülmesi kendilerinden beklenilemeyecek derecede çekilmez hale gelmiş ise bu çekilmezlik her ne olursa olsun boşanma sebebi olarak gösterilebilecektir.

Ücretsiz Boşanma Davası Nasıl Açılır

Hukukumuzda ücretsiz boşanma davasının açılabilmesi adli yardım başlığı altında Hukuk Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiştir. Buna göre kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler. Adli yardım, Aile mahkemesinden; icra ve iflas takiplerinde ise takibin yapılacağı yerdeki icra mahkemesinden istenir. Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır

Çekişmeli Boşanma Davası Nasıl Düşer

Çekişmeli boşanma davası bir hukuk davası olduğundan dolayı düşme kararı verilmesi mümkün değildir. Hukuk davalarında düşme kararı olmaz, düşme kararı adli yargıda verilebilecek bir karar olup ceza davalarında verilebilir. Çekişmeli boşanma davalarında verilebilecek kararlar ise açılmamış sayılma, karar vermeye yer olmadığı kararı, davanın kabulü, davanın reddi kararlarıdır. Çekişmeli boşanma davası açmış olan taraf eğer boşanmak istemiyorsa davasından feragat edebilir. Feragat hüküm kesinleşinceye kadar verilebilir. Feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Ya da çekişmeli boşanma davası açmış olan taraf davasını geri alabilir. Hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile dava geri alınabilir. 

Boşanmak İçin Gerekli Evraklar

Boşanmak için gerekli evraklar mahkemeye sunulacak her türlü delil olabilmektedir. Onun haricinde boşanmak istenilen eşin TC numarası ve adresi yeterlidir. Örneğin boşanmak istediğiniz eşinizin sizi aldattığına ilişkin sosyal medya hesaplarına ilişkin yazışmalar varsa ve bunlar ortak kullanımdaki bir bilgisayarda ele geçirildiyse bunların ekran kayıtları boşanmak için gerekli evraklardandır. Yine çekişmeli boşanma davanızı bir boşanma avukatı ile takip ettirmek istiyorsanız boşanma avukatı için noterden çıkaracağınız bir vekâletname de boşanmak için gerekli evrak olabilecektir.

Boşanma Davası Dilekçesi Örneği

....NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ
SAYIN HAKİMLİĞİNE

DAVACI        : …
VEKİLİ            : …
DAVALI        : 
KONUSU         : Şiddetli geçimsizlik ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması sebebiyle boşanma karar verilmesi talebimizden ibarettir.
AÇIKLAMALAR:
1-  Müvekkil ile davalı yan tarihinde evlenmişlerdir. Taraflar evlilik öncesinde tam olarak birbirlerini tanıyamamışlardır. Ancak davacı müvekkil davalı yanın yabancı uyruklu olmasına rağmen davalı yanın rahat bir yaşam sürmesi için aile olmanın verdiği sorumlulukla da kocalık görevini yerine getirmiştir. Evlilik birliği sürecinde sürekli olarak sorunlar çıkmasına neden olan ve bir başka kişiyle yaşamış olduğu ilişki nedeniyle de hamile kalan davalı yan tamamen kusurlu olması nedeniyle evlilik birliği çekilmez hal almıştır.
2- Davacı müvekkil evlilik birliği süresince Türk Medeni Kanunu gereği aile olmanın getirdiği yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalı yan aile olmanın gereği olan yükümlülükleri yerine getirmemiş olup müvekkili yıllardır hor görmüş, aşağılamış ve sürekli olarak davacı müvekkille aralarında tartışma yaşanmasına neden olmuştur.  Davalı yan aile içi eş olmanın gerektirdiği sorumlulukları da yerine getirmemiştir. Bu durumdan davacı müvekkilin kendi öz çocuklarının etkilenmesi nedeniyle, davacı müvekkilin tüm uyarılarına rağmen davalı yan huzursuzluk yaratmaya devam etmiştir.  Yaşanan sorunlar nedeniyle paylaşılan ortak yaşam taraflar açısından işkenceye dönüşmüştür. Bahsedilen nedenlerden ötürü evlilik birliği temelinden sarsılmasına neden olan ve kusurlu olan taraf davalı yandır. Bu evlilik birlikteliğinin devamı beklenemeyecek derecede güçleşmiş ve artık çekilmez hale gelmiştir. Bu geçimsizlik evlilik birliğinin yeniden tesisini imkânsız hale getirmiştir.
3-  Evlilik birliğinin devamı ve eşlerin birlikte yaşamaya devam edebilmeleri yukarıda belirtilen nedenler dolayısı ile mümkün gözükmemektedir. Eşler arasında şiddetli geçimsizlik hali sabit hale gelmiştir. Taraflar arasında ki davalı yanın kusurundan kaynaklanan sorunlar ve davalı yanın, davacı müvekkilin önceki evliliklerinden olan çocuklarına bakmaması nedeniyle davacı müvekkilin yaşadığı sıkıntılar ve üzüntü nedeniyle sevgi ve saygının kalmadığı bu evlilik temelinden sarsılmıştır ve özellikle davacı yan açısından artık çekilemez hale gelmiştir.
HUKUKİ NEDENLER    : TMK, HUMK ve ilgili yasal mevzuat.
HUKUKİ DELİLLLER    : Nüfus kayıtları, tanık, bilirkişi incelemesi ve yasal her türlü delil.
SONUÇ VE TALEP        : Yukarıdan arz ve izah edilen nedenlerden ötürü, fazlaya ilişkin haklarımızın saklı kalması kaydı ve karşı tarafın sunacağı delillere karşı delil sunma hakkımızı saklı tutmak kaydı ile;
Haklı davamızın kabulü ile tarafların BOŞANMALARINA karar verilmesini saygı ile arz ve talep ederim.

Boşanma Avukatı Hukuki Değerlendirme

Boşanma avukatı- boşanma avukatlığı aslında fazlasıyla önemli bir kavramdır. Zira eşler evliliklerini sonlandırmak için fazlasıyla acele ettikleri bir dönemde amiyane tabiri ile birbirlerinden bir an evvel kurtulmak isterlerken haklarını göz ardı edebilmekte, maddi veya manevi haklarını almakta tereddüt yaşamakta hatta ve hatta bazen müşterek çocuklarının geleceklerini bile düşünemez duruma gelebilmektedirler. Bu durumda bulunan kişinin sağlıklı bir şekilde düşünmesini sağlamak ise bu kişinin boşanma sürecinde daima yanında bulunacak ve hukuki olarak destek verecek olan boşanma avukatının görevidir. Boşanma avukatı ister ankara boşanma avukatı olsun ister istanbul boşanma avukatı olsun başka bir şehirde almış olduğu boşanma davasında müvekkilinin haklarını sonuna kadar korumak için önce müvekkilini bilinçlendirecek sonrasında ise durumu mahkemede izah ederek müvekkilinin hak kaybına uğramasını engelleyecektir. Böylece boşanma sürecinde sağlıklı düşünemeyen ve fevri hareket ederek geleceğini maddi veya manevi olarak tehlikeye atan tarafın bu hakları profesyonel boşanma avukatı sayesinde korunmuş olacaktır. Çekişmeli boşanma davaları da bu seviyede olan ve çekişme sebebiyle eşleri oldukça yoran bir dava türü olup profesyonel bir boşanma avukatı ile takip edilmesi gerektiği tarafımızca tavsiye olunan davalardandır. Eşler kendi geleceklerini şekillendirmede dışardan bir göze ihtiyaç duymalılar ve boşanma avukatının kendilerine vermiş olduğu hukuki telkinleri yerine getirmelidirler. Bu sayede dava hukuki bir çerçevede yönetilecek ve kişinin hak kaybı olmadan ya da en az zararla durumdan soyutlanmış olunacaktır. Boşanma avukatı- Boşanma avukatlığı eşlerin haklarının korunması bakımından son derece profesyonelce işlemesi gereken bir daldır. Eşler evlilik birliği içerisinde elde ettikleri kişisel ve ortak mallarının korunması bakımından bazı hukuki destek ünitelerine ihtiyaç duymaktadır. Hukuki bakımdan destek olunması gereken hususlardan birisi de tabi ki mal paylaşımına ilişkindir. Eşler evlilik birliği içerisinde elde ettikleri mallara kişisel mallarından aktarım yapmış olabilirler. Ya da kişisel mallarına ortak mallardan kayma olmuş olabilir. Bu gibi durumlarda denkleştirme çok ama çok önemlidir. Bu bakımdan evlilik birliğinin sonlanmış olması mal rejiminin sona ermesine yol açan durumlardan birisidir. Evlilik kesin olarak boşanma ile sona erdikten sonra mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihten itibaren sonlanmış olacaktır. Eşlerin çekişmeli boşanma davaları için açtıkları boşanma davası ile mal rejiminin sona ermesinden sonra mal paylaşımı için açılan davaların birbirine karıştırılmaması gerekir. İkisi de ayrı dava konularıdır. Bu bakımdan boşanma davalarında eşlerin alanında uzman boşanma avukatından destek alması tavsiye olunmaktadır.

Evlilik Birliğinin Sarsılması Mahkeme Kararı

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
E. 2019/7034
K. 2020/773
T. 5.2.2020

Davacı

Vekili

Davalı

Vekili

EVLİLİK BİRLİĞİNİN TEMELİNDEN SARSILMASINDAN KAYNAKLANAN BOŞANMA DAVASI ( Olayda Yapılan Yargılama ve Toplanan Delillerden Bölge Adliye Mahkemesince Tarafların Kabul Edilen ve Gerçekleşen Kusurlu Davranışları Yanında Davalı-Karşı Davacı Kadının Eşinin Aile Fertlerine Hakaret Ettiğinin Anlaşılmış Olduğu - Boşanmaya Sebep Olan Olaylarda Tarafların Eşit Kusurlu Olduğunun Kabulü Gerektiği/Yanılgılı Değerlendirme Sonucu Davacı-Karşı Davalı Erkeğin Ağır Kusurlu Olduğunun Kabulünün Hatalı Olduğu )
TARAFLARIN EŞİT KUSURLU OLMASI ( Boşanma Davası/Tarafların Gerçekleşen Kusurlu Davranışları Yanında Davalı-Karşı Davacı Kadının Eşinin Aile Fertlerine Hakaret Ettiğinin Anlaşılmış Olduğu - Boşanmaya Sebep Olan Olaylarda Eşit Kusur Durumunun Mevcut Olduğu/Yanılgılı Değerlendirme Sonucu Davacı-Karşı Davalı Erkeğin Ağır Kusurlu Olduğunun Kabulünün Hatalı Olduğu )
• TAZMİNAT TALEBİ ( Boşanmaya Sebebiyet Veren Vakıalarda Taraflar Eşit Kusurlu Olup Eşit Kusurlu Eş Yararına Maddi Tazminata Karar Verilemeyeceği - Davalı-Karşı Davacı Kadın Yararına Tazminat Koşulları Oluşmadığından Davalı-Karşı Davacı Kadının Maddi Tazminat Talebinin Reddine Karar Vermek Gerektiği/Açıklanan Nedenlerle Hatalı Kusur Belirlemesi ile Hüküm Kurulması Kanuna Aykırı Olup Kararın Bozulması Gerektiği )
4721/m.166, 174
ÖZET : Dava, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasından kaynaklanan boşanma davasıdır.Olayda, yapılan yargılama ve toplanan delillerden bölge adliye mahkemesince tarafların kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında, davalı-karşı davacı kadının eşinin aile fertlerine hakaret ettiği anlaşılmış olduğundan boşanmaya sebep olan olaylarda; tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Yanılgılı değerlendirme sonucu davacı-karşı davalı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü hatalıdır.

Boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda taraflar eşit kusurlu olup eşit kusurlu eş yararına maddi tazminata karar verilemez. Davalı-karşı davacı kadın yararına tazminat koşulları oluşmadığından davalı-karşı davacı kadının maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekir. Açıklanan nedenlerle, hatalı kusur belirlemesi ile hüküm kurulması kanuna aykırı olup kararın bozulması gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi ve aleyhine hükmedilen maddi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 1- )Evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak açılan karşılıklı boşanma davalarının, ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, erkeğin boşanma davasının reddine, kadının karşı davasının kabulüne, tarafların Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. madddesi uyarınca boşanmalarına, 5.000 Türk lirası maddi, 10.000 Türk lirası manevi tazminatın davacı-karşı davalı erkekten alınarak, davalı-karşı davacı kadına verimesine karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi ve aleyhine hükmedilen tazminatlar, davalı-karşı davacı kadın tarafından tazminatların miktarı ve vekalet ücreti yönünden istinaf edilmiştir. Bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesi kararının yeterli gerekçeden yoksun olduğu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/1-e maddesindeki unsurları içermediği belirtilerek davacı-karşı davalı erkeğin bu yöne değinen istinaf başvurusunun kabulüne, tarafların sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, gerekçesiz hüküm oluşturulmakla deliller tartışılmamış ve değerlendirilmemiş olduğundan hükmün HMK 353/l/a-6 m. uyarınca istinaf konusu edilmeyen ve kesinleşen asıl davada boşanmanın kabulüyle karşı davanın reddi kısımları dışındaki bölümleri yönünden kaldırılarak, gereğinin yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararı üzerine, ilk derece mahkemesince yargılamaya devam olunmuş, bu kez asıl davanın reddi ile karşı davada boşanma açısından verilen karar kesinleşmiş olduğundan yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 5.000 Türk lirası maddi, 10.000 Türk lirası manevi tazminatın davacı-karşı davalı erkekten alınarak, davalı-karşı davacı kadına verimesine karar verilmiş, hüküm gerekçesinde davacı-karşı davalı erkeğin eşini tehdit ettiği, eşine hakaret ettiği, eşinin arabasının aküsünün kutup başlarını söktüğü ve eşinin aracını sakladığı, davalı-karşı davacı kadının ise birlik görevlerini ihmal ettiği kabul edilerek, davacı-karşı davalı erkeğin daha fazla kusurlu olduğu belirtilmiştir.

İlk derece mahkemesi kararı davacı-karşı davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen tazminatlar, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi ve tazminatların miktarı yönünden istinaf edilmiş, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesince davacı-karşı davalı erkeğe kusur olarak yüklenen, eşine hakaret etme ve tehditte bulunma eylemlerine, davalı-karşı davacı kadın tarafından dilekçeler aşamasında dayanılmadığından, kusur tespitine esas alınmasına imkan bulunmadığı, davacı-karşı davalı erkeğin, kadına ait aracın aküsünün kutup başlarını söktüğüne ilişkin, görgüye dayalı tanık beyanı bulunmadığından, kusur belirlemesine esas alınamayacağı, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davacı-karşı davalı erkeğin, davalı-karşı davacı kadına ait otomobili sakladığı, müşterek evin kapı kilidini değiştirdiği, davalı-karşı davacı kadının ise ev işlerini gereği gibi yapmadığı hususlarının sabit olduğu gerekçesi ile boşanmaya neden olan olaylarda, davacı-karşı davalı erkeğin ağır kusurlu olduğu kabul edilerek, davalı-karşı davacı kadının kişilik haklarına saldırı bulunmadığından bahisle manevi tazminat talebinin reddine, davacı-karşı davalı kadın lehine hükmedilen maddi tazminatın tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne zedelenen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran az olduğu gerekçesi ile davalı-karşı davacı kadın lehine 18.000 Türk lirası maddi tazminata karar verilmiştir.

Hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden bölge adliye mahkemesince tarafların kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında, davalı-karşı davacı kadının eşinin aile fertlerine hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebep olan olaylarda; tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu davacı-karşı davalı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

2- )Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda taraflar eşit kusurludur. Boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu eş yararına maddi tazminata karar verilemez. Davalı-karşı davacı kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 174/1. madde koşulları oluşmamıştır. O halde davalı-karşı davacı kadının maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen bölge adliye mahkemesi hükmünün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
E. 2019/2557
K. 2019/10639
T. 24.10.2019

Davacı:
Vekili:
Davalı:
Vekili:

• BOŞANMA DAVASI ( Retle Sonuçlanan İlk Davayı Açan Böylelikle Fiili Ayrılığa Sebep Olan ve Bu Dava Sonrasında da Birlikte Yaşamaktan Kaçınarak Boşanma Sebebi Yaratan Davacı Erkeğin Boşanmaya Neden Olan Olaylarda Tamamen Kusurlu Olduğunun Kabulü Gerektiği - Erkeğin Kusursuz Olarak Kabulünün Doğru Olmadığı )
• KUSUR ( Erkek Tarafından Açılıp Erkeğin Feragati Sebebiyle Reddedilen İlk Davanın Açılmasından Önceki Olaylara Dayalı Olarak Davalı Kadına Bir Kusur Yüklenemeyeceği - Boşanma Davası )
• FİİLİ AYRILIK ( Erkek Tarafından Açılan ve Retle Sonuçlanan İlk Davayı Açan Böylelikle Fiili Ayrılığa Sebep Olan ve Bu Dava Sonrasında da Birlikte Yaşamaktan Kaçınarak Boşanma Sebebi Yaratan Davacı Erkeğin Boşanmaya Neden Olan Olaylarda Tamamen Kusurlu Olduğunun Kabulü Gerektiği )
• YOKSULLUK NAFAKASI ( Davalı Kadının Sürekli İşi Olmadığı Her Yıl Okul Döneminde Sözleşmeli Olarak Asgari Ücretle Okulda Çalıştığı - Asgari Ücret Seviyesindeki Gelirin Kişiyi Yoksulluktan Kurtarmayacağı/Kadının Boşanma Yüzünden Yoksulluğa Düşeceği/Uygun Miktarda Tedbir ve Yoksulluk Nafakası Takdiri Gerektiği )
• MADDİ TAZMİNAT ( Boşanmaya Sebep Olan Olaylarda Davacı Erkek Tamamen Kusurlu Olduğuna Göre Boşanma Yüzünden Mevcut ve Beklenen Menfaatleri Zedelenen Davalı Kadın Yararına Uygun Miktarda Maddi Tazminat Takdir Edilmesi Gerektiği )
4721/m.166,174,175
ÖZET : Dava, boşanma istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 166/ son maddesine dayanak teşkil eden ve erkek tarafından açılıp erkeğin feragati sebebiyle reddedilen ilk davanın açılmasından önceki olaylara dayalı olarak, davalı kadına bir kusur yüklenemez. Toplanan delillerden, fiili ayrılık döneminde davalı kadına kusur olarak yüklenebilecek bir olayın varlığı da ispatlanamadığına göre, Türk Medeni Kanunu'nun 166/ son maddesine dayanak teşkil eden ve retle sonuçlanan ilk davayı açan, böylelikle fiili ayrılığa sebep olan ve bu dava sonrasında da birlikte yaşamaktan kaçınarak boşanma sebebi yaratan davacı erkeğin, boşanmaya neden olan olaylarda tamamen kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu erkeğin kusursuz olarak kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalı kadının sürekli işi olmadığı, her yıl okul döneminde sözleşmeli olarak asgari ücretle okulda çalıştığı, kira geliri aldığı evin erkeğe ait olduğu, kayın pederine ait olan oturduğu evin miras malı olduğu ve kayın pederi öldüğü için mirasçıların evi tahliye etmesi konusunda davalı kadına ihtarname gönderdikleri, bu nedenle bu evde oturmasının sürekliliğinin olmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca asgari ücret seviyesindeki gelir kişiyi yoksulluktan kurtarmaz. Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre, davalı kadının boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği açıktır. O halde, davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda tedbir ve yoksulluk nafakası takdiri gerekirken, yazılı gerekçe ile tedbir ve yoksulluk nafakasının reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

Boşanmaya sebep olan olaylarda, davacı erkek tamamen kusurlu olduğuna göre, boşanma yüzünden mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen davalı kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 174/1 maddesi gereğince uygun miktarda maddi tazminat takdir edilmesi gerekirken, bu isteğin reddi doğru bulunmamıştır.

DAVA : Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; kısmen bozulmasına, kısmen onanmasına dair Dairemizin 25/12/2018 gün ve 2018/6758-2018/15342 Sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü:

KARAR : 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 Sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin ( 1. ) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 Sayılı Kanun'un 26.09.2014 tarihli ve 5236 Sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.

1- )Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre, davacı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan karar düzeltme itirazları yersizdir.

2- ) Davacı erkek tarafından eylemli ayrılık hukuki sebebine dayalı açılan boşanma davasının ( TMK m. 166/ son ) yapılan yargılaması sonunda mahkemece davanın kabulüyle tarafların Türk Medeni Kanunu'nun 166/ son maddesi uyarınca boşanmalarına, kadının tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında koşulları oluşmadığından karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş, verilen kararın davalı kadın tarafından tamamı yönünden temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 25.12.2018 tarih, 2018/6758 esas 2018/15342 karar sayılı ilamının sonuç kısmında "Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA" karar verildiği belirtilmiş, ancak ilamın içeriğinde onanan yönlere dair her hangi bir açıklama yapılmamış, sadece bozma sebeplerinin yer aldığı 3 ayrı bentte ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Davacı erkek tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur. Dosyanın yeniden yapılan incelemesinde; davalı kadın tarafından hükmün tamamı yönünden başka bir ifade ile boşanma hükmü yönünden de karar temyiz edildiği, erkek tarafından eylemli ayrılık hukuki sebebine dayalı açılan boşanma davasının şartlarının oluştuğu, davanın kabul edilmesinin ve kadın yararına manevi tazminata hükmedilmemesinin doğru olduğu, hükmün bu yönlerinin onanmasına rağmen kısmen onama kısmen bozmaya dair ilamın içeriğinde onanan bölümlere ilişkin açıklama bulunmadığı anlaşıldığından bu itibarla davacı erkeğin bu yöne ilişkin karar düzeltme talebinin kabulüyle Dairemizin 25.12.2018 tarih, 2018/6758 esas ve 2018/15342 karar sayılı ilamının bütünüyle kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.

3- )Yukarıda 2. bentte yer alan açıklamalara göre, davalı kadının temyiz itirazlarının yapılan incelenmesinde;

a- )Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

b- )Davacı erkek, Türk Medeni Kanunu'nun 166/ son maddesine dayalı boşanma davası açmış, mahkemece, davacı erkeğin davasının kabulüne, bu davada davacı erkeğe yüklenebilecek bir kusur ispatlanamadığından davalı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 166/ son maddesine dayanak teşkil eden ve erkek tarafından açılıp erkeğin feragati sebebiyle reddedilen ilk davanın açılmasından önceki olaylara dayalı olarak, davalı kadına bir kusur yüklenemez. Toplanan delillerden, fiili ayrılık döneminde davalı kadına kusur olarak yüklenebilecek bir olayın varlığı da ispatlanamadığına göre, Türk Medeni Kanunu'nun 166/ son maddesine dayanak teşkil eden ve retle sonuçlanan ilk davayı açan, böylelikle fiili ayrılığa sebep olan ve bu dava sonrasında da birlikte yaşamaktan kaçınarak boşanma sebebi yaratan davacı erkeğin, boşanmaya neden olan olaylarda tamamen kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu erkeğin kusursuz olarak kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

c- )Mahkemece, davalı kadının “Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşmeyeceği, düzenli gelirinin bulunduğu, halen kayın pederine ait evde oturduğu, kira geliri aldığı dikkate alındığında TMK m. 175'deki şartlar oluşmadığı” gerekçesiyle tedbir ve yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiştir. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalı kadının sürekli işi olmadığı, her yıl okul döneminde sözleşmeli olarak asgari ücretle okulda çalıştığı, kira geliri aldığı evin erkeğe ait olduğu, kayın pederine ait olan oturduğu evin miras malı olduğu ve kayın pederi öldüğü için mirasçıların evi tahliye etmesi konusunda davalı kadına ihtarname gönderdikleri, bu nedenle bu evde oturmasının sürekliliğinin olmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca asgari ücret seviyesindeki gelir kişiyi yoksulluktan kurtarmaz ( YHGK 2009/3-165-186 ). Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre, davalı kadının boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği açıktır. O halde, davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda tedbir ve yoksulluk nafakası takdiri gerekirken, yazılı gerekçe ile tedbir ve yoksulluk nafakasının reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

d- )Boşanmaya sebep olan olaylarda, davacı erkek yukarıda 3/b bendinde açıklanan sebeple tamamen kusurlu olduğuna göre, boşanma yüzünden mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen davalı kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 174/1 maddesi gereğince uygun miktarda maddi tazminat takdir edilmesi gerekirken, bu isteğin reddi doğru bulunmamıştır.

SONUÇ : Yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440-442. maddeleri uyarınca davacı erkeğin karar düzeltme isteminin kısmen kabulüyle Dairemizin 25.12.2018 tarih, 2018/6758 esas ve 2018/15342 karar sayılı ilamının bütünüyle KALDIRILMASINA, mahalli mahkeme kararının yukarıda 3/b, 3/c ve 3/d bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 3/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, davacı erkeğin diğer yönlere ilişkin karar düzeltme isteğinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple REDDİNE

Kategoriler

  • İdare Hukuku

  • Tıp Hukuku

  • Polis, Asker Ve Memur Hukuku

  • Bilişim Hukuku

  • Boşanma Ve Nafaka Hukuku

  • Tazminat Hukuku

  • İş Hukuku

  • Ceza Hukuku

  • Ticaret Hukuku

  • Miras Hukuku

  • Sağlık Turizmi Hukuku

  • Tüketici Hukuku


İlgili Bloglar







DİĞER BLOG YAZILARIMIZ


Kadına Karşı Şiddet
Kadına Karşı Şiddet

Kadına Karşı şiddet Şiddet mağduru ve şiddete uğra...

Devamı
EN İYİ BOŞANMA AVUKATI
EN İYİ BOŞANMA AVUKATI

En iyi boşanma avukatı- Boşanma Hukuku uzmanlık ge...

Devamı
TEDBİR NAFAKASI NEDİR? TEDBİR NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?
TEDBİR NAFAKASI NEDİR? TEDBİR NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?

Tedbir nafakasına hakim re'sen karar vermekte olup...

Devamı
YOKSULLUK NAFAKASI NEDİR? YOKSULLUK NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?
YOKSULLUK NAFAKASI NEDİR? YOKSULLUK NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru ...

Devamı
Mil Hukuk ve Danışmanlık