Amirin Usulüne Göre Verdiği Emri Yerine Getirmemek

  • Anasayfa
  • Amirin Usulüne Göre Verdiği Emri Yerine Getirmemek

Amirin Usulüne Göre Verdiği Emri Yerine Getirmemek

Amirin usulüne göre verdiği emri yerine getirmemek bir disiplin suçu olup bu disiplin suçu polis memurlarına ve jandarma genel komutanlığında çalışan jandarma personeline verilebilecektir.

Amirin Usulüne Göre Verdiği Emri Yerine Getirmemek

Amirin Usulüne Göre Verdiği Emri Yerine Getirmemek

Amirin usulüne göre verdiği emri yerine getirmemek bir disiplin suçu olup bu disiplin suçu polis memurlarına ve jandarma genel komutanlığında çalışan jandarma personeline verilebilecektir. Amirin usulüne göre verdiği emri yerine getirmemek disiplin suçu 7068 sayılı kanunda yer alan bir disiplin suçudur. Amirin usulüne göre verdiği emri yerine getirmemek disiplin suçunun cezası ise yine 7068 sayılı kanunda düzenlenmiş olup buna göre Yirmidört Ay Uzun Süreli Durdurma Cezasıdır. 

Amirin usulüne göre verdiği emri yerine getirmemek disipli suçunu işlediğinden bahisle Yirmidört Ay Uzun Süreli Durdurma Cezası ile tecziye edilen polis memurları ya da jandarma personeli, bu disiplin cezasının kendilerine tecziyesinden itibaren 60 gün içinde idari yargıda işlemin iptali davası açabileceklerdir. Disiplin hukuku idari yargı içinde yer alan ve ayrı bir uzmanlık gerektiren bir hukuki disiplindir. Bu bakımdan disiplin cezası ile tecziye edilen polis memurlarının ya da jandarma personelinin alanında uzman memur davalarına bakan avukatlar ya da idari dava avukatı ile davalarının takibini sağlamaları tavsiye olunmaktadır.

Amirin Usulüne Göre Verdiği Emri Yerine Getirmemek Mahkeme Kararı

T.C.
MALATYA
1. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO         : 2021/...
KARAR NO     : 2021/...

DAVACI                          : ...
VEKİLİ                            : AV. BİLGEHAN UTKU 

     
DAVALI                            : MALATYA VALİLİĞİ
VEKİLİ                              : AV. ... 

DAVANIN ÖZETİ    : Malatya İli, ...Cezaevi Jandarma Bölük Komutanlığı emrinde jandarma uzman onbaşı rütbesinde görev yapan davacı tarafından, hakkında başlatılan soruşturma sonucunda iddia konusu fiilin sübuta erdiğinden bahisle 7068 sayılı Kanun'un 8/5-(ç)-4 maddesi uyarınca ''24 ay uzun süreli durdurma'' disiplin cezası ile tecziyesi ile cezanın aynı Kanunun 8/7-(b) maddesi uyarınca ''Brüt aylığından 1/3'ünün (tek seferlik) kesilmesi'' şeklinde uygulanmasına ilişkin tesis edilen işlemin iptali ile maaştan kesilen kısmın faiziyle iadesine ilişkindir.

SAVUNMANIN ÖZETİ    : Dava konusu olay hakkında yapılan soruşturma neticesinde, davacı tarafından görev süresince uyumayın ve maske takın şeklinde verilen emirlere riayet edilmediğinin tespit edilmesi üzerine 7068 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, davacının eylemine uyan disiplin cezasının, dava konusu işlemle, davacının savunması da alınmak suretiyle hukuka uygun olarak verildiği gerekçeleriyle davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

TÜRK  MİLLETİ  ADINA

Karar veren Malatya 1. İdare Mahkemesi'nce, dava dosyası incelenmek suretiyle işin gereği görüşüldü:

Dava, Malatya İli, ...Cezaevi Jandarma Bölük Komutanlığı emrinde jandarma uzman onbaşı rütbesinde görev yapan davacı hakkında başlatılan soruşturma sonucu iddia konusu fiilin sübuta erdiğinden bahisle 7068 sayılı Kanun'un 8/5-(ç)-4 maddesi uyarınca ''24 ay uzun süreli durdurma'' disiplin cezası ile tecziye edilmesi ve cezanın aynı Kanun'un 8/7-(b) maddesi uyarınca ''Brüt aylığından 1/3'ünün (tek seferlik) kesilmesi'' şeklinde uygulanmasına ilişkin 21.01.2021 tarih ve 2020/37 esas no, 2021/1 karar no'lu Malatya Valiliği İl Jandarma Disiplin Kurulu kararının iptali ile işlem nedeniyle aylıktan kesilen miktarın kesildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iade edilmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinde; "(1) Bu Kanunun amacı; Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik ve cezaları, disiplin amirlerini ve kurullarını, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususları düzenlemektir." hükmüne, 7. maddesinde; "(1) Personele verilecek disiplin cezaları şunlardır: ... ç) Kısa süreli durdurma: Personelin bulunduğu kademede ilerlemesinin dört, altı veya on ay süre ile durdurulmasıdır. d) Uzun süreli durdurma: Personelin bulunduğu kademede ilerlemesinin oniki, onaltı, yirmi veya yirmidört ay süre ile durdurulmasıdır. ... (2) Kurumda geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu bulunan ve iyi veya çok iyi derecede değerlendirme puanı alan personel için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir..." hükmüne, 8. maddesinde; "... (5) Uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller şunlardır: ... ç) Yirmidört ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller; 4) Amirin usulüne göre verdiği emri yerine getirmemek. ..." hükmüne, 8. maddesinin 7. fıkrasında ise; "Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında, terfileri 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 28/5/1988 tarihli ve 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ve 10/3/2011 tarihli ve 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu hükümlerine tabi olan personelin; a) Kısa süreli durdurma cezası verilmesini gerektiren hallerde brüt aylıklarının 1/5’i ila 1/4’ü, b)Uzun süreli durdurma cezası verilmesini gerektiren hallerde brüt aylıklarının 1/3’ü ila 1/2’si kesilir." hükümlerine  yer verilmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinden, Malatya İli, Yeşilyurt Cezaevi Bölük Komutanlığı emrinde jandarma uzman onbaşı rütbesinde görev yapan davacının, 29.11.2020 tarihinde E.İ.'nin emir komutası altında Turgut Özal Tıp Merkezi tedavi gören bir hükümlünün koruma ve refakat devriyesinde görevlendirildiği ve anılan günde devriye komutanı tarafından devriye personeline ''görev süresince uyumayın'' ve ''maske takın'' şeklinde usulüne uygun olarak verilen emirlere riayet edilmediği tespit edildiğinden bahisle, 23.12.2020 tarihli yazı ile davacının alınan savunmasının değerlendirilmesi neticesinde 7068 sayılı Kanun'un 8/5-(ç)-4 maddesi uyarınca ''Amirin usulüne göre verdiği emri yerine getirmemek'' disiplinsizliğine uyan  ''24 ay uzun süreli durdurma'' disiplin cezası ile tecziyesi ile cezanın aynı Kanunun 8/7-(b) maddesi uyarınca ''Brüt aylığından 1/3'ünün (tek seferlik) kesilmesi'' şeklinde uygulanmasına ilişkin 21.01.2021 tarihli ve 2020/37 esas no, 2021/1 karar no'lu Malatya Valiliği İl Jandarma Disiplin Kurulu kararının tesis edilmesi üzerine, anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle aylıktan kesilen miktarın kesildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iade edilmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bakılan davada, 29.11.2020 tarihinde Turgut Özal Tıp Merkezine hükümlü refakati için görevlendirilen davacının da aralarında bulunduğu devriye personeli arasında meydana gelen disiplinsizlik hakkında 01.12.2020 tarihinde devriye komutanı tarafından tutanak düzenlendiği, söz konusu tutanağın intikali akabinde 02.12.2020 tarihli olur ile davacı ve görevli diğer devriye personeli hakkında soruşturma başlatıldığı ve soruşturma sonucunda düzenlenen 09.12.2020 tarihli raporda iddia konusu olay hakkında, devriye personeli İ.Ö. tarafından, ''...... kapıda oturmaya başladı ...bana ve F.Y.'ye kahve yapacağım içer misiniz dedi. Biz hayır dedik. ...kahvesini yapıp içmeye başladı kahve içtiğinden maskesi çenesinin altındaydı. ... Maskenizi neden takmıyorsunuz dedi. Bende E.İ.'ye ...kahve içtiği için maske takmıyor dedim. ... ...de kapıda nöbetteydi. ...'' şeklinde beyanlarda bulunduğu, davacının alınan ifadesinde, ''...ben kapı önünde kendime kahve yapıp içerken maskem çene altındaydı. ... bende kahvemi bırakıp maskemi ağzımı kapatacak şekilde yukarı çektim. ...'' şeklinde beyanlarda bulunduğu, diğer devriye personeli F.Y.'nin alınan ifadesinde ise, ''......kapıda, ben ve İ.Ö. İçerde mahkumun yanındaydık. ...ve devriye komutanı aralarında tartışmaya başladılar. Ancak konuşmaları tam olarak duymadım. .....uzmanı yukarıda anlattığım gibi kahve içerken maske konusunda ikaz etmiş. ...'' şeklinde beyanlarda bulunduğu, devriye komutanı E.İ.'nin alınan ifadesinde ise de, ''...mahkum odası girişinde sandalyede oturan J.Uzm. Onbaşı ...'in maskesiz olduğunu gördüm. Kendisine maskesini takmasını söyledim. Hastane personeli geldiğinde takacağını, onun haricinde anlamsız olacağını söyledi. Ben tekrar ısrar edip maskesini takmasını söyledim. Kahveyi içtikten sonra takacağını söyledi. ...'' şeklinde beyanlarda bulunduğu görülmektedir.

Bu durumda, dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile aktarılan soruşturma raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davacının Turgut Özal Tıp Merkezinde tedavi gören bir hükümlünün koruma ve refakat devriyesinde görevlendirildiği 29.11.2020 tarihindeki eyleme yönelik olarak soruşturma kapsamında alınan tüm ifadelerde, davacının ''kapı önünde ve sandalyede oturmak sureti ile görevinin başında olduğu'' hususunun açık olduğu ve diğer yandan, ''maske takın'' emrine yönelik olarak davacının ''kahve içmek'' amacıyla maskesini geçici olarak çene altına indirdiği ve olay anında davacının tek başına olduğu hususlarının belirtildiği de dikkate alınarak; iddia konusu fiilin davacı açısından sübuta erdiğinden söz edilemeyeceği sonuç ve kanaati ile, davacının ''amirin usulüne göre verdiği emri yerine getirmediğinden'' bahisle 7068 sayılı Kanun'un 8/5-(ç)-4 maddesi uyarınca disiplin cezası ile tecziye edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, dava konusu işlemin hukuka aykırı olması nedeniyle, davacının maaşından yapılan kesintinin, Anayasanın 125. maddesi uyarınca kesinti tarihinden (Şubat 2021 maaş ödeme gününden) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iade edilmesi gerektiği  de açıktır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, tazmin isteminin ise kabulüne, işlem nedeniyle davacının maaşından kesilen tutarın kesinti tarihinden (Şubat 2021 maaş ödeme günü) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine, aşağıda dökümü yapılan 236,60 TL  yargılama giderinin ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.550,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta avansının istemi halinde derhal veya istenilmemesi halinde kararın kesinleşmesinden sonra re'sen davacıya iadesine, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (30) gün içerisinde Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi'ne istinaf yolu açık olmak üzere, 31/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Amirin Usulüne Göre Verdiği Emri Yerine Getirmemek Danıştay Kararları

T.C.
DANIŞTAY
5. DAİRE
E. 2016/23219
K. 2019/3713
T. 16.5.2019

Davacı:
Vekili:
Davalı:
Vekili:

• İDARİ İŞLEMİN İPTALİ İSTEMİ ( Davacıya Atfedilen Fiilin Tamamıyla Sendikal Faaliyete İlişkin Olduğu Yürüttüğü Kamu Göreviyle İlgili Olarak Kendisine Herhangi Bir Fiil Tutum ve Davranış İzafe Edilmediği - Mahkemelerce Hakkında Kapatma Kararı Verilmeyen Sendikanın Faaliyetlerinde Bulunulmamasına İlişkin Yazıyı Tebellüğ Etmeyen Davacı Eyleminin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. Maddesinde Düzenlenen "Amirin Emrini Yapmamak" Fiili Kapsamında Değerlendirilemeyeceği Açık Olduğundan Davacının Md. 10 Uyarınca "Meslekten Çıkarma" Cezası İle Cezalandırılması Gerekmekte İse de Md. 15 Tatbiki Suretiyle Bir Derece Alt Ceza Olan "24 Ay Uzun Süreli Durdurma" Cezası İle Cezalandırılmasına Ancak Öğrenim Durumu İtibariyle Yükselebileceği Derecenin Son Kademesinde Olduğundan 657 S.K. Md. 125/5 Uyarınca "Brüt Aylığının 1/4 Oranında Kesilmesine" İlişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu Kararında Hukuka Uyarlık Görülmediği )

• YÜKSEK DİSİPLİN KURULU KARARININ İPTALİ İSTEMİ ( Mahkemelerce Hakkında Kapatma Kararı Verilmeyen Sendikanın Faaliyetlerinde Bulunulmamasına İlişkin Yazıyı Tebellüğ Etmeyen Davacı Eyleminin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. Maddesinde Düzenlenen "Amirin Emrini Yapmamak" Fiili Kapsamında Değerlendirilemeyeceği Açık Olduğundan Davacının Md. 10 Uyarınca "Meslekten Çıkarma" Cezası İle Cezalandırılması Gerekmekte İse de Md. 15 Tatbiki Suretiyle Bir Derece Alt Ceza Olan "24 Ay Uzun Süreli Durdurma" Cezası İle Cezalandırılmasına Ancak Öğrenim Durumu İtibariyle Yükselebileceği Derecenin Son Kademesinde Olduğundan 657 S.K. Md. 125/5 Uyarınca "Brüt Aylığının 1/4 Oranında Kesilmesine" İlişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu Kararında Hukuka Uyarlık Davanın Reddi Yönündeki İdare Mahkemesi Kararında Hukuki İsabet Bulunmadığı )
657/m.125/5
4688/m.6,15
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü/m.10,15
ÖZET : Dava, Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile işlem nedeniyle aylığından kesilen miktarın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemine ilişkindir.

Davacıya atfedilen fiilin tamamıyla sendikal faaliyete ilişkin olduğu, sendikal faaliyet yürütmesi dışında, yürüttüğü kamu göreviyle ilgili olarak kendisine herhangi bir fiil, tutum ve davranış izafe edilmemesi karşısında, mahkemelerce hakkında kapatma kararı verilmeyen sendikanın faaliyetlerinde bulunulmamasına ilişkin yazıyı tebellüğ etmeyen davacı eyleminin, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesinde düzenlenen "amirin emrini yapmamak" fiili kapsamında değerlendirilemeyeceği açık olduğundan, davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 10. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, aynı Tüzüğün 15. maddesinin tatbiki suretiyle bir derece alt ceza olan "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına, ancak öğrenim durumu itibariyle yükselebileceği derecenin son kademesinde olduğundan 657 Sayılı Kanun'un 125/5 maddesi uyarınca "brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesine" ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.

Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: ... İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 10. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, aynı Tüzüğün 15. maddesinin tatbiki suretiyle bir derece alt ceza olan "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına, öğrenim durumu itibariyle yükselebileceği derecenin son kademesinde olduğundan 657 Sayılı Kanun'un 125/5 maddesi uyarınca "brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesine" ilişkin 31/10/2013 tarih ve 2013/361 Sayılı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile işlem nedeniyle aylığından kesilen miktarın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... 19/10/2012 tarihli "Sendika Kurma ve Sendikalara Üye Olma" içerikli yazısını şerh düşerek tebliğ almayan davacının, söz konusu fiili nedeniyle amirin emrini yerine getirmeyerek üzerine atılı disiplin suçunu işlediği sabit olduğu gerekçesiyle, hakkında tesis edilen dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, hakkında kapatma kararı verilmeyen Sendikanın faaliyetlerinden yasaklanmasını konu alan nün emir yazısını tebliğ almamasının, amirin emrini yapmamak fiili kapsamında nitelendirilmesinde ve sendikal faaliyetleri nedeniyle disiplin cezası ile cezalandırılmasında hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından ilk savunmada belirtilen hususlar doğrultusunda istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Davacının, mahkemelerce hakkında kapatma kararı verilmeyen ... adlı sendikanın faaliyetlerini yapmaktan yasaklanmasına dair tebliğ edilen yazıyı, tebellüğ etmediğinden bahisle tesis edilen disiplin cezasının, hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmesi, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının bu gerekçeyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

KARAR : İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :

Yüksek Disiplin Kurulunun 31/10/2013 tarih ve 2013/361 Sayılı kararı ile ... İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, ... 19/10/2012 tarihli "Sendika Kurma ve Sendikalara Üye Olma" içerikli yazısını şerh düşerek tebliğ almadığından bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 10. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, aynı tüzüğün 15. maddesinin tatbiki suretiyle bir derece alt ceza olan "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına, öğrenim durumu itibariyle yükselebileceği derecenin son kademesinde olduğundan 657 Sayılı Kanun'un 125/5 maddesi uyarınca "brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesine" karar verilmiştir.

Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/5. maddesinde; öğrenim durumları nedeniyle yükselebilecekleri kadroların son kademelerinde bulunan Devlet memurlarının, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının verilmesini gerektiren hallerde, brüt aylıklarının 1/4'ü - 1/2'sinin kesileceği hükme bağlanmıştır.

Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 10. maddesinde; "amirin emrini yapmayan memura uzun süreli durdurma cezasının üst sınırı verilir. Emrin yapılmaması, Devleti ya da kişileri zarara uğratmış ya da hizmetin gecikmesine ya da durmasına neden olmuşsa, doğan zararın derecesine ya da durumun ağırlığına göre, meslekten çıkarma cezası da uygulanabilir." hükmü yer almıştır.

Anılan Tüzüğün 15. maddesinde ise, "Kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara bu Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısı uygulanabilir." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Uyuşmazlık konusu olayda, davacıya verilen disiplin cezasının, davacının sendikal faaliyette bulunmasına dayandığı anlaşıldığından, uyuşmazlık, emniyet hizmetleri sınıfı personelinin, kanunla yasaklanmış olan sendika kurma ve sendikaya üye olma fiilinin, yukarıda yer verilen Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 10. maddesinde yer alan, "hamirin emrini yapmayan memura uzun süreli durdurma cezasının üst sınırı verilir. Emrin yapılmaması, Devleti ya da kişileri zarara uğratmış ya da hizmetin gecikmesine ya da durmasına neden olmuşsa, doğan zararın derecesine ya da durumun ağırlığına göre, meslekten çıkarma cezası da uygulanabilir." fiili kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunun tahlil edilmesiyle çözüme kavuşturulabilecektir.

Kamu görevlilerinin sendika kurmalarının yasal zeminini teşkil eden 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun ilgili maddeleri incelendiğinde; "Kuruluş İşlemleri" başlıklı 6. maddesinde, "Sendika ve konfederasyonlar önceden izin almaksızın serbestçe kurulurlar. Sendika kurucusu olabilmek için kamu görevlisi olarak çalışmak yeterlidir. ( Değişik üçüncü fıkra: 4/4/2012-6289/4 md. ) Sendikanın kurucuları; sendika tüzüğü ve kamu görevlisi olduklanı gösterir belge ile sendikayı ilk genel kurula kadar sevk ve idare edeceklerin isimlerini kuruluş dilekçelerinin ekinde sendika merkezinin bulunacağı ilin valiliğine vermek zorundadırlar. ( ... ) Yukarıda anılan belge ve tüzüklerin ilgili valiliğe verilmesi ile sendika veya konfederasyon tüzel kişilik kazanır. ( Değişik altıncı fıkra: 4/4/2012-6289/4 md. ) Valilik, tüzük ve belgelerin birer örneğini, onbeş İşgünü içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına gönderir. Tüzüğün veya bu maddede sayılan belgelerin içerdikleri bilgilerin kanuna aykırılığının tespit edilmesi ya da bu Kanunda öngörülen kuruluş koşullarının gerçekleşmediğinin anlaşılması halinde, ilgili valilik eksikliklerin bir ay içinde tamamlanmasını ister. Tamamlanmadığı takdirde sendika veya konfederasyonun faaliyetinin durdurulması için ilgili valilik bir ay içinde iş mahkemesine başvurur. Mahkeme, kanuna aykırılığın veya eksikliğin giderilmesi için altmış günü aşmayan bir süre verir. Verilen süre sonunda tüzük ve belgeler kanuna uygun hale getirilmemişse, mahkeme sendika veya konfederasyonun kapatılmasına karar verir. ( ... )" hükümlerine yer verilmiş; öte yandan, aynı Kanun'un "Sendika üyesi olamayacaklar" başlıklı 15. maddesinde, "Bu Kanuna göre kurulan sendikalara; ( ... ) j ) Emniyet hizmetleri sınıfı ve .emniyet teşkilâtında çalışan diğer hizmet sınıflarına dahil personel , ( ... ) üye olamazlar ve sendika kuramazlar." kuralı yer almıştır.

Anılan düzenlemelerden, ekinde sendika tüzüğü ve kamu görevlisi olduklarını gösterir belge ile sendikayı ilk genel kurula kadar sevk ve idare edeceklerin isimlerinin yer aldığı kuruluş dilekçelerinin, sendikanın kurucuları tarafından sendika merkezinin bulunduğu İl'in Valiliğine verilmesiyle sendikanın tüzel kişilik kazanacağı; tüzüğün veya bu maddede sayılan belgelerin içerdikleri bilgilerin kanuna aykırılığının tespit edilmesi ya da bu Kanunda öngörülen kuruluş koşullarının gerçekleşmediğinin anlaşılması halinde, ilgili Valilikçe, eksikliklerin bîr ay içinde tamamlanmasının isteneceği ve tamamlanmadığı takdirde sendika faaliyetinin durdurulması için bir ay içinde iş mahkemesine başvurulacağı; Mahkemece, kanuna aykırılığın veya eksikliğin giderilmesi için altmış günü aşmayan bir süre verileceği ve bu süre sonunda tüzük ve belgeler kanuna uygun hale getirilmemişse, sendikanın kapatılmasına karar verileceği anlaşılmaktadır.

Olayda, kısa adı "..." olan sendikanın, kuruluşuna ilişkin dilekçenin 09/10/2012 tarihinde ... Valiliğine verilmesiyle Yasa'da öngörülen şekilde kurulduğu; faaliyetinin durdurulmasına yönelik olarak Valilikçe bir ay içinde iş mahkemesine başvurulmadığı; Sendikanın Genel Kurulunun yapılması amacıyla İl Seçim Kuruluna yapılan başvuru üzerine .... İlçe Seçim Kurulu Başkanlığının, ... tarih ve K:... sayılı kararı ile, 4688 Sayılı Kanun'un 15/j. maddesine göre emniyet hizmetleri sınıfı ve emniyet teşkilatında çalışan diğer hizmet sınıflarına dahil personelin sendika kuramayacağı yolundaki ... Valiliğinin ... tarihli, 2297 Sayılı yazısına atıfta bulunularak olağan genel kurul toplantısı yapılması talebi reddedilmiş ise de, itiraz üzerine ... İl Seçim Kurulu Başkanlığının ... tarih ve K:... sayılı kararıyla, seçim kurullarının Kamu Görevlileri Sendikasının kanuna uygun olarak kurulup kurulmadığını denetleme mercii olmadığı gerekçesiyle itirazın reddedildiği ve buna yapılan itirazın da Yüksek Seçim Kurulunun 19/09/2013 tarih ve 378 numaralı kararıyla, "Kurulun görev alanı dışında kaldığı" gerekçesiyle reddedilmesi sonucunda 2-3 Mart 2013 tarihinde gerçekleşen olağan genel kurulda seçilen Yönetim Kurulu Üyelerine seçim kurulunca mazbataları verilmekle sendika tüzel kişiliğinin oluştuğu ve kurulan sendikanın bu tarihten itibaren sendikal faaliyet yürütmeye başladığı açıktır. Bu arada, ... Valiliğince, .... İş Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında ...'in kapatılması için açılan davada, 4688 Sayılı Kanun'un 15/j. maddesinin Anayasa'ya aykırılığı öne sürülerek, Anayasa'nın 152. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla başvurulması üzerine, ... sayılı esasına kayıtlı dosyada Anayasa Mahkemesince 29/01/2014 tarihli toplantıda, "4688 Sayılı Kanun'un 15. maddesinin, 6289 Sayılı Kanun'un 31. maddesinin ( b ) bendiyle değiştirilen birinci fıkrasının ( j ) bendinde yer alan;

A- ) 'Emniyet hizmetleri sınıfi...' ibaresinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine,

B- ) '...ve emniyet teşkilatında çalışan diğer hizmet sınıflarına dahil personel...'ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE" karar verilmiş; böylece emniyet hizmetleri sınıfında yer alan personele ilişkin yasal kısıtlama yürürlüğünü korurken, "emniyet teşkilatında çalışan diğer hizmet sınıflarına dahil personel" yönünden sendika kurabilmelerinin önünde yasal bir engel kalmamıştır. Anayasa Mahkemesi'nin sözü edilen kısa kararı üzerine, .... İş Mahkemesince; 02/04/2014 tarihli 3. celsede, "davalı Sendikaya Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararın doğrultusunda sendika tüzüğünü değiştirerek sendika üyesi olabilecek çalışanların niteliklerini bu iptal kararı esaslarına göre belirlemesi ve düzenlenmiş yeni tüzüğü dosyaya ibraz etmesi bakımından iki aylık süre verilmesine" karar verilmiştir.

Her ne kadar, işlem tarihi itibarıyla yürürlükte olan 4688 Sayılı Kanunu'nun 15. maddesinde yer alan kısıtlayıcı hükümler nedeniyle emniyet hizmetleri sınıfı ve emniyet teşkilâtında çalışan diğer hizmet sınıflarına dahil personelin sendikalara üye olamayacakları gibi yeni sendika kuramayacakları tartışmasız olmakla beraber, genel olarak yasa koyucu tarafından "önceden izin almaksızın serbestçe" kurulması benimsenen sendikaların, kuruluş koşullarının yokluğu durumunda dahi kapatılması yetkisi yargı yerine tanınmış olup, 4688 Sayılı Kanun'un 15. maddesine aykırı olarak emniyet hizmetleri sınıfına mensup kamu görevlilerince kurulmak istenilen ve kısa adı "..." olan sendikanın kuruluşuna ilişkin belgelerin ... Valiliğine verilmesinden sonra Valilikçe, adı geçen sendikanın faaliyetinin durdurulmasına yönelik olarak bir ay içinde iş mahkemesine başvurulmadığından 4688 Sayılı Kanun'un 15. maddesine aykırı da olsa önceden izin almaksızın serbestçe kurularak tüzel kişilik kazanmış olan bir sendikanın mahkeme kararı olmadan faaliyetine son verilmesine ya da tüzel kişiliğinin yok hükmünde kabulüne ve buna bağlı olarak üyelerinin sendikal faaliyette bulundukları gerekçesiyle disiplin cezasına çarptırılmalarına hukuken olanak bulunmamaktadır.

Aksi düşüncenin kabulü, kanunda öngörülen kuruluş koşullarının gerçekleşmemesi durumunda, koşulları gerçekleşmediği halde kurulan sendikanın faaliyetinin durdurulması hususunda iş mahkemelerine tanınan yargı yetkisinin, yürütme yetkisini kullanan idarelerce kullanılması sonucunu doğurur ki bu durumun hukuken kabulü mümkün değildir.

Bütün bu anlatılanlar ışığında durum değerlendirildiğinde; davacıya atfedilen fiilin tamamıyla sendikal faaliyete ilişkin olduğu, sendikal faaliyet yürütmesi dışında, yürüttüğü kamu göreviyle ilgili olarak kendisine herhangi bir fiil, tutum ve davranış izafe edilmemesi karşısında, mahkemelerce hakkında kapatma kararı verilmeyen sendikanın faaliyetlerinde bulunulmamasına ilişkin yazıyı tebellüğ etmeyen davacı eyleminin, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesinde düzenlenen "amirin emrini yapmamak" fiili kapsamında değerlendirilemeyeceği açık olduğundan, davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 10. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, aynı Tüzüğün 15. maddesinin tatbiki suretiyle bir derece alt ceza olan "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına, ancak öğrenim durumu itibariyle yükselebileceği derecenin son kademesinde olduğundan 657 Sayılı Kanun'un 125/5 maddesi uyarınca "brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesine" ilişkin 31/10/2013 tarih ve ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.

Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;

1.2577 Sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne

kazancı.com

T.C.
DANIŞTAY
5. DAİRE
E. 2016/17167
K. 2020/1846
T. 9.3.2020

Davacı:
Vekili:
Davalı:
Vekili:

• 24 AY UZUN SÜRELİ DURDURMA CEZASI ( Davalı Valiliğin Hazine Avukatı Aracılığıyla Temsil Edildiği ve Savunma Dilekçesinin Hazine Avukatı Tarafından Düzenlenerek Savunma Verme Süresi İçerisinde Dosyaya Sunulduğunun Anlaşıldığı - Dosyanın Tekemmülünden Sonra Davanın Reddine Karar Verildiği Anlaşıldığından Mevzuat Uyarınca Davalı İdare Lehine Vekalet Ücretine Hükmedilmesi Gerektiği Gözetilmeden Verilen Kararda Hukuki İsabet Bulunmadığı )
• DAVALI İDARE LEHİNE VEKALET ÜCRETİNE HÜKMEDİLMESİ ( Polis Memuru Hakkında Tesis Edilen Disiplin Cezasının İptali İstemi - Davanın Reddine Karar Verildiğinden Hazine Avukatı Aracılığıyla Temsil Olunan Davalı İdare Lehine Vekalet Ücretine Hükmedilmesi Gerektiği/İdare Mahkemesi Kararının Davalı İdare Lehine Vekalet Ücretine Hükmedilmemesi Yönünden Bozulması Gerektiği )
• İDARE ADINA VEKİL ARACILIĞIYLA SAVUNMA DİLEKÇESİ SUNULMASI ( Adli ve İdari Davalarda İdarelerin Vekili Sıfatıyla Hukuk Birimi Amirleri Muhakemat Müdürleri Hukuk Müşavirleri ve Avukatlar Tarafından Yapılan Takip ve Duruşmalar İçin Bu Davaların İdareler Lehine Neticelenmesi Halinde Bunlar Tarafından Temsil ve Takip Edilen Dava ve İşlerde İlgili Mevzuata Göre Hükmedilmesi Gereken Tutar Üzerinden İdareler Lehine Vekalet Ücreti Takdir Edileceğinin Düzenlendiği )
1136/m.168
2577/m.31
6100/m.323,326,330
KHK-659/m.14

Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü/m.10

AAÜT/m.2,3,20

ÖZET : Dava, polis memuru olan davacının "amirin emrini yapmamak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü uyarınca "24 ay uzun süreli durdurma" cezasıyla tecziye edilmesine dair Valilik İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesine karar verilmesi istemine ilişkindir.

Davalı Valiliğin hazine avukatı aracılığıyla temsil edildiği, davaya ilişkin savunma dilekçesinin hazine avukatı tarafından düzenlenerek savunma verme süresi içerisinde dosyaya sunulduğu, Mahkemece dosyanın tekemmülünden sonra "davanın reddine" karar verildiği anlaşıldığından mevzuat uyarınca davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmış olup, İdare Mahkemesi kararında, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden hukuki isabet bulunmamaktadır.

İSTEMİN KONUSU : Gaziantep 1. İdare Mahkemesi'nin 31/12/2012 tarih ve E:2012/810, K:2012/1920 Sayılı kararının, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem:... Şube Müdürlüğü'nde polis memuru olarak görev yapan davacının "amirin emrini yapmamak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesi uyarınca "24 ay uzun süreli durdurma" cezasıyla tecziye edilmesine ilişkin 25/01/2012 tarih ve 2012/07 Sayılı Kahramanmaraş Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Gaziantep 1. İdare Mahkemesi'nin 31/12/2012 tarih ve E:2012/810, K:2012/1920 Sayılı kararında; davacının amiri konumunda bulunan kişiye söz ve hareketleriyle direndiğinin, verilen emri yapmak konusunda şart öne sürerek emri yerine getirmediğinin sabit olduğu anlaşıldığından, önceki disiplin durumu da dikkate alınarak 24 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; hazine avukatı tarafından temsil edilmelerine ve "davanın reddine" karar verilmesine rağmen lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmediği ileri sürülerek İdare Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesince verilen kararın, vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

KARAR : İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :

... Şube Müdürlüğü'nde polis memuru olarak görev yapan davacının, "amirin emrini yapmamak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesi uyarınca "24 ay uzun süreli durdurma" cezasıyla tecziye edilmesine ilişkin 25/01/2012 tarih ve 2012/07 Sayılı Kahramanmaraş Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, Gaziantep 1. İdare Mahkemesi'nin temyize konu 31/12/2012 tarih ve E:2012/810, K:2012/1920 Sayılı kararı ile "davanın reddine" hükmedilmiştir.

Davalı idarece anılan karar lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden temyiz edilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:

2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin gönderme yaptığı 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesinde; yargılama giderlerinin, davayı kaybeden tarafa yükleneceği; 330. maddesinde vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekalet ücretinin, taraf lehine hükmedileceği; 323. maddesinde vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretinin yargılama giderlerinden olduğu hükme bağlanmıştır.

02/11/2011 tarih ve 28103 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı" başlıklı 14. maddesinin 1. fıkrasında, "Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir." hükmüne yer verilmiştir.

1136 Sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesinin son fıkrasında, avukatlık ücretinin takdirinde hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı hükme bağlanmıştır.

29/12/2012 tarih ve 28512 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 2. maddesinde, bu tarifede yazılı avukatlık ücretinin kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemlerin karşılığı olduğu; 3. maddesinde, yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücretinin, tarifelerde yazılı miktardan az ve üç katından çok olamayacağı, bu ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresinin gözönünde tutulacağı; 20. maddesinde ise, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Dava dosyasının incelenmesinden; davalı Kahramanmaraş Valiliğinin hazine avukatı aracılığıyla temsil edildiği, davaya ilişkin savunma dilekçesinin hazine avukatı tarafından düzenlenerek savunma verme süresi içerisinde dosyaya sunulduğu, Mahkemece dosyanın tekemmülünden sonra "davanın reddine" karar verildiği anlaşıldığından yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Bu itibarla, İdare Mahkemesi kararında, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;

1. Davalının temyiz isteminin kabulüne

kazancı.com

1