Boşanma Davasında Sosyal Medya Paylaşımları Delili

Boşanma Davasında Sosyal Medya Paylaşımları Delili

Boşanma Davasında Sosyal Medya Paylaşımları Delili

Boşanma Davasında Sosyal Medya Paylaşımları Delili

Boşanma davasında boşanma ve nafaka hukuku kapsamında sosyal medya paylaşımlarının delil olarak kullanılıp kullanılamayacağı hususu çokça gündeme gelen bir konudu. Sosyal medya paylaşımları boşanma davalarında delil olarak kullanılabilir. Örneğin eşlerin birbirlerinden gizli açtıkları sosyal medya hesaplarınındaki konuşmalara ulaşılması durumunda bunlar hukuka aykırı delil olarak kabul edilmemektedir. Buna ilişkin yargıtay kararları bulunmaktadır. Zira aynı konutta elde edilen ve eşlerin ortak kullanım alanlarında var olan bir delililin boşanma davasında kullanılması o delilin kusurun belirlenmesinde kullanılmasına engel teşkil etmemelidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunumuzun 189. maddesinde; Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir şeklinde kanun maddesi durumu açık bir şekilde belirtmektedir. Peki hangi hususlar hukuka aykırı hangi hususlar hukuka uygun delil niteliğindedir?

Whatsapp, Facebook,  Twittter, Skype, İnstagram, Google Hangouts v.b tüm sosyal medya ile e- mail gibi sosyal mecralarda yapılan paylaşımların boşanma davasında delil olarak kullanılıp kullanılamayacağı hususunda mahkeme kararları yol göstericidir. Bu sosyal medya hesaplarındaki paylaşımlar boşanma davasınının sonucunu oldukça fazla etkileyebilmekte olduklarından delil niteliğini haiz iseler bu delili kullanan boşanma davası avukatına büyük yarar sağlayacaktır. 

Bu sebeple boşanma davasına bakan mahkeme; whatsapp kayıtlarını isteyebilir mi, boşanma davasında whatsapp kayıtları istenir mi, boşanma davasında facebook yazışmaları delil olur mu, boşanma davalarında facebook, başanmadada twitter yazışmaları, boşanmada whatsapp konuşmaları, boşanmada whatsapp kayıtları delil olur mu, whatsapp konuşmaları mahkemede delil olur mu, whatsapp kayıtları mahkeme, facebook kayıtları mahkeme, twitter kayıtları mahkeme, sosyal medya mesajları delil olur mu, whatsapp mesajları delil yargıtay, facebook mesajları delil yargıtay kararları, whatsapp konuşmaları delil, facebook konuşmaları delil, whatsapp mesajları mahkemede delil olur mu, whatsapp ses kaydı delil olur mu, gibi soruların cevapları işte bu mahkeme kararlarında yer almaktadır.

Boşanma Davasında Hukuka Uygun Elde Edilen Sosyal Medya Paylaşımları

Boşanma davalarında; örneğin bir eş diğer eşin sosyal medya hesabına girmeden, onun özel şifrelerini kullanmadan herkese açık olarak paylaştığı fotoğraf, yazı, video gibi verileri veya yer bildirimlerini, herkesin görebildiği diğer paylaşımları, boşanma davasında delil olarak kullanılabilecektir. Yine sosyal medya hesaplarında yapılan paylaşımların, hesabın sahibi olan eş tarafından paylaşılmasında herhangi bir abes bulunmamaktadır. Ya da aynı paylaşım ortamında bulunan eşin bu konuşmaları herhangi bir hukuk dışı yöntem kullanmadan elde etmesi ve delil olarak kullanımının mümkün olduğu tarafımızca değerlendirilmekte olduğu gibi yargıtayın yerleşik içtihatlarında da bu durum hüküm altına alınmıştır. Bu konu hakkında detaylı bilgi almak için hukuk büromuzla iletişim kurabilirsiniz. Aynı zamanda delil hakkında diğer makaleleremize de ulaşmak için "Boşanma Davasında Neler Delil Sayılır" başlıklı makalemizi okumanızı tavsiye ederiz.

Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25.9.2002 tarih 2002/2-617E. ve 2002/648 K. sayılı kararında eşlerden birinin tuttuğu günlüğün diğer eş tarafından delil olarak ileri sürülebileceği kabul edilmiştir. Hukuk Genel Kurulu kararında “...Hukuka aykırı yollardan elde edilmemiş deliller ise yasak bir delil olarak değerlendirilemez. Boşanma davası zaten kişilerin özel yaşamını ilgilendiren bir davadır. Koca eşi ile birlikte yaşadıkları mekanda ele geçirdiği eşine ait fotoğrafları, not defterini veya mektupları mahkemeye delil olarak verirse, bu deliller hukuka aykırı yollardan elde edilmediğinden mahkemede delil olarak değerlendirilir. Aynı evde yaşayan kadın, kocanın bu delilleri ele geçirilebileceğini bilebilecek durumdadır. Kocanın yatak odasındaki bir dolabın içinde ya da yatağın altında kadın tarafından saklanan bir not defterini ele geçirmesi, bu mekanın eşlerin müşterek yaşamlarını sürdürdüklerini bir yer olduğundan kadının gizli mekanı kabul edilemez. Hiç kimse evindeki bir mekanda bulduğu bir delili hukuka aykırı yollardan ele geçirmiş sayılamaz. Diğer taraftan özel hayatın gizli alanları, özel hayatın gizli alanını ilgilendiren delillerle ispat edilebilir. Nasıl ki, kadın başka bir erkekle müşterek hanedeki yatak odasında sevişirken koca tarafından kapı kırılarak içeri girilmesinde hukuka aykırılıktan söz edilemezse, ortak yaşanan evde bulundurulan not defterinin elde edilmesi de hukuka aykırı olarak değerlendirilemez. Eşlerin evliliğin devamı süresince birbirlerine sadık kalmaları yasal bir zorunluluktur. Kadının bu konulardaki özel yaşamı, evlilik ile bir araya geldiği hayat arkadaşı kocayı da en az kadın kadar ilgilendirmektedir. Bu nedenle de davalıya ait hatıra defterinin delil olarak değerlendirilmesinde kuşkuya düşmemek gerekir.” şeklinde hüküm tesis edilmiş olup bu tür delillerin hukuka aykırı olarak elde edildiğinden söz edilemeyecektir. 

Boşanma Davasında İspat ve Somut Olayın Önemi Nedir?

Merhaba avukat bilgehan utku ben bu vidyomda boşanma davasında ispat ve somut olayın öneminde bahsedeceğim. Boşanma davalarında ispat oldukça önemlidir çünkü davanı ispat edemezsen taleplerini elde etmen mümkün olmayacaktır. Boşanma davsında ispatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir. Unutma ki Herkesçe bilinen vakıalarla, ikrar edilmiş vakıalar çekişmeli sayılmaz. Zaten boşanma davalarında ikrar hakimi bağlamayacaktır. Taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir. Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Yani sen gizli bir düzenek kurarak önceden planlanmış bir şekilde ses kaydı almış isen bu husus mahkeme tarafından delil olarak kabul edilmeyecektir. Çünkü hukuka aykırı olarak elde edilmiş olacaktır. Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar ise başka delillerle ispat olunamaz. Örneğin yazılı delil ile ispat edilmesi gereken hususların tanık ile ispat edilmesi mümkün olmayacaktır. Ayrıca bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilecektir. Boşanma davalarında ispat yükü  kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Boşanma davasında diğer taraf, ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, boşanma davasında ispat yükünü üzerine almış sayılmaz.

Boşanma davasında taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdırlar. Önemle belirtmem gerekir ki boşanma davasında tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur. Örneğin sen açmış olduğun davada tanık deliline dayanmış isen o tanığın hangi vakıanın aydınlatılması için dinleneceğini belirtmelisin. Şu şu şu tanık fiziksel şiddet eylemini kendi gözleri ile görmüşlerdir gibi. Boşanma davasında tarafların ellerinde bulunmayan ve incelenmesine karar verilen delillerin getirtilmesi için, mahkemece ilgili resmî makam ve mercilerle üçüncü kişilere bu husus bildirilir. Mahkemeye getirtilmesi mümkün olmayan deliller, bulunduğu yerde incelenebilir veya dinlenebilir. Boşanma davasında delil gösteren taraf, karşı tarafın açık izni olmadıkça, o delile dayanmaktan vazgeçemez. Örneğin tanık bildirdin diyelim. Bu tanığın dinlenmesinden vazgeçebilmen için karşı tarafın açık rızası olmalıdır. Boşanma davalarında deliller davaya bakan mahkeme huzurunda, mümkün olduğu kadar birlikte ve aynı duruşmada incelenir. Zorunlu hâllerde ise, bazı delillerin incelenmesi başka bir duruşmaya bırakılabilir. Başka yerde bulunan ve mahkemeye getirilemeyen deliller, o yerde istinabe yoluyla toplanabilir. Boşanma davalarında tanık delili önemli bir yere sahip olduğundan davanın açıldığı yerde bulunmayan tanıkların kendi bulundukları yerdeki mahkeme vasıtasıyla talimat ile dinlenebilmesi mümkündür. Boşanma davalarında delillerin incelenmesi veya beyanların dinlenmesi sırasında taraflar, istinabe olunan mahkemede hazır bulunabilir ve delillerle ilgili açıklama haklarını kullanabilirler. Bu hususu sağlamak için, taraflara incelemenin yapılacağı tarih ve yer bildirilir. Bu davet üzerine taraflar istinabe olunan mahkemede hazır bulunmasalar dahi deliller incelenir veya beyanlar dinlenir.Boşanma davalarında her olay kendi içinde değerlendirilmeli benzer dosyalar ile karşılaştırılmamalıdır. Aksi durumda açtığın davada hüsrana uğrayabilmen ve beklentilerinin sonuç vermemesi nedeniyle hayal kırıklığı yaşaman kaçınılmaz olacaktır. Bundan dolayı kendi davana odaklanmalı yaşanan mevcut durum bakımından neler yapılabilirin cevabı aranmalıdır. Bu durumu basit bir örnekle anlatacak olursam. Örneğin eşe hakaret etmek bir kusurlu davranıştır ve hakaret eden eşe açılan boşanma davasında diğer koşullar da mevcut ise boşanmaya karar verileceği gibi tazminat ve sair de elde edilebilir. Ancak her hakaret aynı sonucu doğurmamaktadır. Nitekim Yargıtayın vermiş olduğu kararlarda eşe yapılan hakaretlerin diğer eşin kabul edilemeyecek boyutlara varan davranışlarına bir tepki niteliğinde olduğundan dolayı kusur sayılamayacağı belirtilmiştir. Görüleceği üzere somut olay değerlendirmesi yapmak ve savunmalar üzerine odaklanmak her zaman daha etkili sonuç verecektir. Bundan dolayı açtığın davaya odaklan ve kendi davanın özelliklerine göre bir savunma yap. 

Boşanma Davasında Hukuka Aykırı Delil

Boşanmda hukuka aykırı delil boşanma davasında esas hakkındaki karara sebep teşkil etmiş ise açık bir hukuka aykırılık olduğundan mütevellit üst derece mahkemelerine yapılacak olan istinaf yahut temyiz başvuruları ile ortadan kaldırılabilecektir. Ortak eve ve kullanılan otomobile, kimsenin haberi olmaksızın, kişinin bilgisi ve rızası dışında ses kayıt cihazı yerleştirilmek suretiyle elde edilen ses kayıtlarının hukuka aykırı delil niteliğinde olduğunun kabul edilmesi ve tarafların boşanmaya sebep olan olaylarda kusurlarının belirlenmesinde dikkate alınmaması gerektiği kanısındayız. Zira eşin şifrelerinin kırılıp yahut kullanılan pc içerisine yerleştirilen bir düzenek ile konuşmaların kaydının alınıp bunların davada delil olarak kullanılması açık bir şekilde delilin hukuka aykırılığını ortaya çıkaracaktır. Buna ilişkin .T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİnin E. 2017/3024, K. 2018/13969 ve T. 4.12.2018 kararı da bu şekildedir.

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
E. 2020/2359
K. 2020/3302
T. 24.6.2020

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 1-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-)Mahkemece davacı-karşı davalı kadın tarafından dosyaya delil olarak sunulan CD hükme esas alınarak davalı-karşı davacı erkeğe sadakatsiz davrandığı vakıası kusur olarak yüklenilmişse de, CD'nin erkeğin "Özel hayatının gizliliği" ihlal edilmek suretiyle hukuka aykırı yolla elde edildiği anlaşılmaktadır. Hukuka aykırı delil hükme esas alınamaz. CD'nin hukuka aykırı delil niteliğinde olması sebebiyle davalı-karşı davacı erkeğe sadakat yükümlülüğüne aykırı davranış vakıasının kusur olarak belirlenmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

3-)Davalı-karşı davacı erkeğin yoksulluk nafakasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Yerel mahkemenin boşanma hükmü, taraflarca temyiz edilmeyip, 02.03.2018 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı-karşı davalı kadının yargılamanın devamı sırasında 15.09.2018 tarihinde evlendiği anlaşılmakla, evlendiği tarihten sonra yoksulluk nafakasının talep edilmeyeceği ancak evlenme tarihine kadar yoksulluk nafakası alabileceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarına yönelik bölümünün ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.24.06.2020 (Çrş.)

Boşanmada Whatsapp Delili

Boşanmada whatsapp delili hukuk büromuza çokça yöneltilen sorulardan bir tanesidir. Buna göre ; Özellikle hukuka aykırı olarak elde edilen delillerle kusur tespiti yapılarak tarafların maddi veya manevi tazminat taleplerinin reddi hukuka aykırı olarak kabul edilmektedir. T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ nin 14.1.2020 tarih E. 2019/3848, K. 2020/156 sayılı kararındaki karşı oy yazısı durumu yeterince açıklamakta ve boşanma davasında delilin önemini belirtmektedir. 

“kadının annesiyle yaptığı telefon görüşmelerine ilişkin ses kayıtlarının hukuka aykırı delil niteliğinde olduğundan hükme esas alınamayacağı açıktır. Bu durumda evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı erkek tamamen kusurlu olup, kadının kusurunun bulunduğu ise kanıtlanamamıştır” gerekçesi ile erkek eşin tam ve kadın eşin ise kusursuz olmasının anlaşılmasına göre kadının davasının kabulüne erkeğin davasının reddine karar vermiştir. Hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından her iki dava ve ferilerine ilişkin temyiz edilmiştir. Davacı erkeğin, kadının "güven sarsıcı davranışı olduğuna dair " iddiasını ispata yönelik sunulan ses kaydı mevcut olup " kaydın kadının rızası dışında alınmış olması, kadının ilgili konuşma kayıtlarını kabul etmemiş bulunması ve açıkça hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu" sabit görülerek bu kayıt delil olarak değerlendirilmemiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.05.2013 tarih, 2012/5-1270 esas ve 2013/248 karar sayılı ilamında açıkça işaret edildiği üzere; kişinin kendisine karşı işlenmekte olan suça ilişkin delil elde etmek amacıyla yapılan kaydın hukuka uygunluğu “bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmaması” ve “yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumların varlığı" şeklinde gelişen iki koşula bağlanmıştır. Doktrınde de desteğini bulan Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bu yorumu; kişilerin mağduru oldukları bir olay ve haksız saldırı nedeniyle delilleri koruma imkanına kavuşmasını sağlayacaktır. Aksi takdirde kanıtların kaybolması ve bir daha elde edilememesi söz konusu olacaktır. Somut olayda da aynı özellikte bir durum söz konusudur. Şöyle ki; davacı kocanın davalı eşini, söz konusu konuşmayı yapmaya zorlaması, ona yönelik bir plan kurması ve-veya kayda ilişkin bir düzenek kurması söz konusu olmayıp; davalı-karşı davacı kadın eşin "güven sarsıcı" davranışına ilişkin konuşmalarına tesadüfen tanık olan ve bu durumun tespitine ilişkin başkaca bir imkanı mevcut bulunmayan davacının bu konuşmayı delil olarak kullanmak amacıyla kayda alması hayatın olağan akışına uygundur. Hayatın olağan akışına ve hakkaniyet ilkesine uygun olan bu durumun hukuka aykırılığından söz edilemez. Bu itibarla söz konusu ses kaydının delil olarak kabulüyle davacı-karşı davalı erkeğin davasının kabulüne karar verilmesi ve hükmün bu sebeple bozulması gerekir. Bozma sebebine göre de yeniden hüküm kurulması zorunlu hale gelen karşı davacı kadının davasına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmelidir."

Boşanma davasında delil elde etmek için, sosyal medyada konuşmaya zorlama, ona yönelik bir plan kurma ve-veya kayda ilişkin bir düzenek oluşturulması delilin hukuka aykırı olarak elde edilmesine yol açacağından kabul edilmemekle birlikte hayatın olağan akışına göre tamamen spontan olarak elde edilen sosyal medya konuşmalarına ilişkin ses kaydı ve sair deliller hukuka uygun delil olarak kabul edilebilecektir.