Boşanmada Ekonomik Şiddet 

Boşanmada Ekonomik Şiddet 

18-08-2020
Boşanmada Ekonomik Şiddet 

Boşanmada Ekonomik Şiddet 

Boşanmada ekonomik şiddet- boşanma ve nafaka hukuku kapsamında ev içi şiddet denildiğinde genellikle ilk akla gelen fiziksel ve psikolojik şiddettir. Fakat hane içindeki şiddet kapsamlı ve çok faklı boyutlara sahip olabilmektedir. Yargıtay aile içi şiddeti  'aile içerisinde veya hanede ya da mağdur faille aynı evi paylaşsa da paylaşmasa da eski veya şimdiki eşler veya partnerler arasında meydana gelen her türlü fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik şiddet eylemi' olarak tanımlamaktadır. Görüldüğü üzere ekonomik şiddet de hane içindeki şiddetin bir boyutu olarak karşımıza çıkabilmektedir. Araştırmalar ekonomik şiddetin diğer şiddet türleri kadar yaygın olduğunu fakat bir çok durumda bu tür davranışların şiddet olarak dahi nitelendirilmediğini ortaya koymaktadır. Peki evlilik birliği içindeki hangi davranışlar, durumlar ekonomik şiddet teşkil eder? Genel olarak ekonomik şiddet, mağdur eşin mali kaynakları elde etme, kullanma ve sürdürme yeteneğininin diğer eş tarafından kontrol edilmesidir. Bu kontrol bilgileri gizleme, mağdurun varlıklara erişimini sınırlama veya aile bütçesine erişimini azaltma amacıyla yapılır ve çoğu zaman mağdurun kasıtlı olarak manipüle edilmesi, sindirilmesi ve tehdit edilmesi durumlarını içerir. Ekonomik şiddete örnek verecek olursak müsriflik nedeniyle boşanma, aşırı borçlanma boşanma sebebi ve eşe harçlık vermemek gösterilebilir. Boşanmada ekonomik şiddet de evlilik birliğinin temelden sarsılması sebeplerinden bir tanesidir ve eşler kendi aralarında boşanma kararı verip de anlaşmalı boşanma protokolünü sorunsus hazırlayıp anlaşmalı boşanma kararı alamazlarsa çekişmeli boşanma davası açacaklardır.

Şiddetin tanımlanması ve ispatı boşanma davaları için de büyük önem arz etmektedir. Zira şiddet boşanmaya sebep olan olay olabileceği gibi şiddet mağdurunun kişilik haklarını da zedeler ve bunun tazmini gerekebilir. TMK m.174/2'de düzenlendiği üzere ' Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedebilmek için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya diğer tarafa göre daha az kusurlu olması yanında; boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarını zedelemiş olması da gereklidir.'

Ekonomik Şiddetle İlgili Yargıtay Kararları

'... dava açılmadan önce üzerine kayıtlı taşınmazı eşinin görüşünü almadan bir başkasına devrederek ekonomik şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır.'2. HUKUK DAİRESİ E. 2019/8396 K. 2020/1071 T. 13.2.2020

'... davacı-karşı davalı erkeğin eşine sürekli olarak harçlık vermeyerek ekonomik şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır.'YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2019/4681 K. 2019/12252 T. 12.12.2019

'... Davalı erkeğin, eşini halasının evine bıraktığı ve ayrıca evlilik birliği içerisinde edindiği malları ailesinin üzerine kaydettirmekle kadına ekonomik şiddet uyguladığı, 2. HUKUK DAİRESİ E. 2019/15 K. 2019/8487 T. 10.9.2019

"Yüksek fatura geldiğinden bahisle evin ısınmasını önlemek suretiyle eşine ve kızına ekonomik şiddet uygulaması" şeklindeki kusurlu davranışı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir.' 2. HUKUK DAİRESİ E. 2017/5433 K. 2019/2996 T. 19.3.2019

'Bölge adliye mahkemesince, davalı erkeğin çalışıyor olmasına rağmen, eşini ailesinden harçlık almak zorunda bıraktığı, eşinin müdürlük sınavlarına girmesine engel olduğu bu şekilde ekonomik şiddet uyguladığı gerekçesiyle tarafların boşanmalarına karar verilmiştir.' 2. HUKUK DAİRESİ E. 2018/6680 K. 2019/479 T. 4.2.2019

'...ve gerçekleşen kusurlu davranışlarının yanında erkeğin ayrıca, aşırı cimri davranmak suretiyle eşine ekonomik şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır.' 2. HUKUK DAİRESİ
E. 2018/6942 K. 2018/13653 T. 28.11.2018

'... mahkemece, tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden tarafların mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında davacı-karşı davalı erkeğin sürekli olarak eşinden maaşını istemek suretiyle eşine ekonomik şiddet uyguladığı... Gerçekleşen bu durum karşısında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin davalı-karşı davacı kadına göre ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyleyken tarafların eşit kusurlu olduklarının kabul edilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.'2. HUKUK DAİRESİ
E. 2016/25325 K. 2018/12525 T. 6.11.2018 

'...davacı erkeğin de eşine küfür ve hakaret ettiği, ekonomik şiddet uyguladığı ve geliri bulunmayan eşine evin giderlerini karşılaması hususunda aşağılayıcı baskı uyguladığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya neden olan olaylarda davalı kadına oranla davacı erkeğin daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davalı kadının tam kusurlu olduğunun kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.' 2. HUKUK DAİRESİ E. 2016/23981 K. 2018/10492 T. 3.10.2018

'... davalı erkeğin, aşırı borçlanması yüzünden aile konutunun satıldığı ve ailenin zor duruma düşmesine sebep olmak suretiyle ekonomik şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır.  Davalı erkeğin belirlenen kusurlu davranışları davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. Bu durumda, Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi koşulları kadın yararına gerçekleşmiştir. Öyleyse, davacı kadının manevi tazminat isteğinin kabulü gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir. 2. HUKUK DAİRESİmE. 2016/22766 K. 2018/9015 T. 12.9.2018

'... davalı-karşı davacı erkeğin eşinin çalışmasına izin vermeyerek ekonomik şiddet uyguladığı, evlenmeden önce mevcut hastalığını eşinden gizleyerek güvenini sarsıcı davranışlar sergilediği, arkadaşının evlilik birliğine müdahaleleri ile eşine ve eşinin ailesine yönelik hakaretlerine kayıtsız kaldığı, eşini ailesinin yanına bırakarak arayıp sormadığı ve eşine ''annenin evinde biraz daha kal, burnun sürtülsün” dediği, buna karşılık davacı-karşı davalı kadının ise annesinin evlilik birliğine müdahalesine izin verdiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu olaylara göre, davalı-karşı davacı erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Boşanmaya sebep olan olaylar davacı-karşı davalı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olup, boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. 2. HUKUK DAİRESİ E. 2015/25699 K. 2017/4572 T. 18.4.2017

'Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı kadın tarafından, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ile nafakanın miktarı yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri, yoksulluk nafakası ve kadının ziynet alacağı davasının kabulü yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin tüm, davacı -davalı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Mahkemece boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarının yanında erkeğin ayrıca, aşırı cimri davranmak suretiyle eşine ekonomik şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır. Buna karşılık mahkemece kadına kusur olarak yüklenen "bu iş bitti” şeklindeki söylemin kadına değil kadının abisine ait olduğu, bu nedenle kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, yine "ben yapamıyorum, olmaz" söylemi sonrasında ise evliliğin fiilen bir süre daha devam ettiği, bu nedenle bu vakıanın da erkek tarafından affedildiğinin, en azından hoşgörü ile karşılandığının kabulü gerekeceğinden kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, yine de kadının, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere eşinin eve gelmesini istemeyerek birlik görevlerini yapmamak üzere evi terk ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı-davacı erkeğin, davacı-davalı kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekirken, hatalı kusur belirlemesi ile yazılı şekilde tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davalı-davacı erkek, davacı-davalı kadına nazaran daha ağır kusurlu olup, boşanmaya sebebiyet veren vakıalar aynı zamanda kadının kişilik haklarına da saldırı teşkil eder niteliktedir. Kadın boşanma sonucu eşinin maddi desteğinden yoksun kalacaktır. Kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 174/1-2. maddesi koşulları oluşmuştur. Gerçekleşen bu duruma göre, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusurun ağırlığı, hakkaniyet kuralları gözetilerek kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken eşit kusurlu oldukları yönündeki hatalı kusur belirlemesi sonucu kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin şartları oluşmadığı gerekçesiyle reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
4-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı-davalı kadın yararına hükmolunan yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.), (3.) ve (4.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden Bekir'e yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna 143.50 TL temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran Arzu'ya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.28.11.2018 (Çrş.)' 2. Hukuk Dairesi         2018/6942 E.  ,  2018/13653 K.

'MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı erkek tarafından açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda, ilk derece mahkemesi tarafından davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, kadın yararına 4.000 TL maddi ve 3.000 TL manevi tazminata, kadının yoksulluk nafakası talebi ile ziynet alacağına yönelik usulüne uygun açılmış bir davasının bulunmaması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş, davacı erkek tarafından kusur tespiti, kadın yararına hükmedilen tazminatlar yönünden istinaf talebinde bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi tarafından kadının kusur belirlemesi, tazminatlara yönelik istinaf talebinin kabulü ile tarafların eşit kusurlu olduğundan bahisle kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatın kaldırılmasına karar verilmiş, bölge adliye mahkemesinin bu hükmü kadın tarafından temyiz edilmiştir.

Bölge adliye mahkemesince, boşanmaya neden olan olaylarda, tarafların eşit kusurlu kabul edilerek davalı kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatın kaldırılmasına karar verilmiş ise de yapılan yargılama ve toplanan delillerden; bölge adliye mahkemesince belirlenen ve taraflara yüklenilen kusurlu davranışların yanında ilk derece mahkemesinin de kabulünde olan "erkeğin kadına ekonomik şiddet" uyguladığı anlaşılmaktadır. O halde, boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekirken tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2- Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere boşanmaya neden olaylarda davacı erkeğin daha fazla kusurlu olduğu Türk Medeni Kanunu'nun 174/1-2. maddesi koşulları kadın yararına oluşmuştur. Bu duruma göre davalı kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesine göre kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin kaldırılması doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 31.10.2017 tarihli kararının yukarıda 1. ve 2. bentlerde açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 08.04.2019 (Pzt.)'2. Hukuk Dairesi         2018/2625 E.  ,  2019/4138 K.

Kategoriler

  • İdare Hukuku

  • Tıp Hukuku

  • Polis, Asker Ve Memur Hukuku

  • Bilişim Hukuku

  • Boşanma Ve Nafaka Hukuku

  • Tazminat Hukuku

  • İş Hukuku

  • Ceza Hukuku

  • Ticaret Hukuku

  • Miras Hukuku

  • Sağlık Turizmi Hukuku

  • Tüketici Hukuku


İlgili Bloglar







DİĞER BLOG YAZILARIMIZ


Kadına Karşı Şiddet
Kadına Karşı Şiddet

Kadına Karşı şiddet Şiddet mağduru ve şiddete uğra...

Devamı
EN İYİ BOŞANMA AVUKATI
EN İYİ BOŞANMA AVUKATI

En iyi boşanma avukatı- Boşanma Hukuku uzmanlık ge...

Devamı
TEDBİR NAFAKASI NEDİR? TEDBİR NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?
TEDBİR NAFAKASI NEDİR? TEDBİR NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?

Tedbir nafakasına hakim re'sen karar vermekte olup...

Devamı
YOKSULLUK NAFAKASI NEDİR? YOKSULLUK NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?
YOKSULLUK NAFAKASI NEDİR? YOKSULLUK NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru ...

Devamı
Mil Hukuk ve Danışmanlık