Boşanma Davasında Manevi Tazminat Talebi

Boşanma Davasında Manevi Tazminat Talebi

29-08-2020
Boşanma Davasında Manevi Tazminat Talebi

Boşanma Davasında Manevi Tazminat Talebi

Boşanma davasında manevi tazminat talebi evlilik birliğinin mahkeme kararıyla sona ermesinden sonra kanunda belirtilen şartların varlığı halinde, kusursuz veya daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu olan taraftan talep ettiği tazminat türüdür. Türk Medeni Kanunun m.174’te hükme bağlanan boşanma davasında maddi ve manevi tazminat talepleri, korudukları menfaatler açısından birbirinden farklı mahiyettedir. Bu çalışmada sadece boşanma davasında manevi tazminat talebi üstünde durulacak; boşanma davasında manevi tazminat talepleri hakkında verilmiş Yargıtay kararlarına yer verilecektir. 

Boşanma Davasında Manevi Tazminat

Boşanma davasında manevi tazminat, evlilik birliğinin boşanma ile sona ermesinden sonra, mevcut durumlardan psikolojik olarak etkilenen, şeref, onur ve haysiyeti zarar gören eşin, kusurlu olan diğer eşten talep ettiği tazminat türüdür. Bir diğer ifadeyle manevi tazminat talebi kişinin sarsılan maneviyatını tazmine yönelik bir araçtır. Boşanma davasında manevi tazminat talebinin hukuki dayanağı Türk Medeni Kanunu m.174/2 hükmüdür. İlgili hüküm, “Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.” düzenlemesiyle talebin yöneltileceği eşin kusurlu olması şartını aramıştır. Yine ilgili hükme bakıldığında manevi tazminatı talep eden eş için kusursuz olma şartının aranmadığı görülmektedir. Dolayısıyla bu düzenlemeden çıkaracağımız sonuç, manevi tazminat talebinde bulunan eşin kusursuz olabileceği gibi, davalı taraftan daha az kusurlu da olabileceği olmalıdır. 

TMK m.174 hükmü maddi ve tazminat taleplerini düzenlemekle birlikte, talep için aranan şartların neler olduğunu da ifade etmiştir. Hükme bakıldığında manevi tazminat talebi şartlarının birçok yönden maddi tazminat talebi şartlarıyla benzer olduğu görülmektedir. Farklılık, meydana gelen zarar hakkındadır. Şöyle ki, boşanma davasında maddi tazminat taleplerinde tazmini istenen zararın konusunu menfaatler oluştururken, manevi tazminatta tazmini istenen zararın konusunu kişilik hakları oluşturur. 

Boşanmada Manevi Tazminat Şartları

Boşanmada manevi tazminat şartları- Kanun manevi tazminata hükmedilebilmesi için şu şartları aramaktadır:

  • -Eşler arasında boşanmaya karar verilmiş olmalıdır.
  • -Boşanmaya sebep olan olaylar neticesinde kişilik hakkı ihlal edilmiş olmalıdır.
  • -Manevi tazminat talebinde bulunulmuş olmalıdır. (Ki mahkeme talep edilen miktarı üst sınır kabul ederek, bu taleple bağlı kalacaktır.)
  • -Davalı taraf kusurlu olmalıdır.
  • -Talepte bulunan kusursuz veya davalıya göre daha az kusurlu olmalıdır.

Burada “kişilik haklarının ihlali” hususuna değinmekte fayda vardır. 4721 sayılı kanun boşanmaya sebebiyet veren olayların yarattığı ihlalde ağırlık şartı aramamış, manevi tazminat talebi için ihlali yeterli kabul etmiştir. İhlalden kasıt yukarıda da ifade edildiği üzere manevi bir zarar niteliğindedir. Kanun ağırlık şartı aramamakla birlikte elbette ortaya çıkan manevi zararın boyutu tazminat miktarının belirlenmesinde rol oynayacaktır.

Boşanmada Manevi tazminat talebi de tıpkı maddi tazminat talebi gibi, tazmine yönelik uygun bir miktar para ödenmesini içerir. Maddi ve manevi tazminat talepleri arasındaki bir diğer farklılık da bu noktada kendini göstermektedir. Maddi tazminat talebi TMK m.176/1 hükmü uyarınca irat şeklinde ödenebiliyorken; yine aynı hükmün 2.fıkrasında yer alan düzenlemeye göre boşanma davasında manevi tazminat talepleri irat şeklinde ödenememektedir. Dolayısıyla boşanma davasındaki manevi tazminat talepleri yalnızca nakden bir diğer ifadeyle toptan ödenecektir. 

Boşanma Davasında Manevi Tazminat Zamanaşımı

Boşanma Davasında Manevi Tazminat zamanaşımı- TMK m.178 hükmüne göre evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları boşanma hükmünün kesinleşmesi üzerinden 1 yıl geçmekle zamanaşımına uğramaktadır. Dolayısıyla boşanma davasında manevi tazminat talebi de, boşanma hükmünün kesinleşmesinden sonraki 1 yıl içinde ileri sürülmelidir. 

Manevi Tazminat Dilekçe Örneği

….. AİLE MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİNE
DAVACI : 
VEKİLİ: 
DAVALI :
DAVA KONUSU
: Şiddet, aldatma nedeniyle evlilik birliği temelinden sarsıldığından boşanma kararı verilmesi, nafaka ve maddi-manevi tazminat talebidir.
AÇIKLAMALAR :

1.    Müvekkil, davalı ile 1989 yılında evlenmiş olup Ali (9 yaşında) bir müşterek çocukları bulunmaktadır.
2.    Davalı, müvekkili T.G. isimli bir kadınla aldatmaktadır. Davalı ailesi ile hiç ilgilenmediği halde birlikte olduğu kadının her türlü giderlerini karşılamaktadır. Davalının cep telefonu numarası ……..’dir. İlişkinin ispatı amacıyla dava tarihinden geriye doğru 1 yıllık görüşme kayıtlarının ve mesajlaşma kayıtlarının ilgili GSM operatöründen getirtilmesini talep etmekteyiz.
3.    Davalı, müvekkile evlilik birliği içinde şiddet uygulamıştır. Müvekkil tüm evlilikleri boyunca davalıdan şiddet görmüştür.
4.    Müvekkilimin ailesi oldukça varlıklı bir ailedir. Bu nedenle, aile birliğinin devam etmesi için yıllarca müvekkilimin ailesinin tahsis ettiği evlerde aile hayatı sürdürülmeye çalışılmıştır. Tüm evlilik boyunca 2014 yılına kadar müvekkilin ailesinin tahsis ettiği veya aldığı konutlarda aile hayatı sürdürülmüştür. Çocukların okul ve diğer tüm eğitim masrafları müvekkilin ailesi tarafından karşılanmaktadır.

II- DAVACI VE DAVALININ SOSYAL-EKONOMİK DURUMUNA DAİR BİLGİLER
Davalı, bir şirkette müdür yardımcısı pozisyonunda çalışmaktadır. Davalının aylık geliri 10.000 TL civarındadır.
Müvekkil, üniversite mezunu olup evlendikten sonra çalışmayı bırakmış, çocukları ve ailesine bakmıştır. Müvekkil ailesinden maddi destek almaktadır.

III- VELAYET, KİŞİSEL İLİŞKİ VE NAFAKAYA DAİR TALEPLERİMİZ
Çocuklardan Ali 9 yaşında olup öğrencidir. Okul taksiti ile birlikte aylık gideri 1500 TL’dir. Müşterek çocuk Ali için 1500 TL tedbir nafakası hükmedilmesini, dava sonunda nafakanın iştirak nafakası olarak devamını talep ediyoruz.
Müşterek çocuk Ali’nin geçici velayetinin ve dava sonunda VELAYETİN davacı anneye verilmesini talep ediyoruz.
Müvekkil için 2500 TL tedbir nafakasına hükmedilmesini, tedbir nafakasının dava sonunda yoksulluk nafakası olarak devamını talep ediyoruz.

IV- MADDİ – MANEVİ TAZMİNAT TALEPLERİMİZ
Müvekkil üniversite eğitimi almasına rağmen çalışmamış, 20 yıllık evlilik hayatında evliliğin tüm sorumluluklarını yerine getirebilmek için kendi kariyerini feda etmiştir.
Müvekkilin yaşadığı evlilik travmaları hayatı boyunca büyük bir psikolojik yıkım yaratacaktır. Bu nedenle, müvekkil davacıya 700.000 TL maddi tazminat, 250.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep ediyoruz.

DELİLLER :
1- Dilekçemizde belirttiğimiz tüm deliller,
2- Tanıklarımız 
3- Ve sair her türlü delil

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz ve izah edildiği üzere;
1.    Tarafların BOŞANMALARINA,
2.    Müşterek çocuğun velayetinin davacı anneye verilmesine,
3.    Müşterek çocuk için 1500 TL, müvekkil davacı için 2500 TL tedbir nafakası verilmesini, tedbir nafakalarının dava sonunda İŞTİRAK ve YOKSULLUK nafakasına çevrilmesine,
4.    Müvekkil maddi ve manevi açıdan bir işkence hayatı yaşadığından 250.000 TL manevi tazminat, 700.000 TL maddi tazminata yasal faiziyle birlikte hükmedilmesine,
Karar verilmesini talep ediyoruz. 01.01.2018

Boşanma Davasında Manevi Tazminat Yargıtay Kararları

Yargıtay
2.Hukuk Dairesi
2020/263 E.
2020/1899 K.

Davacı:
Vekili:
Davalı:
Vekili:

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı erkeğin ziynet alacağı davasına yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
Ziynet alacağının miktarı 21.080 TL olup, karar tarihindeki kesinlik sınırı 58.800 TL'yi aşmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362\l-a maddesi gereğince temyiz sınırının altında kaldığı için kesindir. Açıklanan nedenle, davalı erkeğin ziynet alacağına yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı erkeğin boşanma davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

b)Boşanmada manevi tazminatın amacı, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, bozulan ruhsal dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamaktır. Onun için, kişilik haklarını ihlal eden fiille, tazminat miktarı arasında makul bir oranın bulunması gerekir. Bir tarafın zenginleşmesine yol açacak sonuçlar doğurur miktarda manevi tazminat takdiri, müesseseyi amacından saptırır. Hakim, tazminat miktarını saptarken, bir yandan kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumunu ve boşanmada kusuru bulunup bulunmadığını ve varsa kusur derecesini, fiilin ağırlığını; öbür yandan da, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesini, ekonomik ve sosyal durumunu göz önünde bulundurmak zorundadır. Açıklanan ilkeler gözetildiğinde davacı kadın yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı, ölçülülük ilkesine uygun olmayıp fazla bulunmuştur. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi gözetilerek daha uygun miktarda tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b bendinde gösterilen sebeple BOZULMASINA, davalı erkeğin ziynet alacağı davasına yönelik temyiz dilekçesinin ise yukarıda 1. bentte açıklanan sebeple REDDİNE, kararın bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 2/a bendinde gösterilen sbeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesire, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 05.03.2020 

Yargıtay
2. Hukuk Dairesi 
2019/8660 E. 
2020/1922 K.

Davacı:
Vekili:
Davalı:
Vekili:

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminatlar, nafakaların miktarı, velayet ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Taraflar arasındaki evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı karşılıklı boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda, ilk derece mahkemesince her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilerek ortak çocuğun velayeti erkeğe verilmiş ve kadın yararına tedbir/yoksulluk nafakasına hükmedilerek tarafların maddi ve manevi tazminat talepleri reddedilmiştir.
İlk derece mahkemesi, kadının eşine, eşinin ailesine ve ortak çocuğa hakaret ettiğini ve sık sık tartışma çıkararak evi terk ettiğini; erkeğin de eşine fiziksel ve sözlü şiddet uygulayarak onu evden kovduğunu belirterek tarafların eşit kusurlu olduklarına hükmetmiştir.

İlk derece mahkemesi kararına karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve bölge adliye mahkemesince; eşine, eşinin ailesine ve ortak çocuğa hakaret eden ve sık sık tartışma çıkararak evi terk eden kadın ile eşine fiziksel şiddet uygulayarak onu kovan erkeğin eşit kusurlu olduğundan bahisle; tarafların başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Tarafların bölge adliye mahkemesi tarafından kabul edilen ve gerçekleşen kusur durumlarına göre, davalı-karşı davacı erkek, davacı-karşı davalı kadına göre ağır kusurludur. Bu itibarla, bölge adliye mahkemesince tarafların eşit kusurlu olduğuna hükmedilmesi doğru bulunmamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakları zarar gören, mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen az kusurlu davacı-karşı davalı kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesi gereğince uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, bu taleplerinin reddi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden Gökhan'a yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna 218.50 TL temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran Nevin'e geri verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ise ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi.16.03.2020

                                                                                                                   Makale; Av. Zeliha GÖKTAŞ

Kategoriler

  • İdare Hukuku

  • Tıp Hukuku

  • Polis, Asker Ve Memur Hukuku

  • Bilişim Hukuku

  • Boşanma Ve Nafaka Hukuku

  • Tazminat Hukuku

  • İş Hukuku

  • Ceza Hukuku

  • Ticaret Hukuku

  • Miras Hukuku

  • Sağlık Turizmi Hukuku

  • Tüketici Hukuku


İlgili Bloglar







DİĞER BLOG YAZILARIMIZ


Kadına Karşı Şiddet
Kadına Karşı Şiddet

Kadına Karşı şiddet Şiddet mağduru ve şiddete uğra...

Devamı
EN İYİ BOŞANMA AVUKATI
EN İYİ BOŞANMA AVUKATI

En iyi boşanma avukatı- Boşanma Hukuku uzmanlık ge...

Devamı
TEDBİR NAFAKASI NEDİR? TEDBİR NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?
TEDBİR NAFAKASI NEDİR? TEDBİR NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?

Tedbir nafakasına hakim re'sen karar vermekte olup...

Devamı
YOKSULLUK NAFAKASI NEDİR? YOKSULLUK NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?
YOKSULLUK NAFAKASI NEDİR? YOKSULLUK NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru ...

Devamı
Mil Hukuk ve Danışmanlık