Boşanmada Fiziksel Şiddet

Boşanmada Fiziksel Şiddet

20-08-2020
Boşanmada Fiziksel Şiddet

Boşanmada Fiziksel Şiddet

Boşanmada fiziksel şiddet evlilik birliğinin içinde eşlerden birinin diğerinin vücut bütünlüğüne karşı yapmış olduğu bir saldırı niteliğindedir. Fiziksel şiddet uygulayan kişi aynı zamanda Türk Ceza Kanununa göre suç da işlemiş olmakta olup eşe karşı uygulanan fiziksel şiddet, kasten yaralama suçuna vücut vermiş olacaktır. Bu bakımdan kanunumuz eşe karşı uygulanan fiziksel şiddeti hem ağırlaştırıcı neden olarak belirlemiş hem de şikayet aranmaksızın soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesine olanak tanımıştır. Eşe karşı uygulanan fiziksel şiddet içerikli davranış ve fiiller nedeniyle diğer eşin şikayeti aranmaksızın cezai işlemlere başlanılabilecektir. 

Boşanmada fiziksel şiddet, ya da evlilik birliği içinde eşe karşı uygulanan fiziksel şiddetin kabul edilebilir bir gerekçesi yoktur. Eşlerden birisi diğerine karşı fiziksel şiddet uygulamış ve eş boşanma davası sırasında bu davranışı ispatlamış ise fiziksel şiddeti uygulayan eşin kusuru ortaya çıkmış olacak, boşanmaya karar verileceği gibi fiziksel şiddete uğrayan kişiye de manevi tazminat verilmesine karar verilebilecektir. Boşanma davasında neler delil sayılır başlıklı makalemizi okuyarak fiziksel şiddete maruz kalan eşin yapması gerekenler hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. 

Aile içi şiddet günümüzde fazlasıyla mevcut olan bir durum olmakla birlikte karantina sürecinde aile içi şiddetin arttığını da söylemek mümkündür. Şiddete uğrayan eş şiddetten dolayı boşanma dilekçesi vermeli ve bu durumu ispat edecek ispat araçlarını toplamalıdır. Ancak ister fiziksel şiddet, ister boşanmada psikolojik şiddet ister boşanmada cinsel şiddet isterse de boşanmada ekonomik şiddet olsun şiddete maruz kalan eşin yapması gereken alanında uzman bir boşanma avukatına başvuru yapıp davayı konunun uzmanına emanet etmesi tavsiye edilir.

Aile İçi Şiddet Boşanma Davası

Aile içi şiddet boşanma davası bakımından illa ki eşlerin birbirlerine karşı sergiledikleri şiddeti düşünmemek gerekir. Aile içi şiddet boşanma davası bakımından akla sadece fiziksel şiddet de gelmemelidir. Ayrıca eşler birbirlerine karşı değil diğer aile bireylerine karşı da şiddet uyguluyor olabilirler. Bu tür davranışlar diğer eş bakımından evliliği devam ettirmede ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa eş boşanma davası açabilir. Boşanma sebepleri bakımından aile içi şiddet ne yazık ki evlilik birliğinin sona ermesine sebep olan en büyük anlaşmazlıklardan birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. 

Fiziksel Şiddet Boşanma Yargıtay Kararı

Fiziksel şiddet boşanma yargıtay kararı bakımından aşağıda yer vermiş olduğumuz kararlar eşlerin boşanma davalarında uygulayabilecekleri tutum ve davranışlar ile neler yapabilecekleri konusunda fikir sahibi olmalarına yarar sağlayacak niteliktedir. 

Yargıtay
2. Hukuk Dairesi
2020/1365 E.
2020/2312 K.

Davacı:
Vekili:
Davalı:
Vekili:

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı-karşı davacı erkeğe, kusur olarak yüklenen "kadına fiziksel şiddet uyguladığı" vakıasından sonra tarafların birlikte yaşamaya devam ettiği bu sebeple bu vakıanın davacı-karşı davalı kadın tarafından affedilmiş olduğu en azından hoşgörü ile karşılandığının kabulü gerektiğinden, erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği, yine de kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 267.80 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 18.03.2020 (Çar.)

Yargıtay
2. Hukuk Dairesi 
2020/1362 E.
2020/2238 K.

Davacı:
Vekili:
Davalı:
Vekili:

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın tarafından; kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi ve nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalı-davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak görülen karşılıklı boşanma davasında, mahkemece, davacı-davalı erkeğin eşine hakaret ve küfür ettiği, şiddet uyguladığı, devamlı ailesi ile birlikte yaşamaya zorladığı sağlık sorunları ile ilgilenmeyip hamile iken şiddet uygulaması sebebiyle eşinin iki kez düşük yapmasına neden olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddi ile karşı davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve ferilerine karar verilmiştir. Anılan karara karşı taraflarca temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 05.02.2018 tarih 2016/10472 Esas- 2018/1320 Karar sayılı ilamıyla “Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, mahkemece davacı-davalı erkeğe yüklenen kusurlu davranış yanında, davalı-davacı kadının da davacı-davalı erkeğe hakaret ettiği anlaşılmakladır. O halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı-davalı erkek de dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, davacı-davalı erkeğin boşanma davasının da kabulü ile boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile erkeğin davasının reddi doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, bozma kapsamı dışında kalan bölümlerin ise şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, bozma ilamından açıkça anlaşıldığı üzere mahkemece erkeğe yüklenen kusurlu davranışlar kesinleşmiştir. Boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-davalı erkeğin, davalı-davacı kadına nazaran ağır kusurlu olduğu da açıktır. Bu husus gözetilmeksizin, bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen davacı-davalı erkeğin eşine fiziksel şiddet uyguladığı ve hakaret ettiği, davalı- davacı kadının da eşine hakaret vari söylemlerinin bulunduğu, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığına sebep olan olaylarda her iki tarafın da eşit kusurlu olduğu değerlendirmesi yapılması doğru görülmemiş kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere; evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylara tazminat isteyen davalı-davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların onun kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddi desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4, TBK m. 50, 51) dikkate alınarak davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata (TMK m. 174/1-2) hükmedilmesi gerekirken hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamına dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 16.03.2020(Pzt.)

Yargıtay
2. Hukuk Dairesi  
2020/341 E.
2020/1769 K.

Davacı:
Vekili:
Davalı:
Vekili:

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri ve tedbir nafakası miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, tarafların mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında, davacı erkeğin eşine ve eşinin kardeşine fiziksel şiddet uyguladığı ve sadakatsiz olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi doğru bulunmamıştır.

3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya neden olan olaylarda davacı erkek ağır kusurlu olup, bu kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Kadın boşanma sonucu eşin maddi desteğinden yoksun kalacaktır. Türk Medeni Kanunu'nun 174/1-2. maddesi koşulları kadın yararına oluşmuştur. Bu durumda tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusurun ağırlığı, hakkaniyet kuralları gözetilerek davalı kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 03.03.2020 (Salı)

Yargıtay
2. Hukuk Dairesi 
2019/7420 E. 
2019/11520 K.

Davacı:
Vekili:
Davalı:
Vekili:

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Alacağı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, kadın yararına hükmolunan tazminat ve nafakalar ile ziynet alacağı yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise; velayet ve reddedilen tedbir ve iştirak nafakalası talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kadının tüm, davacı-davalı erkeğin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Mahkemece erkeğin ağır kusurlu olduğu kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı-davalı erkeğin eşine fiziksel şiddet uyguladığı, eşini istemeyerek evden kovduğu, davalı-davacı kadının ise; ortak çocuklar ile ilgilenmediği, çocuğuna karşı birden fazla kez fiziksel şiddet ve odaya kilitleme şeklinde kötü muamale de bulunduğu, ayrıca eşine hakaretinin de olduğu anlaşılmaktadır. Tarafların gerçekleşen kusurları dikkate alındığında, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekirken hatalı kusur belirlemesi sonucu erkeğin ağır kusurlu olarak kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda taraflar eşit kusurludur. Boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata karar verilemez. Kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 174/1-2. madde şartları oluşmamıştır. O halde davalı-davacı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekirken, yanılgılı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, yukarıda 1. bette gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın Nergiz'e yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve eksik yatırılan 97.20 TL temyiz başvuru harcının temyiz eden Nergiz'e yükletilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran Erol'a geri verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 26.11.2019 (Salı)

Yargıtay
2. Hukuk Dairesi       
2019/7081 E. 
2019/12047 K.

Davacı:
Vekili:
Davalı:
Vekili:

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından maddi tazminatın miktarı ve vekalet ücreti yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi ve maddi tazminat miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Taraflarca karşılıklı açılan boşanma, davasının yapılan yargılaması sonunda mahkemece her iki davanın da kabulü ile tarafların TMK 166/1 gereğince boşanmalarına, kadın lehine tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminata hükmetmiş, tarafların kusur belirlemesi ve ferilerine yönelik istinaf talebi üzerine, bölge adliye mahkemesince maddi tazminat miktarının indirilerek sair hususların esastan reddine karar vermiştir. Verilen karar taraflarca temyiz edilmekle, Dairemizce 27.02.2019 tarihli bozma ilamında; erkeğin ağır kusurlu olduğu belirlenmekle, kadın yararına hükmolunan maddi tazminatın az olduğuna karar verilmiş, bölge adliye mahkemesince bozmaya uyulmakla kadın yararına bozma kararı doğrultusunda maddi tazminata hükmedilmiştir. İstinaf kararı taraflarca yukarıda gösterildiği şekilde temyiz edilmiştir. Dairemizin bozma ilamında, davalı-karşı davacı erkeğin mahkemece belirlenen ve gerçekleşen kusurları yanında, eşine fiziksel şiddet uyguladığı, bu nedenle gerçekleşen duruma göre erkeğin ağır kusurlu olduğu belirlenmekle erkeğin ağır kusurlu olduğu hususu kesinleşmiş olup, kesinleşen konular temyize getirilemez. Bu itibarla davalı-karşı davacı erkeğin kusur belirlemesine yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir.

3- Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere; Dairemizin 27.02.2019 tarihli bozma kararı sonrasında, HMK 373. maddesi gereğince bölge adliye mahkemesince bozma ilamına uyulup uyulmayacağına karar verilmesi için duruşma açılması gerekmektedir. Yapılan yargılamada, bölge adliye mahkemesince 26.06.2019 tarihinde duruşma açılarak taraflara bozma ilamı hususunda diyecekleri sorularak karar verildiğine göre; bölge adliye mahkemesince haklılık durumuna göre yargılama giderleri ile vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, bu konuda karar verilmemiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün, yukarıda 3. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, davalı-karşı davacı erkeğin kusur belirlemesine yönelik temyiz dilekçesinin 1. bentte gösterilen sebeplerle REDDİNE, yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple bozma kapsamı dışında kalan ve temyiz dilekçesi reddedilen hususlar dışında kalan kısımların ise ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın Hacı Mehmet'e yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 218.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran Kerime'ye geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 10.12.2019 (Salı)

Yargıtay
2. Hukuk Dairesi  
2019/8705 E.  
2020/415 K.

Davacı:
Vekili:
Davalı:
Vekili:

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından kusur belirlemesi ve kadın lehine hükmolunan tazminatlar yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise reddedilen TMK 162. maddesinde belirtilen hukuki nedene dayalı açılan boşanma davası, kusur belirlemesi, tazminat ve nafaka miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve özellikle davalı-davacı kadın yararına toptan yoksulluk nafakasına hükmolunduğunun anlaşılmasına göre, davacı-davalı erkeğin tüm, davalı-davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Davalı-davacı kadın, Türk Medeni Kanunu'nun 162. maddesinde yer alan "Pek kötü muamele" ve "Onur kırıcı davranış" sebebine dayanarak boşanma davası açmış, dava reddedilmiştir. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davacı-davalı erkeğin eşine birkaç defa fiziksel şiddet uyguladığı ve fiziksel şiddet nedeniyle kadının kulak arkasında yırtılma oluştuğu anlaşılmaktadır. Davacı-davalının eşine yönelik bu eylemleri pek kötü muamele ve onur kırıcı davranış niteliğinde olup Türk Medeni Kanunu'nun 162. maddesi uyarınca davanın kabulü gerekmektedir. Ne var ki, temyize getirilmeyerek, tarafların kabul edilen TMK 166/1-2 maddesi gereği açılan boşanma davalarındaki boşanma hükmü kesinleştiğinden, kadının TMK 162. maddesi uyarınca açtığı boşanma davasının konusuz hale geldiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, kadının bu boşanma davasının esası hakkında bir karar verilemeyecektir. Ancak, davanın konusuz kalması sebebiyle esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim, davanın açıldığı tarihteki, tarafların haklılık durumuna göre vekalet ücreti ve yargılama giderlerini takdir ve tayin eder (HMK m. 331/1). Bu husus gözetilerek bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, adli yardımdan yararlanması sebebiyle başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının Erol'a yükletilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran Elif'e geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 28.01.2020 (Salı)

Yargıtay
2. Hukuk Dairesi    
2019/8660 E. 
2020/1922 K.

Davacı:
Vekili:
Davalı:
Vekili:

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminatlar, nafakaların miktarı, velayet ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Taraflar arasındaki evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı karşılıklı boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda, ilk derece mahkemesince her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilerek ortak çocuğun velayeti erkeğe verilmiş ve kadın yararına tedbir/yoksulluk nafakasına hükmedilerek tarafların maddi ve manevi tazminat talepleri reddedilmiştir.
İlk derece mahkemesi, kadının eşine, eşinin ailesine ve ortak çocuğa hakaret ettiğini ve sık sık tartışma çıkararak evi terk ettiğini; erkeğin de eşine fiziksel ve sözlü şiddet uygulayarak onu evden kovduğunu belirterek tarafların eşit kusurlu olduklarına hükmetmiştir.

İlk derece mahkemesi kararına karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve bölge adliye mahkemesince; eşine, eşinin ailesine ve ortak çocuğa hakaret eden ve sık sık tartışma çıkararak evi terk eden kadın ile eşine fiziksel şiddet uygulayarak onu kovan erkeğin eşit kusurlu olduğundan bahisle; tarafların başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Tarafların bölge adliye mahkemesi tarafından kabul edilen ve gerçekleşen kusur durumlarına göre, davalı-karşı davacı erkek, davacı-karşı davalı kadına göre ağır kusurludur. Bu itibarla, bölge adliye mahkemesince tarafların eşit kusurlu olduğuna hükmedilmesi doğru bulunmamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakları zarar gören, mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen az kusurlu davacı-karşı davalı kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesi gereğince uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, bu taleplerinin reddi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden Gökhan'a yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna 218.50 TL temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran Nevin'e geri verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ise ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi.16.03.2020 (Pzt.)

Yargıtay
2. Hukuk Dairesi   
2020/176 E. 
2020/722 K.

Davacı:
Vekili:
Davalı:
Vekili:

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından kusur belirlemesi ve tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dava, kadın tarafından açılan Türk Medeni Kanunu'nun 166/1 maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası olup, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda “Eşi, çocuğu ve evine gereken ilgi ve alakayı göstermeyip yeterli zaman ayırmayan, zaman zaman eşine karşı fiziksel ve sözel şiddette bulunan ve evlilik birliği içerisinde oluşan borçları ödemek amacıyla kadının çektiği kredi borçlarının ödenmesine katkıda bulunmayan” erkeğin tam kusurlu olduğu belirtilerek davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer’ilerine ilişkin karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi hükmü davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, nafaka ve tazminat miktarları, davalı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi, kadın lehine hükmolunan tazminatlar, velayet, kişisel ilişki ve vekalet ücretleri yönünden istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesini yapan bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; kadının tedbir ve iştirak nafakalarına yönelik talebi, erkeğin ise kusur belirlemesi, tazminatlar ve kişisel ilişkiye yönelik istinaf istemleri kabul edilmiş, tarafların sair istemleri hakkında esastan red kararı verilmiştir. Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi gerekçesinde; tarafların daha önce müştereken verdikleri dava dilekçesiyle Gümüşhane Asliye (Aile) Mahkemesinin 2015-944 E sayılı dosyasında görülen Türk Medeni Kanununun 166/3 maddesine dayalı anlaşmalı boşanma davası açtıkları, ancak tarafların yine müştereken verdikleri 19.11.2015 tarihli dilekçe ile davadan feragat etmeleri nedeniyle bu davanın reddedildiği, ilk davadan feragat ederek, tarafların feragat tarihinden önceki olayları affetmiş, en azından hoşgörü ile karşılamış sayılacakları, feragat tarihinden önceki olaylara dayalı olarak taraflara bir kusur yüklenemeyeceği feragat tarihinden dava tarihine kadar taraflardan kaynaklanan ve onlara kusur olarak yüklenebilecek yeni bir maddi olayın varlığının da iddia ve ispat edilemediği belirtilerek, ilgili bentler kaldırılarak kadının tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında daha önce görülen dava anlaşmalı boşanma (TMK166/3) talebine ilişkin olup, münhasıran anlaşmalı boşanma davası olarak açılmış davadan feragat edilmesi dava tarihinden önceki olayların tümünün affedildiği sonucunu doğurmaz. Taraflar, anlaşmalı boşanma davasının dava tarihinden önceki vakıalara dayanabilir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davalı erkeğin eşine yönelik fiziksel şiddeti ve hakaretinin olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda davalı erkek tam kusurludur. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu davalı erkeğin kusursuz olduğunun kabulü doğru olmamıştır.

2- Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere boşanmaya neden olaylarda davalı erkeğin tam kusurlu olduğu anlaşılmış olup, kişilik hakları zarar gören, mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen davacı kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesinin (1.) ve (2.) fıkrası gereğince uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde bu isteklerin reddi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen bölge adliye mahkemesi hükmünün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 04.02.2020 (Salı)

Kategoriler

  • İdare Hukuku

  • Askeri Ceza Hukuku

  • Tıp Hukuku

  • Polis, Asker Ve Memur Hukuku

  • Bilişim Hukuku

  • Boşanma Ve Nafaka Hukuku

  • Tazminat Hukuku

  • İş Hukuku

  • Ceza Hukuku

  • Ticaret Hukuku

  • Miras Hukuku

  • Sağlık Turizmi Hukuku

  • Tüketici Hukuku


İlgili Bloglar







DİĞER BLOG YAZILARIMIZ


Kadına Karşı Şiddet
Kadına Karşı Şiddet

Kadına Karşı şiddet Şiddet mağduru ve şiddete uğra...

Devamı
EN İYİ BOŞANMA AVUKATI
EN İYİ BOŞANMA AVUKATI

En iyi boşanma avukatı- Boşanma Hukuku uzmanlık ge...

Devamı
TEDBİR NAFAKASI NEDİR? TEDBİR NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?
TEDBİR NAFAKASI NEDİR? TEDBİR NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?

Tedbir nafakasına hakim re'sen karar vermekte olup...

Devamı
YOKSULLUK NAFAKASI NEDİR? YOKSULLUK NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?
YOKSULLUK NAFAKASI NEDİR? YOKSULLUK NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru ...

Devamı
Mil Hukuk ve Danışmanlık