Boşanma Davalarında Evden Uzaklaştırma Kararı

Boşanma Davalarında Evden Uzaklaştırma Kararı

02-10-2020
Boşanma Davalarında Evden Uzaklaştırma Kararı

Boşanma Davalarında Evden Uzaklaştırma Kararı

Boşanma davalarında boşanma ve nafaka hukuku kapsamında evden uzaklaştırma kararı, ülkemizde ailenin korunması, aile içi şiddet ve kadına karşı şiddetin önüne geçilmesi için yapılan düzenlemelerden biri 8 Mart 2012 tarihinde yasalaşan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanundur. Bu yasa aile bütünlüğünün korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine yönelik birçok koruyu ve önleyici tedbir içermektedir. Koruyucu koruma tedbirleri kendi arasında mülki amir(vali) tarafından verilenler ve hakim tarafından verilenler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Önleyici tedbirler ise kural olarak sadece hakim tarafından verilebilmektedir. Bu çalışmada halk arasında “uzaklaştırma kararı” şeklinde bilinen önleyici tedbirden bahsedilecektir. 

DİLEKÇE ÖRNEĞİ İÇİN koruma tedbiri ve evden uzaklaştırma dilekçe örneği başlıklı makalemize göz atın.

Evden Uzaklaştırma Kararı Nedir?

Evden uzaklaştırma kararı- Şiddet, kişinin psikolojik, fiziksel, cinsel ve ekonomik açıdan acı çekmesi ve manevi olarak yıpranması şeklinde sonuçlanan her türlü davranıştır. Hakim, uygulanan şiddetin boyutuna göre Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 5.maddesinde yer alan önleyici tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun göreceği başka bir önleyici tedbire hükmedebilmektedir. Hakimin hükmedebileceği bu tedbirlerden biri de uzaklaştırma kararıdır. Uzaklaştırma kararı, şiddet uygulayanın korunan kişilere, bu kişilerin bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması anlamına gelen önleyici bir tedbirdir. Uzaklaştırma kararı alınabilmesi için şiddet içeren eylemin gerçekleşmiş olması şart olmayıp, kişinin muhtemel şiddet tehlikesi altında bulunması da bu kararı alabilmek için yeterli kabul edilmektedir. 

Evden Uzaklaştırma Kararını Kimler Talep Edebilir?

Evden uzaklaştırma kararını kimler talep edebilir- Günümüzde kadına karşı şiddetin giderek daha vahim bir hale gelmesi sebebiyle uzaklaştırma kararının yalnızca şiddet mağduru kadınlar tarafından alınabileceği algısı yanlış bir algıdır. Söz konusu kanun bu kararı talep etmek için cinsiyet ayrımı gözetmemiştir. Dolayısıyla şiddet mağduru olan bir erkek de uzaklaştırma kararı alabilmektedir. Kanunda uzaklaştırma talebi için herhangi bir yaş sınırı da öngörülmediğinden, bir çocuğun bile bu kararı talep etmesi mümkündür. 

Evden Uzaklaştırma Kararı Nasıl Alınır?

Evden uzaklaştırma kararı nasıl alınır- Şiddet uygulayan kişiyi evden uzaklaştırma kararı, şiddete maruz kalan kişi tarafından kolluk kuvvetlerine müracaat etmek veya mahkemeye başvurmak suretiyle alınmaktadır. Uzaklaştırma kararı başvurusu için görevli mahkeme Aile Mahkemeleridir. Aile Mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde uzaklaştırma kararı için başvuru Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemelerine yapılmaktadır. 

Evden Uzaklaştırma Kararı Süresi Ne Kadardır?

Eveden uzaklaştırma kararı süresi ne kadar- Önleyici tedbir kararları 6284 sayılı kanun gereği, geciktirilmeksizin verilmektedir. Dolayısıyla önleyici tedbir kararlarından biri olan uzaklaştırma kararı da talebin yerinde olması halinde geciktirilmeksizin verilecektir. Uzaklaştırma kararı uygulamada talep edildiği tarihten itibaren 1-4 gün arasında çıkmaktadır. Verilen uzaklaştırma kararı süreye tabi olacaktır ve en fazla altı ay için verilebilecektir. Uzaklaştırma kararı süresinin bitiminde mağduriyet hala devam ediyorsa, ilk verilen kararın süresi dolmadan tekrar başvuru yapılarak uzaklaştırma kararını uzatma talebinde bulunulabilir.  6284 sayılı kanun kapsamında verilen uzaklaştırma kararına karşı tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ilgililer tarafından itiraz edilebilmektedir. İtiraz merci Aile Mahkemeleridir.

Evden Uzaklaştırma Kararı Bitince Ne Olur?

Evden uzaklaştırma kararı bitince ne olur- Uzaklaştırma kararı, kararın geçerli olduğu sürenin bitmesiyle kendiliğinden sona ermektedir. Uzaklaştırma kararı talebinde bulunan mağdur, mağduriyetinin devam etmesi halinde yeniden uzaklaştırma talebinde bulunabilir veya daha önce değindiğimiz üzere uzaklaştırma kararının uzatılmasını talep edebilir.

Uzaklaştırma Kararının Boşanma Davasına Etkisi

Uzaklaştırma kararının boşanma davasına etkisi- Uzaklaştırma kararı, boşanma davası açmadan önce veya boşanma davası sırasında davanın görülmekte olduğu mahkemeden talep edilebilir. Boşanma davası öncesinde alınmış olan uzaklaştırma kararına dayanılarak boşanma kararı verilememektedir, bu karar dışında başka delillerin de sunulması gerekmektedir. Şöyle ki, boşanma davası öncesinde alınmış olan uzaklaştırma kararı doğrudan boşanma nedeni kabul edilmemektedir. Alınan uzaklaştırma kararı sadece evlilik birliği içinde şiddetin varlığına ve bu haliyle evliliğin devam etmesinin mümkün olmayacağına delil niteliği taşımaktadır. Bunun yanı sıra uzaklaştırma kararının boşanma davasında fiziksel şiddet hakkında delil niteliği taşıması için, uzaklaştırma kararının da bir delile dayanarak alınmış olması gerekir. Yani delile(örneğin darp raporu) dayanılmadan alınmış olan uzaklaştırma kararı, boşanma davasında fiziksel şiddeti ispatlamak için yeterli delil kabul edilmemektedir.

Yargıtay
2. Hukuk Dairesi    
2018/4900 E.  
2019/5044 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-İlk derece mahkemesince, davalı-karşı davacı kadının eşine hakaretlerde bulunup, evlilik birliğinin yüklemiş olduğu sorumlulukları yeterince yerine getirmediği, buna karşılık davacı-karşı davalı erkeğin ise kadına ve ailesine karşı hakaret ve tehditlerde bulunup, kadının ailesi ile görüşmesine izin vermediği gerçekleşen bu olaylar karşısında, boşanmaya neden olan olaylarda, davacı-karşı davalı erkeğin kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğu kabul edilerek, tarafların davalarının kabulü ile boşanmalarına, davalı-karşı davacı kadın yararına aylık 450 TLyoksulluk nafakasına (TMK m. 169-175), 15.000 TL maddi tazminata, 10.000 TL manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) ile erkeğin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, görevli Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi 2017/1090 esas, 2018/276 karar sayılı kararla; davacı-karşı davalı erkeğin, davalı-karşı davacı kadını ve ailesini tehdit ettiği, evden uzaklaştırma kararı verildiğinde müşterek evin kirasını ödemediği, evin kilidini değiştirerek eşyaları aldığı, hakarette bulunup, baskı uyguladığı, davalı-karşı davacı kadının ise; davacı-karşı davalı erkeğe ve ailesine hakaret ettiği, tehdit ettiği, fal ve büyü gibi işlerle uğraştığı, baskı uyguladığı anlaşılmaktadır. Ancak, mahkemece kabul edilen davalı-karşı davacı kadının evlilik birliğinin kendisine yüklediği sorumlulukları yeterince yerine getirmediği kusuru ile davacı-karşı davalı erkeğin, davalı-karşı davacı kadının ailesi ile görüşmesine izin vermediği kusurunun dosya kapsamı ile sabit olmadığı anlaşıldığından gerekçeden çıkartılması iki tarafın da gerçekleşen bu duruma göre, boşanmaya sebep olan olaylarda eşit derecede kusurlu oldukları belirtilerek davalı karşı davacı kadının tüm istinaf istemlerinin reddi ile davacı karşı davalı erkeğin ise kusur belirlemesi, tazminatlar yönelik istinaf taleplerinin kabulü ile diğer istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Bölge adliye mahkemesince kadına kusur olarak yüklenilen “fal ve büyü gibi işlerle uğraştığı, baskı uyguladığı” vakıalarının ispatlanmadığı, ispatlanmayan vakıaların da kadına kusur olarak yüklenilemeyeceği, ilk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkesince belirlenen ve gerçekleşen tarafların diğer kusurlu davranışlarına göre de davacı-karşı davalı erkeğin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

3- Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere; evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda erkek ağır kusurlu olup, erkeğe yüklenen bu kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil etmektedir. Kadın boşanma sonucu eşin maddi desteğinden yoksun kalacaktır. O halde, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m.4) dikkate alınarak kadın yararına maddi ve manevi tazminata (TMK m.l74/l-2) karar vermek gerekirken, yanılgılı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

4- Davalı-karşı davacı kadın ilk derece mahkemesi kararını hükmolunan yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönünden istinaf ettiği halde bu talep hakkında hükmün A l bendinde istinafa konu edilmeden kesinleştiğinden bahisle yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi 2017/1090 esas, 2018/276 karar sayılı kararının yukarıda 2. ve 3. 4. bentlerde gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, oybirliğiyle karar verildi. 29.04.2019 (Pzt.)

Yargıtay
2. Hukuk Dairesi   
2017/4249 E.
2018/11761 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, boşanma davasının TMK m. 161'den kabul edilmemesi, kusur belirlemesi, manevi tazminatın miktarı, maddi tazminat ile tedbir ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddi, ortak çocuklar lehine hükmedilen tedbir ile iştirak nafakalarının miktarı ve vekalet ücreti yönünden; davalı erkek tarafından ise, manevi tazminat ve kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı kadın öncelikle zina (TMK m. 161), kabul edilmediği takdirde evlilik birliğinin sarsılması sebeplerine (TMK m. 166/1) dayalı olarak boşanma talebinde bulunmuş, mahkemece erkeğin başka bir kadınla yaşadığı duygusal ilişkinin güven sarsıcı boyutta olduğu zina boyutuna varmadığı gerekçesiyle kadının zina hukuki sebebine dayalı olarak boşanma talebinin reddine, TMK 166/1. maddesi uyarınca ise davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı kadının tanık beyanları ve özellikle dosya içerisine yansıyan ... 5.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/223esas sayılı dosyasında yer alan 16.03.2015 tarihli bilirkişi raporunun içeriği ve ilgili mahkemenin kararı incelendiğinde; davalı erkeğin evli olan bir kadının evinde olduğunu gösteren fotoğrafların olduğu, dosyamız davalısı erkeğin diğer kadının eşinin şikayetiyle konut dokunulmazlığını ihlal suçundan ceza aldığı, tanık beyanında da belirtildiği üzere erkeğin aleyhine uzaklaştırma kararı verildiğinde bu kadının yanında kaldığı gerçekleşen bu durumlar karşısında erkeğin bir başka kadınla birliktelik yaşadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı erkeğin zinası ispatlanmıştır. O halde, kadının zinaya dayalı (TMK m. 161) boşanma davasının kabul edilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre yeniden hüküm kurulması gerekli hale gelen davacı kadının evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davası ve boşanmanın fer'ilerine yönelik temyiz itirazları ile davalı erkeğin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.23.10.2018 (Salı)

Yargıtay
2. Hukuk Dairesi   
2016/10615 E. 
2018/1462 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı kadın dava dilekçesinde; davalı eşinin adresi olarak uzaklaştırma kararı verilen "Fener Mah. 1975 Sok. Özbaşaran Sitesi D Blok Daire: 5 No: 49 .../..." adresini göstermiştir. Bu adrese dava dilekçesinin tebliği için çıkarılan tebligat iade edilmiştir. Mahkemece, bu defa davalı adına aynı zamanda davacının da mernis adresi olan adrese dava dilekçesinin tebliği için tebligat çıkarılmış ve Tebligat Kanunu 21/2 maddesine göre tebliğ işlemi yapılmışıtr. Davacı, davada hasım konumunda olduğundan, davalıya aynı zamanda davacının mernis adresi olan adreste yapılan tebligatlar, Tebligat Kanunun 39. maddesine göre usulsüzdür. Davalıya usulüne uygun şekilde tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmadan, davalının yokluğunda yargılamaya devam ile yazılı şekilde hüküm tesisi usül ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 06.02.2018(Salı)

Evden uzaklaştırma, eşi evden uzaklatırma kararı almak veya detaylı bilgi almak için bize ulaşın.

Vali ya da Kaymakam tarafından verilecek koruyucu tedbir kararları

a) Kendisine ve gerekiyorsa beraberindeki çocuklara, bulunduğu yerde veya başka bir yerde uygun barınma yeri sağlanması.

b) Diğer kanunlar kapsamında yapılacak yardımlar saklı kalmak üzere, geçici maddi yardım yapılması.

c) Psikolojik, mesleki, hukuki ve sosyal bakımdan rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilmesi.

ç) Hayati tehlikesinin bulunması halinde, ilgilinin talebi üzerine veya resen geçici koruma altına alınması.

d) Gerekli olması halinde, korunan kişinin çocukları varsa çalışma yaşamına katılımını desteklemek üzere dört ay, kişinin çalışması halinde ise iki aylık süre ile sınırlı olmak kaydıyla, on altı yaşından büyükler için her yıl belirlenen aylık net asgari ücret tutarının yarısını geçmemek ve belgelendirilmek kaydıyla Bakanlık bütçesinin ilgili tertibinden karşılanmak suretiyle kreş imkanının sağlanması.

Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde (Kendisine ve gerekiyorsa beraberindeki çocuklara, bulunduğu yerde veya başka bir yerde uygun barınma yeri sağlanması) ve (Hayati tehlikesinin bulunması halinde, ilgilinin talebi üzerine veya resen geçici koruma altına alınması) tedbirleri, ilgili kolluk amirlerince de alınabilir. Kolluk amiri evrakı en geç kararın alındığı tarihi takip eden ilk işgünü içinde mülki amirin onayına sunar. Mülki amir tarafından kırksekiz saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar.

Hakim tarafından verilecek koruyucu tedbir kararları

a) İşyerinin değiştirilmesi.

b) Kişinin evli olması halinde müşterek yerleşim yerinden ayrı yerleşim yeri belirlenmesi.

c) 4721 sayılı Türk Medeni Kanunundaki şartların varlığı halinde ve korunan kişinin talebi üzerine tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulması.

ç) Korunan kişi bakımından hayati tehlikenin bulunması ve bu tehlikenin önlenmesi için diğer tedbirlerin yeterli olmayacağının anlaşılması halinde ve ilgilinin aydınlatılmış rızasına dayalı olarak 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu hükümlerine göre kimlik ve ilgili diğer bilgi ve belgelerinin değiştirilmesi.

Hakim tarafından verilecek önleyici tedbir kararları

a) Şiddet mağduruna yönelik olarak şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması.

b) Müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhal uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi.

c) Korunan kişilere, bu kişilerin bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması.

ç) Çocuklarla ilgili daha önce verilmiş bir kişisel ilişki kurma kararı varsa, kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, kişisel ilişkinin sınırlanması ya da tümüyle kaldırılması.

d) Gerekli görülmesi halinde korunan kişinin, şiddete uğramamış olsa bile yakınlarına, tanıklarına ve kişisel ilişki kurulmasına ilişkin haller saklı kalmak üzere çocuklarına yaklaşmaması.

e) Korunan kişinin şahsi eşyalarına ve ev eşyalarına zarar vermemesi.

f) Korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmemesi.

g) Bulundurulması veya taşınmasına kanunen izin verilen silahları kolluğa teslim etmesi.

ğ) Silah taşıması zorunlu olan bir kamu görevi ifa etse bile bu görevi nedeniyle zimmetinde bulunan silahı kurumuna teslim etmesi.

h) Korunan kişilerin bulundukları yerlerde alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmaması ya da bu maddelerin etkisinde iken korunan kişilere ve bunların bulundukları yerlere yaklaşmaması, bağımlılığının olması halinde, hastaneye yatmak dahil, muayene ve tedavisinin sağlanması.

ı) Bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması ve tedavisinin sağlanması.

Kategoriler

  • İdare Hukuku

  • Tıp Hukuku

  • Polis, Asker Ve Memur Hukuku

  • Bilişim Hukuku

  • Boşanma Ve Nafaka Hukuku

  • Tazminat Hukuku

  • İş Hukuku

  • Ceza Hukuku

  • Ticaret Hukuku

  • Miras Hukuku

  • Sağlık Turizmi Hukuku

  • Tüketici Hukuku


İlgili Bloglar







DİĞER BLOG YAZILARIMIZ


Kadına Karşı Şiddet
Kadına Karşı Şiddet

Kadına Karşı şiddet Şiddet mağduru ve şiddete uğra...

Devamı
EN İYİ BOŞANMA AVUKATI
EN İYİ BOŞANMA AVUKATI

En iyi boşanma avukatı- Boşanma Hukuku uzmanlık ge...

Devamı
TEDBİR NAFAKASI NEDİR? TEDBİR NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?
TEDBİR NAFAKASI NEDİR? TEDBİR NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?

Tedbir nafakasına hakim re'sen karar vermekte olup...

Devamı
YOKSULLUK NAFAKASI NEDİR? YOKSULLUK NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?
YOKSULLUK NAFAKASI NEDİR? YOKSULLUK NAFAKASINI KİMLER ALABİLİR?

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru ...

Devamı
Mil Hukuk ve Danışmanlık